ÇEVRE - 03 Aralık 2025 Çarşamba 14:42

Tunceli 200 araç ve 842 arama kurtarma personeliyle kışa hazır

A
A
A
Tunceli 200 araç ve 842 arama kurtarma personeliyle kışa hazır

Tunceli Valisi ve Belediye Başkan Vekili Şefik Aygöl, kış aylarında yaşanabilecek risklere karşı 200 araç ve 842 personelden oluşan güçlü bir ekiple hazırlıklarını tamamladıklarını söyledi.


Türkiye’de kışı en sert geçiren illerden biri olan Tunceli’de, kış mevsimine yönelik tedbirler, valilik koordinasyonunda düzenlenen kış tedbirleri koordinasyon toplantısında ele alındı. Yüksek rakımı, sarp topoğrafyası ve geçmiş yıllarda yaşanan çığ olayları nedeniyle riskli iller arasında bulunan Tunceli’de, AFAD, jandarma, emniyet, karayolları ve İl Özel İdaresi ekipleri 7 gün 24 saat hazır hale getirildi. Kritik noktalarda ekipler görevlendirilirken, sağlık ihtiyaçları bulunan vatandaşlar için adres bazlı takip sistemi oluşturuldu. Kamu kurumlarına ait tesisler ise muhtemel acil durumlarda barınma alanı olarak planlandı.


‘’Tunceli çığ tehlikesi ile uzun yıllardır karşı karşıya’’


Vali Şefik Aygöl, hem kurumların hem de vatandaşların alacağı önlemlerin kış aylarında yaşanabilecek olumsuzlukları azaltmak açısından büyük önem taşıdığını ifade etti. Tunceli’nin çığ tehlikesiyle uzun yıllardır karşı karşıya kaldığını belirten Tunceli Valisi Aygöl, "Kış mevsiminin yaklaşmasıyla birlikte yoğun kar yağışı, tipi, buzlanma ve çığ tehlikesi nedeniyle oluşabilecek riskleri değerlendirmek, alınacak tedbirleri güçlendirmek ve kurumlarımız arasındaki koordinasyonu artırmak amacıyla bugün kış tedbirleri koordinasyon toplantımızı gerçekleştirdik. Tunceli, coğrafi yapısı, yüksek rakımı ve eğimli topoğrafyası nedeniyle ülkemizde çığ riski en yüksek illerden biri olma özelliğini taşımaktadır. AFAD kayıtlarına göre 1950’li yıllardan bu yana ilimizde çok sayıda çığ olayı meydana gelmiş; can kayıpları yaşanmış, vatandaşlarımız mahsur kalmış ve ulaşım hatlarında ciddi aksamalar oluşmuştur. Yapılan analizler, 1974-2006 yılları arasında gerçekleşen veya riski bulunan çığ afetleri nedeniyle 344 vatandaşımızın hak sahibi olarak tescil edildiğini göstermektedir. Bu veriler, çığ tehlikesinin Tunceli açısından dönemsel değil; tarihsel ve sürekli bir risk olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Bu kapsamda, tüm kurumlarımızla birlikte toplam 200 arama kurtarma aracı ve 842 arama kurtarma personeli ile gerekli hazırlıklarımızı tamamlamış durumdayız. AFAD İl Müdürlüğümüz 7 gün 24 saat esasına göre teyakkuz haline getirilmiş, jandarma, emniyet, İl Özel İdaresi ve karayolları ekiplerimiz kritik güzergâhlarda hazır kuvvet olarak görevlendirilmiştir. Diyaliz, doğum ve düzenli tedavi gerektiren hastalar için adres bazlı takip sistemi oluşturulmuş, çığ riski bulunan köy ve mezralar yeniden değerlendirilerek gerekli uyarı ve bilgilendirmeler yapılmıştır. Kamu misafirhaneleri, yurtlar ve spor salonları muhtemel acil barınma durumları için hazır hâle getirilmiş; kurumlar arası koordinasyon ise İçişleri Bakanlığımızın 2023/9 sayılı Kış Tedbirleri Genelgesi doğrultusunda güçlendirilmiştir. Bu süreçte vatandaşlarımızın da dikkat etmesi gereken bazı önemli hususları sizlerle paylaşacağım. Zincirsiz ve kış lastiği bulunmayan araçlarla kesinlikle trafiğe çıkılmamalı, çığ riski olan yamaçlarda yürüyüş yapılmamalı, Meteoroloji ve AFAD tarafından yapılan uyarılar düzenli olarak takip edilmelidir. Ayrıca, olumsuz hava koşullarında zorunlu olmadıkça özel araçlarla yola çıkılmaması, muhtemel risklerin azaltılması açısından son derece önemlidir. Valiliğimiz, tüm kurumlarımızla birlikte kış mevsimini güven içinde geçirmek için gerekli tüm hazırlıkları tamamlamış olup çalışmalarını kararlılıkla sürdürmektedir. Ancak unutulmamalıdır ki afet yönetimi yalnızca kurumların değil; devlet ile vatandaşın omuz omuza yürüttüğü ortak bir sorumluluktur" diye konuştu.


