KÜLTÜR SANAT - 11 Nisan 2025 Cuma 10:18

Pertek Kalesindeki sular çekildi, askeri nizamiye gün yüzüne çıktı

A
A
A
Pertek Kalesindeki sular çekildi, askeri nizamiye gün yüzüne çıktı

Tunceli’nin Pertek ilçesinde yer alan tarihi Pertek Kalesinin su altında kalan bölümleri, su seviyesinin düşmesiyle birlikte gün yüzüne çıktı. Ortaya çıkan yapılardan biri olan nizamiye girişinin, kaleye ulaşımın sağlandığı önemli bir nokta olduğu düşünülüyor.


Tunceli’nin Pertek ilçesinde bulunan tarihi Pertek Kalesinin uzun yıllardır su altında kalan bölümleri, su seviyesinin düşmesiyle yeniden gün yüzüne çıktı. Keban Baraj Gölünün suları altında kalan yapının, kaleye girişin sağlandığı nizamiye olduğu tahmin ediliyor. M.Ö 2800’lü yıllara dayanan Pertek Kalesi, Urartular tarafından inşa edildi. Zaman içinde farklı medeniyetlere ev sahipliği yapan kale, Osmanlı döneminde Kanuni Sultan Süleyman tarafından onarıldığı rivayet edilen önemli bir savunma yapısı olarak biliniyor. Kale, iç ve dış kale olarak iki bölümden oluşurken, içinde su sarnıçları ve tarihi odalar bulunuyor. 1974 yılında Keban Barajının su tutmasıyla birlikte yarımada görünümüne kavuşan kale, büyük oranda sular altında kaldı. Baraj gölünün yükselen suları nedeniyle kaleye ulaşım ancak teknelerle sağlanabiliyor. Bununla birlikte, baraj suyunun zaman zaman çekilmesi, kale çevresinde gizli kalmış yapıları ortaya çıktı. Son olarak, kaleye giriş noktalarından biri olduğu düşünülen nizamiye yapısının su yüzeyine çıktığı gözlemlendi. Pertek Belediye Başkanı Recai Vural ve bölge halkı, yapının Bizans, beylikler ya da Selçuklu dönemine ait olabileceği tahmin edilirken, uzun yıllar boyunca su altında kaldığı için kesin tarihi hakkında net bilgiler bulunmuyor.



’’Pertek Kalesi birçok medeniyete ev sahipliği yapmıştır’’


Kaleyi ziyaret eden Pertek Belediye Başkanı Recai Vural, ’’Bulunduğumuz Pertek Kalesi, Pertek ilçesi sınırları içerisinde. Kalenin tarihi, 2800’lü yıllara dayanıyor. 1974’te Keban Barajının tutulmasından sonra bulunduğumuz bölge olan kale, yarım ada olarak görünümüne devam etti. Burada Urartuların inşa ettiği kalenin daha sonra Kanuni Sultan Süleyman tarafından onarıldığı rivayet edilir. Pertek Kalesi, birçok medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Kalenin içini incelediğimiz zaman su sarnıçları, cıncıklı oda diye bilinen yerler vardır. İç kale ve dış kale diye iki bölümden oluşuyor. Kalenin doğusunda yerleşim alanı vardı. Orada iki tane cami vardı. O camileri de 1971 yılında OTDÜ, binanın tamamının taşlarını numaralandırarak ilçemize taşıdı. Şu anda Sungur Bey Camii ve Celebi Ağa Camii olarak Pertek’te ibadete açıktır" dedi.



Kale su seviyesi düştüğünde ortaya çıkıyor


Suların çekilmesiyle birlikte ortaya çıkan yapı hakkında bilgi veren Vural, "Şimdi buraya dikkat ederseniz, eserin altındaki taşlar, su basmanı gibi görünüyor. İncelendiği üzere buranın kaleye çıkış yolu olduğu için Nizamiye olduğu kanaatindeyiz. Su çok nadir çekildiği için uzmanlar tarafından inceleme yapılmadı. Zira bu yol açılıyor ama bu eser pek açığa çıkmıyor. Dolayısıyla esas ne amaçlı olduğunu dair kesin bir şey söylememekle beraber Nizamiye girişi olduğu kanaatindeyiz. Çünkü diğer tarafta açık bir pencere, gözetleme yeri gibi yer var" şeklinde konuştu.


İlçe sakinlerinden Mehmet Zülfü Yolga ise ’’Kale Urartular tarafından yapılmış. M.Ö 800 gibi Urartuların burada hakimiyeti var. Urartular dönemine ait olduğunu gösteren bazı kalıntılar var. Kurban kesilen sunak yerleri, oymalar, sarnıç gibi kutsal alan var. Bu bölgede Palu, Mazgirt ve Pertek Urartuların batı uç kısımları olarak geçmektedir. Bu çıkan yapı ise muhtemelen kalenin nizamiyesi. Yalnız büyük ihtimalle bu daha sora yapılmıştır. Bizans veya beylikler veya daha sonra Selçuklu döneminde yapıldığını düşünüyoruz. Burası genelde sular altında kalıyor. Su seviyesi düştüğünde zaman zaman açığa çıkıyor" diye konuştu.



