SAĞLIK - 07 Haziran 2020 Pazar 13:18

Prof. Dr. Aslan: “600 milyona yakın insan gıda güvenliğine bağlı olarak hastalanmaktadır”

A
A
A
Prof. Dr. Aslan: “600 milyona yakın insan gıda güvenliğine bağlı olarak hastalanmaktadır”

Van Bölgesi Veteriner Hekimleri Odası Başkanı Prof.

Van Bölgesi Veteriner Hekimleri Odası Başkanı Prof. Dr. Lokman Aslan, korona virüs salgınına bağlı olarak bundan sonra bağışıklık sisteminin hastalıklara karşı çok güçlü olması gerektiğini belirterek, “Güvenilir gıda olmadığı zaman insanlar mutlu yaşayamazlar, onun için vatandaşlarımız ne aldığını ve ne yediğine dikkat etmesi lazım” dedi.


İHA muhabirine açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Lokman Aslan, Birleşmiş Milletler tarafından 7 Haziran’ın Dünya Gıda Güvenliği Günü olarak ilan ettiğini hatırlattı. Bu senenin temasının da ‘her kesin sorumluluğu’ olarak belirlendiğini ifade eden Prof. Dr. Aslan, “Dünya Sağlık Örgütünün verilerine göre 600 milyona yakın insan gıda güvenliğine bağlı olarak hastalanmaktadır. Paraziter, toksin, zehirlenme ve viral gibi gıdalardan bulaşan hastalıklardan dolayı dünyada 600 milyona yakın, bu da her 10 kişiden biri çeşitli sebeplerden dolayı gıdalardan etkilenmekte ve hastalığa yakalanmaktadır. Temiz gıdaya, şehirleşmeye ve tarıma dikkat çekmek için Dünya Sağlık Örgütü, üretimden sofraya kadar gıda güvenliğine dikkat çekmek için 7 Haziran’ı Dünya Gıda Güvenliği Günü olarak ilan etmiş bulunmaktadır. Ülkemizde de gıda güvenliği çok önemli kayıplara ve hastalıklara neden olmaktadır. Onun için herkesin sorumluluğunu yerine getirmesi lazım. Burada hem devletin kontrolünde hem de vatandaş nerede ne yediğini çok iyi şekilde bilmesi gerekir” dedi.



“Kontrol edilmediği zaman brusella ve tüberküloz toplumda patlak verecek”


Gıdadan insana bulaşan hastalığa örnek de veren Prof. Dr. Lokman Aslan, “Bir örnek verirsek, brusella ve tüberküloz gıdaya bağlı hayvandan insana bulaşabiliyor. Eğer kontrol edilmediği zaman brusella ve tüberküloz toplumda patlak verecek. Dolayısıyla hem insanın refah seviyesi düşecek hem de sağlık sistemine büyük bir yük getirecek. Eğer biz paraziter, viral, bakteriyel ve kimyasal bulaşmayı engellediğimiz zaman toplumuma büyük bir fayda sağlamış olacağız. Güvenilir gıda olmadığı zaman insanlar mutlu yaşayamazlar, onun için vatandaşlarımız ne aldığını ve ne yediğine dikkat etmesi lazım” ifadelerini kullandı.



“Korona virüs salgınına bağlı olarak bundan sonra bağışıklık sistemimizin çok güçlü olması gerekir”


“Günümüzde yaşanan ve ‘her şey eskisi gibi olmayacak’ dinilen korona virüs salgınına bağlı olarak bundan sonra bağışıklık sistemimizin hastalıklara karşı çok güçlü olması gerekir” diyen Prof. Dr. Aslan, şöyle konuştu:


“Eğer bağışıklık sistemimizin güçlü olmasını istiyorsak, temiz çevrede sağlıklı gıda ve uygun ortamda yaşamamız gerekmektedir. Eğer biz gıdalarımızı uygun şartlarda tüketmezsek, gıdalardan aldığımız paraziter bulaşma veyahut bağışıklık kazanmış insidansı yükselmiş antibiyotiklerle bulaşmış gıdalarla veya insektisit ilaçlarla gıdaları tükettiğimiz zaman bağışıklık sistemimiz de baskılanmış olacak. İşte Türk Veteriner Hekimleri Birliği de bu sene ‘herkesin sorumluluğu onda’ temasıyla gıda güvenliğine dikkat çekmektedir. Van bölgesinde de genellikle brusella görülmektedir. Brusellayı ele aldığımızda, eğer biz gıdalarımızı temiz bir şekilde sağlarsak ve güzel tüketirsek bu hastalıklara karşı bağışıklık sistemimiz güçlenecek. Bütün vatandaşlarımızın gıda kontrolünün tam yapılması, nerede nasıl aldığını ve bu gıda güvenliğine uymayanları uyarmasıyla sorumluluğu var. Eğer bağışıklıklarının iyi olmasını istiyorlarsa, ne tükettiklerini, nasıl koruduklarını bilmesi gerekiyor. Temiz gıdaya ulaşmanın yolu, güvenli yerlerde kontrolleri yapılmış tüketim sağlamalıdırlar. Temiz çevre, sağlıklı hayvan ve mutlu insan için gıda kontrolüne dikkat etmesi lazım.”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hatay Dünyanın en büyük mozaik müzelerinden olan Hatay Arkeoloji Müzesi 2026 yılının sonunda ziyarete açılacak Hatay’da asrın felaketinde hasar gören ve ihya inşa süreciyle güçlendirme ve yenileme çalışmaları başlatılan Arkeoloji Müzesi’nde çalışmalar sürüyor. Deprem öncesinde 37 bin esere ev sahipliği yapan Hatay Arkeoloji Müzesi’ndeki çalışmaları yerinde inceleyen AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman, müzenin etaplar halinde 2026 yılı sonu itibariyle ziyarete açılacağını söyledi. Kahramanmaraş merkezli depremlerde Hatay’da büyük bir yıkım olmuş ve kentteki yerleşim yerleri başta olmak üzere kamu binaları yerle bir olmuştu. Tarihte çeşitli medeniyetlere ev sahipliği yapan ve tarihiyle geçmiş ışık tutan kentin tarihi yapılarını bünyesinde barındıran Hatay Arkeoloji Müzesi’de asrın felaketinde hasar almış ve kullanılmaz hale gelmişti. Bünyesinde barındırdığı 37 bin eser kentte bulunan depolarda koruma altına alınırken Hatay Arkeoloji Müzesi’nin güçlendirilmesi ve yenilenmesi için çalışmalara başlanmıştı. AK Parti Kültür ve Sanat Politikaları Başkanı ve Genel Başkan Yardımcısı Hatay Milletvekili Hüseyin Yayman, Hatay Arkeoloji Müzesi’ndeki çalışmaları yerinde inceleyerek yüklenici firma çalışanlarından bilgi aldı. Yayman’a incelemeleri esnasında Ak Parti İl Başkanı Mustafa Erdoğan ve Hatay Kültür ve Turizm İl Müdürü Abdullah Dinç eşlik etti. "Hatay Arkeoloji Müzesi, dünyanın en büyük mozaik müzelerinden bir tanesiydi" Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Yayman, Hatay Arkeoloji Müzesi’nin dünyandaki en büyük mozaik müzelerinden birisi olduğuna dikkat çekerek "Türkiye’nin açık hava müzelerinden olan Hatay Arkeoloji müzesindeki yenileme çalışmalarını yerinde inceledik. Hatay Arkeoloji Müzesi, dünyanın en büyük mozaik müzelerinden bir tanesiydi. Ölmeden görülmesi gereken yerlerden birisiydi. Kentimizin kültürel, tarihsel, folklorunu apaçık ortaya koymaktaydı. Müzemizde tüm şehrimiz gibi çok büyük hasar aldı. Şimdiyse Kültür ve Turizm Bakanımız Mehmet Nuri Ersoy’un çalışmalarıyla inşallah müzemizin bir bölümünü yıl sonunda faaliyete açacağız" dedi. Deprem öncesi Hatay Arkeoloji Müzesi’nde 37 bin eser olduğuna dikkat çeken Yayman, çalışmalar sonrası müzede 40 bin eser olacağını ifade ederek "6 Şubat asrın felaketinden önce müzemizde toplam 37 bin eser vardı. inşallah müzemiz açıldığında bu sayıyı arttırarak 40 bine çıkarmak suretiyle Hatay Arkeoloji müzesini hak ettiği yere yeniden getireceğiz. Hatay’ın sadece yuvalarını inşa etmiyoruz, biz bir hayatı inşa ediyoruz. Biz bu hayatı inşa ederken de şehrimizde kültürü, sanatı, donatı alanlarını, yeşil alanları, parkları da hep beraber ayağa kaldırmaya çalışıyoruz. Cumhurbaşkanımıza sonsuz teşekkür ederiz, himayeleri olmasa biz ne bu evleri yapabilirdik ne de müzemizi restore edebilirdik" dedi.