SAĞLIK - 16 Mayıs 2026 Cumartesi 10:59

Prof Dr. Tevfik Özlü: "Hanta Virüsü nedeniyle bir pandemi ihtimali gözükmüyor"

A
A
A
Prof Dr. Tevfik Özlü: "Hanta Virüsü nedeniyle bir pandemi ihtimali gözükmüyor"

Kruvaziyer gemisinde ortaya çıkan hanta virüsü vakaları dünya genelinde endişeye neden olurken, uzmanlar virüsün Kovid-19 kadar hızlı bulaşmadığını ve yakın dönemde bir pandemi riskinin düşük görüldüğünü belirtiyor.


Göğüs Hastalıkları Uzmanı Tevfik Özlü, özellikle tahliye edilen yolcuların karantina süreçlerinin dikkatle yönetilmesi gerektiğine dikkat çekerek, bazı hanta virüsü türlerinin yüzde 50’ye varan ölüm riskine sahip olduğunu söyledi.


Medical Park Karadeniz Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Tevfik Özlü, kruvaziyer gemisinde ortaya çıkan hanta virüsü vakalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.


Virüsün uzun yıllardır bilinen bir hastalık etkeni olduğunu belirten Özlü, mevcut tablonun endişe oluşturduğunu ancak yakın bir pandemi riskinin görülmediğini ifade etti.


Prof. Dr. Tevfik Özlü, "Hanta virüsler aslında eskiden beri bildiğimiz insanda hastalık yapan virüsler arasında yer alıyor ama şu anda bir gemide bu salgınının ortaya çıkması endişeye, korkuya ulaştı. Yakın pandemi oluşma ihtimali görülmüyor. Hanta virüsler Kovid gibi kolay bulaşan virüsler değil. Gemide hastalığa neden olan tipi insandan insana bulaşabiliyor ama çok kolay ve hızlı bulaşan bir virüs değil. Bu uzun süreli yakın temas ile bulaşıyor. Dolayısıyla burada hızlı yayılma ve replikasyon olmadığı sürece bir pandemiye dönüşme riski bence çok afaki olur. Dünya Sağlık Örgütü gibi örgütler yakın bir pandemi riski görmediklerini açıkladılar" dedi.



"Türkiye’de yıllardır tek tük vakalar görülüyordu"


Hanta virüslerinin zaman zaman lokal ve sınırlı salgınlara yol açtığını kaydeden Özlü, Türkiye’de de yıllardır tek tük vakaların görüldüğünü söyledi. Özlü, "Ancak zaman zaman böyle lokal, sınırlı ölçüde salgınlar bu hanta virüsler de görülüyor. Ülkemizde de yıllardır tek tük vakalar şeklinde görmeye devam ediyoruz. Daha çok bizde görülen böbrek yetmezliği ilerleyen ateşli kanama tablosuyla seyreden bir form ama şu anda gemide ortaya çıkan ateş ve ateşin ardından da akciğer yetmezliğini, ödemine ilerleyen form. Bu formun daha ölümcül olduğunu biliyoruz. Yüzde 50’ye kadar ölümcül olabiliyor" ifadelerini kullandı.


Şu ana kadar 11 vakanın tespit edildiğini belirten Özlü, karantina sürecinin titizlikle yürütülmesi gerektiğini vurguladı. Özlü, "Şuana kadar 11 vaka tespit edildi ama tahliye edilen yolcular arasında da karantina devam ediyor. Bu süreç içerisinde belki yeni vakalar da çıkabilecek. Bence çok panik yapılacak, abartılacak bir risk gibi görünmüyor ama mutlaka bu sürecin iyi üretilmesi lazım. Nitekim bu gemiden tahliye edilen yolcuların bir kısmının ülkelerine gönderilmesi sürecinde uçakla taşındığı ve bu uçakla taşınan yolcuların bazısında sonradan hastalık tablosunun geliştiği ortaya çıktı. Uçaktaki diğer yolculara acaba bu ulaştı mı diye bir telaş doğurdu. Şimdi uçaktaki yolculara ulaşıp onların takibini başlatmak gerekiyor" diye konuştu.



"Karantina süreçlwri dikkatle takip edilmeli"


Türkiye’ye getirilen yolcuların karantina süreçlerinin dikkatle takip edilmesi gerektiğini kaydeden Özlü, "Onun için bu gemiden tahliye edilen ve ülkemizden getirilen yolcular var. Bunların karantina sürelerinin iyi yönetilmesi çok önemli. Uzun bir karantina dönemi var. 6 haftaya kadar uzuyor. Dolayısıyla bu insanlar ben iyiyim, bir hastalığım yok, şikayetim yok diye düşünebiliyorlar hatta test yapılıyor test negatif çıkıyor. Dolayısıyla ben de yok diye düşünebiliyorlar ama sonradan tekrar pozitife dönüşebilir. O açıdan karantina sürelerini çok dikkatli olması, dışarıya çıkmamaları, yakınlarıyla temas kurmamaları böyle bir sargının yayılmasını önlemek açısından odaklanılması gerekiyor" dedi.