Pertek Kalesindeki sular çekildi, askeri nizamiye gün yüzüne çıktı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Yunusemre’de dışarıdan gelen stantlara kapılar kapandı Yunusemre Belediyesi, ilçe sınırları içinde yöresel ürün pazarı, fuar ve panayır adı altında stant açılmasına izin verilmeyeceğini açıkladı. Kararın yalnızca Mesir Festivali döneminde, oda başkanlarının onayıyla esnetileceği bildirildi. Yunusemre Belediyesi, ilçe esnafını korumaya yönelik dikkat çeken bir karara imza attı. Semih Balaban, bundan sonra Yunusemre sınırları içerisinde "yöresel ürünler pazarı, fuar, panayır" adı altında hiçbir şirket, kurum ya da kişiye stant açma ve ticari faaliyet izni verilmeyeceğini açıkladı. Belediye Başkan Yardımcıları Ali Kuyumcu ve Haydar İzci’nin de katıldığı toplantıda, Manisa Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (MESOB) Başkanı Hasan Geriter ile ilgili oda başkanları hazır bulundu. Toplantı sonrası Başkan Balaban ile MESOB Başkanı Geriter ortak açıklama yaptı. "Esnafımızın yanındayız" Göreve geldikleri günden bu yana esnafın yanında olduklarını vurgulayan Başkan Balaban, alınan kararın ortak akılla şekillendiğini belirtti. Balaban, "Manisa’da yaşayan, Manisa’da kazanan ve katma değer üreten esnafımızın yanında olmak bizim görevimiz. Yaptığımız istişareler sonucunda önemli bir karar aldık. Bu kararı belediye meclisimizden de geçireceğiz. Bundan sonra Yunusemre sınırları içerisinde hiçbir yerde yöresel ürünler pazarı, fuar ve panayır adı altında stant açılmasına izin vermeyeceğiz" dedi. Başkan Balaban, yalnızca Manisa Mesir Macunu Festivali döneminde istisna uygulanacağını belirterek, bu süreçte de hangi esnafın stant açacağına oda başkanlarının karar vereceğini ifade etti. Kararın belediye tarafından tek taraflı alınmadığını dile getiren Balaban, "Esnafımızın rehberliğinde, ortak akılla bu adımı attık. Belediyemizi halkımızla ve odalarımızla birlikte yönettiğimizin somut göstergesidir" diye konuştu. MESOB Başkanı Hasan Geriter ise Ramazan ayının bereketine dikkat çekerek, alınan kararın yıllardır çözüm bekleyen bir soruna nokta koyduğunu söyledi. Alınan kararın Manisa esnafına hayırlı olmasını dileyen taraflar, bundan sonraki süreçte de esnafla dayanışma içinde hareket edeceklerini vurguladı.
Eskişehir Afetlere hazırlık süreklilik gerektiren bir devlet politikası Eskişehir İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici, afetlere hazırlığın süreklilik gerektiren bir devlet politikası olduğunu belirterek "Ülkemizin deprem gerçeğiyle yaşamayı öğrenmesi ve her an hazırlıklı olması hayati bir zorunluluktur" diye belirtti. Doç. Dr. Yaşar Bildirici, 1-7 Mart Deprem Haftası kapsamında bir değerlendirme yaptı. Bildirici, "İl Sağlık Müdürlüğü olarak, hem insan kaynağımızla hem de teknolojik altyapımızla muhtemel afet senaryolarına karşı hazırlıklarımızı en üst seviyede tutuyoruz. Bildiğiniz üzere, restorasyonunu tamamlayarak Müdürlüğümüz envanterine kattığımız Mobil Komuta ve Koordinasyon Merkezi tırımız ve tam donanımlı UMKE araçlarımız sahamızda aktif olarak görev yapmaktadır. Afet anında en büyük ihtiyacımız olan kesintisiz iletişimi, 112 acil istasyonlarımız ve hastanelerimizle olan koordinasyonu doğrudan olay yerinden sağlayacak güce ve teknolojiye sahibiz. Temennimiz, bu devasa araçlara ve ekiplerimize hiçbir zaman ihtiyaç duyulmamasıdır. Ancak muhtemel bir kriz anında; devletimizin tüm imkanlarıyla, araçlarımızla ve sağlık çalışanlarımızın üstün gayretiyle vatandaşımızın hemen yanı başında olacağımızı herkesin bilmesini isterim. Bu vesileyle geçmiş depremlerde yitirdiğimiz tüm canlarımızı rahmetle anıyor, ülkemize afetsiz yarınlar diliyorum" dedi. Deprem Haftası boyunca İl Sağlık Müdürlüğü koordinasyonunda, sağlık ekiplerinin afet farkındalığını artırmaya yönelik eğitim, tatbikat ve saha çalışmalarına aralıksız devam edileceği açıklandı.