GÜNDEM - 25 Eylül 2025 Perşembe 13:00

Yaylada gerçeği aratmayan tatbikat

A
A
A
Yaylada gerçeği aratmayan tatbikat

Trabzon’un Akçaabat ilçesine bağlı Kayabaşı Yaylası’nda Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi (UMKE) koordinasyonunda geniş kapsamlı bölge tatbikatı gerçekleştirildi. Orman yangınlarına müdahale ve arama-kurtarma senaryolarının uygulandığı tatbikatta ekipler, gölde ve ormanlık alanda yaralılara ulaşarak başarıyla tahliye çalışmaları yürüttü.


Trabzon 15. Bölge UMKE Koordinatörlüğü tarafından düzenlenen tatbikata Artvin, Gümüşhane ve Giresun illerinden toplam 117 personel ile 30 araç katıldı. Senaryo gereği yangından etkilenen vatandaşlara müdahale amacıyla sahra hastanesi kurularak, yaralılara ilk müdahale olay yerinde yapıldı. Tatbikatta Orman Bölge Müdürlüğü, Jandarma Arama Kurtarma (JAK), itfaiye ve Sualtı Arama Kurtarma (SAK) ekipleri de yer aldı. Gerçeği aratmayan tatbikatta, orman yangınlarına müdahale, gölde mahsur kalan kazazedeye ulaşma ve ormanlık alanda arama-kurtarma faaliyetleri eş zamanlı olarak gerçekleştirildi. Senaryo gereği yangınlardan etkilenen 20 yaralıya ormanlık alanda arama-kurtarma ekipleri tarafından başarıyla müdahale edildi.



"117 personel ve 30 araçla birlikte faaliyeti icra edeceğiz"


15. Bölge UMKE Sorumlusu Serkan Sayar, 117 personel ile tatbikatı gerçekleştirdiklerini belirterek, "2025 UMKE faaliyeti alanında yer alan UMKE tatbikatını icra edeceğiz. Giresun, Gümüşhane, Artvin ve Trabzon illerinden gelen UMKE personellerimiz, ayrıca paydaş kurumlarımız olan Orman Bölge Müdürlüğü, Jandarma Arama Kurtarma ve su altı timleri ile birlikte 117 personel ve 30 araçla birlikte faaliyeti icra edeceğiz. Senaryo gereği bu tatbikatta orman yangınlarındaki müdahaleleri işlemeyi düşündük. Son zamanlarda ülkemizin başına bela olan, can ve mal kayıplarına neden olan yangınlarda ormanlarda yaralanan işçilerimiz ve vatandaşlarımız ihtiyaçlarına müdahil olup böyle bir senaryoyu uygun gördük. Tatbikatta üç ayrı etap olacak. Helikopterler su alırken göle düşen bir personelin kurtarılması için JAK ve su altı timleri ile yapılan bir etabımız da olacak. Kurduğumuz acil müdahale ünitelerine gelerek uygun hastaneler nakledilecekler. Son etapta da orman söndürmeye giden bir ekibin yüksekten düşmesiyle birlikte bulunduğu yeri acil çağrı merkezine iletmesi ve yaralıya ulaşıp uygun tekniklerle birkaç kilometre taşınması tatbikatı yapılacak. 87’si UMKE personeli olmak üzere 117 personel ile tatbikatımızı icra edeceğiz" ifadelerini kullandı.



