POLİTİKA - 08 Ekim 2025 Çarşamba 15:33

Uşak’ta üniversite öğrencilerinden Filistin’e destek yürüyüşü

A
A
A
Uşak’ta üniversite öğrencilerinden Filistin’e destek yürüyüşü

İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarını protesto etmek amacıyla bir araya gelen Uşak Üniversitesi öğrencileri, "Gazze İçin Umut, İnsanlık İçin Kardeşlik Yürüyüşü" düzenledi.



Uşak Üniversitesi Rektörlüğü önünde başlayan yürüyüşe, Uşak Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ekrem Savaş, AK Parti Uşak İl Başkanı Himmet Yaşar, akademisyenler, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve çok sayıda öğrenci katıldı.


Bir Eylül Kampüsü Rektörlük binası önünde toplanan öğrenciler, ellerinde Türk ve Filistin bayraklarıyla Sosyal Tesisler binası önüne kadar yürüdü. Yürüyüş boyunca öğrenciler, "Filistin özgürdür özgür kalacak", "Nehirden denize özgür Filistin", "İsrail Filistin’den defol", "Uşak’tan Gazze’ye direnişe bin selam" ve "Uşak uyuma kardeşine sahip çık" gibi sloganlar attı.



Katılımcılar, ellerindeki döviz ve pankartlarda "Kudüs’e selam direnişe devam", "Devlet değil terörist", "Mescid-i Aksa onurumuzdur", "Filistin’e destek Siyonizm’e lanet", "Filistin’deki insanlık suçunu dur de" ve "Çocuklar ölürken susulmaz" gibi ifadelerle tepkilerini ifade etti.



Sosyal Tesisler önünde sona eren yürüyüşün ardından, öğrenci toplulukları adına Mehmet Ulakçı bir konuşma yaptı. Ulakçı konuşmasında, "Gazze’de insanlar sadece topraklarını değil; umutlarını, çocukluklarını, geleceklerini kaybetmektedir. En temel hakları olan insanca yaşama hakları her gün ihlal edilmektedir. Ülke yönetimleri ve uluslararası kuruluşlar, Gazze’de yaşanan zulmü görmeyecek kadar kör, duymayacak kadar sağır ve bunu ifade edemeyecek basiretsiz. Ama biz, Uşak Üniversitesinde bir araya gelen öğrenciler ve akademisyenler olarak buna sessiz kalmayacağız." dedi.


Program, yapılan duanın ardından sona erdi.



