SAĞLIK - 19 Mayıs 2026 Salı 09:30

Prof. Dr. Abdülkadir Gündüz: "Mantar tüketirken sağlığınızdan olmayın"

A
A
A
Prof. Dr. Abdülkadir Gündüz: "Mantar tüketirken sağlığınızdan olmayın"

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Farabi Hastanesi Acil Tıp Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdülkadir Gündüz, bahar yağışlarıyla birlikte doğada mantar oluşumunun arttığını belirterek kontrolsüz yabani mantar tüketiminin ciddi zehirlenmelere yol açabileceği uyarısında bulundu.


Gündüz, Türkiye’nin iklim yapısı ve bitki örtüsü nedeniyle yabani mantarların yetişmesi açısından oldukça uygun bir ülke olduğunu ifade ederek yağışların arttığı ilkbahar ve sonbahar aylarında mantar zehirlenmesi vakalarında artış olduğuna dikkat çekti.


Mantar zehirlenmelerinde belirtilerin tüketilen mantarın türüne göre değişebildiğini kaydeden Prof. Dr. Abdülkadir Gündüz, bazı türlerde şikâyetlerin ilk birkaç saat içinde ortaya çıktığını, bazı ölümcül türlerde ise belirtilerin 6 ila 24 saat sonra başlayabildiğini söyledi.


Zehirlenme durumlarında geç başlayan belirtilerin daha tehlikeli olabileceğini vurgulayan Gündüz, "Özellikle geç başlayan bulgular ciddi karaciğer hasarıyla ilişkili olabilir. Bazı hastalarda ise belirtiler geçici olarak düzelebilir ancak bu yalancı iyilik hali sonrasında ağır organ yetmezlikleri gelişebilir" dedi.



"Ölüm meleği mantarı"


Gündüz, ölümcül zehirlenmelere en sık "ölüm meleği mantarı" olarak bilinen ’Amanita phalloides’ türü mantarın neden olduğunu ve bu türün zehirsiz mantarlarla çok kolay karıştırılabildiğini belirterek doğadan bilinçsiz mantar toplama, halk arasındaki yanlış inanışlar ve mantarların görüntüsüne bakılarak ayırt edilmeye çalışılmasının riski artırdığını kaydetti.



"Ülkemizde mantar zehirlenmeleri sık karşılaştığımız bir durum"


"Ülkemizde mantar zehirlenmeleri sık karşılaştığımız bir durum. Özellikle ilkbahar ve sonbahar aylarında daha fazla görüyoruz. İlkbahar aylarında fazla görülmesinin en önemli nedeni, yağış ve nem oranının yükselmesidir. Bu ortam, mantar yetişmesi için uygun bir iklim oluşturuyor. Orman altlarında ve meralarda ciddi şekilde mantar yetişmesi oluyor. İnsanlarımız da kültürel olarak komşuları ve akrabalarıyla mantar toplama alışkanlığına sahip. Dolayısıyla ortak toplanan mantarlar nedeniyle, aile bireyleri ya da komşular arasında özellikle kümelenme şeklinde zehirlenmelerle karşılaşıyoruz. Mesela bir aileden 4-5 kişi aynı anda zehirlenmiş olabiliyor. Çünkü beraber mantar toplamışlar, eve getirmişler ve akşam pişirip yemişler. Bu durum toplu, aile içi kümelenme şeklinde zehirlenme olarak karşımıza çıkıyor. Bu tür zehirlenmeleri özellikle sonbahar ve ilkbaharda sık görüyoruz" dedi.



"Mantar zehirlenmelerinde belirtilerin başlaması, mantarın türüne göre değişebiliyor"


