ÇEVRE - 24 Haziran 2025 Salı 13:07

Türkiye için korkutan senaryo: Akdeniz havzası 7 derece ısınabilir

A
A
A
Türkiye için korkutan senaryo: Akdeniz havzası 7 derece ısınabilir

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İklim Değişikliği Başkanlığı’ndan Çevre Mühendisi Ali Cem Deniz, Türkiye ve Akdeniz havzasının karşı karşıya olduğu iklim değişikliği risklerine dikkat çekti. Akdeniz havzasının dünya üzerinde en hızlı ısınan bölgelerden biri olduğuna vurgu yapan Deniz, "Dünya genelinde 3-4 derece arasında bir sıcaklık artışı öngörülürken, kötümser senaryoda Akdeniz havzasında 7 dereceye kadar bir artış bekleniyor" dedi.


Trabzon Kent Konseyi tarafından 24-25 Haziran tarihlerinde düzenlenecek olan Ulusal İklim Değişikliği ve Su Sempozyumu başladı. Hamamizade İhsan Bey Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen sempozyumun açılışına Trabzon Valisi Aziz Yıldırım, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç ve akademisyenler katıldı. İklim değişikliği ve su konusunun bilimsel çerçevede ele alınacağı sempozyumda alanında uzman bilim insanlarının deneyimlerini paylaşacak.


Çeşitli panellerin gerçekleştirileceğini sempozyumda konuşan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İklim Değişikliği Başkanlığı’ndan Çevre Mühendisi Ali Cem Deniz, "İçerisinde bulunduğumuz Akdeniz havzası dünya üzerinde en sıcak noktalardan bir tanesi. Dünya genelinde biz 3 ila 4 derece sıcaklık artışı ön görürken kötümser senaryoda Akdeniz havzasında bu sıcaklık artışının 7 derecelere varacağını görmekteyiz. İyimser senaryoda ülkemiz 3 ila 4 derece arasında ısınma ile karşı karşıya kalmış durumda. Uluslararası raporları incelediğimizde ilk olarak IPCC’nin bölgemiz üzerinde hazırladığımız olduğu Akdeniz havzası raporu bulunmakta. Bu rapora göre 2021 yılı itibariyle biz 1.5 derce sınırını aştık. 1.5 derece sınırı aslında insanoğlunun faaliyetlerini sürdürebilmesi için gereken minimum sınır değer. Biz 1.5 dereceyi aştığımız zaman artık karşılaşmış olduğumuz tüm afetleri ve iklim değişikliği kaynaklı doğal afetleri çok daha şiddetli bir şekilde görmekteyiz. Biz aslında 2021 yılını 1.5 derece eşiğini derece sınırını aştığını görmekteyiz. Güncel çalışmalar şunu gösteriyor, 2025 yılında biz Türkiye olarak 2.1 derecelik bir sıcaklık artışı ile Akdeniz havzası özelinde karşı karşıyayız" şeklinde konuştu.



"Yıllar içerisinde görüyoruz ki git gide Türkiye kurak konuma geliyor"


Karadeniz’in iç taraflarında sıcaklık artışını net gördüklerini kaydeden Deniz, "Yıllar içerisinde görüyoruz ki git gide Türkiye kurak konuma geliyor. 2100 yılında artık biz neredeyse Karadeniz Bölgesi dahil yağışlarda azalma bekliyoruz. Türkiye’nin ortası artık neredeyse çöl ikliminin hakim olduğu bölge haline gelirken, Karadeniz Bölgesi dahil yağışlarda çok ciddi azalmaları bekliyoruz. İklim projeksiyonları çalışması başlattık. Ülkemizin iklim değişikliğine yönelik 2100 yılına kadar karşılaşacağı koşulları ortaya koymamızı sağlıyor. Biz artık mahalle bazlı analiz yapabilir düzeye geleceğiz. Şuanda 3 modeli tamamladık. Diğer 3 modelimiz çalışması devam ediyor. Mahalle bazlı trendlerdeki değişimi göreceğiz. Biz artık burada iklim trendlerini mahalle bazlı modelleyebilir düzeye geleceğiz. Yerel yönetimler için çok büyük bir silah olacak. Trabzon’da ortalama sıcaklıklarda ciddi bir artış bekliyoruz. Karadeniz’in iç taraflarında sıcaklık artışı net görüyoruz. 2100 yılına kadar baktığımızda özellikle Trabzon bölgesinde 2 derecelere yakın bir artışı ön görüyoruz. Şuanda karşılaşmış olduğumuz afetleri 4 kat daha yaşamamız anlamına geliyor. Özellikle su kaynakları ciddi risk altında" diye konuştu.



