- 14 Şubat 2023 Salı 10:38

Uşak Üniversitesi’nden deprem bölgesine 2 yardım tırı gönderildi

A
A
A
Uşak Üniversitesi’nden deprem bölgesine 2 yardım tırı gönderildi

Asrın felaketi olarak adlandırılan Kahramanmaraş merkezli 7.

Asrın felaketi olarak adlandırılan Kahramanmaraş merkezli 7.7 ve 7.6 şiddetindeki depremler sonrasında Uşak Üniversitesi yardım çalışmalarına devam ederken son olarak 2 adet yardım ıtırı deprem bölgesine gitmek üzere yola çıktı.


Depremin ilk günlerinde Rektör Prof. Dr. Ekrem Savaş’ın başkanlığında toplanan Uşak Üniversitesi Senatosu, hiçbir öğrencinin mağdur olmaması için eğitim öğretime yönelik kararlar aldı. İlk günden itibaren tüm idari ve akademik personel ayni ve nakdi yardım yapmaları için Valilik ve AFAD yardım hatlarına yönlendirildi. Ardından öğrencilerden ve personelden oluşan üniversite ekipleri destek için bölgeye gitti.


Türkiye’yi yasa boğan deprem felaketinin ardından Uşak Üniversitesi ilk günden itibaren Uşak Valiliği koordinasyonunda başlatılan ayni ve nakdi yardım kampanyasına destek oldu. AFAD’ın deprem bölgesi için belirlediği ihtiyaçlara göre Uşak Üniversitesi topladığı ayni yardımların ilk etabı deprem bölgesine gönderildi. Bu yardımlar içerisinde, Uşak Üniversitesi çalışanlarının tedarik ettikleri 5 binin üzerinde bulunan battaniye yüklü 1 tırla AFAD’ın bölgedeki hastanelerin ihtiyacı olarak bildirdiği 1 tır hijyen ve temizlik malzemesi bulunuyor. Bölgeye ulaştırılacak yardımlar Kahramanmaraş AFAD koordinesinde dağıtılacaktır.


Rektör Prof. Dr. Ekrem Savaş, son yüzyılın en büyük afeti olan depremde milletimizin birlik ve beraberlik içinde seferber olduğuna dikkat çekerek ‘‘Biz de Uşak Üniversitesi olarak ilk günden itibaren tüm imkânlarımızı seferber ettik. Hemen yardım kampanyası başlattık. İlk 2 gün deprem bölgesinde en çok ihtiyaç duyulan battaniye için kampanya düzenledik. Ayrıca tüm idari ve akademik personelimiz ayni ve nakdi yardım yapmaları için Valiliğimiz ve AFAD yardım hatlarına yönlendirildi. AFAD koordinesinde depremzedeler için başlattığımız ayni yardım kampanyasında bugüne kadar toplanan battaniye, hijyen ve temizlik malzemeleri, deprem bölgesine ulaştırılmak üzere bugün yola çıkıyor” şeklinde konuştu.


