KÜLTÜR SANAT - 23 Ocak 2026 Cuma 09:37

Mısır koçanı kıyafet oldu

A
A
A
Mısır koçanı kıyafet oldu

Trabzon’da Türkiye’de bir ilke imza atılarak mısır koçanından kıyafet tasarlandı. Daha önce takı, toka ve süs eşyalarında değerlendirilen mısır koçanı, bu kez doğal ve sürdürülebilir tekstil ürünlerine dönüştürüldü.


Trabzon Büyükşehir Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren Kadın İstihdam ve Yaşam Merkezi’nde yazın tarlalardan toplanan mısır koçanları kurutulduktan sonra şoklama yöntemiyle iplik hâline getiriliyor. Bir dizi işlemin ardından elde edilen bu iplikler, kenevir kumaşlarla birleştirilerek özgün tasarımlara dönüştürülüyor. Yaz ve kış aylarında giyilebilen kumaşlar, nefes alabilir ve yüksek oranda ter emici özellikleriyle dikkat çekiyor.


Kıyafetlerin tasarımında kara kendir ve beyaz kendirin yanı sıra mısır koçanı ile Kadıralak Yaylası’nda her yıl Nisan-Mayıs aylarında kendini gösteren Mavi Yıldız çiçeği birlikte kullanılıyor. Mısır koçanları, kıyafetlerde süsleme unsuru olarak değerlendirilirken, şoklama yöntemi sayesinde uzun ömürlü hâle getiriliyor.


Türkiye’de kıyafet üretiminde mısır koçanı ilk kez Trabzon’da kullanılırken, projeye yönelik geri dönüşlerin son derece olumlu olduğu vurgulandı. Doğal ve özgün üretim anlayışıyla hazırlanan ürünler, Büyükşehir Belediyesi’ne ait satış ofislerinde yerli ve yabancı turistlerin beğenisine sunuluyor.



"Mısır koçanını dokuduğumuz kumaşta neden kullanmayalım?" fikriyle yola çıktılar


Kadın İstihdam ve Yaşam Merkezi Yöresel Bez Dokuma Eğitmenlerinden Aygen Sır, mısır koçanından birçok takı ürünü yapıldığını ancak ilk kez kıyafete uyarladıklarını söyledi. Sır "Aslında mısır koçanından toka başta olmak üzere birçok takı ürünü yapılıyordu. Ancak biz, ’Bunu dokuduğumuz kumaşta neden kullanmayalım?’ fikriyle yola çıkarak tarlalardan topladığımız mısır koçanlarını kurutup şoklama yöntemiyle iplik hâline getirdik. Birkaç işlemden geçirdikten sonra iplik elde ediyoruz. İplik hâline getirdiğimiz ürünleri, kıyafetlerde tasarım amacıyla kullanıyoruz. Dokuduğumuz kumaşlar hem yaz hem de kış aylarında giyilebiliyor. Kenevir, tamamen nefes alabilir ve yüksek oranda ter emici özelliğe sahip olduğu için vücutla teması çok önemli olan bir bitkidir. Bu bitkiyi kumaş hâline getirerek kıyafet üretiminde kullanıyoruz. Kara kendir ve beyaz kendir, mısır koçanı ve Kadıralak Yaylası’nda yetişen Mavi Yıldız çiçeğini bir araya getirerek kıyafetlerimizin tasarımını oluşturduk. Kıyafetlerimizde mısır koçanıyla süslemeler yapıyoruz" dedi.



"İlk kez biz denedik"


Mısır koçanını kıyafete ilk kez denediklerini kaydeden Sır, "Mısır koçanının takı, toka ve oyuncak bebek yapımı gibi alanlarda örnekleri bulunuyor ancak kıyafette ilk kez Kadın İstihdam ve Yaşam Merkezimizde biz denedik. Mısır koçanını kurutup hemen kullanmıyoruz; şoklama usulüyle işlemden geçiriyoruz. Aksi hâlde zamanla aşınma olabilir. Şoklama yöntemi uygulandığında, kenevir nasıl ömürlükse mısır koçanı da onunla birlikte ömürlük bir kıyafet hâline gelebiliyor" diye konuştu.


Mısır koçanından üretilen kıyafetler konusunda çok güzel geri dönüşler aldıklarını ifade eden Sır, "Çok güzel tepkiler alıyoruz. Doğal kıyafet üretimi yaptığımız için olumlu geri dönüşler alıyoruz. Pazarlama konusunda da herhangi bir sıkıntı yaşamıyoruz. Trabzon Büyükşehir Belediyemizin satış ofisleri bulunuyor ve ürünlerimiz bu ofislerde yerli ve yabancı turistlerimize sunuluyor. Kıyafetlerimizde ve mısır koçanı kullanımında oldukça iddialıyız." dedi.