"Mantar zehirlenmelerinde belirtilerin başlaması, mantarın türüne göre değişebiliyor" diyen Gündüz, "Mantar zehirlenmelerinde belirtilerin başlaması, mantarın türüne göre değişebiliyor. Birkaç saat içinde belirti veren mantar türleri olduğu gibi, 6 saat ya da 24 saat sonra belirti veren türler de var. Erken belirti verenler genellikle daha az tehlikeli olsa da geç dönemde belirti veren mantar zehirlenmeleri daha tehlikeli olabiliyor. Bunlar karaciğer ve böbrek yetmezliği gibi çok ciddi sorunlarla karşımıza gelebiliyor. İlk dönemde zehirlenme belirtileri normale dönebiliyor, kişi kendini iyi hissedebiliyor; ancak sonrasında tekrar kötüleşme görülebiliyor. Özellikle zehirli türlerde bu durum daha sık yaşanıyor. Geç dönem belirti veren mantar zehirlenmelerinde daha dikkatli olmamız gerekiyor. Çünkü bunlar daha ölümcül sonuçlarla karşımıza çıkabiliyor. Ormanlık ve yeşillik alanların daha fazla olduğu bölgelerde risk artıyor. En çok Karadeniz Bölgesi’nde görülüyor. Karadeniz Bölgesi ilkbahar ve sonbaharda çok yağış alıyor. Yaylalar ve orman altları oldukça nemli oluyor. Bu nemli ve yağışlı ortam, mantarlar için çok uygun bir yetişme alanı oluşturuyor. Bölgemizde ciddi bir mantar çeşitliliği bulunuyor. Karadeniz Bölgesi’nde yüz yıllardır süregelen bir mantar toplama kültürü ve etkinliği var. Ancak mantarların toplanması uzmanlık gerektiriyor. Çünkü zehirli mantarı ayırt etmek bazen uzmanların bile zorlandığı bir durum olabiliyor. Bu nedenle doğadan topladığımız mantarları uzman kontrolünden geçirmeden tüketirsek ciddi zehirlenme riskiyle karşılaşabiliriz. Özellikle Amanita phalloides olarak bilinen "ölüm meleği" türü mantar, masum ve zehirsiz mantarlarla karışma riski çok yüksek olan bir türdür. Karadeniz Bölgesi’nde de bulunabilen bir mantardır. Bu nedenle çok dikkatli olmak gerekiyor. Uzman kontrolü olmadan doğadan toplanıp tüketilen mantarların tamamı zehirlenme riski taşır. Bu konuda çok dikkatli olmamız gerekiyor" ifadelerini kullandı.



