GÜNDEM - 30 Mart 2026 Pazartesi 09:41

Trabzon’da "Junior Kasap" ilgi odağı oldu

A
A
A

Trabzon’un Dernekpazarı ilçesinde okuldan arta kalan zamanlarda babasının kasap dükkanında çalışan ve "Junior Kasap" olarak bilinen 10 yaşındaki Melih Cansız, sosyal medyada paylaşılan görüntüleriyle de kısa sürede binlerce kişinin ilgisini çekti.

Dernekpazarı ilçesinde yaşayan 10 yaşındaki Melih Cansız, sosyal medyada paylaşılan videolarıyla kısa sürede binlerce kişiye ulaştı. İlçede babasına ait kasapta çalışan ve "Junior Kasap" olarak tanınan küçük Melih, hem çalışkanlığı hem de sempatik tavırlarıyla dikkat çekiyor. Okulun tatil olduğu günlerde babasına yardım eden Melih Cansız, kasap önlüğünü giyerek işe koyuluyor.

Trabzon’da

Üzerinde "Junior Kasap" yazılı önlüğüyle zaman zaman sokakta da görülen Melih, kasaba gelen müşterilerin siparişlerini hazırlamada aktif rol alıyor. Küçük yaşına rağmen mesleğe olan ilgisiyle öne çıkan Melih, et doğrama ve hazırlık süreçlerinde babasına destek olurken, müşterilerle kurduğu samimi diyaloglarla da ilçe halkının sevgisini kazanıyor. Sosyal medyada paylaşılan görüntülerinde özgüveni ve işine olan ilgisiyle dikkat çeken Melih Cansız, kısa sürede geniş bir izleyici kitlesine ulaştı.

Trabzon’da

"Bilim insanı olmak istiyorum"

Melih Cansız, okula gittiğini ve boş zamanlarında babasına yardım etmeyi sevdiğini belirterek, "Burada et doğrayıp, kıyma çekiyorum. Okula gitmeyi de seviyorum. 7 yaşında babamın yanına gelerek yardım etmeye başladım. 3 yıldır boş bulduğum vakitlerde dükkana geliyorum. Yaz tatilinde hep dükkanda oluyorum. Küçüklüğümden beri yaylalara gidip geliyoruz. Babam orada fotoğraflarımı çekiyordu. Sokakta da videolarımı çekmeye başladı. Sosyal medyada bunları paylaşınca herkes izledi. Teknoloji alanında bilim insanı olmak istiyorum. Belki de hem kasaplığı hem de bilim insanlığını bir arada yapabilirim. Önlüğümde ’Junior Kasap’ yazıyor. O yazının olduğu bir tişörtüm de var. O tişörtü giyinerek okula gittim. Herkes bana ’Junior Kasap’ dedi" dedi.

Trabzon’da

"Gelenler Melih’i soruyor"

Baba Mehmet Cansız (36) ise 23 yıldır kasaplık yaptığını ifade ederek, "Küçük bir ilçede yaşıyoruz. Sosyal medyaya açılmak istedik. Çünkü insanlar bir yemek için 100 kilometre uzaklıkta bir yere gidebiliyor. Bazı videolar çekip atmaya başladım. Baktım ki ilgi görüyor. Oğlum 2-3 senedir özellikle yaz aylarında gelip yardım ediyor. Okulunu da okusun ama elinde bir mesleği olsun istiyorum. Kasaplık yapmak gibi merakı olmadı. Benim yanımda duruyordu. Ben köfte, kuşbaşı yaparken ’ben de yapayım’ dedi. Bazı siparişlere de gönderdim. Bu süreçlerden sonra insanlarla tanışmaya başladı. Son yıllarda yaz tatili başladığında direkt yanıma gelip önlüğünü giyiyor. Gelenler Melih’i soruyor. Yaşı küçük ama çok iş yapıyor. Köfte, kuşbaşı yapıyor. Bir tek kemikli et yapamıyor. Makineye güvenemediğim için yapmasını istemiyorum" diye konuştu.

Trabzon’da

Ozan Köse - Tolga Şahin

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bilecik Pazaryeri’nin sesi Gaziantep’te yükseldi Pazaryeri Belediye Başkanı Zekiye Tekin, AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları tarafından Gaziantep’te düzenlenen ’Kadınlarla Yükselen Dirençli Şehirler’ programına katılarak ilçeyi başarıyla temsil etti. Program kapsamında Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı, eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı ve Gaziantep’in ilk kadın milletvekili olan Fatma Şahin ile bir araya gelen Başkan Tekin, tecrübe paylaşımının önemine dikkat çekti. Türkiye’nin dört bir yanından kadın belediye başkanlarının bir araya geldiği programda, yerel yönetimlerde kadın gücünün önemi bir kez daha vurgulandı. "Pazaryeri ilçemiz için hayata geçirmeyi planladığımız projelerimizi paylaşarak istişarelerde bulunduk" ’Kadınlarla Yükselen Dirençli Şehirler’ programına sonrasın bir değerlendirme yapan Pazaryeri Belediye Başkanı Zekiye Tekin, "Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin’in engin tecrübelerinden faydalanma imkânı bulduk. Pazaryeri ilçemiz için hayata geçirmeyi planladığımız projelerimizi paylaşarak istişarelerde bulunduk. Bu tür programlar, şehirlerimizin geleceği adına çok kıymetli kazanımlar sağlıyor" dedi. Öte yandan AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanı Tuğba Işık Ercan’a ve ev sahibi olarak programa öncülük eden Başkan Fatma Şahin’e teşekkür eden Tekin, Pazaryeri için daha güçlü ve dirençli bir şehir vizyonuyla çalışmalarını sürdüreceklerini belirtti. Kadınların şehir yönetiminde daha aktif rol almasının önemine dikkat çekilen program, katılımcılar arasında kurulan güçlü iletişim ağı ve paylaşılan vizyon ile dikkat çekti. Pazaryeri Belediyesi’nin geliştirdiği projelerin de ilgi gördüğü program, ilçenin geleceği adına umut verdi.
Mersin Finansal özgürlüğün yeni rotası sigorta fonları TÜGAP Girişimci Acenteler Platformu Kurucu Başkanı Abdulcelil Alkış, finansal özgürlüğün yalnızca gelir artışıyla değil, vergisel avantajların doğru kullanılmasıyla mümkün olduğunu belirterek, döviz bazlı birikimli/prim iadeli hayat sigortalarının ailelere ’miras niteliğinde’ güvence sunduğunu söyledi. Alkış, özellikle bordrolu çalışanların maaşlarından kesilen vergilerin doğru planlama ile uzun vadeli döviz bazlı bir varlığa dönüştürülebileceğini vurguladı. Genç profesyoneller ve bordrolu çalışanlar için hayati öneme sahip döviz bazlı birikimli/prim iadeli hayat sigortalarında vergi avantajı ve bekleme maliyetine dikkat çeken Alkış, finansal planlamada en büyük riskin erteleme alışkanlığı olduğunu ifade etti. Maaştan kesilen vergilerin kişisel birikime dönüştürülebileceğini belirten Alkış, erken yaşta sisteme girmenin önemine işaret etti. "Ertelediğiniz her yıl mirasınızdan 5 bin dolar siliyor" Gençlerin sigortayı ’masraf’ olarak görmesinin en büyük hatalardan biri olduğunu savunan Abdulcelil Alkış, bekleme maliyeti analizlerine göre 25 yaşında sisteme giren bir kişi ile 35 yaşında başlayan kişi arasında yalnızca zaman değil, sağlanan koruma açısından da büyük bir fark oluştuğunu söyledi. Alkış, "25 yaşında başlayanla 35 yaşında başlayan arasındaki fark, sağlanan koruma açısından 170 bin dolarlık devasa bir kayıptır. Ertelediğiniz her yıl, aslında gelecekteki tazminatınızdan 5 bin doları siliyorsunuz" dedi. "Vergi indirimiyle gider yönetimi, sigortayla gelecek inşası" Klasik yatırım araçlarının ötesine geçen bu sistemin hem bir ’gider yönetimi’ hem de ’gelecek inşası’ aracı olarak kullanılabileceğini belirten Alkış, Gelir Vergisi Kanunundaki düzenlemelerin ’vergi kaldıracı’ etkisi oluşturduğunu ifade etti. Bu sayede prim ödemelerinin vergi matrahında indirim imkanı doğabildiğini dile getiren Alkış, sistemin aynı zamanda yaşam kaybı riski gerçekleşmesi halinde aileye bırakılacak döviz bazlı bir miras niteliği taşıdığını vurguladı. Sigorta fonları 2026’nın finansal özgürlük rotası Türkiye’de ’yastık altında’ tutulan varlıkların finansal sisteme kazandırılmasının makroekonomik açıdan kritik öneme sahip olduğunu belirten Alkış, sigorta acentelerinin bu dönüşümde köprü görevi üstlendiğini söyledi. Alkış, "Türkiye’nin yastık altında bekleyen yaklaşık 400-500 milyar dolar değerindeki varlığının sisteme dahil edilmesi artık bir tercih değil, ekonomik bir zorunluluktur. Gelir Vergisi Kanununun 63. ve 89. maddeleri kapsamında sunulan ’vergi kaldıracı’, özellikle yüksek gelir grubundaki çalışanlar için yüzde 40’a varan vergi iadesi imkanı tanıyor. Bu avantaj, ödenen primin neredeyse yarısının devlet tarafından finanse edildiği anlamına geliyor" diye konuştu. "Maaşınızın vergisini geleceğinize yatırın" Bordrolu çalışanlar için yüzde 40’lık vergi arbitrajı fırsatına dikkat çeken Alkış, şahıs sigorta primlerinin matrahtan düşülmesiyle hem birikim yapıldığını hem de vergi yükünün hafifletildiğini belirtti. Alkış, bugün atılacak bir imzanın, uzun vadede yüz binlerce dolarlık finansal güvence anlamına geldiğine dikkat çekti. Sıfır kayıplı enstrüman ve döviz bazlı güvence Prim iadeli hayat sigortalarının enflasyona karşı güçlü bir kalkan olduğunu vurgulayan Alkış, vatandaşın "Ödediğim primler yanar mı" endişesine de yanıt verdi. Alkış, "Bu sistemde kanserden kalp krizine, organ nakline kadar sözleşme kapsamındaki kritik hastalıklar gerçekleşirse toplu ödeme yapılır. Poliçe süresince sağlıklı kalınması halinde ise ödenen primler döviz bazlı olarak geri alınır. Vergi avantajıyla birleştiğinde bu model ’sıfır maliyetli’ bir yatırıma dönüşür" ifadelerini kullandı. TÜGAP Girişimci Acenteler Platformu’nun projeksiyonlarına göre; bireylerin sigortayı maliyet yerine döviz bazlı varlık olarak değerlendirmesi, kurumların çalışanlara grup hayat ve kritik hastalık sigortalarını yan hak olarak sunması, devletin acentelerin finansal danışmanlık rolünü güçlendirmesi ve sektörün prim iadeli ürünleri çeşitlendirmesi önerildi. Alkış, "Finansal özgürlük artık yalnızca kazanılan gelirle değil, mevcut gelirin ne kadarının vergi yerine geleceğe yönlendirildiğiyle ölçülmektedir. Vergi kaldıracı bu dönüşümün en güçlü anahtarıdır" dedi.