ÇEVRE - 05 Ekim 2025 Pazar 09:28

Uzmanlardan kritik Değirmendere uyarısı

A
A
A
Uzmanlardan kritik Değirmendere uyarısı

Trabzon’un en önemli su havzalarından biri olan Değirmendere için Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Orman Fakültesi, Ormancılık Politikası Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cantürk Gümüş’ten kritik uyarı geldi. Geçmişte yaşanan yıkıcı sellerin ardından, benzer bir felaketin yeniden yaşanabileceğine dikkat çeken Gümüş, "Değirmendere özelinde bir sel felaketini beklemeliyiz. Çünkü taşkınlara yol açan yüksek yağış miktarları, belirli yıllarda ve belli aralıklarla tekrar eder" dedi.


Taşkınların belirli periyotlarla tekrar ettiğini vurgulayan Gümüş, Değirmendere’deki sel riskinin giderek arttığını kaydederek 1930, 1933, 1959 ve 1990 yıllarında yaşanan sellerin, önemli can ve mal kayıplarına neden olduğu hatırlatıldı. Özellikle 1990’daki sel felaketinin bölgeyi adeta yerle bir ettiği hatırlatan Gümüş, 1990’dan bu yana 35 yıl geçtiğine dikkat çekerek önceki felaketler arasında yaklaşık 30 yıllık bir döngü olduğuna işaret ederek, "35 yılın geçmiş olması, benzer bir taşkının yeniden yaşanabileceğine işaret ediyor" uyarısında bulundu.


’Dere yatağı daraldı, risk daha da büyüdü"


Sel riskinin artmasında, yukarı havzada yapılan plansız müdahalelerin büyük etkisi olduğu ifade eden Gümüş, "Son yaşanan sel felaketlerini hepimiz biliyoruz. Bu çerçevede, Değirmendere özelinde de bir sel felaketini beklemeliyiz. Çünkü taşkınlara yol açan yüksek yağış miktarları, belirli yıllarda ve belli aralıklarla tekrar eder. Biz buna "taşkın tekerrür süresi" diyoruz. Değirmendere’de 1930 ve 1933 yıllarında can kaybına neden olan seller yaşanmıştır. Ardından 1959 yılında benzer bir felaket daha meydana gelmiş, son olarak da 1990 yılında yaşanan sel hepimizin hafızasında yer etmiştir. Bu felaket Değirmendere’yi adeta yerle bir etmiştir.1990’dan bu yana 35 yıl geçti. Önceki sel felaketleri arasında yaklaşık 30 yıllık periyotlar olduğunu görüyoruz. Dolayısıyla, 35 yılın geçmiş olması, benzer bir taşkının yeniden yaşanabileceğine işaret ediyor. Üstelik, bu süreçte hem yukarı havzada hem de havzanın tabanında bazı yanlış uygulamalara imza attık. Ne yaptık? Yukarı havzalarda, ormanların içinden geçen yollar, yeşil yollar ve milli park alanlarında çok sayıda yol inşa ettik. İnsanların tarlalarına, meralarına, yaylalarına kadar her yere yollar yaptık. Yapılan bir araştırmaya göre, yağışın en fazla süzülerek geçtiği alanlar yollar ve meralardır. Bu da demek oluyor ki, bu yollar üzerinde toplanan yağmur suları, beraberinde taş, çakıl ve topraktan oluşan bizim "rusubat" dediğimiz malzemeyi de sürükleyerek aşağıya doğru hızla taşımaktadır. Bu nedenle, 1990’dakinden daha fazla rusubat akışı yaşanması muhtemeldir. Aşağı alanlarda da Trabzon-Gümüşhane karayolu inşa edildi. Bu yol, dere yatağını olumsuz ölçüde etkilemiş durumda. Dere yatağını daralttığınızda, su hortumdan sıkılmış gibi yüksek hızla akar. Bu da, özellikle taş ve toprakla birleştiğinde, yıkıcı etkileri daha da artırır. Bu nedenle, ‘Değirmendere’de yeni bir sel felaketi beklemeliyiz, alacaktır’ demek yanlış olmayacaktır. Yağış miktarı 1990’daki kadar olsa bile, kaldı ki daha yüksek yağışlar bekliyoruz. 1990’daki kadar olsa bile yıkıcı etkisi daha fazla olacaktır "diye konuştu.