Mısır koçanı kıyafet oldu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Çaykur Rizespor Kulubü Ankara’da iftarda bir araya geldi Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu ve Adalet Bakanı Akın Gürlek, Çaykur Rizespor Kulübü’nün iftar programına katıldı. Sağlık Bakanı Memişoğlu, "Spor kazanmak için yapılır ama tek amaç sporda kazanmak olmamalı. Mücadele olmalı, kazanmak isteği olmalı ama spor sağlıktır" dedi. Ankara’da bir otelde gerçekleştirilen Çaykur Risespor iftar proğramına, Adalet Bakanı Akın Gürlek, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı, Çaykur Rizespor Başkanı İbrahim Turgut’un yanı sıra yöneticiler ve davetliler katıldı. İftar programının açılış konuşmasını yapan Çaykur Rizespor Kulubü Başkanı İbrahim Turgut, "Bu mübarek ramazan gününde iftarımızı bizimle paylaştığınız ve davetimize icabet ederek buraya geldiğiniz için hepinize teşekkür ediyorum. Yola çıkarken sadece saha sonuçlarına odaklanmadık. Futbol dışında birlik, beraberlik, barış ve kardeşliği de önemsedik. Tüm takımlarla kardeş olmayı, Türk futbolunun başarısı için öz kaynaşmayı hedefledik. Allah’ın yardımı ve sizlerin desteğiyle iyi bir noktaya geldik. İnşallah daha da iyi yerlere geleceğiz. Bu yolda bizlere destek veren başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere Sayın Osman Bakanımıza, Sayın Kemal Bakanımıza, Sayın Hayati Yazıcı’ya ve tüm büyüklerimize şahsım ve kurumum adına teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu. Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, "Spor kazanmak için yapılır ama tek amaç sporda kazanmak olmamalı. Mücadele olmalı, kazanmak isteği olmalı ama spor sağlıktır. Yani spor sağlık için, mutluluk için yapılır. Toplum olarak spor yapmamız lazım" diye konuştu. Türkiye’nin, dünyanın en iyi sağlık hizmeti sunan ülkesi olduğunu belirten Memişoğlu, Türkiye’deki sağlık hizmetlerine yönelik bilgiler verdi. "Bugünden sigarayı bırakın istiyoruz" Mevcut sağlık hizmetlerini yeterli görmediklerini ve sağlığın teknolojisini ve bilgisini de üretmeleri gerektiğini belirten Memişoğlu, "Türk toplumunun sağlıklı olması için ne yapılmalı? Bunun çabası içindeyiz. Erkeklerin yüzde 46’sının, kadınların yüzde 25’inin sigara içtiği yani insanların ortalama yüzde 33’ünün sigara içtiği bir ülkede sigara illetinden kurtulmamız gerekiyor. Ramazan irademizi güçlendirdiğimiz ay olduğu için de sigara içenlerin sigarayı bırakmak için bayramı beklememesini istiyoruz. Bugünden sigarayı bırakın istiyoruz" diye konuştu. Karadeniz Bölgesi’nin Türkiye’nin en kilolu bölgesi çıktığını aktaran Memişoğlu, "Karadeniz’de eskiden babaannem sabahları muhlama yiyordu, çaylığa gidiyordu, akşama kadar o çaylıkta çalışıyordu. Muhlama dediğiniz esasında bir enerji bombası. Şimdi aynı muhlamayı yiyoruz, gidiyoruz, masada oturuyoruz. O zaman ne oluyor? Bu bize kilo olarak geri dönüyor. Kalp hastalığı, eklem hastalığı olarak geri dönüyor. Onun için sizlerden istirhamım, bize emanet olan bu bedene lütfen iyi bakın. Kilo vermeye, kötü alışkanlıktan uzak durmaya ve hareketli olmaya çalışın. Onun için de sağlıklı hayat merkezlerine gidin lütfen" diyerek sağlıklı hayat merkezlerinde tüm hizmetlerin ücretsiz olduğunu belirtti. Adalet Bakanı Akın Gürlek ise kendisinin Nevşehirli olduğunu ancak "fahri Rizeli" olduğunu belirterek, Türkiye ve bütün hanelere ramazanın huzurunun, bereketinin gelmesini diledi. Konuşmanın ardından Çaykur Rizespor Kulübü Başkanı İbrahim Turgut, Sağlık Bakanı Memişoğlu ve Adalet Bakanı Gürlek’e Rizespor forması hediye etti.
