SPOR - 28 Ekim 2025 Salı 18:59

Trabzonspor, Galatasaray maçı hazırlıklarını sürdürdü

A
A
A
Trabzonspor, Galatasaray maçı hazırlıklarını sürdürdü

Trabzonspor, Trendyol Süper Lig’in 11. haftasında deplasmanda oynayacağı Galatasaray maçı hazırlıklarını sürdürdü.


Bordo-mavililer, Mehmet Ali Yılmaz Tesislerinde Teknik Direktör Fatih Tekke yönetiminde yapılan antrenmanın ilk bölümünde teknik ısınma yapıldı. 5’e 2 ile devam eden antrenman, pas ve taktik çalışmasıyla sona erdi.


Karadeniz ekibi, hazırlıklarına yarın saat 15.00’te yapacağı antrenmanla devam edecek.



Trabzonspor, Galatasaray maçı hazırlıklarını sürdürdü

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Emekli Kafe’de duygu dolu sergi Yunusemre Belediyesi Alzheimer ve Demans Danışma ve Dayanışma Merkezi danışanlarının hazırladığı resimlerden oluşan sergi, Emekli Kafe’de sanatseverlerle buluştu. Etkinlikte hem farkındalık oluşturuldu hem de danışanların üretkenliği gözler önüne serildi. Yunusemre Belediyesi ile Türkiye Alzheimer Derneği Manisa Şubesi iş birliğiyle faaliyet gösteren Alzheimer ve Demans Danışma ve Dayanışma Merkezi’nde sosyal farkındalığı artırmaya yönelik anlamlı bir etkinlik düzenlendi. Merkez danışanlarının yaptığı resimler Emekli Kafe’de sergilenerek ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Serginin açılışına Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban ve eşi Serap Balaban’ın yanı sıra CHP Yunusemre İlçe Başkanı Yalçın Arcak, Belediye Başkan Yardımcıları Emine Özge Arslan ile Hakan Gürtunca, belediye birim müdürleri, Türkiye Alzheimer Derneği Manisa Şube Başkanı Prof. Dr. Hatice Mavioğlu ve çok sayıda vatandaş katıldı. Sağlıklı yaşlanmaya dikkat çekilen etkinlikte katılımcılar danışanların eserlerini yakından inceleme fırsatı buldu. Sergi sonrası konuşan Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban, başta Türkiye Alzheimer Derneği Manisa Şube Başkanı Prof. Dr. Hatice Mavioğlu olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür etti. Etkinlik, Alzheimer ve demans hastalarının sosyal hayata katılımının önemini bir kez daha gözler önüne sererken, sanatın iyileştirici gücünü de ortaya koydu.
Bartın BARÜ’de düzenlenen etkinlikte aile ve gençlik konuşuldu Bartın Üniversitesinde (BARÜ) düzenlenen programda şair, yazar, akademisyen Ömer Demirbağ’ın aile ve gençlik üzerine yaptığı değerlendirmeler yoğun ilgi gördü. Bartın Üniversitesi (BARÜ) Kadın ve Aile Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından aile ile gençlik arasındaki bağın geleceği nasıl şekillendirdiğini ele almak amacıyla anlamlı bir konferans düzenlendi. Kutlubey Yerleşkesi İİBF-Eğitim Fakültesi Konferans Salonu’nda düzenlenen "Yarını İnşa Eden Değer: Aile ve Gençlik" başlıklı programda şair ve yazar kimliğiyle tanınan Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Dr. Öğr. Üyesi Ömer Demirbağ konuşmacı olarak yer aldı. "Aile ve gençlik üzerine çalışmalarımıza devam edeceğiz" Programın açılış konuşmasını yapan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, "Ailelerin gençliği nasıl daha iyi yetiştireceği konusunda gayret göstermemiz gerekiyor. Aile, bir milleti millet yapan kurumların en temel taşıdır. Eğer aile bozulursa gençlik de bozulur, o ülkenin geleceği de yok olur. Bizler de özellikle geçen yıl ilan edilen aile yılında olduğu gibi bu yıl da bu konuya çok değer veriyoruz. Bu noktada Dr. Öğr. Üyesi Ömer Demirbağ hocamızın değerli paylaşımlarından en iyi şekilde faydalanmanızı temenni ediyor, istifadesi bol olan bir konferans diliyorum. Ayrıca Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta eğitim kurumlarımıza yönelik gerçekleştirilen şiddet olaylarını kınıyor, hayatını