SPOR - 22 Aralık 2024 Pazar 22:26

Volkan Demirel: "Kamuoyundan özür dilerim ama Şenol Güneş’ten dilemiyorum"

A
A
A

Bodrum FK Teknik Direktörü Volkan Demirel, Trabzonspor Teknik Direktörü Şenol Güneş ile birlikte yansıyan fotoğraf karesi ile ilgili olarak, "Yanlış anlaşıldıysam özür dilerim ama Şenol Güneş’ten asla özür dilemiyorum" dedi.

Trendyol Süper Lig’in 17. haftasında Bodrum FK, deplasmanda Trabzonspor’a 1-0 mağlup oldu. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında Teknik Direktör Volkan Demirel, açıklamalarda bulundu.

"Bu kadar pozisyon bulup da gol atamadığımız maç olmamıştır" diyen Demirel, "Oyuncularımız her istediğimizi yapmaya çalıştılar. Onları tebrik ediyorum. Trabzonspor’u seyircisi önünde baskılı oynayacağımızı biliyorduk. Bizim amacımız da, kazandığımız toplarla geçiş oyunu oynamaktı. Fırsatları da bulduk ama değerlendiremedik. Pedro çok güzel bir vuruşla gol attı. Trabzonspor’u tebrik ediyorum. Emin adımlarla yolumuza devam ediyoruz" ifadelerini kullandı.

"Kamuoyundan özür dilerim ama Şenol Güneş’ten dilemiyorum"

Maç öncesinde Teknik Direktör Şenol Güneş ile yansıyan fotoğraf karesiyle ilgili olarak ise Demirel, "Benim camialara her zaman saygım sonsuzdur. Bugüne kadar herhangi bir futbol adamına saygısızlık yaptığımı düşünmüyorum. Bugün yaptığım saygısızlık sayılıyorsa, ben hayatımda iki defa zorlandım; biri babamın vefatında biri de deprem zamanında. Cenaze varken bizim futbol oynayabileceğimizi söylediler. Söyleyen de Şenol hoca. Ben, ölüye saygısı olmayan insanın dirisine de saygı duymam. Orada insanların neler çektiğini bilsin, camialara şirin gözükmek için de böyle açıklamalar yapmasın. Bu beni çok üzmüştü, gördüğüm yerde bunu söyleyecektim. Ben 3 yıldır bu işi yapıyorum, beni tünelin başında bekleyen bir hoca hiçbir zaman görmedim. Tahmin etti, orda beni beklemeye başladı. Şenol hoca ile selamlaşmayacağımı onunla fotoğraf vermeyeceğimi kendi içimde söylemiştim. Bunun camialarla hiçbir alakası yok. Bu benim kendi fikrimdir. Yanlış lanse olmuşsa kamuoyundan özür diliyorum ama Şenol Güneş’ten özür dilemiyorum" açıklamasında bulundu.

