ASAYİŞ - 13 Mart 2026 Cuma 17:58

Sinem ölmeden önce komşusundan yardım istemiş

A
A
A
Sinem ölmeden önce komşusundan yardım istemiş

Trabzon’un Beşikdüzü ilçesinde yaklaşık 8 ay önce boşanma sürecindeki eşi 27 yaşındaki Sinem Somun’u tabancayla öldüren ve müdahale için olay yerine gelen bir bekçiyi de yaralayan Ali Eren Somun, hakkında ağırlaştırılmış müebbet ve 25 yıla kadar hapis cezası istemiyle açılan davada ikinci kez hakim karşısına çıktı. Duruşmaya katılan Sinem Somun’un komşusu, olay gerçekleşmeden önce Sinem’in kendisinden yardım istediğini söyledi.


Olay, 31 Temmuz 2025 tarihinde Beşikdüzü ilçesine bağlı Adacık Mahallesi’nde yaşandı. Hakkında verilen uzaklaştırma kararına rağmen Ali Eren Somun, arka balkondan tırmanarak boşanma sürecinde olduğu iki yıllık eşi Sinem Somun’un bulunduğu daireye girdi. Evde başlayan tartışmanın şiddetlenmesi üzerine gürültüyü fark eden komşular, durumu dışarıda görev yapan bekçilere bildirdi. Yaşanan arbede sırasında Ali Eren Somun, yanında bulunan tabancayla eşine ateş açtı. Bacak ve sırtından vurulan Sinem Somun, tüm müdahalelere rağmen yaşamını yitirdi. Şüpheli, kaçmaya çalıştığı sırada olay yerine intikal eden bir bekçiye de ateş etti. Bacağına isabet eden mermiyle yaralanan ve hastanede ameliyat edilen bekçi, tedavisinin ardından taburcu edildi. Mersin Üniversitesi Gemi Taşımacılığı Bölümü mezunu olan ve olaydan yaklaşık 10 gün sonra görev yaptığı gemide kaptanlığa başlamaya hazırlanan Sinem Somun’un cenazesi Giresun’da defnedildi. Cinayetin ardından kimliğini gizlemek amacıyla saçını, sakalını ve kaşlarını kesen Ali Eren Somun, motosikletle kaçtığı Sinop’ta ormanlık alanda kurduğu çadırda yakalandı. Gözaltına alınan şüpheli, sevk edildiği adliyede çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.


Tutuklu bulunan sanık Ali Eren Somun hakkında ’tasarlayarak eşe karşı kasten öldürme’, ’zincirleme tehdit’, ’yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle bir kişiyi öldürmeye teşebbüs’ ve ’ruhsatsız ateşli silah bulundurma’ suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ile birlikte 25 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı. Somun, dosya kapsamında ikinci kez Trabzon 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıkarıldı. Sanık, tutuklu bulunduğu Elazığ’daki cezaevinden duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden katılım sağladı. Aynı zamanda Sinem Somun’un üst kat komşusu A.D. de duruşmaya (SEGBİS) üzerinden katılım sağladı. Duruşmayı, hayatını kaybeden Sinem Somun’un ailesi ile tarafların avukatları da takip etti.



Yanına gittiğim zaman bana "abla bekçilere haber ver" dedi


Olay günü orada bulunan üst kat komşuları A.D., Ankara Batı Adliyesi’nden (SEGBİS) üzerinden bağlanarak olay günü yaşadıklarını anlatarak, "Olay günü alt kattan bazı sesler geldi. Elektrikler gidince endişelendim. Sesleri duyduktan sonra alt kata inip Sinem’in olduğu dairenin kapısını çaldım. Önce açmadı, daha sonra ben yukarı doğru yöneldiğimde arkadan bana seslenerek ’abla bekçilere haber ver’ dedi. Aşağıya indim. Bekçilere haber verdim. Merdivenlerden yukarıya çıkarken iki el silah sesi duydum. Sinem’i yerde gördüm ama Ali Eren’i görmedim. Aralarının bozuk olduğundan haberimiz vardı. Ali Eren’in Sinem’e zarar vermesinden endişelendim. Bekçilerin yanına benimle birlikte gelmesi için kolundan tuttum fakat benimle aşağıya gelmedi. Korktuğundan gelmemiş olabilir. Sinem ile konuşurken kapı aralıktı. Korkmuş ve tedirgin bir tavrı vardı, eski Sinem gibi değildi" dedi.



