GÜNDEM - 08 Temmuz 2024 Pazartesi 13:20

Trabzon’da doktora darp olayına tepki gösterdiler

A
A
A
Trabzon’da doktora darp olayına tepki gösterdiler

Trabzon’daki Fatih Devlet Hastanesi Acil Servisi’nde darp edilen doktor için mesai arkadaşları basın açıklaması düzenledi. Hastane önünde toplanan hekimler ve sağlık çalışanları yasanın çıkarılmasını istedi.


Olay, Fatih Devlet Hastanesi Acil Servisinde meydana geldi. 5 Temmuz akşamı hastaneye başvuran S.N.K. isimli kadın hasta, tedavisinin ardından hastaneden ayrıldı. Akşam saatlerinde hasta ve yanındaki A.S., doktordan rapor almak için yeniden hastaneye geldi. Acilde görevli nöbetçi doktor Mehmet Yıldırım, gerekli görmeyerek istedikleri raporu vermeyince taraflar arasında tartışma çıktı. Doktor Mehmet Yıldırım, hasta ve hasta yakını tarafından darbedilirken, hasta yakınının motosiklet kaskıyla vurduğu doktorun diz kapağı kırıldı. Güvenlik görevlilerinin ve polis ekiplerinin müdahalesiyle hasta ve hasta yakını gözaltına alınırken, gözaltına alınan şahıslar serbest bırakıldı.


Yaşanan darp olayının ardından Fatih Devlet Hastanesi önünde hekimler ve sağlık çalışanları basın açıklaması düzenledi. Sağlık şehitleri için 1 dakikalık saygı duruşunun ardından konuşan Trabzon Tabip Odası Başkanı Mehmet Duran, çok zor bir dönemden geçtiklerini belirterek, “Öyle bir dönemdeyiz ki sağlık çalışanlarına şiddet haberlerinin basından yer almadığı bir gün geçmiyor. Bunun altında yatan kışkırtılmış sağlık talebinin uygunsuz sağlık isteklerinin bir gün mutlaka sona ermesi dileğiyle. 5 Temmuz akşamı Fatih Devlet Hastanesi Acil Servisinde darp edilen Mehmet Yıldırım arkadaşımız için buradayız. Ondan yaklaşık 3 hafta önce Haçkalı Baba Devlet Hastanesi’nde Dahiliye doktoruna bir girişim olmuştu. Bütün bunların altında yatan sebeplerin çok iyi irdelenip çözüm önerilerinin mutlaka etkin bir şekilde yapılmasını gerektiğini düşünüyorum. Bizler hastalarımızla yan yanayken bir anda hastalarımızla karşı karşıya getirilen bir sistem içerisine girdik. Bizler hekimler, sağlık çalışanları, bütün hastane çalışanları hepimiz herkes yatağında uyurken birisinin ağrısını dindirmek için uğraşıyoruz ve ya bir çocuğun ateşini düşürmek için uğraşıyoruz veya bir kalbi yeniden çalıştırmak için insanların kalbine girmeyi çalışıyoruz. Böyle bir durumda bize yapılan herşeyin haksızlık olduğunu düşünüyorum. Şiddeti oluşturan kişiler veya sebeplerden sonra şiddet taraftarlarının dışarıda hala serbestçe geziyor olması. Onun için etkin bir şiddet yasasının çıkarılmasını şiddetle talep ediyoruz” dedi.



"Hasta yakının ona doğru hızla geldiğini görünce kendini korumak amaçlı ona müdahale ediyor"


Doktor Mehmet Yıldırım’ın şahıslara kendini korumak için müdahale ettiğini kaydeden Duran, “Şiddete uğrayan arkadaşımızı hastanede ziyaret ettim. Bizzat kendisinden dinledim. Sözlü şiddetle beraber olay hastane poliklinik odasında başlıyor. Uygunsuz bir talep sonrasında kişi talebin hakaretlere varacak şekilde getiriyor. Arkadaşımız peşinden gidiyor. Peşinden gittiğinde hasta yakının ona doğru hızla geldiğini görünce kendini korumak amaçlı ona müdahale ediyor. Bunun sonucunda arbede yaşanıyor. Görüntüler bundan ibaret. Sözlü şiddetle başlayıp daha sonra fiili şiddete ulaşan bir sonuç oluşmuştur” ifadelerini kullandı.