Yaylada gerçeği aratmayan tatbikat

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Günlük hayatta sürdürülebilirlik bilinci ele alındı Anadolu Üniversitesindeki seminerde konuşan Doç. Dr. Nuran Öztürk Başpınar, bireylerin çevre dostu niyetlerine rağmen alışkanlıklarından vazgeçemediklerini belirterek, gerçek bir değişim için geri dönüşümden fazlasının; yani kültürel bir dönüşümün şart olduğunu vurguladı. Anadolu Üniversitesi Eskişehir Meslek Yüksekokulu (EMYO) tarafından "Günlük Hayat ve İş Yaşamından Örneklerle Bireylerin Yeşil Davranışları - Kişisel Faktörler ve Duygusal Açıklamalar" başlıklı seminer gerçekleştirildi. EMYO öğretim üyesi Doç. Dr. Nuran Öztürk Başpınar’ın konuşmacı olarak yer aldığı seminerde, davranış anatomisi ile yeşil davranışın temelleri ve etkileri ele alındı. Gündelik tercihler, büyük etkiler Seminerde konuşan Doç. Dr. Başpınar, günlük hayatta ve iş yaşamında yapılan tercihlerin çevre üzerindeki etkisine dikkat çekerek çevresel olumsuzlukları azaltmaya ve mümkünse iyileştirmeye yönelik davranışların "yeşil davranışlar" olarak tanımlandığını ifade etti. Yeşil davranışın gündelik yaşamın içinde yer alan ancak etkisi büyük bir sorumluluk alanı olduğunu vurguladı. Konfor alanı yeşil davranışın önünde engel olabiliyor Çevre dostu niyetlerle eylemler arasındaki çelişkiye değinen Doç. Dr. Başpınar, yeşil davranışın soyut bir doğa sevgisinden ibaret olmadığını, ölçülebilir ve somut eylemler bütünü olduğunu belirtti. Bireylerin çevreyi önemsediklerini dile getirmelerine rağmen yeterince yeşil davranış sergileyememelerinin temel nedeninin "konfor ve alışkanlıklar" olduğunu ifade etti. Özel araç yerine toplu taşıma kullanmak ya da tüketim alışkanlıklarını sınırlandırmak gibi konfor alanının dışına çıkan tercihlerden kaçınılmasının bu süreci olumsuz etkilediğini söyledi. Bireysel adımlar kolektif etki oluşturuyor Seminerde, "Tek başıma neyi değiştirebilirim?" düşüncesinin aşılması gerektiği üzerinde duruldu. Doç. Dr. Başpınar, her bireysel adımın kolektif bir etki oluşturduğunu belirterek, yeşil davranışın süreklilik kazanmamasının nedenlerinden birinin bu davranışların görünmez olması ve yeterince takdir edilmemesi olduğunu ifade etti. Suçluluk, gurur ve kayıtsızlık gibi duyguların çevre dostu davranışlar üzerindeki etkisine değinen Doç. Dr. Nuran Öztürk Başpınar, sürdürülebilir bir yaşam için yalnızca geri dönüşümün yeterli olmadığını; kültürel dönüşümün prosedürlerden daha güçlü bir değişim aracı olduğunu vurguladı.
Aydın EKODOSD Başkanı Sürücü: "Söke Ovası antik dönemdeki deniz görünümüne döndü" Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği (EKODOSD) Başkanı Bahattin Sürücü, son yağışların ardından Söke Ovası’nda yaşanan taşkınlara dikkat çekerek ovanın antik dönemlerdeki deniz görünümünü andırdığını söyledi. Batı Anadolu’nun en büyük akarsuyu olan Büyük Menderes Nehri’nin binlerce yıldır taşıdığı alüvyonlarla verimli ovalar oluşturduğunu hatırlatan EKODOSD Başkanı Bahattin Sürücü, nehrin aynı zamanda zaman zaman taşkınlara yol açtığını belirtti. Sürücü, "Nehir, tarih boyunca hem bereketin hem de taşkının kaynağı olmuştur" dedi. Yaşanan taşkınların sadece iklim değişikliğine bağlanmasının doğru olmadığını ifade eden Sürücü, nehir ve dere yataklarında yapılan hatalı düzenlemelerin, devrilen ağaç kütüklerinin temizlenmemesinin ve havza boyunca taşınan çöplerin köprü ayaklarını tıkamasının taşkın riskini artırdığını söyledi. Ovanın güneyi su altında kaldı Sürücü, özellikle Akçakaya, Burunköy ve Bağarası ovalarında tarım arazilerinin tamamen su altında kaldığını belirterek, "Bugün Söke Ovası’nın güneyine gidildiğinde binlerce yıl önceki coğrafi görünümü hatırlatan manzaralarla karşılaşıyoruz" diye konuştu. Azmaklar doğal tampon görevi görüyor Büyük Menderes’in tarih boyunca yatak değiştirmesi sonucu oluşan azmakların taşkın dönemlerinde doğal rezervuar görevi gördüğünü kaydeden Sürücü, bu alanların fazla suyu depolayarak taşkının etkisini azalttığını dile getirdi. Kurak dönemlerde ise azmakların bölgenin adeta yaşam sigortası olduğunu belirten Sürücü, bu alanların göçmen kuşlardan su samurlarına kadar birçok canlıya ev sahipliği yaptığını söyledi. "Azmaklara sahip çıkalım" çağrısı Bazı azmakların doldurulduğunu ve sanayi atıklarıyla kirletildiğini ifade eden Sürücü, "Taşkın günlerinde suyu depolayan, kurak günlerde yaşamı ayakta tutan azmaklara sahip çıkalım. Onları korumak Söke Ovası’nın tarımsal geleceğini de korumaktır" dedi.