(FD-YRT

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Yalova Yalova’da 14 aylık bebeğin yaralandığı komşu kavgasıyla ilgili baba ve anne ifade verdi Yalova’nın Çınarcık ilçesinde aralarında husumet bulunan komşularının saldırısında, kucağındaki 14 aylık çocuğuyla birlikte yaralanan baba ile eşi savcılıkta ifade verdi. Olayla ilgili tutuklanan saldırganın ifadesinde, "Benim amacım Muhammed Baca’ya vurmaktı. Ancak savurduğum cisim kucağındaki çocuğa denk geldi" dediği ortaya çıktı. Alınan bilgiye göre, Çınarcık’a bağlı Esenköy beldesinde bir sene önce aldıkları eve taşınan 4 çocuklu Baca ailesi ile aynı binada oturan E. ailesi arasında çocuk gürültüsü, park, kaçak bina yapıları nedeniyle çok sayıda tartışma yaşandı. Son olarak 20 Şubat 2026 tarihinde yaşanan olayda Muhammed Baca (34), kucağında 14 aylık kızı İkra varken Şener E.’nin çocuk scooterı ile saldırısına uğradı. Saldırıda babanın burnu kırılırken, kucağındaki 14 aylık çocuğu İkra’nın ise kafatası çatladı. Yaralılar Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tedavi altına alındı. Olay sonrası gözaltına alınan Şener E. çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Daha önce uzaklaştırma kararı verilen diğer şüpheli Servet E. ise serbest kaldı. Minik İkra, 3 günlük tedavinin ardından taburcu edildi. "İfadelerde hem Servet hem de Şener vurulduğunu kabul etmiştir" Olayla ilgili Muhammed Baca ve eşi B. Baca, Yalova Adliyesi’ne gelerek savcılıkta ifade verdi. Adliye çıkışı açıklama yapan Baca ailesi avukatlarından avukat Tolga Taylı, son günlerde sanki çocuğun yaralanmasının torpidoya çarparak olduğu gibi bir algı oluşturulmak istendiğini belirterek, "Servet E.’nin veyahut da Şener E.’nin ifadeleri de apaçık ortadadır. Muhammed Baca’ya karşı yapılan bir saldırı neticesinde Muhammed Baca’nın elinde çocuğu olduğu görülmesine rağmen cisim vurulmaya ve fırlatılmaya devam edilmiştir. Kaza da olsa elinde bir çocuk olan babaya karşı böyle bir eylemin yapılmasının hiçbir anlamı yoktur ve bunu farklı yerlere çekmeye de gerek yoktur" diye konuştu. "Kalıcı bir hasar olduğu da tespit edilmiştir" Adli Tıp raporunun da dosyada yer aldığını belirten Taylı, "Rapor içerisinde çocuğun kafatasının arka kısmında ciddi ve kalıcı bir hasar olduğu da tespit edilmiştir. Torpidoya çarpmayla oluşacak bir hasar değildir. Nitekim medya servis edilen görüntülerde 18.55 anlarında Muhammed Baca’nın 112’yi arayarak ve aynı zamanda kaymakamlık makamını arayarak yardım istediği bir görüntü sızmış ve burada ‘çocuğun yüzüne ne oldu’ ifadesi geçmiştir. Bu ifade farklı yerlere çekilmektedir. 