ÇEVRE - 11 Ocak 2026 Pazar 09:56

Kış lastiği tek başına yetmiyor: Sürücülere hayati uyarılar

A
A
A
Kış lastiği tek başına yetmiyor: Sürücülere hayati uyarılar

Doğu Anadolu Sürücü Kursları Federasyonu Genel Başkan Yardımcısı Atilla Ayhan, kış lastiği kullanımının tek başına yeterli olmadığını belirterek, araç bakımı, doğru sürüş teknikleri ve kış şartlarına uygun hazırlıkların trafik güvenliği açısından büyük önem taşıdığını söyledi.


Kış aylarında artan kar yağışı, buzlanma ve olumsuz hava şartları, trafikte güvenli sürüşü daha da zorlaştırırken, sürücülerin alacağı önlemler hayati önem taşıyor. Doğu Anadolu Sürücü Kursları Federasyonu Genel Başkan Yardımcısı Atilla Ayhan, kış mevsiminde yapılan sürüş hatalarına dikkat çekerek, sadece kış lastiği kullanımının yeterli olmadığını, araçların her yönüyle trafiğe hazır hale getirilmesi gerektiğini vurguladı. Ayhan, araç bakımı, lastik basınç ayarları, sürüş teknikleri ve takip mesafesi gibi konularda sürücülere önemli uyarılarda bulundu.


" Yolda kalma ihtimaline karşı yiyecek içecek ve battaniye gibi malzemeleri hazır durumda bulundurmamız gerekiyor"


Kış lastiği kullanımının tek başına yeterli olmadığını vurgulayan Atilla Ayhan, "Sürücülerimizin kış aylarında yapmış oldukları en büyük hataların başında trafiğe hazır olmayan araçlarla karayoluna çıkmaları geliyor. Kış ayları için en önemli konu kış lastiği kullanımı. Kış lastiği kullanımı da belli yerlerde tek başına yeterli olmuyor. Burada bizim sürücülere tavsiyemiz, özellikle araçlarını sıvı bakımı ve diğer şartlarda sürekli trafiğe hazır halde tutmalarıdır. Araçlarımızda mutlaka antifirizli cam sularıyla doldurulmalıdır. Eğer karayollarında uzun bir yolculuğa çıkılacaksa araçların depolarının tamamen dolu olması lazım. Araçlarda, kış mevsiminde yolda kalma ihtimaline karşı yiyecek içecek ve battaniye gibi malzemeleri hazır durumda bulundurmamız gerekiyor. Yola çıkmadan önce mutlaka araç üzerindeki karları, camlardaki buzları temizlemeliyiz. Eğer kar yağışı sonrası mutlaka yola çıkmamız gerekiyorsa ana caddeleri tercih etmemiz lazım. Ara sokaklarda buzlanma ve kar birikintisi daha fazla olduğu için bizim her zaman tavsiyemiz, sürücülerimizin ana arterleri kullanmaları" şeklinde konuştu.


"Lastik hava basınçlarını düşürdüğümüz zaman tekerleklerin diş derinlikleri kayboluyor"


