GÜNDEM - 25 Ekim 2025 Cumartesi 22:17

Minik Yiğit’in ailesi oldular

A
A
A
Minik Yiğit’in ailesi oldular

Tunceli’de yaşayan Türkan ve Ömer Odunci çifti, 6 Şubat depremi sonrasında aldıkları kararla koruyucu aile oldu.


Türkan ve Ömer Odunci çifti, 6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından, yaşadıkları derin duygusal süreçle birlikte anlamlı bir karar aldı. Ömer Odunci’nin deprem bölgesinde yürüttüğü gönüllü yardım çalışmalarının ardından, bir çocuğun hayatına dokunmak, ona güvenli bir yuva sunmak amacıyla koruyucu aile olma başvurusunda bulundular. Yaklaşık bir yıl süren değerlendirme sürecinin ardından, 5 Ocak 2024 tarihinde küçük Yiğit’in ailesi olmaya hak kazanan Odunci çifti, kısa sürede güçlü bir bağ kurarak ebeveyn olmanın mutluluğunu yaşadı. Türkan ve Ömer Odunci çifti, yaşadıkları bu süreçte çevrelerinden gelen önyargılara rağmen kararlı duruşlarını sürdürdü. "Aile olmanın temeli sevgidir" anlayışıyla hareket eden çift, toplumda koruyucu ailelik bilincinin artmasına da katkı sundu. Koruyucu aileliğin sadece bir sorumluluk değil, aynı zamanda bir sevgi bağı olduğunu vurgulayan Odunci ailesi, diğer ailelere de ilham verdi.


Yiğit’in evlat edinilme sürecinden bahseden 29 yaşındaki anne Türkan Odunci, "Bir çocuğa aile olmak istedik, hayatına dokunmak istedik. Yiğit, 5 Ocak’tan beri bizimle. Tam bir aile olduk. Oğlum, geldikten 2 gün sonra hava değişiminden dolayı hastalandı. Sürekli kucağımda olmak istediği için bu süreç bizi birbirimize daha kolay bağladı. Oğlum benden kopamıyor, ben ondan kopamıyorum. Bana hayat arkadaşı oldu. Birlikte çıkıp birlikte geliyoruz, beraber büyüyoruz, birlikte öğreniyoruz. Biz başvuru yaparken insanlar ‘yapamazsınız, üstesinden gelemezsiniz, kendi çocuğunuz gibi olmaz’ dedi. Ama öyle bir şey olmadı. Yiğit bizsiz yapamıyor, biz onsuz yapamayız" şeklinde konuştu.


Tunceli’de bir doğalgaz firmasında kontrol mühendisi olarak çalışan 36 yaşındaki baba Ömer Odunci, "Biz buna 6 Şubat depremi zamanında karar verdik. O zaman Adıyaman’a yardıma gitmiştik. Başvurumuzu o dönem yaptık. Ondan bir yıl sonra 5 Ocak 2024’te Yiğit yanımıza geldi. Yiğit bizim eve neşe kattı. Onunla ayrı bir bağ kurduk. Yaklaşık 2 yıldır bizimle beraber. Biz mutluyuz, o da mutlu. Mutlu bir şekilde geçinip gidiyoruz şu an" dedi.



"Çocuklara verebileceğiniz en güzel hediye ailedir"


Tunceli Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Hüseyin Okan ise, "Koruyucu aile hizmetimiz, bakanlığımızın en önemli hizmetlerinden bir tanesi, en kıymetli çalışmalarından biri. Devlet himayesinde, koruma altındaki çocuklarımızı sevgi dolu ailelerimizin yanına veriyoruz. Onlar bakımını sağlıyorlar. Bu anlamdaki çalışmaları bizler de gördükçe motive oluyoruz. Tunceli’de 15 koruyucu ailemiz var, 22 çocuğumuz koruyucu ailelerin himayelerindeler. Takiplerini bizler yapıyoruz. Koruyucu aile hizmeti bizlerin umutla baktığı projelerden bir tanesi. Çocuklara verebileceğiniz en güzel hediye ailedir. Onlara gülümseme sağlayabilecek, mutlu edebilecek en kıymetli çalışma onlara aile olmaktır. Lütfen koruyucu aile olma noktasında tedirginlik yaşamayın. Kurumlarımıza başvuru yapın. Bizler zaten sizlerin şartlarını ve durumlarını değerlendiriyoruz, uygun gördüğümüz ailelerimizi koruyucu aile yapıyoruz" dedi.



