EKONOMİ - 16 Kasım 2025 Pazar 10:02

Kivi üreticilerinin İran kivisi endişesi

A
A
A
Kivi üreticilerinin İran kivisi endişesi

Her yıl Kasım ayı ortalarında başlayan kivi hasadı Trabzon’da başlarken, kivi üreticileri özellikle İran’dan gelen kivinin piyasayı olumsuz etkilediğini belirtiyor.


İran kivisinin daha ucuz olduğu için büyük tüccarlar tarafından tercih edildiğini kaydeden üreticiler, İran kivisi en fazla bir ay dayanabildiğini ancak ürettikleri kivilerin ise soğuk hava deposunda üç-dört ay muhafaza edilebildiğini belirttiler.


Trabzon’da bazı üreticiler, fındık bahçelerini söküp kivi bahçesine dönüştürürken, kivinin fındıktan çok daha fazla gelir getirdiğini belirttiler.


Bölgede bu yıl kivi üretim rekoltesinin Yalova bölgesine göre biraz düşük olduğunu ifade eden üreticiler, yine de hasattan memnun olduklarını özellikle bahçede kokarca zararlısının görülmemiş olması memnuniyetlerini daha da artırdığını söylediler.


Özellikle kuşların kiviyi gagalaması, kivinin olgunlaştığını gösterdiğini ifade eden üreticiler ölçüm cihazıyla yaptıkları kontrollerde de şeker oranının yeterli olduğunu gördüklerini söylediler.


Trabzon Ortahisar ilçesi Yeniköy Mahallesi’nde kivi üreticiliği yapan Mustafa Köroğlu, bu yıl pazar konusunda sıkıntı yaşadıklarını kaydederek, "Pazar konusunda bu yıl biraz sıkıntı yaşanıyor. Özellikle İran’dan gelen kivi piyasayı olumsuz etkiledi. İran kivisinin raf ömrü uzun olmadığından ve daha ucuz fiyatlarla geldiğinden büyük tüccarlar şu anda İran kivisini tercih ediyor" dedi.


Kiviyi fındığa tercih ettiler


Fındık ağaçlarını sökerek yerine kivi ektiğini kaydeden Köroğlu, "Kivi bahçemiz 17 yaşında. Yaklaşık altı-yedi yıl organik tarım yaptım; ancak organik tarımdan yeterli verim alamadığım ve yeterli müşteri bulamadığım için organik üretimi bırakarak normal tarıma geçtim. Bahçemdeki fındık ağaçlarını sökerek kivi dikmiştim ve kivinin getirisi fındığa kıyasla daha yüksek. Bu yıl fındık olmadığı için değeri epeyce arttı. Normal şartlarda fındığa göre geliri en az iki-üç kat daha fazla. Pazar konusunda bu yıl biraz sıkıntı yaşanıyor. Özellikle İran’dan gelen kivi piyasayı olumsuz etkiledi. İran kivisinin raf ömrü uzun olmadığından ve daha ucuz fiyatlarla geldiğinden büyük tüccarlar şu anda İran kivisini tercih ediyor. Ancak İran kivisi en fazla bir ay dayanabiliyor. Bizim ürettiğimiz kivi ise soğuk hava deposunda üç-dört ay rahatlıkla muhafaza edilebildiği için vatandaşların ihtiyacını daha uzun süre karşılayabiliyor" şeklinde konuştu.


Kuşlar kivinin şeker ölçümünde belirleyici oluyor


Kuşların kivinin şeker ölçümünde belirleyici olduğuna dikkat çeken Köroğlu, " Kivi yılda bir kez hasat ediliyor. Genellikle kasım ayının 10-15’i gibi, şeker oranı 7-7,5 seviyelerine geldiğinde hasat başlıyor. Şu anda da şeker oranı bu seviyelerde. Hatta dallardaki kuşların yemesi bizim için bir ölçü oluyor. Kuşların gagalama yaptığı dönem, kivinin olgunlaştığını gösteriyor. Ölçüm cihazıyla yaptığımız kontrollerde de şeker oranının yeterli olduğunu görüyoruz. Hasat ettiğimiz kivileri sınıflandırıp pazara indireceğiz. Alıcı tüccarlarla anlaşmalar yapıldı ancak İran kivisi geldiğinden istediğimiz fiyatlara satış yapmak zorlaştı. Kiviyi uzun süre bekletme imkânı olmadığından fındık gibi piyasayı kollayamıyoruz. Daldan en fazla bir ay kadar bekletebiliyoruz; ondan sonra hepsi aynı anda olgunlaşıyor ve elde kalırsa tamamen zarar oluyor. Bu yıl İran’dan gelen ürün bizi oldukça etkiledi ancak yine de genel olarak memnunuz" diye konuştu.


Kokarca kiviye bulaşmadı


Özellikle fındığı önemli ölçüde zarar veren kokarcanın kiviye zarar vermediğini kaydeden Köroğlu, "Kivinin hasadı çok keyifli. Komşularımız bile sırf zevkine hasada katılmak istiyor. Fındık gibi tozu toprağı yok, zahmeti de az. Ürün verimi iyiyse bazen hiç sınıflandırma yapmadan, tümünü tek sınıf halinde kasalara doldurup pazara götürebiliyoruz. Şu anda dört dönüm arazimiz kivi bahçesi durumda. Bu, yaklaşık on dönüm fındığa denk geliyor. Fındık ağaçlarını kesip kiviye döndük. Bu yılki beklentimiz 8-9 ton civarında. Yalova taraflarına göre rekoltemiz biraz daha düşük olsa da kokarca zararlısı kiviye hiç bulaşmadı, kivide kayıp yok. Bu açıdan oldukça memnunuz" dedi.


