POLİTİKA - 25 Kasım 2025 Salı 18:49

Binali Yıldırım: "Önümüzde büyük bir fırsat var, o fırsat Terörsüz Türkiye"

A
A
A
Binali Yıldırım: "Önümüzde büyük bir fırsat var, o fırsat Terörsüz Türkiye"

Türk Devletleri Teşkilatı Aksakallılar Heyeti Başkanı Binali Yıldırım, "Önümüzde büyük bir fırsat var, o fırsat Terörsüz Türkiye fırsatıdır. Terör insanlığı yok eden bir illettir, terörsüz Türkiye ise, ‘insanı yaşat ki devlet yaşasın’ prensibinin hayata geçmesidir" dedi.


Türkiye Cumhuriyeti’nin son Başbakanı ve Türk Devletleri Teşkilatı Aksakallılar Heyeti Başkanı Binali Yıldırım, bir dizi ziyaret programları kapsamında Tunceli’ye geldi. Kızılay’ın Türkiye çapında yürüttüğü "82 İl 81 Anaokulu" projesi kapsamında Sonay Beyaz Kızılay Anaokulu’nun temel atma programa katılan Başkan Yıldırım, açıklamalarda bulundu. Yıldırım, "Ülkemiz yeni bir sürece girdi. Yeni yüzyıl, yeni bir dönemi de beraberinde getirdi, ‘Terörsüz Türkiye’ terörün ne anlama geldiğini, terörün bize, milletimize neye mal olduğunu en iyi bilen, yaşayan insanlar, Tuncelili hemşehrilerimiz. Maalesef 40 yıl boyunca büyük bedel ödedik. 13 binden fazla güvenlik personelimizi, korucumuzu, polisimizi, askerimizi terörle mücadelede şehit verdik. 34 bin civarında sivil vatandaşımız da terör belasında hayatını kaybetti. Sonunda ne kazandık, hiçbir şey kazanmadık. Üstelik kaybettiklerimiz çok daha fazla. 2 trilyon dolar tutarında da bir maddi kaynağı kaybettik. 2 trilyon dolar dediğimiz bugün Türkiye’nin milli gelirinin neredeyse 2 katı. Demek ki biz terörle mücadeleye bu paraları harcamasaydık bugün bir Türkiye yerine 3 Türkiye’yi konuşacaktık. Yani refahta ve kalkınmışlıkta İtalya’nın da önüne geçecektik. Ama olan oldu. Zamanı geri getiremeyiz. Fakat önümüzde büyük bir fırsat var, o fırsat Terörsüz Türkiye fırsatıdır. Buna bazıları karşı çıkıyorlar ama niye karşı çıktıklarını da ne kendileri biliyor, ne de vatandaş anlıyor. Sürece karşı çıkanlardan beklenen şudur, ortaya bir alternatif koymak. Yani terör bitsin istiyor musun, istemiyor musun, terörle siyaset olmaz. Terör insanlığı yok eden bir illettir, terörsüz Türkiye ise, ‘insanı yaşat ki devlet yaşasın’ prensibinin hayata geçmesidir" diye konuştu.


Tunceli Valisi ve Belediye Başkan Vekili Şefik Aygöl ise, "Kızılay’ımızın Türkiye çapında yürüttüğü ’81 İl, 81 Anaokulu’ projesi kapsamında ilimize kazandırılacak olan Sonay Beyaz Kızılay Anaokulu‘nun temelini atıyoruz. Okul öncesi eğitim, çocuklarımızın geleceğe hazırlanmasında en kritik dönemdir. Kızılay’ımızın bu vizyoner projesi ülkemizin her köşesinde olduğu gibi Tunceli’de de evlatlarımızın nitelikli eğitim imkanlarına erişimini güçlendirmekte, onların özgüvenle, sevgiyle ve bilgiyle büyümesine katkı sunacaktır" şeklinde konuştu.


Binali Yıldırım, temel atma töreninin ardından Munzur Üniversitesi öğrencileriyle bir araya geldi.