"Norovirüs kaynaklı salgınlar da var"


Öte yandan kruvaziyer gemilerinde görülen bir diğer salgının ise norovirüs kaynaklı olduğu belirtildi. Prof. Dr. Tevfik Özlü, "Norovirüs salgını da yine bir kruvaziyer gemisinde ortaya çıktı. Bir kişinin hastalandığını ve bu gemiden tahliye edildiğini biliyoruz. Norovirüsler aslında çok sık gördüğümüz karşılaştığımız daha çok bulantı, kusma, ishal, karın ağrısı gibi yakınmalara yol açan virüsler. Kolay bulaşır. Kirlenen el ve diğer çevre yüzeylerden, gıdalardan ulaşabilir. Norovirüs tek bir virüs değil grup bir virüs. Özellikle yaz döneminde seyahatler oluyor. Otellerde ve restoranda ortak açık büfe yemeklerde bulaşma riski yüksek. Genel hijyene dikkat edilmesi lazım. Bu tür virüslerde bizi koruyacak en önemli şey el hijyeni ve ortak kullanılan eşyaların iyi temizlenmesidir. Standart prosedürlere dikkat edilirse bir sorun olmayacaktır" ifadelerini kullandı.



"Spesifik bir ilaç veya aşısı yok"


Hanta virüsü ve norovirüse karşı spesifik bir ilaç ya da aşının bulunmadığını belirten Özlü, tedavide destekleyici yöntemlerin uygulandığını söyledi. Özlü, "Hanta virüs ve norovirüs için spesifik bir ilaç ya da aşı yok. Ama genel itibarıyla destek tedavileri uygulanır. Bulantı, kusma olduğu zaman onu yönetecek ilaçlar, sıvı dengesinin sağlanması, ateşin düşürülmesi, ağrının kesilmesi gibi tedaviler uygulanır. Ağır formlarda tabi daha ileri destekler uygulanacaktır. Hanta alta virüs içinde öyle yani çok özel bir tedavisi yok destek tedavisi uygulanır" dedi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Mahmut Nedim Akülke: "Afyonkarahisar, Türkiye’nin en büyük motosiklet festivaline ev sahipliği yapacak" Türkiye Motosiklet Federasyonu Asbaşkanı Mahmut Nedim Akülke, Afyonkarahisar’da 9. kez yapılacak MXGP Dünya Motokros Şampiyonası’nın yanı sırada organizasyon Türkiye’nin en büyük motosiklet festivaline de ev sahipliği yapacağını söyledi. 9. MXGP Dünya Motokros Şampiyonası ve NG Afyon MotoFest 2-6 Eylül tarihlerinde arasında Afyonkarahisar’da düzenlenecek. Yapılacak organizasyonlarla ilgili Türkiye Motosiklet Federasyonu Asbaşkanı Mahmut Nedim Akülke, İhlas Haber Ajansı’na özel açıklamalarda bulundu. Türkiye’de bir dünya şampiyonasının üst üste 9 kez düzenlenmesinin ilk olduğunu vurgulayan Asbaşkanı Mahmut Nedim Akülke, bundan büyük mutluluk duyduklarını dile getirdi. Akülke, "Dokuz yıl bir organizasyonu devam ettirmek Türkiye şartlarında gerçekten çok zor bir iş. Ama buradan tüm kamu kurum ve kuruluşlarına, geçmiş dönemden bugüne görev yapan tüm valilerimize, tüm belediye başkanlarımıza çok teşekkür ediyoruz. Gerçekten ve Afyonkarahisar halkına çok teşekkür ediyoruz. Sahip çıktıkları bir işi devam ettirdiler. Biz bu işe başlarken acaba 3-5 yıl yapabilir miyiz, götürebilir miyiz derken 9 yıla geldi. İnanıyorum ki artık bu dokuzlar, on dokuzlar, yirmi dokuzlar, otuz dokuzlar biz olalım-olmayalım artık devam edecek. Çünkü devam da etmeli. Özellikle spor turizminin geleceğidir mottosuyla çıktığımız bir yolda bu kadar önemli bir organizasyonun 3 bin kişiyle 4 bin kişiyle başladığımız bu organizasyonun 500 yüz bin kişilere yerinde izleyici olarak bulunması çok önemli" değerlendirmesinde bulundu. "Bu organizasyon inşallah uzun yıllar Türkiye’nin gururu olmaya devam eder" Organizasyonun yıllardır devam etmesine katkı sağlayan Gençlik ve Spor Bakanlığı’na teşekkür eden Akülke, "Bunun yanı sıra beş yıl üst üste himayesine alarak bu organizasyonun büyümesinde büyük katkı sağlayan Sayın Cumhurbaşkanımıza çok teşekkür