Trabzon’da doktora darp olayına tepki gösterdiler

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Samsun’da Gülden Coni davası için ‘caydırıcı ceza’ çağrısı Edirne’de geçen yıl 15 yaşındaki Gülden Coni’nin 30 bıçak darbesiyle öldürüldüğü cinayete ilişkin Samsun’da düzenlenen basın açıklamasında. sanık ve aile üyeleri için ‘caydırıcı ceza’ çağrısı yapıldı. Edirne’de 15 yaşındaki Gülden Coni. 5 Nisan 2025 tarihinde yaşıtı olan E.A tarafından 30 bıçak darbesiyle öldürülmüştü. Samsun’da düzenlenen basın açıklamasında katile verilen 19 yıl hapis cezası ve katilin ailesinin tutuksuz yargılanması protesto edildi. ’Adalet isteyen gençler’ olarak kendilerini tanıtan grup adına basın açıklamasını okuyan Ecrin Taştekin, "Şu an burada bu açıklamayı yaptığımız Samsun’da, bu katil cezaevinde yatmaktadır. Ancak verilen 19 yıllık cezanın yatarı sadece 5 yıldırç 30 bıçak darbesinin karşılığı. bir çocuğun hayatının bedeli Samsun’un bu havasını sadece 5 yıl solumak mı olmalı? Daha da acısı kanlı kıyafetleri yıkayan anne ve teyze ile bıçağı saklayan baba, bir yıldır elini kolunu sallayarak dışarıda gezmektedir. Katil Samsun’da cezaevinde misafir edilirken, suç ortakları dışarıda nefes almaya devam etmektedir. Bu, toplumun adalet duygusuna indirilmiş en büyük darbedir. İddianamesi bir yıl sonra hazırlanan bu aile üyelerinin serbestçe gezmesine artık tahammülümüz kalmadı. 17 Haziran’daki mahkeme, adaletin ya yerini bulacağı ya da tamamen susacağı gündür. Buradan Samsun’dan ve tüm Türkiye’den haykırıyoruz: Tüm aile cezalandırılmalıdır. Katilin kanlı elbiselerini yıkayan anne ve teyze, bıçağı yok eden baba ‘suçluyu kayırma’dan değil, cinayete iştirakten yargılanmalı ve tutuklanmalıdır. 15 yaşındaki bir çocuğun yaşam hakkını gasp etmenin karşılığı 5 yıl olamaz. Katilin Samsun’daki cezaevinden elini kolunu sallayarak çıkmasını ve aramızda dolaşmasını istemiyoruz. Katillerin ve onlara siper olanların dışarıda gezdiği bir düzende hiçbir çocuk güvende değildir" dedi. Gülden Coni’nin ablası Nurhan Alüzrek’in gönderdiği ses kaydı da açıklama sonrası orada bulunanlara dinletildi. Abla Alüzrek, "O gün sadece kardeşimi öldürmediler. Bizim evimizi susturdular. Annemin gülüşünü öldürdüler. Babamın içini yaktılar. Benim içimde bir ömür kapanmayacak bir yara bıraktılar bana. Ve en acısını biliyor musunuz? Biz bu kadar büyük bir acının içinde boğulurken, bazıları hala hiçbir şey olmamış gibi yaşamaya devam ediyor. Başta planlı olduğu söylenen bir cinayet, sonra bir anda sıradanlaştırıldı. Bir çocuğun hayatı birkaç hukuki cümle ile eksiltildi. Ve şimdi biz Yargıtay’dan haber bekliyoruz. Biz adalet bekliyoruz. Biz vicdan bekliyoruz. Çünkü bize verilen bu acının karşılığı birkaç yıl olmamalı. Bugün katil Samsun cezaevinde yatıyor. Annesi babası gidip onu görebiliyor. Sesini duyabiliyor, ona sarılabiliyorlar. Peki ya biz? Biz bir mezar taşı görüyoruz sadece" ifadelerini kullandı. Yapılan açıklamanın ardından gökyüzüne balonlar bırakıldı. Basın açıklamasına CHP İl Kadın Kolları Başkanı Nilsu İrem Koçyiğit Bahadır ve CHP İlkadım İlçe Başkanı Umut Alkaç da katılarak destek verdi.