Uşak’ta üniversite öğrencilerinden Filistin’e destek yürüyüşü

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum Aziziye’de ‘Pulur Çayı’ sevinci Erzurum’un Aziziye ilçesinde hayata geçirilecek "Pulur Çayı Islah Projesi" için düğmeye basıldı. Devlet Su İşleri (DSİ) 8. Bölge Müdürlüğü öncülüğünde yürütülecek olan çalışmalar kapsamında Pulur Çayı’nın ıslahı için önce beton kanallar inşa edilecek ve ardından üzerine de köprüler yapılacak. Kurumsal işbirliği ve koordinasyonun sahadaki en güzel örneklerinden birisini teşkil edecek proje ile Aziziye’nin Ilıca Mahallesi görsel bir güzelliğe kavuşmuş olacak. Projeyle ayrıca muhtemel sel ve su baskınlarının da önüne geçilmiş olunacak. Üzerinde uzun süredir çalışılan ve protokol aşamasına getirilen proje için karşılıklı imzalar atılırken, çalışmalara ise bu yaz sezonuyla birlikte başlanacak. Protokol İmzalandı "Pulur Çayı Islah Projesi" için hazırlanan protokol, DSİ 8. Bölge Müdürlüğü’nde bir araya gelinerek imzalandı. Aziziye Belediye Başkanı Emrullah Akpunar, DSİ 8. Bölge Müdürü Oğuzhan Yavuz ve teknik ekiplerce yapılan durum değerlendirmesinin ardından projenin startı verilirken, bu gelişme Aziziye’de şimdiden büyük bir heyecan uyandırdı. İmzalanan protokolün ardından taraflar, "Pulur Çayı Islah Projesi" için birbirleriyle karşılıklı olarak hayırlı olsun dileklerini paylaştılar. Akpunar projeyi anlattı Aziziye Belediye Başkanı Emrullah Akpunar, projeyle ilgili olarak yaptığı değerlendirmede; DSİ 8. Bölge Müdürlüğü öncülüğünde hem stratejik ve hem de estetik açıdan çok özel bir yatırımın hayata geçirileceğini söyledi. Pulur Çayı’nın geçmişte birçok kez sel ve su baskınlarıyla gündeme geldiğini hatırlatan Başkan Akpunar, "Pulur Çayı, esasen kanayan bir yaramızdı. Çayın ıslah edilmesi zorunluydu, çünkü yoğun yağışların da etkisiyle zaman zaman sel ve su baskınlarına sebep olabiliyordu. Kaldı ki, bu konuda geçmişte yaşadığımız çok acı tecrübelerimiz oldu. Ama şimdi bu yatırım sayesinde problemi tamamen ortadan kaldırmış olacağız" dedi. Doğa harikasına dönüşecek Boydan boya beton kanallarla ıslah edilecek olan Pulur Çayı’nın, atılacak bu adımla birlikte şehircilik ve mimari açıdan da görsel bir güzelliğe kavuşmuş olacağının altını çizen Aziziye Belediye Başkanı Emrullah Akpunar, "Islah çalışmalarına ilaveten Pulur Çayı üzerinde köprü geçişleri de olacak. Bölgede bizim de kentsel dönüşüm ve yenilenme çalışmalarımız eşzamanlı yürüyecek. Yapacağımız modern konutlar, yeni işyerleri, üstyapı, çevre düzenlemesi ve peyzaj çalışmalarıyla Pulur Çayı, ilçemizde adeta bir doğa ve tabiat harikasına dönüşecek. Bu projeyle ilçemize deniz getirmiş olmayacağız belki ama Pulur Çayı sayesinde Aziziye’mize hem görsel bir güzellik ve hem de sosyal canlılık kazandırmış olacağız" ifadelerini kullandı. Başkan Akpunar’dan teşekkür Yatırımla ilgili olarak şükran duygularını da paylaşan Aziziye Belediye Başkanı Emrullah Akpunar, şunları kaydetti: "Belediyeciliğe kazandırdığı vizyoner kimliğin yanı sıra, ‘Eser Siyaseti’ yaklaşımıyla önümüzde yeni ufuklar açan Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan Beyefendi’ye şükran borçluyuz. Bu projenin hayat bulmasında büyük katkıları bulunan Tarım ve Orman Bakanımız İbrahim Yumaklı başta olmak üzere; Bakanlarımıza, Erzurum Milletvekillerimize, Büyükşehir Belediye Başkanımıza ve AK Parti İl Başkanımıza kalbi teşekkürlerimizi sunuyoruz. Devlet Su İşleri Genel Müdürümüz Mehmet Akif Balta ile Genel Müdür Yardımcımız ve aynı zamanda hemşehrimiz Faruk Fıratoğlu ile sahada omuz omuza verip çalışacağımız DSİ 8. Bölge Müdürümüz Oğuzhan Yavuz ve değerli ekibine ise, hususen teşekkür ediyoruz"