ediyoruz. Aslında teşekkür edecek o kadar çok insan var ki. Çünkü dokuz yıl hakikaten çok önemli bir süreç. Aslında belki herkesin atladığı, bizim de gündeme getirmediğimiz bu şampiyona spor turizmi olarak, ekonomi olarak, tanıtım olarak hem Afyonkarahisar’a hem Türkiye’ye çok büyük katkılar yapıyor ama sportif olarak da ve gençler olarak da çok büyük katkıları var arka planda. Bugün özellikle çocuk sporcu sayımız yüz ellilere dayandı. Şampiyonların burada görülmesi çocuklarımız açısından, gençlerimiz açısından büyük bir motivasyon aracı oldu. Akademi olarak da 5 yaşından 12 yaşına kadar olan çocuklarımızın eğitiminde çok büyük katkı sağladı. Bunun yanı sıra eş zamanda yapılan NG Afyon MotoFest de aslında gençlerimizin şu andaki en büyük belası bağımlılığa karşı mücadelede de bence en önemli organizasyonlardan bir tane. Çünkü burada kontrollü olarak kültürü, sanatı, sporu ve yaklaşık 100’e yakın farklı spor etkinliğini de yapabilme şansı var. Aileleriyle beraber bu etkinliği yapabiliyor. Tabi bu da bizim için çok önemli. İnşallah bu organizasyon uzun yıllar devam eder. Türkiye’nin de gururu olmaya devam eder" ifadelerini kullandı. "Afyonkarahisar, Türkiye’nin en büyük motosiklet festivaline ev sahipliği yapacak" MXGP Dünya Motokros Şampiyonası’nın her geçen yıl birçok açıdan önemli bir gelişim gösterdiğini belirten Akülke, "Motofest gerçekten burada dokuzuncu kez kapılarını açacak. Her sene büyüyor. 500 binlere dayandı sayı olarak. Sadece sanatçı olarak bu sene ikisinde başlayıp altısında bitecek. 2-6 Eylül tarihlerinde Türkiye’nin birbirinden farklı 13 tane starı yer alacak. Biraz evvel de dediğim gibi 100’e yakın farklı spor etkinlikleri olacak. Kültürel etkinlikler olacak, sanat etkinlikleri olacak festival kapsamında. Sponsor ve katılımcı firmaların etkinlikleri olacak, test sürüşleri olacak. Yani motosiklet eğitimleri ve söyleşileri içinde gerçekleşecek. Aslında Türkiye’nin festival anlamında da Afyonkarahisar, Türkiye’nin en büyük motosiklet festivaline de ev sahipliği yapacak 2026 yılında. Ben buradan sizlerin aracılığıyla tüm Türkiye’ye, özellikle Afyonkarahisar’a ve çevre illere 2-6 Eylül tarihlerini ajandalarına yazmalarını istiyorum. 2-6 Eylül tarihinde kimseye randevu vermeyin. Herkesi Afyonkarahisar’a, Dünya Motokros Şampiyonası’na bekliyoruz" şeklinde konuştu.
Afyon Türkiye, Avrupa Gençler ve BMU Motokros Şampiyonaları heyecanı başladı Balkan Motosiklet Birliği Motokros Şampiyonası ve Türkiye Avrupa Gençler Motokros Şampiyonası, Afyonkarahisar’da antrenman ve sıralama turlarıyla başladı. Organizasyona 6 ülkeden 150 sporcu katılıyor. Afyonkarahisar Motor Sporları Merkezi’nde düzenlenen Türkiye Motokros Şampiyonası’nın ikinci ayağı, Avrupa Gençler Motokros Şampiyonası’nın ilk ayağı ve Balkan Motosiklet Birliği Motokros Şampiyonası’nın ikinci ayak yarışları öncesinde idari ve teknik kontroller ile jüri toplantısı gerçekleştirildi. Pistteki hazırlıkların tamamlanmasının ardından üç şampiyonada antrenman ve sıralama turları başladı. Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı etkinlikleri kapsamında düzenlenen yarışlara; Türkiye, Yunanistan, Bulgaristan, Kuzey Makedonya, Romanya ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden 20’si yabancı toplam 150 sporcu katılıyor. "Sporcular çok mutlu, dünyanın en iyi parkurunda yarışıyorlar" Türkiye Motosiklet Federasyonu (TMF) Asbaşkanı Mahmut Nedim Akülke şampiyonayla ilgili yaptığı açıklamada, "Bu hafta sonu yapılan yarışlarda katılım rekoru kırdık, 150’ye yakın yerli ve yabancı sporcumuz var. 6 farklı ülkeden sporcularımız ve misafirlerimiz var. Bu organizasyon artık geleneksel bir hale geldi. Çok mutluyuz ve padok alanı hıncahınç dolu. Sporcular çok mutlu, dünyanın en iyi parkurunda yarışıyorlar. Burada yarışmak artık sporcular için bir ayrıcalık. Herkesi hafta sonu bu büyük şölene bekliyoruz" dedi.
