MAGAZİN - 11 Ekim 2022 Salı 10:16

Turistlere İstanbul’u tanıtan Uşaklı genç kız, Japonya’ya gelin gitti

A
A
A
Turistlere İstanbul’u tanıtan Uşaklı genç kız, Japonya’ya gelin gitti

İstanbul’da turistlere İstanbul’un tanıttığı sırada tanışan Ayşegül Acar ve Japonyalı Takayuki Nagayama çifti, Uşak’ta düzenlenen görkemli düğünle dünyaevine girdi.

İstanbul’da turistlere İstanbul’un tanıttığı sırada tanışan Ayşegül Acar ve Japonyalı Takayuki Nagayama çifti, Uşak’ta düzenlenen görkemli düğünle dünyaevine girdi. Düğünde genç çifti Japonyalı ve Uşaklı akrabaları yalnız bırakmazken, damat Nagayama’nın halay çekmesi ve oyun havaları oynaması düğüne renk kattı.


Üniversite okumak için gittiği İstanbul’da eş zamanlı olarak turistlere de kenti tanıtan Uşaklı Ayşegül Acar, bu sırada Japonyalı Takayuki Nagayama ile tanıştı. Sık sık karşılaşan çift, Ayşegül Acar’ın üniversiteyi bitirip Japonya’da iş bulmasıyla daha da samimi oldu. Sevgili olduktan sonra da dünyaevine girmeye karar veren genç çift, Uşak’ta düzenlenen düğünle evlendi. Kent merkezinde düzenlenen düğüne, genç çiftin Uşak ve Japonyalı bazı yakınları katıldı. Renkli görüntülerin oluştuğu düğüne, Japonyalı damat ve davetlilerin oyun havaları oynaması ve halay çekmeleri de damga vurdu.


Düğünde arkadaşlarıyla yaşadığı mutluluğunu paylaşan Uşaklı gelin Acar, “Biz Türkiye’de tanıştık. Ben turistlere İstanbul’u gezdiriyordum, Takayuki’ye etrafı gösteriyordum. Sonrasında daha çok konuşmaya başladık. Ben üniversiteden mezun olduktan sonra da Japonya’da iş bulup oraya taşındım” dedi.


Genç çifti görenlerin şaşkınlıklarını gizleyemediklerini de sözlerine ekleyen Acar, ülkeler arası vatandaşların tanışmasının bile yaygın olmadığını, kültürler arası benzer ve ayrılıklar olduğunu ve genel olarak güzel tepki aldıklarını da sözlerine ekledi. Kültür farklılıklarına değinen Acar, “Düğün bizde çok farklı, onlarda çok farklı. Mesela anne ve babası geldi, genel olarak kız isteme nasıl olur, düğün nasıl oluyor diye. Mesela arabaların konvoy yapması bile garip oluyor. Benim için orada yaşarken yemek konusu veya onların kendi kültürlerinde garibime giden şeyler oluyor. Orta yolu bulup anlaşıyoruz” şeklinde konuştu.