"Kesinlikle Sinem’i öldürmeye niyetim yoktu"


Daha sonra söz hakkı alan Ali Eren Somun ise, "Komşumuz kapıya geldiğinde dairenin kapısı kapalı ben ise evin içindeydim. Sinem’i öldürmeye kastım yoktu. Olsa idi evin içindeyken öldürebilirdim. Herhangi bir korkusu olsaydı bekçilerin yanına inebilirdi. Kesinlikle Sinem’i öldürmeye niyetim yoktu" diye konuştu.


Ayrıca Sinem Somun’un annesi Derya Topaloğlu ise gözyaşları içinde sanıktan sonuna kadar şikayetçi olduğunu dile getirdi.


Tanıkları dinleyen mahkeme heyeti, Ali Eren Somun’un tutukluk halinin devamına karar vererek, duruşmayı 15 Mayıs 2026 tarihine erteledi.



Sinem ölmeden önce komşusundan yardım istemiş

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gümüşhane Bakan Yumaklı: "Gübre stoklarımızda herhangi bir problem yok" Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Gübre stoklarımızda herhangi bir problem yok" dedi. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, bir dizi ziyarette bulunmak için Gümüşhane’ye geldi. İlk olarak Gümüşhane Valiliğini ziyaret eden Bakan Yumaklı program kapsamında sırasıyla AK Parti Tekke Belde Başkanlığı, Gümüşhane Tarım ve Orman İl Müdürlüğü, AK Parti İl Başkanlığı, MHP İl Başkanlığı ve Gümüşhane Belediyesi’ni ziyaret etti. Sektör Paydaşları Toplantısı’na katılan Bakan Yumaklı gündeme dair açıklamalarda bulundu. Konuşmasına İlber Ortaylı için başsağlığı dileyerek başlayan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Buraya gelirken ülkemizin yetiştirdiği çok önemli değerlerden, çok kıymetli tarihçi Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın vefat haberini aldım. Rabbim kendisine rahmetiyle muamele eylesin. Gerçekten bazen toplumda kayıplar olur, üzüntü tarif edilir gibi değildir. Çünkü sadece bir vatandaşımızın, bir insanımızın hayatını kaybetmesi değil; bir değerin gitmesidir. Ama ben inanıyorum ki İlber Ortaylı hocamızın yetiştirmiş olduğu öğrencileri de bu ülkeye nice İlber Ortaylılar hediye etmiş olacaktır. Ben tekrar kendisine Cenab-ı Hak’tan rahmet diliyorum. Sevenlerine, yakınlarına ve ailesine de başsağlığı diliyorum" dedi. "Risklere karşı yol haritalarımızı belirledik" İran, Amerika ve İsrail arasındaki savaş ile birlikte ortaya çıkabilecek riskler noktasında yol haritalarının belirlendiğini ifade eden Bakan Yumaklı, "Dünyada yaşanan gelişmeleri hakikaten takip etmekte hepimiz zorlanıyoruz. ‘Yeni normal’ dediğimiz unsurlar artık bizi bütün alışkanlıklarımızdan başka yerlere doğru getirmiş durumda. Elbette ki tarım ve orman sektörü, yani tarım, orman ve su olarak ifade ettiğimiz bu sektör, yeni normal dediğimiz bu unsurlardan çok yakından etkilenmeye başladı. Önce pandemi vardı. Daha sonra hâlâ 5 yıldır devam eden bir Rusya-Ukrayna savaşı var. Suriye’deki iç savaş devam ediyor. Daha sonrasında herkesin ‘Hakikaten bu kadar da olur mu?’ dediği Venezuela’daki hadiseler oldu. En son ise bugün İran, Amerika ve İsrail arasındaki savaşa şahit oluyoruz. Biz elbette devlet olarak, hükümet olarak Sayın Cumhurbaşkanımızın riyasetinde bütün riskli alanları önceden değerlendirerek herhangi bir riskin ortaya çıkma ihtimalinde ne yapacağımızı belirlemiş durumdaydık. Her bir riskin ortaya çıkma ihtimali değerlendirildikten sonra yol haritalarımızı belirlemiş olduk" diye konuştu. "Gübre stoklarımızda herhangi bir problem yok" İran, Amerika ve İsrail arasındaki savaşla birlikte gübre ve gübre hammaddeleri tedariki ile ilgili tedbirlerin önceden alındığını ve herhangi bir olumsuzluk olmadığını belirten Yumaklı, "Özellikle İran ile Amerika ve İsrail arasındaki savaş sonrasında Türkiye’de ‘Acaba yeteri kadar gübre ya da gübre hammaddesi var mı, olacak mı? Bir sıkıntı yaşayacak mıyız?’ konusu konuşuldu. Ben şunu ifade etmek istiyorum; gübre ve gübre hammaddeleri tedarikimizi zaten yapmıştık. Bunu tekrar ifade etmek isterim. Hatta Cumhurbaşkanımız da kabine toplantısı sonrasında bunu tekrar dile getirdi. Gübre stoklarımızda herhangi bir problem yok. Bu kapsamda arzı artırma yönünde bazı tedbirler de aldık. Bunlar zaten bizim planladığımız hususlardı. Alternatif ülkelerden gübre tedarikinin gerçekleştirilmesi için Ticaret Bakanlığımızla birlikte karar alarak bazı ülkelere uyguladığımız gümrük vergisini sıfırladık. İhracat kapasitesine sahip olduğumuz bazı gübre çeşitlerinin ihracatını durdurduk. Böylelikle bu ürünlerin yurt içerisinde daha fazla kullanılmasını sağlamış olduk. Antrepolarda bulunan üre gübresinin Türkiye üzerinden transit ticaretini ve yeniden ihracını da bu vesileyle durdurmuş olduk. Son olarak aldığımız başka bir tedbirle, 10 yıldır kullanımı yasak olan amonyum nitrat gübresinin tarımda kullanımına geçici olarak izin verdik. Bütün bu uygulamaların tamamı Çiftçi Kayıt Sistemi ve Gübre Takip Sistemi üzerinden takip edilecek. Amonyum nitratla ilgili olarak da söylüyorum; 30 Mayıs’a kadar takip edeceğiz. Ülkemizin etrafındaki bu ateş çemberinden bizler, Sayın Cumhurbaşkanımızın riyasetinde en az etkilenecek şekilde tedbirlerimizi alıyoruz. Tarımsal üretim açısından ve gıda arz güvenliği açısından hiçbir problemimiz yoktur; altını çizerek ifade etmek istiyorum" ifadelerini kullandı.
İstanbul Sosyal medya fenomeni Murat Övüç hakim karşısında: Tutukluluk hali devam edecek Sosyal medya hesabından başörtü takarak söylediği sözler gerekçesiyle tutuklanan Murat Övüç, ilk kez hakim karşısına çıktı. Mahkeme, sanığın tutukluluk halinin devamına hükmederek duruşmayı erteledi. Kendisine ait sosyal medya hesabı üzerinden başına başörtüsü takarak söylediği sözler nedeniyle ‘halkı kin ve düşmanlığa tahrik’ suçundan tutuklanan Murat Övüç, ilk kez hakim karşısına çıktı. Küçükçekmece 18. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, tutuklu sanık Murat Övüç ile tarafların avukatları hazır bulundu. "Yanlış anlaşıldım, özür dilerim" Duruşmada yaptığı savunmasında Övüç, "Söz konusu videoyu tesettürlü kadın takipçilerimi mutlu etmek ve mizah amaçlı çektim. Benim bir art niyetim olmadı. Yanlış anlaşıldım, özür dilerim. Videoyu 2024 yılının Şubat ayında çektim, kapatılan İnstagram hesabımdan paylaştım, bahse konu video paylaşımını yaptığım eski hesabım, sahne kostümler nedeniyle kapatıldı, yeni hesabımda ise takım elbiseli paylaşımlar yapıyordum. Tahliyemi ve beraatımı talep ediyorum" ifadelerini kullandı. Görüşü sorulan Cumhuriyet Savcısı, sanığın tutukluluk halinin devamını ve dosyadaki eksik hususların giderilmesini talep etti. Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanık Murat Övüç’ün tutukluluk halinin devamına hükmederek duruşmayı erteledi. İddianameden Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, sanık Övüç’ün görüntüsünü paylaşan bir sitenin, "Parmağındaki pırlanta yüzüğü adeta kameranın içine soktu" şeklinde paylaşım yapıldığının tespit edilmesi üzerine soruşturma işlemlerine başlandığı aktarıldı. Murat Övüç’ün savcılık ifadesinde, "Video yaklaşık 2 yıl önce çekildi. Benim bir sanatçı olmam nedeniyle birçok takipçim bulunuyor. Bunların arasında başörtülü kadınlar da vardır. Benim videodaki amacım, bu videoyu onlar için mizah amaçlı çekmek ve onları eğlendirmektir" şeklindeki beyanları iddianamede yer aldı. Şüphelinin paylaştığı videonun ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceğinin belirtildiği iddianamede, sanığın başörtüsü ile sosyal medya platformunda alay ettiği ve başörtüsü kullanan kesime yönelik halkın diğer kesimini alenen tahrik ettiği vurgulandı. İddianamede, Murat Övüç hakkında ‘halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik’ suçundan 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi.