ÇEVRE - 09 Ekim 2025 Perşembe 08:46

Trabzon’da kahverengi kokarca alarmı

A
A
A

 Karadeniz Bölgesi'nde fındık başta olmak üzere birçok tarım ürününe büyük zararlar veren kahverengi kokarca böceğiyle mücadele aralıksız sürüyor.

Türkiye'ye 2017 yılında Gürcistan üzerinden geldiği bilinen kahverengi kokarca adlı böcek, 8 yıldır bölgedeki tarım alanlarında ciddi zararlara yol açıyor. Özellikle fındık bahçelerinde bitkinin öz suyunu emerek ürün kaybına neden olan zararlı, 300'den fazla bitki türüyle besleniyor. Tarım ürünleri için ciddi tehdit oluşturan böceğin üremesini önlemek amacıyla biyolojik ve kimyasal mücadele yöntemleri birlikte uygulanıyor. Kimyasal ilaçlamaların yanı sıra biyosidal mücadele de devreye alınırken, üreticiler bilgilendirme çalışmalarıyla sürece dâhil ediliyor. Trabzon Büyükşehir Belediyesi ekipleri, kent genelinde yürütülen çalışmalarda 18 ilçede ilaçlama yaptı. Belediye yetkililerinden alınan bilgiye göre, 9 ekip ve 18 kişilik personel tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında yaklaşık 22 bin noktada kışlak mücadelesi gerçekleştirildi. Bu çerçevede 1 milyon 400 bin metrekarelik alan ilaçlanarak zararlı popülasyonunun azaltılması hedeflendi.

Trabzon’da kahverengi kokarca alarmı

Trabzon'da kahverengi kokarca ile ilgili yürütülen çalışmalarla ilgili bilgiler veren Trabzon Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Bülent Sağır, 22 bin noktada kışlak mücadelesine ilişkin çalışma yapıldığına dikkat çekti. Sağır "Kahverengi kokarca böceği bilindiği üzere 2017 yılında Gürcistan‘da Karadeniz Bölgesi'ne intikal etmiş 2003 yılından itibaren de çok yaygın biçimde bir yayılım göstermiştir. Özellikle içinde bulunduğumuz yılda 37 vilayete yayılarak büyük bir istilacı haline almıştır. Bu tarım zararlısıyla amansız şekilde bir mücadelenin gerekliliği ortaya çıkmıştır. Bu konuda yoğun bir mücadeleye girilmiştir. Bu kapsamda geçen yıl ve devam eden bu yıl Tarım İl Müdürlüğü'nün teknik yürütücülüğünde bizim Büyükşehir belediyemize ait 9 ekip 18 kişiden oluşan ilaçlama personelimiz yaklaşık 22 bin noktada kışlak mücadelesine ilişkin ilaçlama yapmıştır. Bu yapılarda yaklaşık 1 milyon 400 bin m2 alan ilaçlanmıştır. Tabii ki bu mücadele bir anda popülasyonu kontrol altına alabilecek bir mücadele değildir yıllara sare olacak bir mücadeledir. Vatandaşlarımızın bu mücadeleye katılımı sağlanmadan başarı elde etmek mümkün değildir. Bunun için vatandaşlarımızı ilaçlama esnasında İl Tarım Orman Müdürlüğü teknik elemanları ve Büyükşehir belediyemize ait personellerimiz tarafından bireysel ve toplu biçimde de bilgilendirme çalışmaları yürütülmektedir" dedi.

Trabzon’da kahverengi kokarca alarmı

"Kahverengi kokarca böceği Türkiye'de en önemli tarımsal zararlı olarak değerlendirilebilecek bir böcektir"