Prof. Dr. Abdülkadir Gündüz: "Mantar tüketirken sağlığınızdan olmayın"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kırıkkale Kırıkkale’de 19 Mayıs coşkusu: Yüzlerce vatandaş, metrelerce uzunluğundaki Türk bayrağıyla yürüdü Kırıkkale’de 19 Mayıs coşkusu, metrelerce uzunluğundaki dev Türk bayrağıyla düzenlenen fener alayında sokaklara taştı. Konser programında şarkılara eşlik eden vatandaşlar, bayram sevincini gece boyunca sürdürdü. Kırıkkale’de 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı, fener alayı yürüyüşü ve konser programıyla coşkuyla kutlandı. Belediyesi tarafından düzenlenen etkinlik kapsamında vatandaşlar, Çalılıöz Köprüsü’nde bir araya geldi. Ellerinde Türk bayrakları ve meşaleler taşıyan kalabalık, bando eşliğinde yürüyüş gerçekleştirdi. Metrelerce uzunluğundaki dev Türk bayrağının da taşındığı fener alayı, Atatürk Bulvarı üzerinden devam ederek Büyük Şehir Parkı’nda sona erdi. Programda konuşan Kırıkkale Belediye Başkanı Ahmet Önal, 19 Mayıs’ın bağımsızlık mücadelesinin başlangıcı olduğunu belirterek, gençliğin Cumhuriyet’in en büyük güvencesi olduğunu söyledi. Önal, milli bayramların birlik ve beraberliğin güçlenmesi açısından önemli olduğunu ifade etti. Konuşmanın ardından sanatçılar Okan Babacan ve Duygu Kutlu sahne aldı. Alanı dolduran vatandaşlar, seslendirilen şarkılara eşlik ederek bayram coşkusunu yaşadı. Fener alayına elektrikli bisikletini Türk bayraklarıyla donatarak katılan Gülhan Mutlu, "Milliyetçi bir bayan olarak böyle etkinlikleri hiç kaçırmıyorum. Atatürk’ün izinde ilelebet yürümeye devam ediyoruz" dedi. Vatandaşlardan Arap Mustafa Çakır ise, "Atatürk’ün ‘Doğum günüm’ dediği, aslında Türk milletinin doğduğu ve Cumhuriyet ateşinin yandığı gün bugün. 19 Mayıs, tüm gençlerimize kutlu olsun. Allah Atatürk’e rahmet eylesin, yattığı yer nur olsun" diye konuştu. Ertuğrul Baloğlu da, "Bugün 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı. Mutluyuz, gururluyuz. Nice bayramlara diyoruz. Herkesin bayramını buradan kutluyorum" ifadelerini kullandı.
İstanbul UEFA Avrupa Ligi Finali gala yemeği düzenlendi Freiburg ile Aston Villa takımları arasında İstanbul’un ev sahipliğinde yarın Beşiktaş Park’ta oynanacak UEFA Avrupa Ligi Final müsabakası öncesinde Çırağan Sarayı’nda gala yemeği düzenlendi. Gala yemeğine Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak, UEFA Başkanı Aleksander Ceferin ile Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu’nun yanı sıra İstanbul Valisi Davut Gül, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Nuri Aslan, Beşiktaş Kulübü Başkanı Serdal Adalı ve Fenerbahçe Kulübü Başkanı Sadettin Saran da katıldı. Aleksander Ceferin: "İstanbul kıtaları birleştiren çok özel bir şehir" Gecenin açılış konuşmasını yapan UEFA Başkanı Aleksander Ceferin, İstanbul’da bulunmaktan dolayı duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Aleksander Ceferin, "UEFA Avrupa Ligi Finali için hepimiz büyük heyecan duyuyoruz. İstanbul sadece tarihi bir şehir değil, aynı zamanda iki kıtayı birleştiren, futbolla yaşayan çok özel bir şehir. İstanbul’da gösterilen misafirperverlik için değerli arkadaşım İbrahim Başkan’a ayrıca teşekkür ediyorum. İki takım da çok zorlu maçların ardından finale çıktı. Bizleri çok ilginç bir müsabaka bekliyor. İyi olan kazansın" diyerek finalistlere başarılar diledi. Osman Aşkın Bak: "Avrupa Şampiyonası finallerini en iyi şekilde organize edeceğimize inanıyoruz" Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, konuşmasında Türkiye’nin üst düzey organizasyonları başarıyla düzenlediğinin altını çizdi. Bak, "Bu güzel şehirde, büyük organizasyonlara ev sahipliği yapmaya alışkınız. UEFA Avrupa Ligi Finali’ni de yarın başarıyla gerçekleştireceğiz. Önümüzdeki yıl UEFA Avrupa Konferans Ligi Finali’ne ev sahipliği yapacağız. İtalya ile ortaklaşa düzenleyeceğimiz EURO 2032 organizasyonu için de şimdiden hazırız diyebilirim. Avrupa Şampiyonası finallerini en iyi şekilde organize edeceğimize inanıyoruz. Bu önemli organizasyonları ülkemize kazandıran Türkiye Futbol Federasyonu’na ayrıca teşekkür ediyoruz. Freiburg ve Aston Villa takımları arasında yarın oynanacak final için iki ekibe de başarılar diliyorum. Ayrıca Dünya Kupası’na katılacak olmanın heyecanını şimdiden yaşıyoruz. A Milli Takımımızın çok başarılı maçlar çıkarıp ülkemizi en iyi şekilde temsil edeceğine yürekten inanıyoruz." ifadelerini kullandı. İbrahim Hacıosmanoğlu: "Şimdiden 2032 Avrupa Şampiyonası’na hazırız" TFF Başkanı Hacıosmanoğlu ise final oynayacak iki takıma da başarılar dileyerek sözlerine başlarken, "Ülke olarak son 20 yılda spor organizasyonları alanında çok önemli bir dönüşüm gerçekleştirildiğini söyledi. Hacıosmanoğlu, "2005 ve 2023 yıllarında UEFA Şampiyonlar Ligi finallerine, 2009’da UEFA Kupası Finali’ne, 2013 FIFA 20 Yaş Altı Dünya Kupası’na ve 2019 UEFA Süper Kupa Finali’ne başarıyla ev sahipliği yaptık. Her organizasyon, ülkemizin spor alanındaki gücünü ve uluslararası güvenilirliğini daha da pekiştirdi. Yarın oynanacak Avrupa Ligi Finali de Türkiye’nin uluslararası spor organizasyonlarındaki gücünü bir kez daha ortaya koyacak. Üç kıtanın buluştuğu ülkemiz, spor altyapısını yeniledi. Eski stadyumlarımız modernize edildi. Birçok şehrimize yeni stadyumlar kazandırıldı. Ulaşım, konaklama ve lojistik yetkinliğimizle, bugün dünyanın en önemli spor organizasyonlarını düzenleyebilecek seviyeye ulaştık. Şimdiden 2032 Avrupa Şampiyonası’na hazırız. Farklı inançları ve kültürleri asırlardır bağrına basan ülkemiz, Avrupa Şampiyonası’nda dünyanın dört bir yanından futbolseveri konuk edecek. Çok kültürlü kimliğimize katkı sağlayacak Avrupa Şampiyonası, organizasyon yeteneğimizi bir üst seviyeye taşıyacak ve Türkiye’nin dünya futbolundaki konumunu daha da güçlendirecek" diye konuştu. Yemekte TFF Başkan Vekilleri Mecnun Otyakmaz, Fuat Göktaş, TFF Yönetim Kurulu Üyeleri Zafer Bahadır Saraç, Mevlüt Aktan, Hasan Surözü, Ural Aküzüm, Bilal Arslan, Murat Şahin, Tahir Ediz Kıray, TFF Genel Sekreteri Abdullah Ayaz, TFF Başdanışmanı Yusuf Yerkel, TFF Genel Sekreter Yardımcısı Erkan Kıraç, MHK Başkanı Dr. Ferhat Gündoğdu, Temsilciler Kurulu Başkanı Şerafettin Bural, kulüp başkanları ve yöneticileri, UEFA Yönetim Kurulu üyeleri, Freiburg ve Aston Villa temsilcileri de yer aldı.