Geçtiğimiz hafta üniversitemizden gönüllü öğrencilerimizin Mersin ve Hatay’a lojistik desteğe, temizlik görevlilerimizin ise Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesinde yapılan çalışmalara destek olmak üzere bölgeye gittiklerini belirten Prof. Dr. Savaş “Ayrıca deprem bölgesinden Uşak’ımıza gelen depremzedelere psikolojik destek veren Psikoloji Bölümü ve Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bölümü öğretim elemanlarımız var. Öğrencilerimize ve personelimize teşekkür ediyorum. Yardımlar gelmeye devam ediyor. Bu yardımları Valiliğimiz ve AFAD koordinesinde ihtiyaç duyan şehirlere göndereceğiz. Milletimiz sahip olduğu birlik ve beraberlik ruhuyla her türlü zorluğun üstesinden gelmektedir. Bu zorlu günlerin de üstesinden geleceğiz’’ ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adana Özel çocuklar, anneleriyle birlikte çamuru sanata dönüştü Adana’nın Kozan ilçesinde Anneler Günü dolayısıyla düzenlenen seramik atölyesinde özel çocuklar, anneleriyle birlikte çamuru sanata dönüştürdü. Kozan Belediyesi Kültür ve Sanat Evi tarafından düzenlenen etkinlikte özel çocuklar ve anneleri hem birlikte vakit geçirdi hem de seramik çalışmaları yaparak unutulmaz bir gün yaşadı. Etkinlikte anneler ve çocukları pasta keserek Anneler Günü’nü kutladı. Seramik sanatçısı Nermin Elmalı, özel çocuklar ve anneleri için farkındalık oluşturmak istediklerini belirterek, "Özel bireyler bizim kırmızı çizgimiz. Anneler Günü’nü sanatla iç içe bir etkinlikle kutlamak istedik. Anneler için kalıcı bir hatıra olsun, çocuklarıyla birlikte özel bir anıyı paylaşsınlar istedik. Çamur, anneler ve özel çocukların ellerinde sanata dönüştü" diye konuştu. Rehabilitasyon merkezi yetkililerinden Tuğba Koç da etkinliğe ev sahipliği yapan Kozan Belediyesi’ne teşekkür ederek tüm annelerin ve çocukların özel olduğunu ifade etti. "Annelerin aklında hep çocukları vardır" Down sendromlu 10 yaşındaki kızıyla etkinliğe katılan anne Zeynep Kaplan ise özel çocuk annesi olmanın büyük fedakarlık ve kaygı gerektirdiğini anlatarak, "Annelik ömür boyu sürüyor. Uyurken bile onları düşünüyoruz. Annelerin aklında hep çocukları vardır" ifadelerini kullandı. Öğrencilerden Betül Ulutaş ise annesini çok sevdiğini belirterek, "Cennet annelerin ayakları altındadır" dedi.
Düzce Tarım akademisi kursiyerleri hünerlerini sergiledi Düzce Belediyesi tarafından başlatılan ve Doğu Marmara Kalkınma Ajansı’nın da destek verdiği ‘Mutfak Atölyesi Tarım Akademisinde Kuruluyor’ projesi çerçevesinde dezavantajlı kadınlara verilecek gastronomi eğitiminin ilk ayağı gerçekleştirildi. Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü’nün Düzce’nin gastronomi kenti olması noktasında hizmete açtığı ve bugüne kadar bir çok workshop etkinliğini vatandaşlarla buluşturan MSM Akademi kapılarını bu kez, MARKA ile yapılan ortaklık çerçevesinde hazırlanan ‘Mutfak Atölyesi Düzce Tarım Akademisinde Kuruluyor’ projesine açtı. Düzce Belediyesi Meclis Üyeleri Fahrettin Altun ve Ayşe Nimet Özer ile Düzce Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Mustafa Kayıkçı’nın da ziyaret ettiği Sosyal Gelişmeyi Destekleme Programı (SOGEP) kapsamında desteklenen proje etkinliğinde, Tarım Akademisinde eğitim gören kursiyerlere, pastacılığın en sevilen lezzetlerinden ekler ve profiterol yapımı uygulamalı olarak öğretildi. Akademi eğitmenleri eşliğinde doğru hamur kıvamından başlayarak, iç dolguların hazırlanmasına, krema kıvamlandırmadan şık sunum tekniklerine kadar pastacılığın tüm inceliklerinin gösterildiği etkinlikte kursiyerler, öğrendikleri bilgileri uygulamaya dökerek elleriyle ekler ve profiteroller hazırladı. Etkinliğe katılan kursiyerler, "Hem eğlendik hem de çok şey öğrendik. Böyle etkinliklerin devamını diliyoruz" diyerek memnuniyetlerini dile getirdi.