İstilacı türün çok hızlı üreme yeteneğine sahip olduğunu vurgulayan Sağır, "Ekim ayı itibari ile bir kışlak mücadelesi söz konusu. Kışlak mücadelesi dediğimiz kahverengi kokarcanın hava sıcaklığının belli bir derecenin altına inmesiyle birlikte yapılara doğru saklanmaya başladığı bir dönemdir. Bu da yavaş yavaş kışlaklara doğru yöneldiği için bu yapılarda mücadelemizi bütün ilçelerimiz de ekiplerimizle birlikte sürdürmekteyiz. Vatandaşlarımızın da bu konuda bireysel olarak kendi yapılarına gelen bu kahverengi kokarcaları toplayarak imha etmeleri büyük önem arz etmektedir. Mücadelenin farklı yöntemleri var kışlak mücadelenin dışında biyolojik mücadele dediğimiz Samuray arısının salınması bu da belli ölçüde yapılıyor ancak bundan sonra almak en az 5 yıl gerektirdiği bilimsel kişiler tarafından ifade edilmektedir. Bunun yanında yine Mayıs döneminde bahçelere doğru bu yapılardan kışlaklardan kahverengi kokarca böceği yönelmeye başlar dolayısıyla bu bahçelerin de Mayıs-Haziran-Temmuz dönemlerinde belli aralıklarla ruhsatlı ilaçlarla ile ilaçlanması büyük önem arz etmektedir. Sonuç itibarıyla şu anda kahverengi kokarca böceği Türkiye'de en önemli tarımsal zararlı olarak değerlendirilebilecek bir böcektir. Onun için bunu önemsemeyelim. Bir elin nesi var iki elin sesi var anlayışıyla bu mücadeleyi bir seferberlik anlayışıyla yerine getirirsek popülasyonu belli ölçüde kontrol altına almamız mümkün olacaktır. Vatandaşlarımızın desteğiyle bu mücadelenin ileriki yıllarda önemli bir mesafe kat edilmiş aşamasına gelmeyi arzuluyoruz. Büyükşehir belediyesi olarak ruhsatlandırılmış 600 litre biyosidal ilaç satın aldık. 2 bin 550 tane feromon tuzak aldık bunlarla mücadeleye önemli ölçüde destek veriyoruz. Tür popülasyonu artıyor. İstilacı türe baktığımızda bunun çok hızlı üreme yeteneğine sahip olduğunu görebiliyoruz. Mücadeleyi hiç elden bırakmamak lazım aksi taktirde binalarımıza da girdiğinde psikolojik bir rahatsızlığa da sebebiyet verdiğini göreceğiz. Bir tiksinti oluşturuyor yani fiziki bir rahatsızlık da söz konusu oluyor. Ondan dolayı herkes evinin önünü süpürmeye çalışırsa daha hızlı bir sonuç alacağımız kesindir" şeklinde konuştu.

Trabzon’da kahverengi kokarca alarmı

"Kokarca zararlısı bizim şu andaki en hayati konumuz"

Kavala Mahallesi Muhtarı Ziraat mühendisi Hasan Fahri Akçay ise, kahverengi kokarcanın fındık bahçeleri, meyve ve sebzelerde büyük zarara yol açtığını kaydederek, "Kokarca zararlısı bizim şu andaki en hayati konumuz. Özellikle fındık bahçelerimizde, sebzelerimizde ve meyvelerimizde vatandaşlar olarak büyük zarar görüyoruz. Bu toplumsal bir sorun haline geldi bu sorunu çözümü için hep beraber halk devlet dayanışmasıyla beraber sorunu çözmemiz lazım. Gerçekten zor bir dönemden geçiyoruz halkımıza uyarıyoruz onlar da kendi imkanlarıyla tedbirleri almaya çalışıyorlar. Kokarca zararlısı şu anda kışlaklara yönelmiş durumda. Havaların sıcak gitmesi ile beraber aşırı derecede baskın var. İnşallah birlik beraberlik içerisinde bu sorunu halledeceğiz. Biraz sabıra ihtiyacımız var. Sabır ve çalışmayla beraber inşallah bunun üstesinden geleceğimize inanıyorum. Millet olarak gerçekten bu konuda hassasiyet göstermemiz lazım" ifadelerini kullandı.