Tersip bendi ve taşkın tünelleri yapılmalı"


Değirmendere Havzası’nda yerleşim yerleri, otogar, sanayi tesisleri ve fabrikaların bulunduğunu hatırlatan Gümüş, "Yukarı havzalarda ciddi yapısal hatalar yapıldı. Trabzon’un gözbebeği olan Değirmendere Havzası’nda; yerleşim yerleri, otogar, fabrikalar ve sanayi tesisleri gibi birçok önemli yapı bulunuyor. Bunların zarar görmemesi için şimdiden tedbirlerin planlanması gerekiyor. Benim önerim, tersip bendi yapılmasıdır. Tersip bendleri, taşkın anında suyun akışına izin verirken, taşıdığı malzemeyi geride tutar. Ayrıca, taşkın kanalları da düşünülmelidir. Örneğin, aşırı yağış anında suların Çağlayan gibi bölgelerden tüneller aracılığıyla denize ulaştırılması gibi çözümler masaya yatırılmalıdır. Artık Trabzon’u korumak için bu yaklaşımları düşünmeye başlamamız gerekiyor" diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Ümraniye’de 23 Nisan coşkusu yaşandı Ümraniye Belediyesi’nin düzenlediği 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı etkinliklerinde çocuklar doyasıya eğlendi. Etkinlikte konuşan Ümraniye Belediye Başkanı İsmet Yıldırım, "Çocuklar geleceğimizin teminatı, Türkiye bu çocuklarla ayakta kalacak" dedi. Ümraniye’de 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı büyük coşkuyla kutlandı. Ümraniye Belediyesi tarafından 15 Temmuz Şehitler Meydanı’nda düzenlenen programa çocuklar ve aileleri yoğun ilgi gösterdi. Etkinlik alanında kurulan oyun parkurları, atölyeler ve etkinlik stantlarında çocuklar gün boyunca eğlenerek bayramın tadını çıkardı. Programda çocuklara balon ve çeşitli ikramlar dağıtılırken, yüz boyama etkinlikleri de renkli görüntüler oluşturdu. Sahne gösterileri ve 23 Nisan Korosu’nun gerçekleştirdiği konserle meydandaki coşku daha da arttı. Aileleriyle birlikte etkinliğe katılan çocuklar, bayram sevincini doyasıya yaşadı. Programda gerçekleştirilen etkinlikler, gün boyu devam ederken, ortaya renkli ve keyifli anlar çıktı. Etkinlikte konuşan Ümraniye Belediye Başkanı İsmet Yıldırım, 23 Nisan’ın Ümraniye’de büyük bir coşkuyla kutlandığını belirterek, "Sabahleyin etkinliğimiz vardı. Bir yavrumuz geldi, onu belediye başkanı sıfatıyla makamda ağırladık. Sonrasında bir okulumuzda kaymakam beyle bir etkinlik yaptık. Şimdi de 15 Temmuz Şehitler Meydanı’mızda çocuklarla birlikte hep beraberiz. Çok güzel koromuz var" dedi. "Çocuklar geleceğimizin teminatı, Türkiye bu çocuklarla ayakta kalacak, hepsi pırıl pırıl" Dünyada başka bir çocuk bayramı olmadığını kaydeden Başkan Yıldırım, "Gazi Mustafa Kemal ve arkadaşlarının bu çocuklara armağan ettiği ve ikinci meclisimizde alınan kararla 1920’de Türkiye Büyük Meclisi’nde (TBMM) bağımsızlığımızı kazanmış olduk. Çocuklarımıza da 1924’de bu imkan sağlanmış oldu. 102 yıldır çocuk bayramı, 106 yıldır da Türkiye Büyük Millet Meclisi açılışıyla birlikte Cumhuriyetimizin ilelebet payidar olacağı hep beraber tescilleniyor. Çocuklar geleceğimizin teminatı, Türkiye bu çocuklarla ayakta kalacak, hepsi pırıl pırıl" diye konuştu.
Trabzon Trabzon’da minik yüreklerin sesi: Medical Park Karadeniz Hastanesi’nden unutulmaz 23 Nisan kutlaması 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, Trabzon Zorlu Grand Otel’de düzenlenen ve kalplere dokunan çok özel bir etkinliğe sahne oldu. Medical Park Karadeniz Hastanesi Tüp Bebek Merkezi tarafından organize edilen kutlamada, çocuk korosu izleyenlere duygu dolu anlar yaşattı. Umut dolu notalar Medical Park Karadeniz Hastanesi’nin tüp bebek tedavisiyle dünyaya gelen çocukların oluşturduğu koro, sahnede sergiledikleri performansla hem ailelerine hem de davetlilere büyük gurur yaşattı. "Bilimin ve Sevginin Eseri" Etkinliğin açılış konuşmasında, Op. Dr. Hasan Tahsin Sanisoğlu ve