SAĞLIK - 01 Eylül 2024 Pazar 09:09

Uzmanlardan okul kantinleri uyarısı

A
A
A
Uzmanlardan okul kantinleri uyarısı

Okul kantinlerinden satılan ürünlerin öğrenciler için sağlıklı olmayabileceği belirtilirken konunun uzmanları ise okul kantinlerinde satılan ürünlerin dikkatle seçilmesi gerektiğini ve bu ortamların temiz ve hijyen kurallarına uygun şekilde yönetilmesi gerektiğini söyledi.



Konuyla ilgili açıklama yapan Medical Park Karadeniz Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Tevfik Özlü, "Okul kantinleri konusu çok önemli. Çünkü buralardan alışveriş yapan öğrencilerimiz, çocuklarımız erişkinlerdeki gibi haklarını koruyabilecek ve sağlıklı tercihler yapma konusunda yeterli doğru kararlar veremeyecek durumda olabiliyor. Dolayısıyla bizim onlara sunacağımız seçenekler sağlıklı olmalı ve okul kantinleri daha çok para kazanma odaklı değil de öğrencilerin okul içindeki ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik bir hizmet anlayışıyla yönetilmeli. Bu konuda hem okul müdürlükleri hem de aile hem de veliler ve Milli Eğitim Müdürlüğü denetimler yapmalıdır. Çünkü çocuklarımız okul kantinlerinden bazen hastalık satın alabilirler. Bunun için satılan ürünlerin sağlıklı ürünler olduğundan emin olmamız gerekiyor. Öncelikle tüm ürünlerin uygun koşullarda saklanması, taşınması, son kullanma tarihlerinin geçmemiş olması önemli. Özellikle açık gıda satımı olabildiğince minimalize edilmeli ve orada çalışan kişilerin yönetmeliklerde yazan hijyen ve temizlik kurallarına uyması gerekiyor. Burada satılan ürünlerin de çocukların sağlığı açısından onları destekleyici ürünler olması gerekir. Çünkü çocuklar promosyonlara, ambalajlara veya reklamlara bağlı olarak kendi sağlıkları açısından risk taşıyan ürünleri de seçebilirler. Daha çok proteinli gıdalar, çocukların atıştırmalıkları veya ana öğünleri açısından onların günlük besin ihtiyacını karşılayacak şekilde planlanmış olması önemli" dedi.


Aileler ve okulların işbirliğinin öneminin altını çizen Özlü, "Bu açıdan hem okul yönetimi hem okul-aile işbirliğinin dikkatli şekilde olması önem arz ediyor. Kantinler gerçekten çok önemli bir ihtiyaç. Çocuklarımızı güvenle okula gönderip orada ne yediklerinden, nasıl beslendiklerinden emin olmalıyız" diye konuştu.


(TŞ-ÖS-Y)

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Doç. Dr. Evigen’den hantavirüse karşı kritik uyarı Medical Point Gaziantep Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ömer Evirgen, son günlerde Dünya Sağlık Örgütünce (DSÖ) farklı ülkelerde vakaları bildirilen hantavirüse karşı vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu. Arjantin’den hareket eden "MV Hondius" isimli gemide doğrulanan ve 3 kişinin ölümüne neden olan hantavirüs vakalarının ardından konu gündeme geldi. Medical Point Gaziantep Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ömer Evirgen ise hantavirüs hakkında bilgi vererek, virüsün farelerin dışkı, idrar ve tükürüğü yoluyla insanlara bulaştığını söyledi. "İnsandan insana bulaşmıyor" Hastalığın ciddi sağlık sorunlarına ve ölüme yol açabileceğini belirten Evirgen, virüsün şu an için insandan insana bulaşmadığını ifade etti. Özellikle fare ve kemirgen temasının yoğun olduğu alanlarda hijyen kurallarına dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Evirgen, vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu. "Karadeniz Bölgesi’nde zaman zaman rastlanabiliyor" Hantavirüsün yeni ortaya çıkan bir virüs olmadığını ve Türkiye’de geçmiş yıllarda da özellikle Karadeniz Bölgesi’nde nadiren görüldüğünü belirten Doç. Dr. Ömer Evirgen, "Bu aralar hantavirüs enfeksiyonu sosyal medyada sıkça gündeme geliyor. Hantavirüs enfeksiyonu ülkemizde de geçmişte nadiren görülen bir hastalık. Özellikle Karadeniz Bölgesi’nde zaman zaman rastlanabiliyor. Virüs, farelerin idrarı, dışkısı ve tükürüğünün toprağa veya gıdalara bulaşmasıyla yayılabiliyor. Bu atıkların bulunduğu ortamda oluşan tozun solunması ya da kirli yüzeylere temas ettikten sonra elin ağız, burun veya göze götürülmesiyle insanlara bulaşabiliyor" dedi. "Şu an için hantavirüse yönelik kesin bir tedavi bulunmuyor" Hastalığın ilk belirtilerinin grip benzeri şikayetlerle başladığını ifade eden Evirgen, "Bu hastalık genellikle ateş, kas ve eklem ağrıları, halsizlik ve ishal gibi belirtilerle başlıyor. İlerleyen süreçte ise iki farklı ağır tablo ortaya çıkabiliyor. Bunlardan biri solunum yetmezliği, diğeri ise böbrek yetmezliği ve kanamayla seyreden formdur. Ciddi ve hayati risk taşıyan bir hastalıktır. Şu an için hantavirüse yönelik kesin bir tedavi bulunmuyor. Hastalara yoğun bakım şartlarında destek tedavisi uygulanıyor" ifadelerini kullandı. "COVID dönemindeki gibi bir kapanma süreci beklemiyoruz" Korunma yöntemlerine ilişkin de açıklamalarda bulunan Evirgen, COVİD gibi bir kapanma süreci beklemediklerini de söyleyerek, "Bu virüsten korunmak için özellikle kırsal alanlarda ve farelerin yaşam alanlarının bulunduğu ortamlarda dikkatli olunması gerekiyor. Tozlu ortamlarda maske kullanılmalı, eller yıkanmadan gıdalara temas edilmemeli ve yüz bölgesine dokunulmamalıdır. Bu virüs COVID-19 gibi değil. Yakın temas ve enfekte tozların solunmasıyla bulaşıyor. Şu an için insandan insana bulaştığına dair net bir bilgi bulunmuyor. Bu nedenle COVID dönemindeki gibi bir kapanma süreci beklemiyoruz" diye konuştu.