Şanlıurfa Görüntüleri izleyen Viranşehir’e akın etti: Anahtarlı tedavi iddiası sosyal medyada gündem oldu Şanlıurfa’nın Viranşehir ilçesinde konuşamayan insanların ağzına anahtar koyarak tedavi ettiğini iddia eden şahsın sosyal medyada gündem olan görüntülerinin ardından evi vatandaşların akınına uğradı. Viranşehir ilçesinde yaşayan Seyit Cuma Tufehi, konuşamayan insanlara dua edip ağzına anahtar koyarak konuşturduğunu iddia etti. Ücret almayan Tufehi’nin insanların ağzına anahtar koyarak konuşturduğunu gösteren videolar, kısa sürede sosyal medyada milyonlarca kişi tarafından izlendi. Görüntüleri izleyenler, konuşamayan yakınlarını yanlarına alarak Viranşehir’e akın etti. Türkiye’nin dört bir yanından ve Avrupa’nın çeşitli ülkelerinden telefonla arayan aileler, randevu aldıktan sonra konuşma güçlüğü çeken çocukları için kapıda uzun kuyruklar oluşturdu. Oğlunun ilk kelimelerini kullanmaya başladığını söyleyen Vahit Ekmen, "Benim oğlumun kulağı duyuyor ama konuşamıyor. Seyit Cuma Tufehi’nin yanına getirdik. Allah’a şükür oğlum yavaş yavaş konuşmaya başladı" dedi. Adana’dan geldiğini söyleyen Salih Gülağacı, "Adana’da gece dönercisiyim. Oğlumda bir kekemelik vardı. Sosyal medyada duydum getirdim. Seyit Cuma Tufehi onu konuşturdu. Buradan çok mutlu bir şekilde gideceğiz. Hüngür hüngür ağladık" dedi. Az da olsa oğlunun konuşmaya başladığını söyleyen İsmail Çılgın, "Çocuğumuzu getirdik, ağzına anahtar kattılar. Az bir şey bile olsa dili açıldı" diye konuştu. İki defa daha geleceğini söyleyen Çılgın, inşallah dilinin daha da açılacağını belirtti. Konya’dan geldiğini söyleyen İmam Bakır Özkan, çocuğunun konuşmasının çok ağır olduğunu ve buraya geldikten sonra konuşmaya başlayacağını umut ettiklerini dile getirdi. Buraya gelerek şifa bulduklarını söyleyen Mehmet Aydın, "Hiç konuşamayan insanlar buraya geldi ve iyileşti. Şifa buluyoruz. İnşallah devam edecektir" dedi. İnsanların Allah sayesinde konuştuğunu söyleyen Seyit Cuma Tufehi ise, dünyanın birçok ülkesinden insanların geldiğini belirtti. Tufehi, "Şifa veren Allah’tır, ben vermiyorum ama Rabbimizi sonsuza kadar severiz. Yeter ki inancı olsun. Allah’ın gözleri vardır, evliyaları vardır. Allah takva sahibinin yanındadır. Amel sahibinin yanındadır. Salih evliyalar vardır. Allah diyor ki, ’Eğer onlar isterse Allah da ister.’ Allah bize nerede meyil ederse biz de oradayız. Bir tek Allah’ı arayacaksınız. Allah’ın kanunu Kur’an-ı Kerim’dir. Hazreti Muhammed’in yolunda, ehli beytin yolunda" diye konuştu.