"Karadeniz Bölgesi’nin iç kesimlerinde ciddi kuraklık riskinin oluşabilir"


"Bölgemiz sıcaklıklarda çok ciddi bir artışı ön görüyor hem de yağışlarda çok ciddi bir azalma ön görüyor" diyen Deniz, "Bölgede yağışlarda yüzde 40’a varan azalmayı biz senaryoya göre bekliyoruz. 2100 yılına kadar Trabzon bölgesinde çok büyük bir azalma yok ama neredeyse yüzde 5-10’a varan azalmayı ön görmekteyiz. Sıcaklıklardaki artışla beraber gerçekleşen olan yağışlardaki azalma da Karadeniz Bölgesi’nin iç kesimlerinde ciddi kuraklık riskinin oluşabileceğini ortaya koymakta. Ülkemizdeki en büyük iklim tehlikelerinden bir tanesi şiddetli yağışlar. Özellikle Trabzon, Rize ve Artvin hattının çok ciddi bir risk altında olduğunu görmekteyiz. Ortalama yağışlarda biz azalma oluyor ancak ekstrem yağışlarda yani 1-2 ayda gelecek yağışın bir günde düştüğünü görüyoruz. Özellikle bu bölgede yağışların ciddi ölçüde artacağını ön görmekteyiz" ifadelerini kullandı.