kaybeden öğretmen ve öğrencilerimize Allah’tan rahmet diliyorum" dedi. Yarını İnşa Eden Değer: Aile ve Gençlik Aile kurumunun bireyin karakter gelişimindeki belirleyici rolüne dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Ömer Demirbağ ise "Aile ve gençlik üzerine ne kadar çok konuşulsa, yazılsa, okunsa yeri var. Bu iki kavram üzerine mercek tutulması gereken günlerdeyiz. Aile, insana mahsus bir kavramdır. Aile toplumun atomudur. Atom parçalandığı zaman nasıl felaketler olduğu görülmüştür. Toplumun atomu olan aile zarar gördüğünde ve aile kavramı zedelendiğinde büyük felaketler olur, o toplumun kendisinden söz edilemez. İnsanı diğer varlıklardan ayıran aileye muhtaç oluşudur" ifadelerini kullandı. Dr. Öğr. Üyesi Demirbağ’dan gençlere önemli mesajlar Gençlere tavsiyelerde bulunan Dr. Öğr. Üyesi Demirbağ, "Toplumumuzu ayakta tutan manevi değerler, gülünç hâle getiriliyor. Mesela folklorik kültürümüzün ürünü olan atasözleri, deyimler ve tekerlemeler, edebiyatımızın temelidir. Bir toplumdaki değer yargılarını yansıtırlar. Artık edebiyatımızı, tarihimizi kullanarak gençlerimizi sinsi bir şekilde yanlış yönlendiriyorlar. Amaç aileyi bozmak, aile hayatını aşındırmak. Bunu özellikle televizyon kanallarında, sosyal medyada, dijital mecralarda yapıyorlar. Gençler izlediğiniz, okuduğunuz her şeyin arkasını görmeye çalışın, çok okuyun. Konuşmak insanın insan olduğunu en çok belli eden davranıştır. Sözünüz hem sizi yüceltmeli hem çevrenizi yüceltmeli. Bunun yolu da bol bol okumaktır" diye konuştu. İlgiyle takip edilen program; öğrenciler, akademik ve idari personelin yoğun katılımıyla tamamlandı.
Ordu Ordu’da minik eller boyama ve ebru sanatıyla buluştu Ordu’nun Ünye ilçesinde faaliyet gösteren İpekyolu Camii 4-6 Yaş Kur’an Kursu, öğrenci ve velileri sanat atölyesinde bir araya getirdi. "Birbirimize iyi gelmek" temasıyla düzenlenen etkinlikte, minikler ve anneleri ebru sanatı ve obje boyama yaparak keyifli vakit geçirdi. Ünye İlçe Müftülüğü’ne bağlı İpekyolu Mahallesi’nde eğitim veren İpekyolu Camii 4-6 Yaş Kur’an Kursu, sosyal sorumluluk ve sanat etkinlikleri amacıyla aileler ve çocukların bir arada olduğu etkinlik düzenledi. Son günlerde ülkemizde yaşanan üzücü olayların ardından manevi motivasyonu artırmak amacıyla düzenlenen sanat atölyesinde, 58 öğrenci ve velileri bir araya geldi. "Amacımız hem manevi hem akademik hazırlık" Kurslarda eğitimin sadece Kur’an-ı Kerim öğretimiyle sınırlı olmadığını söyleyen İpekyolu Camii 4-6 Yaş Kur’an Kursu Yöneticisi Rabia Elik, "Ülkemizde yaşanan üzücü olaylar nedeniyle velilerimiz ve çocuklarımızla bir araya gelerek, birbirimize destek olmak adına bir sanat atölyesi düzenledik. Bu kapsamda gerçekleştirdiğimiz obje boyama ve ebru sanatı etkinliklerinde velilerimizle keyifli vakit geçirdik. Kurum olarak kurslarımızda sadece Kur’an-ı Kerim eğitimi vermiyor, aynı zamanda dini değerler ve ahlak eğitimini de önceliğimiz olarak görüyoruz" dedi. "Geleceğin ahlaklı bireyleri yetişiyor" Öğrencilerin bu eğitimler sayesinde ilkokula tam donanımlı hazırlandığını belirten Elik, "Eğitim sürecimizi hikâyeler, drama ve oyun temelli etkinliklerin yanı sıra okul öncesi müfredat konularıyla destekleyerek tamamlıyoruz. Böylece öğrencilerimiz, okul öncesi eğitimlerini almış olarak birinci sınıfa tam hazır bir şekilde başlıyorlar. Burada kazandıkları yetileri hem okul hem de manevi hayatları boyunca koruyorlar. Aileden aldıkları terbiyeyi, merkezimizde edindikleri değerler eğitimiyle pekiştirerek birlikte yaşama kültürünü öğreniyor ve ahlaklı bireyler olarak yetişiyorlar. Zaten yapılan araştırmalar, erken yaşta dini ve değerler eğitimi alan çocukların manevi değerlere daha meyilli olduğunu göstermektedir. Biz de bu vizyonla, 58 öğrencimiz ve velileriyle beraber sanat atölyemizi başarıyla gerçekleştirdik" diye konuştu. Program kapsamında kurulan atölyelerde, 4-6 yaş grubu öğrenciler anneleriyle birlikte ebru sanatı yaparak ve çeşitli objeleri boyadı. Renkli görüntülerin oluştuğu etkinlikte, çocukların el becerileri gelişirken veliler de çocuklarıyla kaliteli vakit geçirmenin mutluluğunu yaşadı. (ÜG-