Antalya Selinus Antik Kenti Nijerya’da tanıtıldı Türkiye ile Nijerya arasında kültürel diyaloğun güçlenmesi adına başkent Abuja’da yapılan "İki Aşa-İki Kültür, Tek Vizyon" fotoğraf sergisinde Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ) akademisyeni ve aynı zamanda Selinus Arkeolojik Yüzey Araştırmaları Başkanı Doç. Dr. Tuna Akçay’ın fotoğrafları yoğun ilgi gördü. Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi ulusal ve uluslararası projelere öncülük etmeye devam ediyor. Bu kapsamda Nijerya ile kültürel bağların güçlenmesi adına yapılan "İki Aşa - Two Cultures, One Vision / İki Aşa- İki Kültür, Tek Vizyon" fotoğraf sergisine ALKÜ’den önemli bir katkı sağlandı. Nijerya’nın başkenti Abuja’da düzenlenen "İki Aşa - Two Cultures, One Vision / İki Aşa - İki Kültür, Tek Vizyon" fotoğraf sergisi, Türkiye ile Nijerya arasında kültürel diyaloğu güçlendiren anlamlı bir sanat buluşmasına sahne oldu. Abuja Yunus Emre Türk Kültür Merkezi ile Nijerya Cumhurbaşkanlığı Sanat, Kültür ve Ekonomi Özel Asistanlığı Ofisi iş birliğinde gerçekleştirilen sergi, iki ülkenin insanlarını, şehirlerini, tarihi mekânlarını ve kültürel değerlerini sanatın evrensel diliyle bir araya getirdi. Serginin açılışı, Abuja Büyükelçisi Mehmet Poroy ile Nijerya Cumhurbaşkanlığı Sanat, Kültür ve Ekonomi Özel Asistanı Ayomide Adeagbo’nun katılımlarıyla yoğun ilgi eşliğinde gerçekleştirildi. Devlet kurumlarının temsilcileri, diplomatik misyon üyeleri, sanatçılar ve çok sayıda davetlinin katıldığı açılış, kültürel diplomasi açısından dikkat çekici bir organizasyon olarak öne çıktı. Selinus ve Gazipaşa tanıtıldı Sergide, ALKÜ Turizm Fakültesi Öğretim Üyesi ve Selinus Arkeolojik Yüzey Araştırmaları Başkanı Doç. Dr. Tuna Akçay’ın Türkiye’den taşıdığı seçkin fotoğraf eserleri ile Nijeryalı sanatçılar Sope Adelaya ve Anigbogu Ozioma Uche’nin çalışmaları birlikte izleyiciyle buluştu. Doç. Dr. Tuna Akçay’ın eserleri arasında Gazipaşa’nın doğal, kültürel ve tarihi değerlerini yansıtan fotoğraflar özel ilgi görürken, bu kareler aracılığıyla Gazipaşa’nın uluslararası düzeyde tanıtımına katkı sağlandı. Serginin dikkat çeken yönlerinden biri ise, Akçay’ın fotoğrafları üzerinden Selinus Antik Kenti’nin de Nijerya’da tanıtılması oldu. Gazipaşa’nın arkeolojik hafızasında önemli bir yere sahip olan Selinus Antik Kenti, bu sergi sayesinde yalnızca bir fotoğraf teması olarak değil aynı zamanda Türkiye’nin köklü tarihi mirasını temsil eden güçlü bir kültürel değer olarak yabancı izleyicilere sunuldu. Böylece sanat, yalnızca estetik bir paylaşım alanı değil, aynı zamanda arkeolojik mirasın ve yerel kimliğin uluslararası görünürlüğünü artıran bir kültürel temsil aracı işlevi gördü. "İki Aşa - İki Kültür, Tek Vizyon" sergisi, Türkiye ve Nijerya’nın estetik hafızasını ortak bir platformda buluştururken, iki farklı coğrafyanın renklerini, ruhunu ve hikâyelerini tek bir vizyonda birleştirdi. Sergi, aynı zamanda Türkiye ile Nijerya arasında yeni kültürel köprüler kurulmasına katkı sunarak, sanatın birleştirici gücünü bir kez daha ortaya koydu. Ziyarete açık olacak sergi, sanatseverleri Abuja Yunus Emre Türk Kültür Merkezi’nde ağırlamaya devam edecek.