Trabzon’da kahverengi kokarca alarmı

Ozan Köse - Tolga Şahin

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Isparta Kadınlar zumba ile hem spor yapıyor hem sosyalleşiyor Isparta Belediyesi, kadınların sağlıklı yaşam alışkanlıkları kazanması ve sosyal hayata daha aktif katılım sağlaması amacıyla önemli bir projeyi hayata geçirdi. Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’in talimatları doğrultusunda başlatılan zumba kursları, kentte büyük ilgi görüyor. Isparta Belediyesi bir taraftan kent genelinde yatırımlarına devam ederken bir taraftan da vatandaşlara yönelik önemli çalışmalar yapıyor. Kentteki spor faaliyetlerine büyük önem veren Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, özellikle kadınların sporla buluşmaları ve sosyalleşmeleri amacıyla belediye bünyesindeki Gençlik ve Spor Hizmetleri Müdürlüğü öncülüğünde zumba kursları başlattı. Düzenlenen kurslarda, alanında uzman eğitmenler eşliğinde gerçekleştirilen zumba dersleri sayesinde kadınlar hem spor yapıyor hem de keyifli vakit geçiriyor. Renkli görüntülere sahne olan etkinliklerde katılımcılar, müzik eşliğinde ritim tutarak günlük yaşamın stresinden uzaklaşma fırsatı buluyor. "Kendimizi çok iyi hissediyoruz" Kurslara katılan kadınlar, bu tür etkinliklerin kendileri için hem fiziksel hem de psikolojik açıdan oldukça faydalı olduğunu belirterek, Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’e teşekkür etti. Kadınlar, "Uzun zamandır Isparta Belediyesi tarafından düzenlenen bu kurslara katılıyoruz. Gayet memnunuz. Bizim için çok güzel bir etkinlik oluyor. Burada yeni arkadaşlar ediniyoruz. Kendimizi çok iyi hissediyoruz. Belediyemizin bu spor faaliyetlerinden ücretsiz olarak yararlanıyoruz. Burada kendimizi daha etkin ve önemli hissettiğimiz için buraya geliyoruz. Spor yapıp arkadaşlık edinip zaman geçiriyoruz. Bizim için de kaliteli bir ortam oluyor. Bu spor etkinliklerinin devam etmesini istiyoruz. Bütün kadınları da Isparta Belediyesi’nin ücretsiz olarak düzenlediği spor kurslarına davet ediyoruz. Bizlere spor kursları imkanını sunan Isparta Belediye Başkanımız Şükrü Başdeğirmen’e yürekten teşekkür ediyoruz" dediler.
Sinop Sinop’ta 5 bin 700 fidan toprakla buluştu Sinop’ta, Dünya Ormancılık Günü ve Orman Haftası kapsamında düzenlenen "Türkiye’nin Gücü Orman" etkinliğinde 5 bin 700 fidan toprakla buluşturuldu. 21 Mart Dünya Ormancılık Günü ve Orman Haftası etkinlikleri kapsamında "Türkiye’nin Gücü Orman" temalı fidan dikim programı Sinop Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi’nde gerçekleştirildi. Program, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Sinop Orman Bölge Müdürü Rıdvan Kalelioğlu, etkinlikte yaptığı konuşmada, "Doğanın bizlere sunduğu en büyük mirası olan ormanlarımızın önemini hatırlatmak ve gelecek nesillere daha yeşil bir dünya bırakma sözümüzü tazelemek için bir araya geldik. 21 Mart sadece baharın müjdecisi değil, aynı zamanda Dünya Ormancılık Günü’dür. Ormanlar, sadece ağaç toplulukları değil, dünyamızın nefes aldığı akciğerlerdir. Sunduğu oksijenden içtiğimiz suya, toprağımızı koruyan köklere ve barındırdığı binlerce canlıya kadar hayatın her alanında ormanların izi vardır. Ormansız bir vatan düşünülemez. Bugün fidanlarını dikeceğiniz her bir can, geleceğe nefes olacaktır. Dünya Ormancılık Günü ve Orman Haftası’nı kutluyor, şehitlerimizi rahmetle anıyorum" dedi. Sinop Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Sabri Bilgin ise "Cennet vatanımızın yeşile büründüğü böyle bir etkinliğe ev sahipliği yapmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Orman müdürlüğümüz ile işbirliği içinde bu tür etkinliklere