Türkiye için korkutan senaryo: Akdeniz havzası 7 derece ısınabilir

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Iğdır Iğdır’da Hocalı Katliamı’nda hayatını kaybedenler anıldı Iğdır’da, 26 Şubat 1992’de Azerbaycan’ın Hocalı kentinde yaşanan ve yüzlerce sivilin hayatını kaybettiği Hocalı Katliamı’nın 34. yıl dönümünde anma programı düzenlendi. 26 Şubat 1992 gecesi, Dağlık Karabağ bölgesinde yer alan Hocalı kentinde yaşanan saldırılarda kadın, çocuk ve yaşlılar dahil yüzlerce Azerbaycan Türkü hayatını kaybetti. Resmi kaynaklara göre saldırılarda 613 sivil yaşamını yitirirken, onlarca kişi yaralandı ve yüzlerce kişi esir alındı. Katliamda aynı aileden çok sayıda kişi hayatını kaybederken, çocuklar yetim ve öksüz kaldı. Iğdır Üniversitesi Karaağaç Kampüsü’nde gerçekleştirilen anma program, saygı duruşu ve Türkiye ile Azerbaycan milli marşlarının okunmasıyla başladı, katliamda hayatını kaydendeler dualarla anıldı. Iğdır-Azerbaycan Dil, Tarih ve Kültür Birliği Derneği başkanı Ziya Zakir Acar yaptığı konuşmada, "Bu yalnızca bir anma programı değil hafızayı diri tutma, adalet talebini yükseltme ve insanlık vicdanına seslenme günüdür. 1992 yılının o dondurucu Şubat gecesinde kadınlar, çocuklar ve yaşlılar, yani silahsız siviller hedef alındı. Uluslararası raporlara da yansıdığı üzere yüzlerce masum insan hayatını kaybetti, yüzlercesi yaralandı, esir alındı ya da kayboldu. Bu olay yalnızca bir savaş trajedisi değil sivillere yönelmiş sistematik şiddet nedeniyle insanlık hukukunun ve vicdanının ağır bir yarası olarak kayıtlara geçti" dedi. Iğdır Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Vekili Prof. Dr. Uğur Şimşek ise, "Soykırımın tüm dünya tarafından, özellikle Hocalı Soykırımı’nın bütün dünyaca tanınmasını sağlamalıyız ve bunun için çalışmalıyız. Bu yollardan biri de her yıl bu tür etkinliklerde bir araya gelmektir. Evet, Azerbaycan 1992’deki Azerbaycan değil; ben gittim gördüm. Kafkasların parlayan yıldızı olan bu ülke çok güzel, önü çok açık ve mükemmel bir geleceğe sahip" dedi. Azerbaycan Kars Başkonsolosu Zamin Aliyev, acıların ilk günkü gibi taze olduğunu dile getirerek, "Ve inanın bana, bugün bölgemizde süren barış sürecinin temelini, Azerbaycan’ın Karabağ zaferi oluşturuyor. Tüm bu başarılar, şehitlerimiz ve gazilerimizin canı pahasına elde edilmiştir. Bugün biz Azerbaycan ile Türkiye’yi zaten birbirinden ayırmıyoruz. Azerbaycan halkı, Hocalı faciasını asla unutmayacaktır. Hocalı Soykırımı sırasında katledilen soydaşlarımızın kıymetli hatırasını ve yaşanan trajediyi, üzerinden 34 yıl geçmesine rağmen bir kez daha derin bir hüzünle anıyoruz" diye konuştu. Programa Iğdır Valisi M. Fırat Taşolar, İl Jandarma Alay Komutanı Tuğgeneral Zafer Özden, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Uğur Şimşek ve Prof. Dr. Haktan Sevinç, Azerbaycan Kars Başkonsolosu Zamin Aliyev, il protokol üyeleri ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Antalya Tour of Antalya, 12 Mart’ta başlayacak Türkiye Bisiklet Federasyonu ve UCI 2026 Yol Bisikleti Takvimi’nde UCI Europe Tour 2.2 kategorisinde yer alan Tour of Antalya, bu yıl tarihinde ilk kez 29 takım ve 174 sporcu ile start alacak. Tour of Antalya 2026, 12-15 Mart tarihlerinde dört etap üzerinden gerçekleştirilecek. 