Bolu Kullanıp arıttıkları suda Japon balığı besliyorlar Bolu’da üretim yapan jelatin fabrikası, kurduğu yeni sistemle günlük 2 bin 500 ton atık suyu arıtarak üretime geri kazandırdı. ’Sonsuz çevrim’ adı verilen projeyle su ayak izini yarı yarıya düşüren tesisin arıtılan suyun doğallığını ve temizliğini göstermek için kurduğu akvaryumda Japon balığı besleniyor. İstanbul ve Bolu’daki tesislerinde gerçekleştirdiği üretimle 70’ten fazla ülkeye ihracat yapan Halavet Gıda, sürdürülebilir üretimi vizyonunun merkezine koymaya devam ediyor. Yüzde 100 güneş enerjisiyle çalışan fabrikalarıyla karbon ayak izini azaltan şirket, doğaya duyarlı dönüşümünün en somut adımlarından biri olan su geri kazanım projesini Gerede’deki tesisinde kamuoyuna tanıttı. Düzenlenen lansman törenine Gerede Kaymakamı Fatih Kaya, Gerede Belediye Başkanı Mustafa Allar, İskefe Holding CEO’su Yusuf Aydemir ve davetliler katıldı. "Kullandığı suyu arıttıktan sonra geri kazanıp sonsuz çevrimde kullanan fabrika haline geldik" Törende projenin tanıtımını gerçekleştiren İskefe Holding CEO’su Yusuf Aydemir, "Öncelikle Halavet Gıda’nın bulunduğumuz tesisi, Bolu Gerede ilçesinde bulunmakta ve 30 bin metrekare üzerinde yer almaktadır. Bu tesis sahip olduğu kapasiteyle, Avrupa’da bulunan en büyük kapasiteli tesistir. Bu tesisimizin temel özelliklerinden biri; kullandığı bütün suyu, deşarj limitlerine uygun şekilde ve 24 saat Sürekli Atıksu İzleme Sistemi (SAİS) kabininden izlenmek suretiyle alıcı ortama deşarj etmektedir. Ortalama günlük kullandığımız su miktarı 5 bin 500-6 bin ton aralığındadır. Burada günlük olarak aldığımız suyu tamamen arıttıktan sonra geçen yıla kadar deşarj ediyorduk. Bu arada 2025 yılı hem bölgemiz hem Türkiye genelinde kuraklığın yaşandığı ve su bulmanın ve suya ulaşmanın zorlaştığı bir yıl oldu. Biz 2025 yılı içinde yaptığımız araştırmalarda örnek aldığımız bir proje gördük. Bu proje Yalova’da bir tesiste uygulanmıştı ve aynı proje ekibiyle çalıştık. Onların projesi bin metreküp/gün geri kazanım tesisiydi, kağıt üretimi, hijyenik kağıt. Biz de bu projeyi kendimize adapte ettik ve kullandığımız suyun yaklaşık yarısı olan 2 bin 500 metreküp/gün kapasiteli bir su geri kazanım tesisi kurduk. Bu tesisi makine ekipman olarak kurmanın yanında, bu tesisin çalışması için gerekli yatırımlar ve tesisatlarla beraber yaklaşık 6 aylık bir süreçte bu tesisi devreye aldık. Şu anda sahip olduğumuz tesis aslında suyu sektördeki rakiplerine göre az kullanan ve tamamen arıtan bir tesisken, bir ileri boyuta daha geçirdik ve kullandığı suyu arıttıktan sonra geri kazanıp, sonsuz çevrimde kullanmaya devam eden bir özellik kazandırdık tesisimize" dedi. "Doğadaki su sonsuz değil, biz yapılabilir olduğunu göstermek istiyoruz" Kurulan sistemin kaynak verimliliğine olan katkısını vurgulayan ve geri dönüştürülen suyla kurdukları akvaryumun çevredeki öğrencilere ve sanayicilere örnek olmasını hedeflediklerini belirten Aydemir, "Sayısal olarak söylemem gerekirse günlük 5 bin ton su ihtiyacımız varken, şu anda günlük 2 bin 500 ton su ihtiyacıyla 5 bin tonluk su kullanımı yapabiliyoruz. Sonsuz çevrimde geri kazanım bize bunu sağladı. Yani çevreden daha az miktarda temiz su ihtiyacı ile aslında su kaynaklarını