18.59’da aynı tarihte çocuğun ev içerisindeki bir video kaymakama gönderilirken yüzü burada apaçık ortadır. Herhangi bir hasar yoktur. İkra bebeğin son günlerdeki, hastanedeki görüntüler de hepinizin zaten malumudur. Yani bir torpidoyla çarpmakla değil. Zaten 18.59’da çocuğun yüzünde herhangi bir hasar olmamasına rağmen 3-4 saat sonrasında hastanelik oluyor. Yani torpidoyla ulaşan bir şey değildir. Burada farklı yerlere, farklı yorumlara çekmeye veyahut da sürüklemeye gerek yoktur. Muhammed Baca ve ailesi mağdurdur. Tekrardan mağdur edilmeye çalışılmaktadır. Bu süreçle ilgili dosyaya girmiş ve süreci takip etmeye başlamış bulunmaktayız. İfadelerde hem Servet hem de Şener vurulduğunu kabul etmiştir. Kasti olarak çocuğa yapmadık ama çocuğu Muhammed’in kucağında gördük olarak ifadelerini net olarak söylemişlerdir." "Muhammed Baca bir hedef olarak göstermiştir" Servet E. ile ilgili de şikayetçi olacaklarını kaydeden Taylı, "Son birkaç gündür sanki Muhammed Baca bilinçli olaraktan burnundan akan kanları İkra Bebek’in üzerine akıtaraktan bir mağduriyet oluşturma, mağdur edebiyat yapma çabasında olduğuna yönelik birkaç tane röportajını gördük. Burada halkı da yanlış yönlendirmektedir. Keza gerek x hesabında gerekse diğer sosyal mecralarda Muhammed Baca ve ailesine karşı şu an bir itibar suikastı vardır. Burada halkı kim ve düşmanlığa yöneltmektedir. Muhammed Baca bir hedef olarak göstermiştir. Bugün için buraya gelirken bile sokakta kendisine ters ters bakılaraktan suçlu baba psikolojisi içerisine sokulmuştur. Bu durumla ilgili de ayrıca hukuki süreçler başlatılacaktır" dedi. Avukat Berika Kurt ise sanıkların suçlamaları kabul ettikleri beyanları olduğunu belirtti. Kurt, sosyal medya üzerinden yapılmaya çalışılan algı operasyonlarına halkın inanmaması gerektiğini kaydetti. Baba Muhammed Baca ise sanıkların suçlamaları kabul ettiğini ve Türk adaletine güvendiğini söyledi. "Kasıtlı olarak çocuğa vurmadım" Öte yandan tutuklanan Şener E.’nin ise ifadesinde, "Muhammed’in elinde çocuğu varmış ve savurduğum cisim Muhammed ile çocuğuna çarpmış. Ben olayın siniri ve heyecanı ile kucağındaki çocuğu fark etmemişim bile. Müteakip jandarma müdahale etti ve bizleri ayırdı. Yengem N. ile Muhammed’in eşi arasında da bir kargaşa oldu ancak birbirlerini darbedip etmediklerini görmedim. Olaylar sona erdikten sonra jandarma tarafından karakola getirildik. Muhammed Baca isimli şahıstan şikayetçi ve davacıyım. Benim amacım Muhammed Baca’ya vurmaktı. Ancak savurduğum cisim kucağındaki çocuğa denk geldi. Kasıtlı olarak çocuğa vurmadım" dediği öğrenildi.