Kırıkkale Binlerce kilometreden geldi, bozkırda sürünün başına geçti Ülkesinde iş bulamayınca eşi ve iki küçük çocuğunu geride bırakan Afgan çoban, ailesinin geçimini sağlamak için binlerce kilometre uzaklıktaki Kırıkkale’ye geldi. Devletin yetiştiriciye sağladığı destekle Türkiye’ye gelen Afgan çoban, bozkırda küçükbaş hayvanların bakımını severek sürdürüyor. Afganistan’da iş bulmakta zorlanan 32 yaşındaki Shadmanı Naqıbullah, eşi ve iki küçük çocuğunu geride bırakarak Türkiye’ye geldi. Balışeyh ilçesine bağlı Kenanbeyobası köyünde yaşamaya başlayan Naqıbullah, sabahın erken saatlerinde sürünün başına geçiyor. Bozkırın zorlu şartlarında çalışan genç çoban, küçükbaş hayvanların bakımını yaparak ailesine destek olmaya çalışıyor. Küçükbaş hayvan yetiştiricilerinin uzun süredir yaşadığı çoban sorununun çözümüne yönelik İl Tarım ve Orman Müdürlüğünce yürütülen proje kapsamında Türkiye’ye gelen Naqıbullah, gününün büyük bölümünü merada geçiriyor. Sürünün bakımı, beslenmesi ve güvenliğiyle ilgilenen genç çoban, zor şartlara rağmen hayvancılık işini severek yapıyor. "İş olsa zaten vatanımızı bırakmazdık" Shadmanı Naqıbullah, ailesini geride bırakarak ekmek parası için Türkiye’ye geldiğini söyleyerek, "Hepimiz Müslümanız, din kardeşiyiz. Vatanımız ayrı olabilir ama Müslüman, Müslüman’a her zaman yardım etmeli. Her iş elimden gelir ama davar işini çok seviyorum. Davar işi de kolay olmuyor, zor oluyor. Ailem Afganistan’da. İki çocuğum var, biri kız biri oğlan. Onları ekmek parası için bıraktım, Türkiye’ye geldim. ’Yokluk taştan serttir’ derler. İş yoktu, çalışamıyorduk. İş olsa zaten vatanımızı bırakmazdık" dedi. "Çoban sıkıntısı bu zamana kadar çok büyük bir problemdi" 15 yıldır hayvancılıkla uğraştığını söyleyen Sefer Özçam ise 100 küçükbaş hayvanla başladığı işletmede bugün 400 hayvana ulaştığını söyledi. Çoban bulmakta uzun süredir zorluk yaşadığını ifade eden Özçam, "İki Afgan çobanım var, sigortalı çalıştırıyorum. Şu anda 60 bin lira maaş veriyorum. Çoban sıkıntısı bu zamana kadar çok büyük bir problemdi. Getiriyoruz, kaçıyorlar, yapamıyorlar. İstediği parayı da versek bir türlü çalıştıramıyorduk" ifadelerini kullandı. "Sigortalı olarak yabancı uyruklu çoban getirdik" Koyun ve Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Mehmet Kürşat Ulusoy da küçükbaş hayvancılıkla uğraşan yetiştiricilerin en büyük problemlerinden birinin çoban sorunu olduğunu söyleyerek, "Cumhurbaşkanımızın, Tarım ve Orman Bakanımızın ve ilgili bakanlıklarımızın 3 yıllık çalışması sonucunda sigortalı olarak yabancı uyruklu çoban getirdik. Bunun ilk önceliğini Kırıkkale’de yapmanın onur ve gururunu yaşıyoruz" diye konuştu. Yasal yollarla gelen çobanların işletmeler için önemli bir güvence oluşturduğunu belirten Ulusoy, "Yasal olarak gelen çobanlarımızın iki yıl çalışma zorunluluğu var. Bu iki yıl içerisinde gidemeyecekleri için işletmenin devamlılığını sürdürebileceği öngörüldü. Bugün yetiştiricilerimiz bayram gibi sevinçli" şeklinde konuştu.