POLİTİKA - 02 Eylül 2023 Cumartesi 19:25

TBMM Başkanı Kurtulmuş: “Nereden geldiğini unutanlar, nereye gideceğini asla kestiremezler”

A
A
A
TBMM Başkanı Kurtulmuş: “Nereden geldiğini unutanlar, nereye gideceğini asla kestiremezler”

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, Uşak’ta 20’nci İmam Hatipliler Kurultayı’nda yaptığı konuşmada, “Nereden geldiğini unutanlar, nereye gideceklerini asla kestiremezler. Hem imam hatip meselesini hem Türkiye’de yeniden varoluş mücadelemizi, hem bu milletin kendi kökleriyle bütünleşme mücadelesinin hangi safhalardan geçtiğini asla unutmamız gerekiyor” dedi.


TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, ÖNDER İmam Hatipliler Derneği’nin düzenlediği 20’nci İmam Hatipliler Kurultayı’na katıldı. Uşak Üniversitesi Recep Tayyip Erdoğan Kongre ve Kültür Merkezinde gerçekleşen kurultaya Kurtulmuş´un yanı sıra Uşak Valisi Turan Ergün, İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan, Uşak Belediye Başkanı Mehmet Çakın, Önder İmam Hatipliler Derneği Başkanı Abdullah Ceylan, Uşak İmam Hatipliler Derneği (UŞİMDER) Başkanı Harun Kaya, Uşak Üniversitesi Rektörü Ekrem Savaş, milletvekilleri, siyasi parti temsilcileri, vatandaşlarda katıldı. Kurultay Uşak Fatih Kuran Kursu Uzman Öğreticisi Hafız İbrahim Karasakallı Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başladı. Kurtulmuş, kurultayda yaptığı konuşmada, “Öncelikle şunu biliyoruz ki nereden geldiğini unutanlar, nereye gideceklerini asla kestiremezler. Hem imam hatip meselesini hem Türkiye’de yeniden varoluş mücadelemizi, hem bu milletin kendi kökleriyle bütünleşme mücadelesinin hangi safhalardan geçtiğini asla unutmamız gerekiyor. Aslında biz millet olarak büyük bir milletiz. Bu millet tarihi boyunca gündelik işlerle hiçbir zaman uğraşmamıştır. Bizim için durmak, duraksamak o günlere gitmeyi olduğumuz yerde saymak hiçbir zaman gerçekleşmemiştir. Aynı zamanda Sultan Alp Arslan Anadolu topraklarını Müslüman milletimize açtığımız günden bu yana, milletçe arkamıza yaslanarak rahat ve huzur içinde yaşadığımız bir günde olmamıştır. Hep bu ülkeyi sağdan soldan çekiştirerek bu ülkenin düşmanları bu ülkeyi boğmak istediği nice serüvenleri çok yaşamıştır. Onun için diyoruz ki hiç geçmişi unutmayacağız. Zorluklara göğüs gerdiğimizi ve tarihsel sürece hiç unutmayacağız” dedi.