2026 yılında tüm etap startları 4 gün boyunca The Land of Legends’tan verilecek. Tour of Antalya 2026 Rotası: 1. Gün: 12 Mart- The Land of Legends -Erdal İnönü Parkı (145 km) 2. Gün: 13 Mart- The Land of Legends- The Land of Legends (138 km) 3. Gün: 14 Mart- The Land of Legends- Saklıkent Kayak Merkezi (Kraliçe Etap) (87,7 km) 4. Gün: 15 Mart- The Land of Legends- Atatürk Parkı (142,4 km) Kraliçe etap olarak öne çıkan Saklıkent Kayak Merkezi’ndeki tırmanış, genel klasmanın şekillenmesinde yarışın en kritik bölümlerinden biri olacak. Parkur, zorlu yapısıyla sportif rekabeti üst seviyeye taşırken; Perge Antik Kenti, Silyon Antik Kenti, Doyran Göleti, Kaleiçi ve Konyaaltı Sahili gibi Antalya’nın kültürel ve turistik değerlerini de uluslararası izleyiciyle buluşturacak. Tour of Antalya 2026, ulusal ve uluslararası yayınlarla geniş bir izleyici kitlesine ulaşacak. Yarışın 4. etabı TRT Spor’dan canlı yayınlanacak, ayrıca organizasyon için hazırlanan 52 dakikalık özel program Eurosport’ta iki kez ekranlara gelecek. Tüm etapların start ve finiş noktalarındaki heyecan, SportsTV canlı yayınlarıyla izleyicilere aktarılacak. Metin Cengiz: "Tour of Antalya, Antalya ve Türkiye için Büyük Değer Taşıyor" Antalya’nın tarihi miraslarından biri olan Hadrian (Hadrianus) Kapısı’nda düzenlenen Tour of Antalya basın toplantısında konuşan Türkiye Bisiklet Federasyonu Asbaşkanı Metin Cengiz, Tour of Antalya’nın Antalya ve Türkiye için sportif ve turizm değerini vurgulayarak şunları söyledi: "Bu yıl 6’ncısı gerçekleştirilecek olan Tour of Antalya, kısa süre içerisinde şehrimizin ve ülkemizin en önemli uluslararası spor organizasyonlarından biri haline gelmiştir. Antalya’mız; doğal güzellikleri, iklimi ve sahip olduğu güçlü turizm altyapısıyla yalnızca önemli bir tatil destinasyonu olmakla kalmayıp, Tour of Antalya gibi marka organizasyonlar sayesinde sporla, doğayla ve sürdürülebilir yaşam anlayışıyla bütünleşmiş çağdaş bir dünya kenti olarak da öne çıkmaktadır. Bu tür uluslararası organizasyonların; bisiklet altyapı yatırımlarının artmasına, bisiklete binen kişi sayısının artmasına ve ülkemizde bisiklet sporunun gelişimine önemli katkılar sunduğuna inanıyoruz. Bu nedenle Federasyon olarak, ev sahipliği yaptığımız tüm organizasyonlarda ’Bir bisiklet yarışının ötesinde’ anlayışını benimsiyoruz. Antalya’nın uluslararası takımlar için önemli bir kamp merkezi haline gelmesi, bu organizasyonlardan ilhamla kurulan Türk takımlarımız ve yarışı izleyen çocuklarımızın, gençlerimizin kurduğu hayaller bunun en somut göstergesidir." Tour of Antalya 2026’da 7 Türk Takımı Uluslararası Arenada UCI Europe Tour 2.2 kategorisinde yer alan Tour of Antalya 2026’ya 14 farklı ülkeden 29 takım ve 174 sporcu katılım sağlayacak. Rekor katılımın yaşandığı organizasyonda 7 Türk takımı da start alacak. Spor Toto Cycling Team, Konya Büyükşehir Belediye Spor, MBB Continental Cycling Team, İstanbul Team, Konya Gelişim Spor Kulübü, Gebiz Spor Kulübü ve Antalya Spor Kulübü, Tour of Antalya 2026’da Türkiye’yi temsil edecek. Tour of Antalya 2026 takımları şöyle: 1.Almaty Continental Team (Kazakistan) 2. Antalya Spor Kulübü (Türkiye) 3. APS Pro Cycling by Team Cadence Cyclery (ABD) 4. ASC Monsters Indonesia (Endonezya) 5. Azerbaijan National Team (Azerbaycan) 6. Bike Aid (Almanya) 7. China Anta - Mentech Cycling Team (Çin) 8. China Chermin Cycling Team (Çin) 9. CLN - Kosovo (Kosova) 10. Gebiz Spor Kulübü (Türkiye) 11. Hucare Factory Team (Almanya) 12. İstanbul Team (Türkiye) 13. Konya Büyükşehir Belediye Spor (Türkiye) 14. Konya Gelişim Spor Kulübü (Türkiye) 15. Les Rouleurs (Kanada) 16. Li Ning Star (Çin) 17. MBB Continental Cycling Team (Türkiye) 18. Mazowsze Serce Polski (Polonya) 19. National Team of Kazakhstan (Kazakistan) 20. Project Echelon Racing (ABD) 21. Rembe | rad-net (Almanya) 22. Shimano Racing Team (Japonya) 23. Soudal Quick-Step Devo Team (Belçika) 24. Spor Toto Cycling Team (Türkiye) 25. Team Amani (Ruanda) 26. Team Huansheng (Çin) 27. Team Vino (Kazakistan) 28. Uzbekistan National Team (Özbekistan) 29. Wibatech Lubelskie Pera Polski (Polonya)