Binali Yıldırım: "Önümüzde büyük bir fırsat var, o fırsat Terörsüz Türkiye"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bayburt 76 yaşındaki Bayburtlu üretici ata tohumları için zirai don nöbetinde Bayburt’un Aslandede köyünde sebze ve meyve yetiştiriciliği yapan 76 yaşındaki çiftçi İsmail Öksüz, sıfırın altına düşen hava sıcaklıkları nedeniyle serasındaki ata tohumu fidelerini korumak için ikinci örtü, dumanlama ve ısıtıcıyla önlem aldı. Gerekirse geceyi serada geçireceğini belirten Öksüz, yerli ve ata tohumu fideleri zarar görmesin diye tüm imkanlarını devreye soktu. Geçen yıl mart ayında etkili olan yoğun kar yağışı nedeniyle seraları çöken Öksüz, bu kez zirai don tehlikesine karşı ata tohumlarını korumak için harekete geçti. Yılların emeğini verdiği seralarında büyük zarar yaşayan üretici, aynı kaybı yeniden yaşamamak için fidelerin başında nöbete hazırlanıyor. Daha önceki uygulamalarından edindiği tecrübeye göre seranın belli bir seviyeye kadar koruma sağladığını, ikinci örtülerin de soğuğa karşı ek koruma sunduğunu anlatan Öksüz, bu gece beklenen hava şartlarında bunların yeterli olamayacağını söyledi. "Üçüncü bir tedbire başvuruyorum" Ata tohumu fidelerini korumak için ikinci bir aşama olarak seraya duman vereceğini anlatan Öksüz, ateş ve odun yakarak içerideki sıcaklığı dengelemeye çalışacağını dile getirdi. Bu yöntemin de yetersiz kalması halinde serada kalacağını ve üflemeli ısıtıcıyı kurarak fideleri kurtarmaya çalışacağını belirten Öksüz, "Zirai dona karşı önlem almamız gerekiyor. Bu sera belli bir dereceye kadar ürünleri koruyor o yüzden ikinci örtüleri örtüyoruz. Daha önce yaptığım uygulamalardan bunu biliyorum. Görünüyor ki bu geceki soğuğa ikinci örtülerimiz de yetmeyecek. Bunun için ikinci bir tedbire başvuruyorum. O da seraya duman vermek. Ateş yakarak, odun yakarak inşallah önlemimizi alacağız. Eğer o da yetmezse bu gece burada kalmayı düşünüyorum. Isıtıcı kullanacağım. Üflemeli ısıtıcı var, onu da kuracağım" dedi. "Amacım para kazanmak değil" Verdiği mücadelenin ticari kazançtan çok ata tohumlarını yaşatma düşüncesine dayandığını vurgulayan Öksüz, bu yaşta serada nöbet tutmasının sebebinin memlekete faydalı olmak olduğunu ifade etti. Öksüz, söz konusu olanın yerli, ince kabuklu ve lezzetiyle öne çıkan ata tohumları olduğunu dile getirerek, "Bir şekilde bu tohumları, fideleri kurtarmaya çalışacağım. Bu yaşta bu mücadeleyi vermemin bir amacı var. Amacım para kazanmak değil. Vatana, millete hayırlı bir iş yapmak istiyorum. Bu tohumlar çok özel. Eğer sıradan bir tohum olsaydı bu kadar da önem vermezdim. Burada olmasa Antalya’da olur, fazla bir zarar olmazdı derdim ama bunlar çok özel tohumlar, ata tohumları. Yerli, kabuğu ince, çok lezzetli tohum bunlar" diye konuştu. "Tarım bakanının benden isteği var" Ata tohumlarının yaşatılması ve yaygınlaştırılması için çalışmalarını sürdürdüğünü anlatan Öksüz, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın kendisinden bu üretimi bir süre daha devam ettirmesini, uygulamaları çevresindekilere öğretmesini ve tohumları dağıtmasını istediğini söyledi. Bu konuda söz verdiğini belirten Öksüz, yaşı ilerlemesine rağmen üretimden vazgeçmeyeceğini dile getirerek, "Tarım ve Orman Bakanımızın benden isteği var. 1-2 sene daha bu işi devam ettir, uygulamaları etrafındaki insanlara öğret, tohumları dağıt diye istekte bulundu. Ben de yapacağıma söz verdim . Bu yaşta biraz zorlansam da bunu yapmaya devam edeceğim" ifadelerini kullandı. "Ata tohumlarını üşütmemiz çok büyük zarar demek" Serasında 6 çeşit biber ile 4 çeşit ata tohumu ve yerli domates bulunduğunu belirten Öksüz, fidelerin henüz 3-5 santimetre boya ulaştığını, bu dönemde yaşanacak donun, büyük kayıp anlamına geldiğini söyledi. Tohumları korumak için elinden geleni yaptığını, aynı işi yapan kişilere de tecrübelerini aktarmaya çalıştığını anlatan Öksüz, "Çok değerli tohumlar. Bunları üşütürsek yazık olur. Burada 6 çeşit biber, 4 çeşit ata tohumlardan, yerli tohumlardan domates var. Şu an 3-5 santim boyuna geldiler. Bunları üşütmemiz demek çok büyük bir zarar bana göre. O yüzden tohumları korumak için elimden geleni yapıyorum ve bu işi yapan insanlara öğretmeye çalışıyorum" dedi. "Bu işi canım sağ oldukça yapmaya çalışacağım" Yıllardır üretimin içinde olduğunu söyleyen Öksüz, çiftçiliğin artık hayatının bir parçası haline geldiğini ifade etti. Üretmeden rahat edemediğini kaydeden Öksüz, sağlığı el verdiği sürece ata tohumları için çalışmayı sürdüreceğini ifade ederek, "Bu mesleğe alışmışım, bunu yapmadan da pek rahat edemiyorum. Bu işi canım sağ oldukça yapmaya çalışacağım" şeklinde konuştu. Geçen yıl yaşadığı büyük kayba rağmen üretimden vazgeçmeyen Öksüz, bu kez zirai don tehlikesine karşı ata tohumu fidelerini korumak için serasında yeniden mücadele veriyor.