Nitelikli geleceği oluşturmanın yollarından söz eden TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Nitelikli gelecekten bahsediyorsak sağlam bir mefkureyi, ortak milli bir hedef haline getirme mecburiyetimiz vardır. İkinci temel unsur bu mefkureyi yürütecek, ileriki nesillere aktaracak sağlam bir toplumsal yapının oluşmasıdır. Bunun en başında her zaman övündüğümüz ama maalesef güncel olarak da çeşitli tehlikelerle karşı karşıya kalan aile yapımızı güçlendirmek temel ödevlerimizden birisidir. Bugün dünyada nesilleri mahvetmeyi kendisi için vazife bilen şer odaklarının hem de büyük bir propaganda ile hedef aldığı temel unsurlardan birisi aile yapısıdır. Bu aile yapısının güçlendirilmesi için gayret bütün gücümüzle devam edeceğiz ve inşallah önümüzdeki dönemde yapacağımız yeni anayasa çalışmasında da Türk ailesinin güçlendirilmesi ve korunması için gerekli adımları atacağız. Sağlam bir toplumsal yapının gerçekten ileriye doğru güçlü bir şekilde devam etmesi için olmazsa olmaz, içimizdeki farklılıkları bir güç unsuru olarak kabul etmektir. Toplumsal yapımızın güçlü olmasının önemli ayaklarından birisi güçsüze, yoksula, mağdurlara kucak açmak, onların elinden tutmaktır. Biz yolda kalmışa, güçsüze, mağdura yardım etmekle ünlenmiş bir milletiz. Nitelikli geleceğin üçüncü temel şartı güçlü insan kaynağına sahip olmaktır. Bugün Türkiye her alanda yetişmiş elemanlarıyla milli eğitim alanında büyük atılımları gerçekleştiriyor. Nitelikli geleceği kurabilmemiz için en temel unsurumuz ile dördüncü unsurumuz ise güçlü bir devlet yapısına sahip olmaktır. Devlet ele geçirilecek bir yer değil, devlet, milletin verdiği yetkiyle, millete hizmet edilecek bir makamdır, bir hizmet yeridir. Devletin yeniden yapılanması, hızlı ve etkin kararları alan bir mekanizma haline dönüştürülmesi için milletimizin kararıyla Cumhurbaşkanlığı yönetim sistemine geçmiş bulunuyoruz" diye konuştu.


Programda yaptığı konuşmasında eğitimin çok yönlü bir hadise olduğunu ifade eden İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan da, "Bir tarafında göz bebeğimiz çocuklarımız, bir tarafta onları eğitmekle mükellef sorumlu üstüne yükü almış olan öğretmenlerimiz, idarecilerimiz, bir tarafta bu çocuklarımızın anne babaları var. Böyle bir düzlemde bu eğitimin sadece devletlerin alacağı kararla, sadece öğretmenlerin yaptıklarıyla şekilleneceği bir kısa yol yok. Bu çok taraflı, birçok fedakarlığın bir çok gayretin içine girmesi gereken bir süreç. Sene başında, ortasında ve sonunda bazı profil testleri yapılmalı ki bu çocuklarımızdaki gelişmeleri çözelim ki ve bu yaptığımız çalışmalar daha isabetli olsun. 1 milyon 100 binin üzerinde Türkiye’de devletin öğretmeni var. İmam hatiplerdeki sayı da 150 bin civarındadır. Normalde öğretmen atama belirleme rejimi bir memuriyet kapısına göre yapılmış. Arkadaşlarımızı nasıl motive edebiliriz, buna kafamızı yormamız lazım. Gelin hep birlikte kendi okullarımızdaki öğretmenlere kıymet vermeyi tercih edelim" ifadelerini kullandı.


Uşak Belediye Başkanı Mehmet Çakın ise, "1997’de imam hatip mezunu olarak, geçirdiğimiz özellikle 28 Şubat sürecin sıkıntılarını yakından yaşayan olarak bir daha o karanlık günlerin tekrar etmemesi için, bütün gücümüz ve imkanlarımızla çalışmaya ve çabalamaya birlik, dirlik içinde sonsuza kadar sürdürmeye kararlıyız. Uşak’ta tüm vatandaşlarımıza Sayın Cumhurbaşkanımızın hedefleri doğrultusunda en güzel şekilde hizmet etmeye ve vatandaşlarımızın daha fazla teveccühünü kazanarak, sivil toplum kuruluşlarımızın hizmetlerine daha fazla katkı sağlamaya gayret ediyorum” dedi.