Kayseri Erciyes, tarihin en uzun sezonunu yaşadı Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç; 18 Aralık 2025’te başlayan ve 15 Mayıs 2026’da sona eren Erciyes kayak sezonunun, 3 milyon 300 bin ziyaretçiyle tüm zamanların rekorunu kırdığını açıkladı. İngiltere’den Japonya’ya kadar dünyanın birçok ülkesinden turist ağırlayan Erciyes, tarihinin en uzun sezonunu yaşadı. Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç; Erciyes Kayak Merkezi’nde 2025-2026 kayak sezonunun ziyaretçi sayısı ve sezon süresi bakımından tarihi bir başarıyla tamamlandığını açıkladı. Başkan Büyükkılıç, 18 Aralık 2025 tarihinde başlayan sezonun 15 Mayıs 2026 itibarıyla sona erdiğini belirterek, Erciyes’in bu yaklaşık 150 günlük süreçte 3 milyon 300 bin ziyaretçiye ev sahipliği yaptığını ifade etti. Böylece Erciyes, 2011 yılından bu yana sürdürdüğü ziyaretçi rekorlarını bu sezon da geliştirerek tarihinin en yoğun ve en uzun kayak sezonunu yaşamış oldu. Toplam 112 kilometre uzunluğunda 41 farklı piste sahip olan Erciyes Kayak Merkezi’nin; Develi, Tekir, Hisarcık ve Hacılar olmak üzere dört ana giriş kapısıyla yerli ve yabancı ziyaretçilere geniş imkân sunduğunu kaydeden Büyükkılıç, merkezin Türkiye’nin en önemli kış turizmi destinasyonlarından biri haline geldiğini vurguladı. Başkan Büyükkılıç açıklamasında, "Erciyes artık sadece Türkiye’nin değil, dünyanın sayılı kayak merkezlerinden biri konumuna geldi. Her yıl artan yerli ve yabancı turist sayısı, yaptığımız yatırımların ve uluslararası tanıtım çalışmalarımızın ne kadar doğru olduğunu gösteriyor" ifadelerini kullandı. Daha önce 2014-2015 sezonunu 3 Mayıs’ta, 2018-2019 sezonunu ise 5 Mayıs’ta kapatan Erciyes’in, bu yıl 15 Mayıs’a kadar hizmet vererek kendi sezon rekorunu da geride bıraktığını belirten Büyükkılıç, kar kalitesi ve modern tesis altyapısının Erciyes’i uluslararası ölçekte öne çıkardığını dile getirdi. Kış sezonu boyunca düzenlenen ulusal ve uluslararası organizasyonların Kayseri’nin tanıtımına önemli katkı sunduğunu ifade eden Başkan Büyükkılıç, Erciyes Kökbörü Oyunları, Geleneksel Kızak Türkiye Şampiyonası, Erciyes Kar Voleybolu Turnuvası, Uluslararası Dağ Kayağı Türkiye Şampiyonası, Mount Open Sprint Cup, 5. Diplomatik Kayak Yarışı, Erciyes Kış Festivali ve Berkin Usta Sezonu Alp Disiplini Eleme Yarışları gibi etkinliklerin büyük ilgi gördüğünü, bu organizasyonların aynı zamanda Kayseri’nin 2029 Dünya Spor Başkenti sürecine güç kattığını vurguladı. Büyükkılıç, Erciyes Kayak Merkezi’nin Türk Kayak Merkezleri Birliği’nin Türkiye’de gerçekleştirdiği ilk organizasyona ev sahipliği yaparak önemli bir role imza attığını kaydederek, böylelikle 2027 Türk Dünyası Kültür Başkenti ünvanını taşıyacak olan Kayseri’nin tanıtımına da katkı sağladığını söyledi. 2025-2026 sezonunda Polonya ve Çek Cumhuriyeti’nden düzenli charter uçuşlarının gerçekleştirildiğini belirten Başkan Büyükkılıç, Almanya, İtalya, Amerika, İngiltere, Japonya, Güney Kore, Malezya, Fransa, Portekiz ve Endonezya başta olmak üzere birçok ülkeden turistin Erciyes’i tercih ettiğini kaydetti. Büyükkılıç, Türkiye’nin dört bir yanından gelen ziyaretçilerin de Erciyes’e yoğun ilgi gösterdiğini belirterek, İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya, Adana, Mersin, Nevşehir, Konya, Aksaray, Niğde ve Gaziantep başta olmak üzere çok sayıda şehirden misafirin sezon boyunca Kayseri’de ağırlandığını sözlerine ekledi.