Yeni kültürler tanımanın güzel olduğunu söyleyen Takayuki Nagayama ise, “Nereden olduğu önemli değil, iyi olduğu için onu seviyorum. Önceden Japonya ve Türkiye arasında yaşamım geçtiği için Türkiye’yi seviyorum. Yemek ve kültürel açıdan da Türkiye’yi seviyorum” ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Koca Ragıp Paşa’nın çok yönlü düşünce dünyası çalıştayda değerlendirildi Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi tarafından Edebiyat Fakültesi Konferans Salonunda "Edebiyat-Siyaset-Felsefe İlişkisi Kapsamında Koca Ragıp Paşa Çalıştayı"nın ilk oturumu gerçekleştirildi. 7-8 Mayıs tarihlerinde düzenlenen çalıştayın yürütücülüğünü Dr. Öğr. Üyesi Emrah Gülüm üstlenirken açılış konuşmasını Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Fuat Güllüpınar yaptı. Çalıştaya konuşmacı olarak Prof. Dr. Mehmet Mahur Tulum, Prof. Dr. Abdülkadir Erkal, Prof. Dr. Şevkiye Kazan Nas ve Prof. Dr. Kamil Sarıtaş katılırken, akademik personel, öğretim elemanları ve çok sayıda öğrenci takip etti. Osmanlı düşünce ve edebiyat dünyasının önemli isimlerinden Koca Ragıp Paşa’nın edebi kişiliği, siyasal kimliği ve düşünce dünyasının disiplinler arası bir yaklaşımla değerlendirildiği çalıştayda, farklı akademik alanlardan isimler sunum gerçekleştirdi. "Marifet iltifata tabidir" Açılış konuşmasını yapan Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Fuat Güllüpınar, Koca Ragıp Paşa’nın devlet adamlığı ve edebi yönüne dikkat çekerek, şu ifadeleri kullandı: "Bugün Koca Ragıp Paşa’yı konuşmak için bir araya geldik. Konuşmama Koca Ragıp Paşa’ya ait olduğunu düşündüğüm bir söz ile başlamak istiyorum: ‘Marifet iltifata tabidir.’ Emeğin, bilginin ve liyakatin değerini belki de bundan güzel anlatan bir söz yoktur. Bu sebeple bugün bu salonda olmamızı sağlayan, bu işte emeği geçen Emrah hocaya çok teşekkür ediyorum. Koca Ragıp Paşa bir sadrazam, bir diplomat, aynı zamanda hem devlet adamı hem sanatçı, şair ve önemli bir edebiyatçı olarak karşımızda duruyor." "Her işini usul ve suhuletle yapmıştır" Çalıştayın ilk konuşmasını gerçekleştiren Prof. Dr. Mehmet Mahur Tulum, Koca Ragıp Paşa’nın siyasi yönlerini ele aldı. Tulum, Paşa’nın siyasi hayatına çocukluk yıllarında başladığını belirterek, "Böyle bir alim üzerine konuşmak elbette çok zor. O, siyasi hayatına babasının yanında çocukluk yıllarında başlamış ve sadrazamlık mertebesine kadar yükselmiş önemli bir isimdir. Siyasi mizacını tanımlayacak olursak şunu görüyoruz; usul ve suhulet onun mizacında temayüz ediyor. Yani her işini usul ve suhuletle yapmıştır" dedi. "Devlet adamlığı ile şairliğini bir arada taşımıştır" Akdeniz Üniversitesi Edebiyat Fakültesinden Prof. Dr. Şevkiye Kazan Nas ise, Koca Ragıp Paşa’nın edebi kişiliğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kazan Nas, paşanın şiirlerinde toplum düzeni, ahlak ve devlet düşüncesinin önemli yer tuttuğunu belirterek, "Koca Ragıp Paşa’nın sanatını özgün kılan en önemli unsurlardan birisi onun devlet adamlığı ile şairliğini bir arada taşıyabilmesidir. Onun dizelerinde sadece bireysel duygular değil, toplum düzeni, ahlak ve devlet düşüncesi de yer bulur" diye konuştu. "Kapıkulundan felsefeci olmaz anlayışı doğru değildir" Çalıştayda konuşan Eskişehir Osmangazi Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kamil Sarıtaş, "Kapıkulundan felsefeci olmaz" anlayışını eleştirerek, Koca Ragıp Paşa’nın çok yönlü düşünce yapısına dikkat çekti. Sarıtaş, paşanın felsefe, tasavvuf ve kelamı birlikte ele alan bir yaklaşım benimsediğini ifade etti. "Hamilik sistemi edebiyatın gelişiminde önemli rol oynadı" Açılış oturumunun son konuşmasını gerçekleştiren Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdülkadir Erkal ise, Koca Ragıp Paşa’nın sanat hamiliği ve kültürel çevresine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Erkal, 18. yüzyılda yetişen çok sayıdaki şairin arkasında hamilik sisteminin önemli bir etkisi olduğunu vurguladı. Çalıştayın öğleden sonraki oturumu edebiyat ve dil söyleşisiyle devam etti. Söyleşide gazeller, tematik şiir mecmuaları ve şiirlerdeki eleştiri unsurları üzerine değerlendirmelerde bulunuldu. Çalıştay, soru-cevap bölümünün ardından sona erdi.