SPOR - 29 Aralık 2024 Pazar 12:42

Uğurcan Çakır: "Trabzonspor’un hedefi Avrupa ve Türkiye Kupası"

A
A
A
Uğurcan Çakır: "Trabzonspor’un hedefi Avrupa ve Türkiye Kupası"

Trabzonspor kaptanı ve kalecisi Uğurcan Çakır, sezonun inişli çıkışlı geçtiğini belirterek, son haftalarda takım olarak toparlandıklarını ve Avrupa hedefini sürdürdüklerini söyledi.


Trendyol Süper Lig’in 18. haftasında Samsunspor ile karşılaşacak Trabzonspor’da, takım kaptanı Uğurcan Çakır, Mehmet Ali Yılmaz Tesisleri’nde gerçekleştirdikleri antrenman öncesinde basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Çakır, Trabzonspor’un bu sezon zaman zaman zorlu süreçler yaşadığını ancak son haftalarda yükselen bir ivme yakaladıklarını belirtti.


Takımın sezon içindeki dalgalı performansını değerlendiren Uğurcan Çakır, "Trabzonspor’da büyük başarılara imza attık. Ancak inişler ve çıkışlar futbolun bir parçası. Bu sezon takım olarak istediğimiz düzeyde olamasak da bireysel performansımdan memnunum. Kötü giderken daha fazla çalışıp takıma katkı sağlamak için elimden geleni yapıyorum. Son haftalarda takım olarak da daha iyi bir performans sergiliyoruz" dedi.


Çakır, yeni katılan oyuncuların uyum sürecinin bazı zorluklara neden olduğunu vurgulayarak, "Sezon başında birçok yeni oyuncu aramıza katıldı. Bu durum doğal olarak bir uyum sorununu beraberinde getirdi. Ancak artık bu süreci aştığımızı düşünüyorum. Özellikle son 3-4 haftadır sahada daha iyi bir oyun ortaya koyuyoruz" ifadelerini kullandı.



Galatasaray’a transfer iddialarına yanıt


Uğurcan Çakır, hakkında çıkan Galatasaray’a transferiyle ilgili iddiaları için ise, "Ben Trabzonsporluyum ve bu takımın kaptanıyım. Burada oynamaktan çok mutluyum. Çıkan haberler ilgimi çekmiyor. Şehrimi ve takımımı seviyorum" şeklinde konuştu.



"Büyük maçların havası farklı"


Büyük maçlarda gösterdiği performansla ilgili de konuşan 28 yaşındaki kaleci, "Büyük maçların havası her zaman farklı oluyor. Her maça aynı motivasyonla çıkmaya çalışıyorum ama büyük maçlar oyunculara ekstra bir motivasyon getirebiliyor. Yine de bütün maçlara 3 puan hedefiyle hazırlanmak gerektiğini takım arkadaşlarımızla sık sık konuşuyoruz" diye konuştu.



"Sürekli değişen savunma hattı zorladı"


Savunma hattında yaşanan değişikliklerin zorluklarını da değerlendiren başarılı file bekçisi, "Bir alışma süreci oluyor elbette. Hep birlikte oynamamız gerektiğini düşünüyorum çünkü Savic, Serdar, Batagov ve Hüseyin arasında yaşanan sakatlıklardan dolayı sürekli bir değişim oldu ve ideal 11’i ben bilmiyorum, kimsede bilmiyor. Kim oynarsa oynasın sahaya en iyisini yansıtmak durumundayım" açıklamasında bulundu.


Futbolun içinde kalmaya çalıştıklarını vurgulayan Uğurcan Çakır, "Hakem hataları bize de oluyor. Hakemler hata yapabiliyor ancak bu konuyu konuşmak istemiyorum. İçimizde düşündüklerimiz farklı şeyler. Trabzonspor camiası olarak sahada kalmaya ve futbol oynamaya odaklanıyoruz" dedi.


Öz kaynaklardan gelen oyunculara taraftarların gösterdiği tepkiler için ise Çakır, "İnsan sevdiğine tepki gösterir. Tepkiler doğal çünkü sonuçta başarı odaklı bir spor yapıyoruz. İnsan, sevdiğine daha çok kızar, ben bunu böyle görüyorum" ifadelerini kullandı.



"Avrupa hedefim yüzde yüz var"


Manchester United’ın kendisini transfer planlarında olduğu yönündeki soruya ise Çakır, "Orada Altay kardeşimiz oynuyor. Böyle bir şeye gerek yok, inşallah orada Altay başarılı olur. Tabii ki Avrupa hedefim her zaman var. Kendimi ona göre hazırlayıp, orada kendimi göstermek istiyorum. Futbolu bıraktığımda ’Neden Avrupa’ya gitmedim?’ demek istemiyorum. Yüzde 100 böyle bir hedefim var. Net bir teklif gelirse, başkanımızla oturur konuşuruz" diye yanıt verdi.