ev sahipliği yapmaya devam edeceğiz" diye konuştu. Sinop Valisi Mustafa Özarslan da konuşmasında, "Ülkemizin toplam yüzölçümünün yaklaşık yüzde 34’ü ormanlarla kaplıyken, Sinop’un bu oranı yüzde 70’e ulaşmaktadır. Önümüzde mavi deniz, arkamızda yeşil ormanlar. Bu büyük zenginliği, aldığımızdan daha yeşil, daha doğal şekilde gelecek nesillere emanet etmeliyiz" ifadelerine yer verdi. Konuşmaların ardından program, katılımcılar tarafından gerçekleştirilen fidan dikimiyle sona erdi. Etkinlik kapsamında il genelinde toplam 5 bin 700 fidan toprakla buluşturuldu. Programa ayrıca, İl Jandarma Komutanı J. Kd. Alb. Hakan Başaklıgil, İl Emniyet Müdürü Sibel Kılıçoğlu, İl Müftüsü Paşa Bektaş, Milli Eğitim Müdürü Osman Cebeci, öğrenciler ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Ankara Tarım ve ormana yönelik düzenlemelerin de yer aldığı kanun teklifi komisyonda Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Çeltik Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM Tarım Orman ve Köyişleri Komisyonun’da görüşülmeye başlandı. Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu, Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Çeltik Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ni görüşmek üzere AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Vahit Kirişci başkanlığında toplandı. Komisyonun açılışında konuşan Kirişci, "Görüşmekte olduğumuz bu kanun teklifi, tarım sektörünün farklı alanlarını doğrudan ilgilendiren oldukça kapsamlı düzenlemeler içermektedir. Teklif kapsamında çeltik ekiminden ormanların korunmasına, su kaynaklarının yönetiminden veterinerlik hizmetlerine, kamulaştırma süreçlerinden şeker ve tütün piyasasına kadar pek çok başlıkta değişiklik öngörülmektedir. Bu yönüyle teklif, yalnızca belirli bir alanı değil, tarımın üretim, denetim, planlama ve sürdürülebilirlik boyutlarının tamamını kapsayan geniş bir çerçeve sunmaktadır" ifadelerini kullandı. "Bu kanun metninin gündemden çıkarılmasını talep ediyorum" CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal Kirişci’nin açılış konuşması sonrası söz istedi. Kanun teklifinin geri çekilmesini öneren Sarıbal, "Ortadoğu, dünya ve Türkiye çok ağır bir süreçten geçmektedir. Haydutların ve zalimlerin ortaya koymuş olduğu yeni bir dünya düzeni ne yazık ki etrafımızda kol gezmektedir. Bugün tarımın, çiftçinin ve ülkenin değişik sektörlerinin sorunlarının olduğunu hepimiz biliyoruz ve bu sorunları derinden yaşıyoruz. Ama bizim Tarım Komisyonu olarak temel sorumluluğumuz, toplumumuzun ve insanımızın önce gıda hakkını, gıda egemenliğini sağlayabilmek; ikincisi, üreticimizi koruyabilmek, elbette tarım alanlarımızı ve su kaynaklarımızı doğru kullanabilmek. Bu kanun metninin gündemden çıkarılmasını, bunun yerine mazot, gübre, tarım destekleri meselesi üzerinden tarımın, çiftçinin, köylünün yaşadığı sorunları elbette halkımızın yaşadığı gıda meselesinin gıda fiyatları üzerinden yeni bir paradigmayı oluşturma ihtiyacımızın olduğunu talep ediyorum" dedi. Komisyon Başkanı Kirişci Sarıbal’ın konuşması sonrası teklifin ilk imza sahibi Ak Parti Burdur Milletvekili Adem Korkmaz’a söz verdi. "Alkollü içkilerin doğrudan ya da dolaylı yollarla tanıtımının önüne geçiliyor" Görüşülmekte olan kanun teklifinin tarımsal üretimden ormanların durumuna, mülkiyet haklarından toplum sağlığına kadar problemlere gerçekçi çözümler üretmek amacıyla hazırlandığını ifade eden Korkmaz, "Özellikle şunu ifade etmek istiyorum: Kanun yapmak sadece mevzuat metinlerini değiştirmek değil, değişen şartlara, gelişen durumlara, konjonktürel, teknolojiye ve vatandaşın beklentilerine zamanında ve doğru cevap verebilmektir. Bu teklifte de esas itibarıyla bu ihtiyacın bir ürünü olarak bu teklifimizi tartışacağız. Kıymetli milletvekilleri, ilk olarak çeltik üretimine ilişkin düzenlememizle tasarımız başlıyor. 