Erzurum İletişim öğrencileri sektör temsilcileriyle buluştu Atatürk Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü tarafından geleneksel hale getirilen "Paydaşlar Buluşması 4" etkinliği, Ata Teknokent Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Üniversite-sektör iş birliğini güçlendirmek, öğrencilerin uygulamalı eğitim süreçlerine katkı sunmak ve reklam kampanyası uygulamalarında destek veren paydaş kurumları bir araya getirmek amacıyla düzenlenen etkinlik, yoğun katılım ve renkli görüntülerle gerçekleştirildi. Program kapsamında Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü öğrencilerinin hazırladığı reklam kampanyası uygulamalarına ilişkin stantlar açıldı. Öğrenciler, dönem boyunca yürüttükleri çalışmalarını sektör temsilcileri, kurum uzmanları, akademisyenler ve katılımcılarla paylaşma imkânı buldu. Hazırlanan stantlar katılımcılar tarafından ilgiyle incelenirken, öğrenciler de projelerini tanıtarak uygulamalı deneyim kazanma fırsatı elde etti. Etkinlikte konuşan Atatürk Üniversitesi İletişim Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Derya Öcal, Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü olarak öğrencilerin yalnızca teorik bilgiyle değil, sahaya dönük uygulamalarla da yetişmesini önemsediklerini belirtti. Öcal, üniversite-sektör iş birliğinin iletişim alanında eğitim gören gençler için önemli bir kazanım olduğunu ifade ederek, öğrencilerin gerçek kurumlar, gerçek hedef kitleler ve gerçek iletişim süreçleriyle temas kurmasının mesleki gelişimlerine büyük katkı sunduğunu söyledi. Reklam kampanyası uygulamalarının öğrencilerin farklı düşüncelerini ortaya koymalarına, ekip çalışması becerilerini geliştirmelerine ve iletişim disiplininin sahadaki karşılığını görmelerine imkân sağladığını vurgulayan Öcal, bu sürece destek veren tüm paydaş kurumlara teşekkür etti. Prof. Dr. Öcal, paydaşlarla kurulan iş birliğinin yalnızca bir etkinlik günüyle sınırlı kalmadığını, öğrencilerin meslek hayatına hazırlanmasında kalıcı bir deneyim alanı oluşturduğunu dile getirdi. Gençlerin iletişim sektöründe daha donanımlı, üretken ve bilinçli bireyler olarak yer almaları için bu tür buluşmaların büyük önem taşıdığını kaydeden Öcal, etkinliğin hazırlanmasında emeği geçen öğrencilere, akademisyenlere ve katkı sunan kurum temsilcilerine teşekkür etti. Programda, reklam kampanyası uygulamalarına değer katan ve destek veren firma ve kurum temsilcilerine protokol üyeleri tarafından teşekkür belgeleri takdim edildi. Etkinlik, pasta kesimi ve müzik dinletisiyle devam etti. Katılımcıların ilgiyle takip ettiği "Paydaşlar Buluşması 4", öğrenciler, akademisyenler, kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ve sektör temsilcilerini aynı çatı altında buluşturarak üniversite-sektör iş birliğinin güçlendirilmesine katkı sundu. Renkli görüntülere sahne olan program, öğrencilerin mesleki deneyim kazanması ve paydaş kurumlarla güçlü iletişim ağları kurması açısından önemli bir buluşma olarak değerlendirildi. Programa; Çaykur Bölge Müdürü Yakup Öztürk, Anadolu Ajansı Bölge Müdürü Yunus Okur, Erzurum Halkıma Vakfı Başkanı Erdal Güzel, Erzurum Yeni Medya Derneği Başkanı Gamze İspirli, kamu kurum temsilcileri, gazeteciler, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, akademisyenler ve çok sayıda öğrenci katıldı.