Türkiye Kupası hedefi


Trabzonspor’un Ziraat Türkiye Kupası’ndaki hedeflerine değinen Uğurcan Çakır, "Kupayı kazanmak bizim için en gerçekçi hedeflerden biri. Alanya ve Rize maçlarını evimizde oynayacağız. İskenderun maçını deplasmanda oynayacağız ama iyi bir fikstüre sahibiz. Türkiye Kupası’nı kazanmak istiyoruz" şeklinde konuştu.


Bordo-mavililerin kaptanı, sezonun geri kalanında Avrupa kupalarına katılmak için mücadele edeceklerini ve bu hedef doğrultusunda çok çalıştıklarını da ifade etti.



Uğurcan Çakır: "Trabzonspor’un hedefi Avrupa ve Türkiye Kupası"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sumud Filosu aktivisti Hüseyin Oral, İstanbul’a geldi İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, İstanbul Havalimanı’na geldi. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu kapsamında 12 Nisan’da İspanya’nın Barselona kentinden hareket eden filo, farklı ülkelerden katılımlarla büyüyerek 39 ülkeden 345 katılımcıya ulaşmıştı. 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında uluslararası sularda İsrail ordusunun müdahalesine maruz kalmış müdahale sonrası çok sayıda aktivistin alıkonulmuştu. İsrail güçlerince alıkonulduktan sonra Yunanistan’ın Girit Adası’na çıkarılan aktivistler, geçtiğimiz Cuma günü Türk Hava Yolları tarafından düzenlenen özel uçuşla İstanbul’a getirilmişti. İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, Romanya’dan İstanbul Havalimanı VIP Terminali’ne geldi. Bükreş’ten THY’nin tarifeli uçağıyla Türkiye’ye gelen Oral, İstanbul Havalimanı VİP Terminali Girişi’nde aktivist arkadaşları ve çok sayıda vatandaş tarafından karşılandı. Hüseyin Oral, karşılama sonrası işlemleri için Adli Tıp Kurumu’na gitti. "Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar" İstanbul Havalimanı’nda konuşan Hüseyin Oral, "Thiago Avila ile aynı gemide bulunduk. Gerçekten büyük bir kahraman. Gemide tuvalet temizliğini kendisi üstlendi. Daha sonra onu götürdüler. İnternetler gelip gitti. Arkadaşlarım ‘Bir anormallik var. Hazırlıklı olalım’ dediler. Uzaklardan çeşitli gemiler görmeye başladık. ‘Bu gemiler hayra alamet değil’ dediler. Gemiler yaklaştı ve arkadaşım ‘Herkes diz çöksün bunlar bize saldıracak’ dedi. Sonuç olarak öyle oldu. Silahları çıkardılar. Etrafımızı sardılar. Aldığımız eğitimde de zaten öyle bir durumda diz çökeceğiz. Elleri havaya kaldıracağız. Müdahale etmeyeceğiz şeklinde söylendi ve o şekilde uyguladık. Yoksa suçlu duruma düşeriz, dediler. Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar. Kollarımda izleri duruyor. Bizleri önce ön tarafa gönderdiler. Daha sonra arkadan botlara bindirip daha önce hazırladıkları büyük bir hapishane gemisi yapmışlar. Onun içine doldurdular. Hayvan sürüsü gibi tekme tokatlarla bizi oralara götürdüler. İsrail’in ne kadar alçak olduğunu zaten biliyorduk ve orada yaşamış olduk. Orada da bizi 3 konteynere 180 kişiyi paylaştırdılar. En fazla 20 adam sığacakken 60 adam paylaştılar. Yerlerde ince bir sünger vardı. Ortası boş bir alan konteynerlere sığmayanlar gece sabaha kadar ileri geri donmamak için hareket ettiler. Çünkü hava soğuktu. Orada bize ekmek arası peynir yapmışlar. Peynirlerin kâğıtları da içinde duruyordu. O şekilde çuvallarla önümüze attılar. Ahıra hayvanlara yiyecek atar gibi. Sonunda Saif Abu Keshk kardeşimizi içimizden aldılar. Götürdüler. Başka bir odaya götürdüler. Ondan haber alamadık" dedi. "Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler, yumruk attılar" Gemide yaşadıklarını anlatan Hüseyin Oral, "2 gece 3 gün yolculuk yaptık. Üçüncü gün de bir adaya geldiğimizi anladık. ‘Çıkarılacaksınız’ dediler. Biz de ‘Saif ve Thiago kardeşimiz gelmezse biz çıkmayacağız’ diyerek protesto yaptık. Bu defa bizi zorla çıkarmaya çalıştılar. Bazıları tekme tokat çıkarıldı. Hanımefendi doktorlar vardı. Onları sürükleyerek dışarı çıkardılar. Gözümden görüyorsunuz. Adamlar iriydi ama suratlarında bir korku vardı. Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler. Yumruk attılar. İçerideler görmesin diye dışarıda yaptılar. Gözüm patladı ve kanlar yerlere akmaya başladı. Ama Allah sizi inandırsın ki şu kadar açım yok. Ne o yumruğu yediğim an acı hissettim ne de sonra. Sonra bizi Yunanlara teslim ettiler. Onlar da bizi karaya çıkardı. Benim ufak bir çantam vardı. İçinde bin Euro’nun üzerinde param ve ehliyetim vardı. ‘Onu Yunanlara teslim ettik’ dediler. Yunan’lar da aldıklarını söylediler. Karaya varınca Yunan’lara çantamı sorduğumda almadıklarını söylediler. Yunanların da bir iş birliği olduğunu gördük. Otobüslere bindirdiler. Bizi ayırmaya çalıştılar. Otobüsleri durdurttuk. Zorla kapıları açtık ve yollara döküldük. Bizim gibi yaralıları hastaneye götürdüler. Diğerleri havalimanına gitti. Ben de iki gün orada kaldım. Bugün gelebildik. Devletimizin mükemmel bir çalışması oldu. Orada konsolosluktan arandım. Uçak biletleri, ihtiyacım soruldu. Bu, bizim gücümüze on kat güç kattı" ifadelerini kullandı.
Van Van Gölü’nde inci kefali göçü başladı: Ekipler sağanak yağış altında nöbette Dünyada sadece Van Gölü’nde yaşayan inci kefalinin üreme dönemi nedeniyle tatlı sulara başlattığı göç yolculuğu bu yıl rekor bir yoğunlukla başladı. Van Gölü’nün endemik türü olan inci kefalinin, üreme amacıyla suyun tersine yüzerek başlattığı zorlu yolculuk gerçekleşti. Yaklaşık 20 bin kişinin geçim kaynağı olan balıkların korunması için Tarım ve Orman İl Müdürlüğü, jandarma, emniyet, sahil güvenlik ve zabıta ekipleri akarsu mansap bölgelerinde teyakkuza geçti. Van İl Tarım ve Orman Müdürü Turgay Şişman’ın da katılımıyla gerçekleştirilen denetimlerde, ekipler yoğun sağanak yağış ve zorlu arazi şartlarına rağmen gece gündüz nöbet tutuyor. Bu yılki göçün geçmiş yıllara oranla çok daha yoğun gerçekleşmesi dikkat çekerken, suyun debisiyle birleşen balık sürülerinin oluşturduğu yoğunluk sahada görev yapan ekipleri de şaşırttı. Kaçak avcılığın önlenmesi adına denetimlerini sıkılaştıran ekipler, inci kefalinin zarar görmeden üreme alanlarına ulaşması için bölgeyi abluka altına aldı. "İnanılmaz bir balık popülasyonu var" Akarsu mansap bölgelerinde incelemelerde bulunan Van İl Tarım ve Orman Müdürü Turgay Şişman, bu yılki göçün geçmiş yıllara oranla çok daha verimli geçtiğini belirtti. İl Müdürü Şişman, "15 Nisan ile 15 Temmuz tarihleri arasında İnci Kefali av yasağı başladı ve şu an devam ediyor. Ekiplerimizle birlikte, balıkların özellikle yumurta bırakmak için sahaya çıktığı bölgeleri kontrol ettik. inanılmaz bir balık popülasyonu var; bu durumdan çok memnunuz. Geçen sene bu kadar değildi, bu sene çok yoğun bir katılım söz konusu. Akarsularımız ve tatlı sularımızdaki sıcaklık 13 dereceye ulaştığında, hayvanların yumurtlamak için gerçekleştirdiği göç hareketi başlıyor. Bu süreçte hem görsel bir şölen oluşuyor hem de balıklar yumurtalarını bırakıyor" dedi. "Balık boylarında da bir artış söz konusu" Bu yılki göçte balıkların fiziksel gelişiminin de sevindirici düzeyde olduğunu dile getiren Şişman, "Tatlı sularda beraberce yaptığımız incelemelerde durumun çok verimli olduğunu gördük. Bu sene inşallah balık boylarında da bir artış söz konusu; bizzat kontrol ettim, oldukça büyük gözüküyorlar. Balık boyundaki bu ilerleme ile birlikte bence çok güzel bir sezon geçecek. Balık açısından her şey olumlu gidiyor" diye konuştu. Kaçak avcılıkla mücadelenin tavizsiz sürdüğünü hatırlatan Şişman, sözlerini şöyle sürdürdü: "Buradan yasağın devam ettiğini tekrar hatırlatmak isterim. 15 Nisan - 15 Temmuz tarihleri arasında inci kefali avcılığı yasaktır. Kaçak avcılık tespitimiz halinde idari para cezaları uygulanmakta ve av malzemelerine el konularak mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararı verilmektedir. Bunu tüm halkımıza duyurmayı bir görev kabul ediyoruz."