Dr. Öğr. Üyesi Ufuk Yılmaz tarafından çocukların her birinin büyük bir mücadelenin meyvesi olduğu vurgulanarak, "Bugün burada, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın coşkusunu, çok özel bir anlamla birlikte yaşıyoruz. Çünkü karşımızda, her biri ayrı bir umut, ayrı bir mücadele ve büyük bir sevginin eseri olan çocuk korosu var. Bu güzel çocuklar, tüp bebek tedavisiyle dünyaya gelmiş; sabrın, inancın ve bilimin bir araya gelerek yazdığı en anlamlı hikayelerin kahramanlarıdır. Her biri, ailelerinin kalplerinde büyüttüğü bir hayalin gerçeğe dönüşmüş halidir. Onların varlığı, sevginin ne kadar güçlü, umudun ne kadar vazgeçilmez olduğunu bizlere bir kez daha hatırlatıyor. 23 Nisan, çocuklara armağan edilmiş tek bayramdır. Bu bayram, sizlerin ne kadar değerli olduğunu, yarınların sizlerle şekilleneceğini anlatır. Sizler büyüdükçe; bilimin ışığında ilerleyecek, sevgiyle büyüyecek ve dünyayı daha güzel bir yer haline getireceksiniz" denildi. Ailelerin sabrı ve bilimin başarısı Medical Park Karadeniz Hastanesi Tüp Bebek Merkezi’nin başarısını ve ailelerin kararlılığını simgeleyen gecede, ebeveynlerin gösterdiği fedakarlıklar takdir topladı. Op. Dr. Hasan Tahsin Sanisoğlu ve Dr. Öğr. Üyesi Ufuk Yılmaz, ailelerin bu süreçteki inancının herkese ilham verdiğini belirterek, 23 Nisan’ın yarınları şekillendirecek olan çocuklara verilmiş en büyük değer olduğunu hatırlattı. Medical Park Karadeniz Hastanesi Genel Müdürü Tuğba Altın ise yaptığı konuşmada, "23 Nisan, umudun ve geleceğin simgesidir. Karadeniz Medical Park olarak, tüp bebek tedavisiyle dünyaya gelen çocuklarımız ve aileleriyle bir araya gelmekten büyük mutluluk duyuyoruz. Uzun yıllardır aynı hekim kadrosuyla sürdürdüğümüz güçlü yapımızı, son teknoloji laboratuvar altyapımızla destekleyerek yüksek başarı oranlarına ulaşıyoruz. Her bir çocuğumuz, bilimin ve emeğin en değerli sonucudur. Tüm çocuklarımızın 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutluyorum" dedi. Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının saygıyla anıldığı tören, çocukların neşe içinde söylediği şarkılarla sona erdi. Etkinlik, toplu fotoğraf çekimi ve kutlamalarla son buldu.
İstanbul Tuzla İshakpaşa Parkı yenilenen yüzüyle hizmete açıldı Tuzla Orta Mahalle’de kapsamlı yenileme çalışmalarının ardından modern ve çok amaçlı yapıya kavuşan İshakpaşa Parkı düzenlenen törenle hizmete açıldı. 32 bin metrekarelik alanda yenilenen parkta spor alanları, sosyal donatılar ve güvenlik altyapısı dikkat çekti. Tuzla Belediyesi tarafından yenilenen parkta aydınlatma sistemleri, güvenlik kameraları, halı sahalar, basketbol sahası ve amfi tiyatro alanı oluşturuldu. Gençlerin, çocukların, kadınların ve ailelerin güvenle vakit geçirebileceği şekilde düzenlenen parkta çardaklar, dinlenme alanları ve sosyal kullanım alanları da yer aldı. Açılışta konuşan Tuzla Belediye Başkanı Av. Eren Ali Bingöl, Orta Mahalle’nin denize ve merkezi noktalara uzak mahallelerden biri olduğunu belirterek, mahalle içindeki ihtiyaçları karşılayacak yatırımların önemine dikkat çekti. Bingöl, bu kapsamda 32 bin metrekarelik İshakpaşa Parkı’nı baştan sona yenilediklerini söyledi. Parkın akşam saatlerinde de güvenle kullanılabilecek yapıya kavuşturulduğunu ifade eden Bingöl, "Aydınlatması, güvenlik kamerası, halı sahaları, basketbol sahası ve amfi alanıyla çocukların, gençlerin ve ailelerin rahatça vakit geçirebileceği bir alan inşa ettik" dedi. Park bünyesindeki çay bahçesinin de genişletildiğini belirten Bingöl, vatandaşların yaz ve kış aylarında faydalanabileceği yiyecek ve içecek alanlarının da oluşturulduğunu kaydetti. Yenilenen İshakpaşa Parkı’nın mahalle sakinleri için önemli bir sosyal yaşam alanı olması hedefleniyor.