daha az kullanmaya ve su ayak izimizi azaltmaya çalışıyoruz. Bu sayede hem örnek bir işletme olmayı hem karbon ve su ayak izlerini küçültmeyi hedefliyoruz. Doğadaki su sonsuz değil. Dolayısıyla bu döngüden ne kadar az su çekersek ve kullandığımız suyu ne kadar temiz bir şekilde bu döngüye geri salarsak üstümüze düşeni yapmış oluruz. Biz burada örnek bir işletme olarak aslında arıtmamızın çıkışında deşarj ettiğimiz suyla doldurduğumuz bir akvaryum da koyduk, sizler de gördünüz. O akvaryumla aslında şunu sağlamaya çalışıyoruz; bu ilçede okuyan bütün öğrencileri bu akvaryumu görmeye, bu fabrikanın atık suyunun arıtıldığı tesisi görmeye davet ediyoruz. O akvaryumdan aslında yapmamızın maksadı şu: Biz çevreye saygı duyuyoruz ve bu yapılabilir. Bunun yapılabilir olduğunu göstermek istiyoruz. Bu projeyle çok zor bir iş yaptığımızı vurgulamak istemiyoruz. Bu evet, zor bir iş ama yapılabilir. Belki bir komşumuz daha iyisini yapacak. Karşımızdaki Deri OSB bunun daha gelişmişini yapacak, zaten böyle olmalı. Böyle olursa biz üstümüze düşen görevi yapmış oluruz çevreye karşı" ifadelerine yer verdi. "Bolu çok su kullanan bir il" Gerede’nin ve Bolu’nun sanayi potansiyeline vurgu yaparak, bölgedeki çevre kirliliği algısını bu tür projelerle yıkmak istediklerinin altını çizen Aydemir, "Bolu ilinde su geri kazanım kapasitesi olarak sahip olduğumuz kapasite en büyük kapasite. Bunun aşılmasını dilerim. Bolu çok su kullanan bir il. Tavuk sektörüyle, gıda sektörüyle aslında üretime, istihdama çok katkı veren bir il. Ve özellikle ilçemiz suların kirletilmesi, derelerin atık sularla zehirlenmesiyle duyulacak yerde, aslında su geri kazanım, su arıtma ve bu tür güzel faaliyetlerle ve pozitif çalışmalarla hem ismimizin duyurulması hem de bölgede gerçekten bunun yapılabilir olduğunu göstermek açısından bizim için kıymetli. Lansmana katılan herkese çok teşekkür ederim" diye konuştu. Tören, tesisin gezilmesi ve su geri kazanım sisteminin işleyişi hakkında katılımcılara bilgi verilmesinin ardından sona erdi.
Erzurum ETÜ’de pediatrik rehabilitasyonda erken müdahale ele alındı Erzurum Teknik Üniversitesi’nde (ETÜ), çocuk sağlığı alanında farkındalık oluşturmak ve sağlık bilimleri öğrencilerinin mesleki gelişimlerine katkı sunmak amacıyla "Küçük Adımlar, Büyük Gelecekler: Pediatrik Rehabilitasyonda Erken Müdahale ve Duyu Bütünleme Zirvesi" düzenlendi. ETÜ bünyesinde faaliyet gösteren ETÜ Çocuk Kulübü tarafından, Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın Üniversite Öğrenci Toplulukları İş Birliği ve Destek Programı (ÜNİDES) kapsamında organize edilen etkinlik, Sağlık Bilimleri Fakültesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Sağlık alanında öğrenim gören öğrencilerin yoğun katılım gösterdiği programda, pediatrik rehabilitasyonda erken müdahalenin önemi, riskli bebeklerde değerlendirme ve tedavi süreçleri ile çocuklarda görülen duyu bütünlüğü problemlerine yönelik güncel yaklaşımlar ele alındı. Zirvede konuşmacı olarak yer alan Bülent Elbasan ve Ayça Elbasan, riskli bebeklerde erken dönemde yapılacak doğru değerlendirmelerin tedavi sürecine etkisi, serebral palsili çocuklarda rehabilitasyon yönetimi ve duyu bütünleme uygulamalarının çocuk gelişimindeki rolü hakkında katılımcılara kapsamlı bilgiler aktardı. Programda, teorik bilginin yanı sıra klinik uygulamalardan örneklerin paylaşılması öğrencilerin alanla ilgili bilgi birikimini artırırken, çocuk rehabilitasyonu alanında multidisipliner yaklaşımın önemi de vurgulandı. Öğrencilerin mesleki gelişimlerine katkı sağlamayı hedefleyen etkinlik, soru-cevap bölümüyle devam ederken, katılımcılar uzman isimlerle birebir iletişim kurma fırsatı buldu.