Minik Yiğit’in ailesi oldular

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul "Kurtlar Vadisi" ile hafızalara kazınan yalı satışta İstanbul Boğazı’nda yer alan ve bir döneme damga vuran Kurtlar Vadisi dizisiyle hafızalara kazınan Abud Efendi Yalısı satışıyla gündeme geldi. Yalının yüzde 15,23’lük hissesinin 170 milyon TL bedelle satışa sunulduğu öğrenildi. Boğaz’ın mavi sularıyla çevrili konumuyla dikkat çeken tarihi yapı dron ile görüntülendi. İstanbul Boğazı’nın Üsküdar Kandilli sahilinde yer alan ve bir döneme damga vuran Kurtlar Vadisi dizisiyle hafızalara kazınan Abud Efendi Yalısı satışıyla tekrar gündem geldi. Yalının yüzde 15,23’lük hissesinin 170 milyon TL bedelle satışa sunulduğu öğrenildi. Tarihi yapı, Boğaz’ın mavi sularıyla çevrili konumuyla dikkat çekti. Boğaz yalıları arasında özgün mimarisiyle öne çıkan yapı, 1835 ile 1855 yılları arasında Osmanlı saray mimarisinin önemli isimlerinden Garabet Balyan tarafından inşa edildi. Boğaz’ın seçkin yalıları arasında gösterilen yapı, iki katlı ahşap mimarisi, beyaz cephe kaplaması ve kırmızı kiremitli çatısıyla dikkat çekiyor. Yalı, 1900 yılında Mehmet Abud Efendi tarafından satın alınarak Abud Ailesi’nin ikameti olarak 1981 yılına kadar kullanıldı. Yaklaşık 1 bin 500 metrekarelik arsa üzerinde bulunan yapı, 270 metrekare taban alanına ve toplam 540 metrekare kullanım alanına sahip. Kâgir olarak inşa edilen alt katta iki ayrı kayıkhane yer alırken, üst kat yarı dikdörtgen formda bir sofa etrafında şekilleniyor. Dronla havadan çekilen görüntülerde yalının denize sıfır konumu ve geniş rıhtımı net şekilde görüldü. Üst açıdan yapılan çekimlerde simetrik pencere düzeni, cumbalı bölümleri ve Boğaz’a açılan geniş terası dikkat çekti. Yalının hemen yanında bulunan müştemilat ve arka bahçedeki ağaçlık alan da görüntülere yansıdı. Sahil hattı boyunca uzanan iskele ve mermer rıhtım bölümü ise yapının tarihi kimliğini gözler önüne serdi. Dizilerle özdeşleşen yalı Yalı, özellikle Kurtlar Vadisi dizisinde geçen sahnelerle geniş kitleler tarafından tanındı. Dizide güç ve otoriteyi simgeleyen konsey sahnelerine ev sahipliği yapan yapı, yıllar içinde televizyon tarihinin simge mekanlarından biri haline geldi. Hisselerinin satışa çıkarılmasıyla yeniden gündeme gelen yalıda yüzde 15,23’lük payın 170 milyon TL bedelle satışa sunulduğu öğrenildi. Boğaz hattındaki tarihi yapıların yatırım değeri her geçen gün artarken, söz konusu yalının hem tarihi geçmişi hem de televizyon hafızasındaki yeri nedeniyle farklı bir konumda bulunduğu belirtiliyor. Havadan çekilen görüntülerde Boğaz’daki dalga hareketleriyle birlikte yalının suya yansıyan silueti dikkat çekerken, çevresindeki tarihi ağaç dokusu ve sahil şeridi de kadraja yansıdı.
Erzurum Azerbaycan Tıp Üniversitesi ile akademik iş birliği görüşmesi gerçekleştirildi Atatürk Üniversitesi, uluslararasılaşma vizyonu ve küresel akademik iş birliklerini güçlendirme hedefi doğrultusunda önemli bir akademik temasa daha ev sahipliği yaptı. Bu kapsamda, Azerbaycan Tıp Üniversitesi Farmakoloji Anabilim Dalı öğretim üyeleri Doç. Dr. Kamandar Yaqubov, Doç. Dr. Gülbeniz Hüseynova ve Doç. Dr. Aydın Aliyev ile Pato-Fizyoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Sevinç Hacıyeva, Atatürk Üniversitesini ziyaret ederek bir dizi görüşmede bulundu. Ziyaret programı çerçevesinde konuk akademisyenler, Rektör Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu ile bir araya geldi. Gerçekleştirilen görüşmede; iki üniversite arasında bilimsel iş birliğinin geliştirilmesi, ortak araştırma projelerinin hayata geçirilmesi, akademik personel ve öğrenci değişim programlarının artırılması ile disiplinler arası çalışmaların teşvik edilmesi gibi başlıklar ele alındı. Oldukça verimli bir atmosferde gerçekleşen toplantıda, özellikle farmakoloji ve patofizyoloji alanlarında yürütülebilecek ortak bilimsel çalışmaların stratejik önemi vurgulandı. Taraflar, bilgi ve deneyim paylaşımının artırılması, uluslararası fon kaynaklarına yönelik projelerde birlikte yer alınması ve sürdürülebilir akademik iş birliklerinin tesis edilmesi konusunda karşılıklı mutabakat sağladı. Rektör Hacımüftüoğlu, nazik ziyaretlerinden dolayı Azerbaycan Tıp Üniversitesi heyetine teşekkür ederek, iki köklü kurum arasında tesis edilen bu temasların, önümüzdeki süreçte somut iş birliklerine dönüşeceğine olan inancını ifade etti. Ziyaret, iyi niyet temennilerinin ardından sona erdi.