1930’lu yılların şartlarında sıtmayla mücadele amacıyla getirilen mesafe kuralları bugün artık tam olarak saha gerçekliğini yansıtmıyor. Büyükşehir Yasası’ndan sonra da köylerin mahalleye dönüşmüş olması sebebiyle bu mesafelerle ilgili düzenlemeler gerçekleştiriliyor. Bunun dışında, alkol ve bağımlılıkla mücadele kapsamında tabii, gençlerimizi güçlü bir geleceğe hazırlamak için zararlı alışkanlıklardan, uyuşturucudur, alkoldür ve benzeri düzenlemelerden korumamız gerekiyor. Burada da özellikle alkol ve bağımlılıkla mücadele kapsamında daha güçlü ve açık bir çerçeve oluşturuluyor. Alkollü içkilerin doğrudan ya da dolaylı yollarla tanıtımının önüne geçiliyor. Marka çağrışımları üzerinden yapılan dolaylı reklamlar da bu kapsama alınıyor" diye konuştu. "Teklifle kamulaştırma ve tespiti süreçlerinde vatandaşın karşılaştığı mali yükler, kamu olarak üstlenerek mülkiyet sorunları çözülüyor" Kanun teklifinin Atatürk Orman Çiftliği mülkiyetinde olan, mülkiyetle ilgili ve daha çok satışlardaki emlak vergilerinde ortaya çıkan sorunları düzenlediğinin altını çizen Korkmaz, " Devlet Su İşleri tarafından yürütülen projelerde karşılaşılan sorunlara da çözümler getiriliyor. Su yapılarında can ve mal güvenliğini artırıyor, farklı kurumlar arasındaki sorumluluklar netleşiyor. Ayrıca, kamulaştırma ve tespiti süreçlerinde vatandaşın karşılaştığı mali yükleri kamu olarak üstlenerek hem mülkiyet sorunları çözülüyor. Hem de yatırımların gecikmesi önlenmiş oluyor. Yine, hukuk devleti ilkesinin gereği olarak veteriner hekimliği alanındaki disiplin hükümleri Anayasa Mahkemesi kararları doğrultusunda yeniden düzenleniyor. Benzer sivil toplum kuruluşlarındaki bir perspektifle burada belirsizlikler ortadan kaldırılıyor ve daha öngörülebilir, adil bir sistemin kurulması söz konusu" dedi.
İzmir İZBETON davasında ara karar açıklandı İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki İZBETON AŞ’deki usulsüzlük iddialarına yönelik açılan davanın beşinci duruşması tamamlandı. Mahkeme heyeti ara kararında sanıkların adli kontrol tedbirlerinin devamına ve bilirkişinin reddi talebinin reddedilmesine hükmetti. İZBETON AŞ Kentsel dönüşüm projelerinde "ihaleye fesat karıştırma" ve "nitelikli dolandırıcılık" suçlamalarıyla açılan davaya Aliağa’da devam edildi. 5. Duruşmada tutuksuz yargılanan sanıklar hakim karşısına çıktı. Başka bir dosyadan tutuklu bulunan eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, eski İZBETON AŞ Genel Müdürü Heval Savaş Kaya ve eski CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu da duruşmaya katıldı. Yoklamayla başlayan duruşmada sanık avukatları dosyaya atanan yeni bilirkişi heyetine itiraz etti. Mahkeme heyeti avukatların bilirkişinin reddi talebini kabul etmedi. Adli kontrol tedbirleri sürecek iddianamede 449 mağdur ve 7 müşteki bulunurken, sanıklar hakkında 3 yıldan 45 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor. Operasyonlarda 139 şüpheli yakalandı ve adliyeye sevk edilen şüphelilerden 60’ı tutuklandı. Süreç içerisinde yapılan itirazlar ve tahliyelerle İZBETON ana davasında tutuklu sanık kalmadı. Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanıklar hakkında daha önce uygulanan adli kontrol tedbirlerinin devam etmesine karar verdi. Dosyada yer alan eksikliklerin tamamlanması ve bilirkişi raporunun mahkemeye sunulması kararlaştırıldı. Mahkeme heyeti, tüm eksiklerin giderilmesi amacıyla duruşmayı 17 Haziran 2026 saat 10.00’a erteledi.