Bayburt 76 yaşındaki Bayburtlu üretici ata tohumları için zirai don nöbetinde Bayburt’un Aslandede köyünde sebze ve meyve yetiştiriciliği yapan 76 yaşındaki çiftçi İsmail Öksüz, sıfırın altına düşen hava sıcaklıkları nedeniyle serasındaki ata tohumu fidelerini korumak için ikinci örtü, dumanlama ve ısıtıcıyla önlem aldı. Gerekirse geceyi serada geçireceğini belirten Öksüz, yerli ve ata tohumu fideleri zarar görmesin diye tüm imkanlarını devreye soktu. Geçen yıl mart ayında etkili olan yoğun kar yağışı nedeniyle seraları çöken Öksüz, bu kez zirai don tehlikesine karşı ata tohumlarını korumak için harekete geçti. Yılların emeğini verdiği seralarında büyük zarar yaşayan üretici, aynı kaybı yeniden yaşamamak için fidelerin başında nöbete hazırlanıyor. Daha önceki uygulamalarından edindiği tecrübeye göre seranın belli bir seviyeye kadar koruma sağladığını, ikinci örtülerin de soğuğa karşı ek koruma sunduğunu anlatan Öksüz, bu gece beklenen hava şartlarında bunların yeterli olamayacağını söyledi. "Üçüncü bir tedbire başvuruyorum" Ata tohumu fidelerini korumak için ikinci bir aşama olarak seraya duman vereceğini anlatan Öksüz, ateş ve odun yakarak içerideki sıcaklığı dengelemeye çalışacağını dile getirdi. Bu yöntemin de yetersiz kalması halinde serada kalacağını ve üflemeli ısıtıcıyı kurarak fideleri kurtarmaya çalışacağını belirten Öksüz, "Zirai dona karşı önlem almamız gerekiyor. Bu sera belli bir dereceye kadar ürünleri koruyor o yüzden ikinci örtüleri örtüyoruz. Daha önce yaptığım uygulamalardan bunu biliyorum. Görünüyor ki bu geceki soğuğa ikinci örtülerimiz de yetmeyecek. Bunun için ikinci bir tedbire başvuruyorum. O da seraya duman vermek. Ateş yakarak, odun yakarak inşallah önlemimizi alacağız. Eğer o da yetmezse bu gece burada kalmayı düşünüyorum. Isıtıcı kullanacağım. Üflemeli ısıtıcı var, onu da kuracağım" dedi. "Amacım para kazanmak değil" Verdiği mücadelenin ticari kazançtan çok ata tohumlarını yaşatma düşüncesine dayandığını vurgulayan Öksüz, bu yaşta serada nöbet tutmasının sebebinin memlekete faydalı olmak olduğunu ifade etti. Öksüz, söz konusu olanın yerli, ince kabuklu ve lezzetiyle öne çıkan ata tohumları olduğunu dile getirerek, "Bir şekilde bu tohumları, fideleri kurtarmaya çalışacağım. Bu yaşta bu mücadeleyi vermemin bir amacı var. Amacım para kazanmak değil. Vatana, millete hayırlı bir iş yapmak istiyorum. Bu tohumlar çok özel. Eğer sıradan bir tohum olsaydı bu kadar da önem vermezdim. Burada olmasa Antalya’da olur, fazla bir zarar olmazdı derdim ama bunlar çok özel tohumlar, ata tohumları. Yerli, kabuğu ince, çok lezzetli tohum bunlar" diye konuştu. "Tarım bakanının benden isteği var" Ata tohumlarının yaşatılması ve yaygınlaştırılması için çalışmalarını sürdürdüğünü aktaran Öksüz, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın kendisinden bu üretimi bir süre daha devam ettirmesini, uygulamaları çevresindekilere öğretmesini ve tohumları dağıtmasını istediğini söyledi. Bu konuda söz verdiğini belirten Öksüz, yaşı ilerlemesine rağmen üretimden vazgeçmeyeceğini dile getirerek, "Tarım ve Orman Bakanımızın benden isteği var. 1-2 sene daha bu işi devam ettir, uygulamaları etrafındaki insanlara öğret, tohumları dağıt diye istekte bulundu. Ben de yapacağıma söz verdim . Bu yaşta biraz zorlansam da bunu yapmaya devam edeceğim" ifadelerini kullandı. "Ata tohumlarını üşütmemiz çok büyük zarar demek" Serasında 6 çeşit biber ile 4 çeşit ata tohumu ve yerli domates bulunduğunu ifade eden Öksüz, fidelerin henüz 3-5 santimetre boya ulaştığını, bu dönemde yaşanacak donun, büyük kayıp anlamına geldiğini söyledi. Tohumları korumak için elinden geleni yaptığını, aynı işi yapan kişilere de tecrübelerini aktarmaya çalıştığını vurgulayan Öksüz, "Çok değerli tohumlar. Bunları üşütürsek yazık olur. Burada 6 çeşit biber, 4 çeşit ata tohumlardan, yerli tohumlardan domates var. Şu an 3-5 santim boyuna geldiler. Bunları üşütmemiz demek çok büyük bir zarar bana göre. O yüzden tohumları korumak için elimden geleni yapıyorum ve bu işi yapan insanlara öğretmeye çalışıyorum" dedi. "Bu işi canım sağ oldukça yapmaya çalışacağım" Yıllardır üretimin içinde olduğunu söyleyen Öksüz, çiftçiliğin artık hayatının bir parçası haline geldiğini belirtti. Üretmeden rahat edemediğini kaydeden Öksüz, sağlığı el verdiği sürece ata tohumları için çalışmayı sürdüreceğini ifade ederek, "Bu mesleğe alışmışım, bunu yapmadan da pek rahat edemiyorum. Bu işi canım sağ oldukça yapmaya çalışacağım" şeklinde konuştu. Geçen yıl yaşadığı büyük kayba rağmen üretimden vazgeçmeyen Öksüz, bu kez zirai don tehlikesine karşı ata tohumu fidelerini korumak için serasında yeniden mücadele veriyor.