SAĞLIK - 25 Mart 2026 Çarşamba 11:19

Uzuv kaybı yerine koruyucu cerrahi: Kemik tümörlerinde yeni dönem

A
A
A
Uzuv kaybı yerine koruyucu cerrahi: Kemik tümörlerinde yeni dönem

KTÜ Farabi Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Muhammet Salih Ayas, kemik tümörlerinin tedavisinde erken teşhis ve doğru cerrahi planlama sayesinde günümüzde birçok hastada uzuv kaybının önlenebildiğini söyledi.


Kemik tümörü cerrahisinde önemli bir dönüşüm yaşandığını belirten Ayas, bu gelişmenin hem cerrahi tekniklerdeki ilerlemeler hem de tanı yöntemlerindeki hassasiyet artışıyla mümkün hale geldiğini ifade etti.


Kemik tümörlerinin tedavisinde "ekstremite koruyucu cerrahi" yöntemlerinin giderek daha fazla tercih edildiğini vurgulayan Doç. Dr. Ayas, "Günümüzde hedef sadece tümörü vücuttan uzaklaştırmak değil aynı zamanda hastanın hareket kabiliyetini, günlük yaşam fonksiyonlarını ve genel yaşam kalitesini en üst düzeyde korumaktır" dedi. Bu yaklaşımın, hastaların sosyal hayata daha hızlı ve sağlıklı şekilde dönmesine önemli katkı sağladığını belirtti.


Tedavi sürecinin tümörün biyolojik yapısına, yerleşimine ve yayılım durumuna göre şekillendiğini kaydeden Doç. Dr. Ayas, iyi huylu tümörlerde genellikle daha sınırlı ve koruyucu cerrahi müdahalelerin yeterli olabildiğini söyledi. Kötü huylu tümörlerde ise tümörün yalnızca görünen kısmının değil, çevresindeki potansiyel riskli dokularla birlikte çıkarılmasının hayati önem taşıdığını ifade etti. Bu yaklaşımın, hastalığın tekrar etme riskini azaltarak uzun dönem tedavi başarısını artırdığını dile getirdi.


Cerrahi tedavinin, hastalığın türü, hastalığın evresi ve hastaya özgü klinik özelliklere göre kemoterapi ve radyoterapi ile desteklenebildiğini aktaran Doç. Dr. Muhammet Salih Ayas, tanı sürecinde ileri görüntüleme teknikleri ve biyopsi uygulamalarının büyük bir titizlikle yürütüldüğünü belirtti. Doğru tanının, tedavi planlamasının en kritik aşamalarından biri olduğuna dikkat çekti.



"Hasta-hekim iş birliği sürecin başarısında kritik rol oynuyor"


Ameliyat sonrası oluşan kemik ve doku kayıplarının modern rekonstrüksiyon yöntemleriyle başarıyla giderilebildiğini ifade eden Ayas, "Biyolojik teknikler, hastaya özel geliştirilen protezler ve kemik transferleri sayesinde hem anatomik bütünlüğü yeniden sağlıyor hem de hastalarımızın fonksiyonlarını en iyi şekilde korumayı hedefliyoruz" diye konuştu.


Ortopedi ve travmatoloji başta olmak üzere radyoloji, patoloji ve onkoloji birimlerinin koordineli şekilde çalıştığını vurgulayan Ayas, multidisipliner yaklaşımın tedavi başarısını artıran en önemli unsurlardan biri olduğunu belirtti. Her hastanın durumunun ayrı ayrı değerlendirildiğini ve kişiye özel tedavi planlarının oluşturulduğunu ifade etti.


Kemik tümörlerinin hem fiziksel hem de psikolojik açıdan zorlu bir süreç olabileceğine dikkat çeken Ayas, "Erken teşhis, doğru ve bilimsel tedavi yaklaşımı ile sabırlı bir rehabilitasyon süreci sayesinde hastalarımızın yeniden sağlıklı ve aktif bir yaşama kavuşması mümkündür" dedi. Hasta-hekim iş birliğinin sürecin başarısında kritik rol oynadığını sözlerine ekledi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sinop Sinop’ta nevruz kutlaması Sinop’ta 21 Mart Nevruz Bayramı, Sarı Saltuk Anadolu Lisesi’nde düzenlenen etkinliklerle kutlandı. Sarı Saltuk Anadolu Lisesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen 21 Mart Nevruz Bayramı etkinlikleri, geniş katılımla ve renkli görüntüler eşliğinde kutlandı. Baharın müjdecisi olarak kabul edilen nevruz dolayısıyla düzenlenen programa il protokolü, öğrenciler ve vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. Kutlama programına Vali Vekili Abdullah Yüksel ile Vali Yardımcısı Ali Osman Bulat başta olmak üzere çok sayıda davetli katıldı. Etkinlik, Sinop İl Milli Eğitim Müdürlüğü koordinasyonunda hazırlanarak öğrencilerin sergilediği çeşitli gösterilerle başladı. Program kapsamında halk oyunları ekiplerinin sergilediği yöresel danslar izleyicilerden büyük alkış alırken, öğrencilerin hazırladığı şiir dinletileri ve müzik performansları da beğeni topladı. Nevruz’un simgelerinden biri olan ateş yakma geleneği de etkinlik alanında canlandırıldı. Protokol üyeleri ve öğrenciler, yakılan ateşin üzerinden atlayarak Nevruzun birlik, beraberlik ve yeniden doğuş temalı mesajını yaşattı. Günün anlam ve önemine ilişkin konuşma yapan yetkililer, Nevruzun Türk kültüründe önemli bir yere sahip olduğunu vurguladı ve bu tür etkinliklerin genç nesillere kültürel değerlerin aktarılmasında büyük rol oynadığını ifade etti. Öğrencilerin coşkusu ve katılımı ise programa ayrı bir renk kattı. Etkinlikler, hatıra fotoğraflarının çekilmesi ve çeşitli ikramların sunulmasının ardından sona erdi.