Ayhan, "Kış aylarında araç kullanırken yaptığımız en temel hataların başında, kış lastiği kullanımının yanı sıra araçlar için yapılan müdahaleler bizler için önemli. Özellikle kış aylarında araç kullanırken daha sabırlı, sükunetli ve tedbirli araç kullanılmalı. Araç kullanırken ani hızlanma, ani direksiyon hareketleri, ani fren hareketlerinden kaçınılmalı. ‘Tatlı fren, tatlı gaz; debriyaja hiç korkmadan bas’ şeklinde bir slogan geliştirdik. Yani gaz ve fren tepkilerimizi olabildiğince yumuşatmamız gerekiyor. Sürücülerin bildiği en büyük yanlışlardan bir tanesi de araç lastik basıncının düşürülmesi. Lastik basınç havaları genelde kış aylarında araç sürücüleri tarafından düşürülerek tutunmanın daha iyi olacağı düşünüyor. Fakat lastik hava basınçlarını düşürdüğümüz zaman araç lastiklerinin içerisindeki hava basıncı düştüğü için tekerleklerin diş derinlikleri kayboluyor. Araçların lastik basınç değerlerini mutlaka öğrenmemiz lazım. Bunu öğrendikten sonra özellikle kış aylarında lastik hava basınçlarının yüzde 10’luk toleransla şişirilmesi tavsiye edilir. Lastik hava basınçlarının yüzde 10’dan fazla şişirmemiz sayesinde diş derinlikleri aşılacağı için lastiklerimiz yere daha iyi temas sağlayacak, daha iyi tutunma sağlayacaktır. Takip mesafemiz normal şartlarda ‘hız artı metre’ şeklindedir. Kış aylarında bunu 5-10 kat artırmamız gerekir. Bu bize güvenli bir duruş mesafesi sağlayacaktır. Bizi istenmeyen kazalardan koruyacaktır. Sürücülerimize trafikte özellikle virajları dönerken asgari hıza ve direksiyon manevralarını hızlı yapmamaya özen göstermelerini tavsiye ediyoruz. Daha sabırlı, daha sakin ve daha dikkatli araç kullanılmalıdır" dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Kasapoğlu: "Tek bir kişi kalmayana kadar çalışacağız" Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Engelli Bireylerin Sorunlarını Araştırma Komisyonu Başkanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu; "Çözüm odaklı yaklaşımlar geliştirmek için fotoğrafı net çekmek önemlidir. Doğru teşhis konmazsa, doğru tedavi gerçekleşmez. Fotoğrafı yüksek çözünürlükle çektikten sonra, raporu da tüm objektifliğiyle, hiçbir veriyi atlamadan ortaya koyacağız. Asıl olan çözümdür" dedi. Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Engelli Bireylerin Sorunlarını Araştırma Komisyonu Bölge İstişare Toplantısı Kayseri’de toplandı. Toplantı sonrası basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Komisyon Başkanı ve eski Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu; "Parlamento olarak vatandaşımızın karşısına çıkacağız. Her daim vatandaşımızın bu konudaki talebini, sıkıntısını ve temennisini aktarabileceği bir ortam olacak" dedi. Ülke olarak engelli vatandaşlar için durmadan ve yılmadan, erişilebilir bir komisyon olacaklarını belirten Kasapoğlu; "Bizim komisyonumuz masa başı bir komisyon değil. Tamamen vatandaşımıza odaklıdır. Vatandaşımızın derdini dinlemeyi, çözüme yönelik yol açmayı hedefleyen bir kurumuz. ’Bir rapor hazırlayalım, yazalım, bitsin’ gibi bir anlayışımız olmadı. Vatandaşımızı dinleyelim; sahada ne var, bireylerimizin sıkıntıları neler, ne tür çözüm önerileri var? Akademisiyle, sivil toplumuyla, herkesle bu konuyu değerlendiren; siyaset üstü bir yaklaşımla el birliğiyle çalışan bir komisyonuz. 30 komisyon toplantısı yaptık, odak grup çalışmaları gerçekleştirdik. Konuları uzmanlarıyla, ilgilileriyle adım adım ele alarak; memleketimizi doğusuyla batısıyla adeta arşivleyip gündemimize taşıyarak değerlendirmeler yapıyoruz. Bu kışta kıyamette 12 ili bir araya getirdik. İç Anadolu’muzda ağırlayan Kayseri’mize şükranlarımı ifade ediyorum. Kim ne yapıyor, kimin ne önerisi var, kimin ne projesi var; bizzat bu konunun içindeki bireylerle bir araya geliyoruz. Engellilik Günü bir güne mahsus bir konu değildir. 3 Aralık Engelliler Günü; herkesin oturup konuştuğu ve sonrasında kapağını kapattığı bir konu olmamalıdır. Herkes, yılın her günü ve her anı bu konudaki sorumluluğunu bilmeli; bu konuda çıtanın her gün yükseldiği bir anlayış hâkim olmalıdır" dedi. "Yerel yönetimler sorumluluk sahibidir" Çözüm odaklı yaklaşımlar geliştirmenin önemine değinen Kasapoğlu; "Ülke olarak bu alanda çok büyük adımlarımız var. Parlamento olarak vatandaşımızın karşısına çıkacağız. Her daim vatandaşımızın bu konudaki talebini, sıkıntısını ve temennisini aktarabileceği bir ortam olacak. Yerel yönetimler bu konuda çok büyük sorumluluk sahibidir. Sivil toplumuyla, merkezi idaresiyle herkes kendi muhasebesini yapacaktır. Sahayı mümkün olduğunca gezeceğiz. Bize ulaşan tek bir kişi kalmayana kadar gideceğiz. Asıl olan erişilebilirliktir. Temel odağımızda rapor vardır. Çözüm odaklı yaklaşımlar geliştirmek için fotoğrafı net çekmek önemlidir. Doğru teşhis konmazsa, doğru tedavi gerçekleşmez. Fotoğrafı yüksek çözünürlükle çektikten sonra, raporu da tüm objektifliğiyle, hiçbir veriyi atlamadan ortaya koyacağız. Asıl olan çözümdür. Uygulama noktasında sağlık hizmetlerine erişim; diş tedavisinden rapor alım sürecine kadar ele almamız gereken adımlar vardır. Eğitimle ilgili, kurumlarla ilgili atılması gereken adımlar bulunmaktadır. Sosyal yardımlar konusunda çalışmalarımız vardır. Bu alanlardaki tıkanan noktaları komisyonumuzun el birliğiyle daha yukarı taşıyacağız. Engelli bireylerimizin parlamento çatısı altında kendilerine hizmet sunulmasını sağlayacak bir yapı olarak bu platform her zaman var olacaktır" şeklinde konuştu.