TBMM Başkanı Kurtulmuş: “Nereden geldiğini unutanlar, nereye gideceğini asla kestiremezler”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sumud Filosu aktivisti Hüseyin Oral, İstanbul’a geldi İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, İstanbul Havalimanı’na geldi. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu kapsamında 12 Nisan’da İspanya’nın Barselona kentinden hareket eden filo, farklı ülkelerden katılımlarla büyüyerek 39 ülkeden 345 katılımcıya ulaşmıştı. 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında uluslararası sularda İsrail ordusunun müdahalesine maruz kalmış müdahale sonrası çok sayıda aktivistin alıkonulmuştu. İsrail güçlerince alıkonulduktan sonra Yunanistan’ın Girit Adası’na çıkarılan aktivistler, geçtiğimiz Cuma günü Türk Hava Yolları tarafından düzenlenen özel uçuşla İstanbul’a getirilmişti. İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, Romanya’dan İstanbul Havalimanı VIP Terminali’ne geldi. Bükreş’ten THY’nin tarifeli uçağıyla Türkiye’ye gelen Oral, İstanbul Havalimanı VİP Terminali Girişi’nde aktivist arkadaşları ve çok sayıda vatandaş tarafından karşılandı. Hüseyin Oral, karşılama sonrası işlemleri için Adli Tıp Kurumu’na gitti. "Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar" İstanbul Havalimanı’nda konuşan Hüseyin Oral, "Thiago Avila ile aynı gemide bulunduk. Gerçekten büyük bir kahraman. Gemide tuvalet temizliğini kendisi üstlendi. Daha sonra onu götürdüler. İnternetler gelip gitti. Arkadaşlarım ‘Bir anormallik var. Hazırlıklı olalım’ dediler. Uzaklardan çeşitli gemiler görmeye başladık. ‘Bu gemiler hayra alamet değil’ dediler. Gemiler yaklaştı ve arkadaşım ‘Herkes diz çöksün bunlar bize saldıracak’ dedi. Sonuç olarak öyle oldu. Silahları çıkardılar. Etrafımızı sardılar. Aldığımız eğitimde de zaten öyle bir durumda diz çökeceğiz. Elleri havaya kaldıracağız. Müdahale etmeyeceğiz şeklinde söylendi ve o şekilde uyguladık. Yoksa suçlu duruma düşeriz, dediler. Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar. Kollarımda izleri duruyor. Bizleri önce ön tarafa gönderdiler. Daha sonra arkadan botlara bindirip daha önce hazırladıkları büyük bir hapishane gemisi yapmışlar. Onun içine doldurdular. Hayvan sürüsü gibi tekme tokatlarla bizi oralara götürdüler. İsrail’in ne kadar alçak olduğunu zaten biliyorduk ve orada yaşamış olduk. Orada da bizi 3 konteynere 180 kişiyi paylaştırdılar. En fazla 20 adam sığacakken 60 adam paylaştılar. Yerlerde ince bir sünger vardı. Ortası boş bir alan konteynerlere sığmayanlar gece sabaha kadar ileri geri donmamak için hareket ettiler. Çünkü hava soğuktu. Orada bize ekmek arası peynir yapmışlar. Peynirlerin kâğıtları da içinde duruyordu. O şekilde çuvallarla önümüze attılar. Ahıra hayvanlara yiyecek atar gibi. Sonunda Saif Abu Keshk kardeşimizi içimizden aldılar. Götürdüler. Başka bir odaya götürdüler. Ondan haber alamadık" dedi. "Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler, yumruk attılar" Gemide yaşadıklarını anlatan Hüseyin Oral, "2 gece 3 gün yolculuk yaptık. Üçüncü gün de bir adaya geldiğimizi anladık. ‘Çıkarılacaksınız’ dediler. Biz de ‘Saif ve Thiago kardeşimiz gelmezse biz çıkmayacağız’ diyerek protesto yaptık. Bu defa bizi zorla çıkarmaya çalıştılar. Bazıları tekme tokat çıkarıldı. Hanımefendi doktorlar vardı. Onları sürükleyerek dışarı çıkardılar. Gözümden görüyorsunuz. Adamlar iriydi ama suratlarında bir korku vardı. Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler. Yumruk attılar. İçerideler görmesin diye dışarıda yaptılar. Gözüm patladı ve kanlar yerlere akmaya başladı. Ama Allah sizi inandırsın ki şu kadar açım yok. Ne o yumruğu yediğim an acı hissettim ne de sonra. Sonra bizi Yunanlara teslim ettiler. Onlar da bizi karaya çıkardı. Benim ufak bir çantam vardı. İçinde bin Euro’nun üzerinde param ve ehliyetim vardı. ‘Onu Yunanlara teslim ettik’ dediler. Yunan’lar da aldıklarını söylediler. Karaya varınca Yunan’lara çantamı sorduğumda almadıklarını söylediler. Yunanların da bir iş birliği olduğunu gördük. Otobüslere bindirdiler. Bizi ayırmaya çalıştılar. Otobüsleri durdurttuk. Zorla kapıları açtık ve yollara döküldük. Bizim gibi yaralıları hastaneye götürdüler. Diğerleri havalimanına gitti. Ben de iki gün orada kaldım. Bugün gelebildik. Devletimizin mükemmel bir çalışması oldu. Orada konsolosluktan arandım. Uçak biletleri, ihtiyacım soruldu. Bu, bizim gücümüze on kat güç kattı" ifadelerini kullandı.
Van Van Gölü’nde inci kefali göçü başladı: Ekipler sağanak yağış altında nöbette Dünyada sadece Van Gölü’nde yaşayan inci kefalinin üreme dönemi nedeniyle tatlı sulara başlattığı göç yolculuğu bu yıl rekor bir yoğunlukla başladı. Van Gölü’nün endemik türü olan inci kefalinin, üreme amacıyla suyun tersine yüzerek başlattığı zorlu yolculuk gerçekleşti. Yaklaşık 20 bin kişinin geçim kaynağı olan balıkların korunması için Tarım ve Orman İl Müdürlüğü, jandarma, emniyet, sahil güvenlik ve zabıta ekipleri akarsu mansap bölgelerinde teyakkuza geçti. Van İl Tarım ve Orman Müdürü Turgay Şişman’ın da katılımıyla gerçekleştirilen denetimlerde, ekipler yoğun sağanak yağış ve zorlu arazi şartlarına rağmen gece gündüz nöbet tutuyor. Bu yılki göçün geçmiş yıllara oranla çok daha yoğun gerçekleşmesi dikkat çekerken, suyun debisiyle birleşen balık sürülerinin oluşturduğu yoğunluk sahada görev yapan ekipleri de şaşırttı. Kaçak avcılığın önlenmesi adına denetimlerini sıkılaştıran ekipler, inci kefalinin zarar görmeden üreme alanlarına ulaşması için bölgeyi abluka altına aldı. "İnanılmaz bir balık popülasyonu var" Akarsu mansap bölgelerinde incelemelerde bulunan Van İl Tarım ve Orman Müdürü Turgay Şişman, bu yılki göçün geçmiş yıllara oranla çok daha verimli geçtiğini belirtti. İl Müdürü Şişman, "15 Nisan ile 15 Temmuz tarihleri arasında İnci Kefali av yasağı başladı ve şu an devam ediyor. Ekiplerimizle birlikte, balıkların özellikle yumurta bırakmak için sahaya çıktığı bölgeleri kontrol ettik. inanılmaz bir balık popülasyonu var; bu durumdan çok memnunuz. Geçen sene bu kadar değildi, bu sene çok yoğun bir katılım söz konusu. Akarsularımız ve tatlı sularımızdaki sıcaklık 13 dereceye ulaştığında, hayvanların yumurtlamak için gerçekleştirdiği göç hareketi başlıyor. Bu süreçte hem görsel bir şölen oluşuyor hem de balıklar yumurtalarını bırakıyor" dedi. "Balık boylarında da bir artış söz konusu" Bu yılki göçte balıkların fiziksel gelişiminin de sevindirici düzeyde olduğunu dile getiren Şişman, "Tatlı sularda beraberce yaptığımız incelemelerde durumun çok verimli olduğunu gördük. Bu sene inşallah balık boylarında da bir artış söz konusu; bizzat kontrol ettim, oldukça büyük gözüküyorlar. Balık boyundaki bu ilerleme ile birlikte bence çok güzel bir sezon geçecek. Balık açısından her şey olumlu gidiyor" diye konuştu. Kaçak avcılıkla mücadelenin tavizsiz sürdüğünü hatırlatan Şişman, sözlerini şöyle sürdürdü: "Buradan yasağın devam ettiğini tekrar hatırlatmak isterim. 15 Nisan - 15 Temmuz tarihleri arasında inci kefali avcılığı yasaktır. Kaçak avcılık tespitimiz halinde idari para cezaları uygulanmakta ve av malzemelerine el konularak mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararı verilmektedir. Bunu tüm halkımıza duyurmayı bir görev kabul ediyoruz."