Gökmen Şahin - Tolga Şahin


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sumud Filosu aktivisti Hüseyin Oral, İstanbul’a geldi İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, İstanbul Havalimanı’na geldi. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu kapsamında 12 Nisan’da İspanya’nın Barselona kentinden hareket eden filo, farklı ülkelerden katılımlarla büyüyerek 39 ülkeden 345 katılımcıya ulaşmıştı. 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında uluslararası sularda İsrail ordusunun müdahalesine maruz kalmış müdahale sonrası çok sayıda aktivistin alıkonulmuştu. İsrail güçlerince alıkonulduktan sonra Yunanistan’ın Girit Adası’na çıkarılan aktivistler, geçtiğimiz Cuma günü Türk Hava Yolları tarafından düzenlenen özel uçuşla İstanbul’a getirilmişti. İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, Romanya’dan İstanbul Havalimanı VIP Terminali’ne geldi. Bükreş’ten THY’nin tarifeli uçağıyla Türkiye’ye gelen Oral, İstanbul Havalimanı VİP Terminali Girişi’nde aktivist arkadaşları ve çok sayıda vatandaş tarafından karşılandı. Hüseyin Oral, karşılama sonrası işlemleri için Adli Tıp Kurumu’na gitti. "Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar" İstanbul Havalimanı’nda konuşan Hüseyin Oral, "Thiago Avila ile aynı gemide bulunduk. Gerçekten büyük bir kahraman. Gemide tuvalet temizliğini kendisi üstlendi. Daha sonra onu götürdüler. İnternetler gelip gitti. Arkadaşlarım ‘Bir anormallik var. Hazırlıklı olalım’ dediler. Uzaklardan çeşitli gemiler görmeye başladık. ‘Bu gemiler hayra alamet değil’ dediler. Gemiler yaklaştı ve arkadaşım ‘Herkes diz çöksün bunlar bize saldıracak’ dedi. Sonuç olarak öyle oldu. Silahları çıkardılar. Etrafımızı sardılar. Aldığımız eğitimde de zaten öyle bir durumda diz çökeceğiz. Elleri havaya kaldıracağız. Müdahale etmeyeceğiz şeklinde söylendi ve o şekilde uyguladık. Yoksa suçlu duruma düşeriz, dediler. Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar. Kollarımda izleri duruyor. Bizleri önce ön tarafa gönderdiler. Daha sonra arkadan botlara bindirip daha önce hazırladıkları büyük bir hapishane gemisi yapmışlar. Onun içine doldurdular. Hayvan sürüsü gibi tekme tokatlarla bizi oralara götürdüler. İsrail’in ne kadar alçak olduğunu zaten biliyorduk ve orada yaşamış olduk. Orada da bizi 3 konteynere 180 kişiyi paylaştırdılar. En fazla 20 adam sığacakken 60 adam paylaştılar. Yerlerde ince bir sünger vardı. Ortası boş bir alan konteynerlere sığmayanlar gece sabaha kadar ileri geri donmamak için hareket ettiler. Çünkü hava soğuktu. Orada bize ekmek arası peynir yapmışlar. Peynirlerin kâğıtları da içinde duruyordu. O şekilde çuvallarla önümüze attılar. Ahıra hayvanlara yiyecek atar gibi. Sonunda Saif Abu Keshk kardeşimizi içimizden aldılar. Götürdüler. Başka bir odaya götürdüler. Ondan haber alamadık" dedi. "Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler, yumruk attılar" Gemide yaşadıklarını anlatan Hüseyin Oral, "2 gece 3 gün yolculuk yaptık. Üçüncü gün de bir adaya geldiğimizi anladık. ‘Çıkarılacaksınız’ dediler. Biz de ‘Saif ve Thiago kardeşimiz gelmezse biz çıkmayacağız’ diyerek protesto yaptık. Bu defa bizi zorla çıkarmaya çalıştılar. Bazıları tekme tokat çıkarıldı. Hanımefendi doktorlar vardı. Onları sürükleyerek dışarı çıkardılar. Gözümden görüyorsunuz. Adamlar iriydi ama suratlarında bir korku vardı. Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler. Yumruk attılar. İçerideler görmesin diye dışarıda yaptılar. Gözüm patladı ve kanlar yerlere akmaya başladı. Ama Allah sizi inandırsın ki şu kadar açım yok. Ne o yumruğu yediğim an acı hissettim ne de sonra. Sonra bizi Yunanlara teslim ettiler. Onlar da bizi karaya çıkardı. Benim ufak bir çantam vardı. İçinde bin Euro’nun üzerinde param ve ehliyetim vardı. ‘Onu Yunanlara teslim ettik’ dediler. Yunan’lar da aldıklarını söylediler. Karaya varınca Yunan’lara çantamı sorduğumda almadıklarını söylediler. Yunanların da bir iş birliği olduğunu gördük. Otobüslere bindirdiler. Bizi ayırmaya çalıştılar. Otobüsleri durdurttuk. Zorla kapıları açtık ve yollara döküldük. Bizim gibi yaralıları hastaneye götürdüler. Diğerleri havalimanına gitti. Ben de iki gün orada kaldım. Bugün gelebildik. Devletimizin mükemmel bir çalışması oldu. Orada konsolosluktan arandım. Uçak biletleri, ihtiyacım soruldu. Bu, bizim gücümüze on kat güç kattı" ifadelerini kullandı.