Babasına hasatta yardımcı olmaya çalışan 11 yaşındaki Ahmet Erdem Köroğlu, kivinin fındığa göre toplanması daha kolay olduğunu belirterek " Ortaokula gidiyorum. Toplaması zor değil fındıktan daha kolay. Kivi yetiştirme konusunda ileride kendimi geliştirmeye çalışacağım" diye konuşurken, Mehmet Emre Köroğlu da "Babama her sene yardım ediyorum. Okulumdan geldikten sonra özellikle hafta sonları babama yardım ediyorum. Yaklaşık 5-6 senedir kivi topluyorum. Hasadı fındığa göre pek zor değil. Kivinin toplanması bir iki günde bitiyor fındık ise bir iki hafta kadar sürüyor. Kivi toplaması daha kolay" ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Muz deposu alevlere teslim oldu: 3 saatte kontrol altına alındı Samsun’un İlkadım ilçesinde bir muz deposunda çıkan yangın, ekiplerin yaklaşık 3 saat süren yoğun müdahalesinin ardından kontrol altına alındı. Edinilen bilgiye göre, saat 18.00 sıralarında Toybelen Mahallesi Toybelen Caddesi üzerinde bulunan depoda, ilk belirlemelere göre elektrik kontağından yangın çıktı. Kısa sürede büyüyen alevler tüm yapıyı sararken, ihbar üzerine bölgeye çok sayıda itfaiye ekibi sevk edildi. Samsun Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı ekiplerin müdahalesine polis TOMA’ları ve ilçe belediyelerinden gelen su tankerleri de destek verdi. Ekiplerin yoğun çabası sonucu yangın kontrol altına alınsa da depo ve içinde ikamet edilen bölüm tamamen yanarak kullanılamaz hale geldi. Deponun yer sahibi Özer Karamağra, yangın hakkında verdiği bilgide, "Burası bizim kendi yerimiz. Arsayı Karagözler Ticaret’e kiralık olarak vermiştik. Sebze-meyve deposu olarak kullanılıyordu. Yangının ilk belirlemelere göre elektrik kontağından çıktığı düşünülüyor. Geçmiş olsun diyoruz. Can kaybının olmamasına seviniyoruz. Buna da şükür. İçerisi tamamen doluydu. Sebze-meyvelerin ziyan olması önemli değil, can kaybı olmadığı için Rabb’imize şükürler olsun" dedi. Mahalle sakinleri de yangının kısa sürede büyüdüğünü dile getirerek, "Yanan yer muz deposuydu. Yangın saat 18.00 sıralarında meydana geldi. Bir anda büyüdü. Her şey yandı. Deponun yanı sıra bölgede aşağıda ve yukarıda da bir ev var" dedi. Yangın, ekiplerin yaklaşık 3 saat süren müdahalesiyle kontrol altına alınırken, bölgede soğutma çalışmaları devam ediyor. Olayla ilgili inceleme başlatıldı.
Muğla Bodrum’da gece baskını: Korsan taşımacılığa geçit yok Muğla’nın Bodrum ilçesinde turizm sezonu öncesi korsan taşımacılığa karşı kapsamlı denetim başlatıldı. Birçok kurumun eş zamanlı katılımıyla gerçekleştirilen uygulamada, yetkisiz yolcu taşıyan araçlara göz açtırılmadı. Bodrum İlçe Emniyet Müdürlüğü, Bodrum İlçe Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Bodrum Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası ile Bodrum Vergi Dairesi ekipleri koordinasyonuyla Bodrum Belediye Meydanı’nda denetim noktası oluşturuldu. Yaklaşık iki saat süren uygulamada çok sayıda araç tek tek durdurularak incelendi. Denetimlerde, özellikle yetki belgesi bulunmadan yolcu taşıdığı belirlenen araçlar mercek altına alındı. Belgeleri eksik olan ya da kayıt dışı faaliyet gösterdiği tespit edilen araçlara cezai işlem uygulanırken, korsan taşımacılık yaptığı kesinleşen bir araç çekiciyle bölgeden kaldırıldı. Sezon boyunca denetimlerin artırılarak Bodrum Yarımadası’nın farklı noktalarında aralıksız sürdürüleceği bildirildi. "Vergisini verenin yanında olacağız" Denetimlere ilişkin açıklama yapan TÜRSAB Bodrum BTK Başkanı Enver Kantarmış, bu yıl uygulamaların daha sık ve kapsamlı olacağını belirterek, "İlk defa gece denetimi yapıyoruz. Tüm kurumlarımız sahada. Bundan sonra hem gündüz hem akşam denetimlerimiz sürecek. Korsan taşımacılığa ve ‘animasyon’ adı altında yapılan illegal satışlara kesinlikle tolerans tanımayacağız" dedi. Kaçak faaliyet gösterenlere karşı net mesaj veren Kantarmış, "Bu yıl acentelerimizi koruyacağız. Vergisini verenin yanında olacağız. Kaçak çalışanların Bodrum’da iş yapması zor olacak. Evraksız çalışanlarla iş yapılmaması gerekiyor. Aksi halde hem kendileri hem de misafirler mağdur olur. ‘Daha ucuza yapalım’ anlayışıyla bu işe girilmemeli" ifadelerini kullandı.