- 31 Ocak 2023 Salı 09:36

Van’ın ilk dijital oyun tasarım atölyesi Yusuf Gökçenay BİLSEM’de kuruldu

A
A
A
Van’ın ilk dijital oyun tasarım atölyesi Yusuf Gökçenay BİLSEM’de kuruldu

Van’ın ilk dijital oyun tasarımı atölyesi Yusuf Gökçenay Bilim ve Sanat Merkezinde (BİLSEM) kuruldu.

Van’ın ilk dijital oyun tasarımı atölyesi Yusuf Gökçenay Bilim ve Sanat Merkezinde (BİLSEM) kuruldu.


2013 yılında hizmete açılan ve içerisinde yüzlerce çocuğun eğitim aldığı Yusuf Gökçenay BİLSEM’de, Van’ın ilk ve tek dijital oyun tasarım atölyesi kuruldu. Milli Eğitim Bakanlığı desteğiyle kurulan atölyenin her türlü oyunu üretmeye elverişli olduğunu belirten Yusuf Gökçenay BİLSEM Müdürü Refik Bayram, “İlimizin ilk ve çok özel atölyesi durumunda olan dijital tasarım atölyemiz, her türlü dijital oyun üretmeye elverişli durumunda. Atölyeyle ilgili büyük hedefler belirledik. Tabi bu hedeflerimize ulaşmak için öğretmenlerimizin yetiştirilmesi gerektiğini düşünerek, DAKA’ya teknik destek projeleri çerçevesinde hazırladığımız projeyle başvuruda bulunduk. Çok şükür projemiz DAKA tarafından desteklenmeye değer görüldü” dedi.


Proje çerçevesinde merkeze bağlı öğretmenlerin yarıyıl tatillerinden feragat ederek eğitime tabi tutulduğunu aktaran Bayram, “Öğretmenlerimiz bir hafta boyunca günde ortalama 14 saat eğitim alarak atölyemizi kullanma yetkinliğine sahip oldular. İlgili öğretmenlerimizin desteğiyle çalışmalarımızı yaygınlaştırarak ilimize ve ülkemize büyük hizmetlerde bulunmak istiyoruz. Ben bu çerçevede projenin koordinatörleri Aziz Şahin ve Betül Duran başta olmak üzere eğitimleri veren Harun Çelik’e, eğitim alan öğretmenlere ve bu büyük projemizi destekleyerek, uygulama fırsatın sunan DAKA’ya teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.


Yusuf Gökçenay BİLSEM’de Van’ın ilk ve tek dijital oyun tasarım merkezinin kurulmasının kendilerini memnun ettiğini ifade eden Gökçenay Grup Yönetim Kurulu Başkanı Yunus Gökçenay ise “Merkezde yaklaşık 350 çocuğumuz eğitim alıyor. Belki de Türkiye, önümüzdeki yıllarda bu çocuklarımızın bilgisinden ve emeğinden yararlanacak. Türkiye’nin geleceğine yön verecek olan, Türkiye’de bilimsel araştırmalara imza atacak olan, belki sanat alanında bir yerlere varacak olan çocuklarımıza, onların kişisel gelişimlerini sağlamak, bilimsel çalışmalarının alt yapısını hazırlamak en büyük görevimizdir. Burası bu gaye istikametinde kuruldu. Ben bu duygularla bu atölyenin kurulmasında emeği geçen herkese teşekkür ediyor, atölyenin öğrencilerimize, öğretmenlerimize hayırlı olmasını diliyorum” şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Global Sumud filosu Marmaris’ten Gazze’ye doğru yola çıktı İsrail’in Gazze’ye yönelik ablukasını kırmak amacıyla oluşturulan Global Sumud Filosu, Muğla’nın Marmaris ilçesinden Gazze’ye hareket etti. 15 Nisan’da İspanya’nın Barselona kentinden hareket eden filo, seyir halindeyken İsrail ablukası ve bölgedeki güvenlik riskleri nedeniyle Marmaris Limanı’na sığınmıştı. Teknik hazırlıklarını ve organizasyon sürecini burada sürdüren filo, hazırlıkların tamamlanmasının ardından yeniden Gazze rotasına yöneldi. Sabah saatlerinden itibaren hazırlıklarını tamamlayan filoda yer alan 54 tekne, öğle saatlerinden sonra Marmaris Limanı’ndan ayrıldı. İspanya, İtalya, Fransa, Endonezya ve Türkiye başta olmak üzere farklı ülkelerden 500’ü aşkın aktivistin katıldığı filoda, insani yardım ve dayanışma mesajları ön plana çıktı. Limanda toplanan aktivistler, "Filistin’e özgürlük" sloganları atarak tekneleri uğurladı. "Rotamız Gazze" Filoya Türkiye’den katılan Yasin Yalçın, Filistin’de yaşananlara dikkat çekmek amacıyla yola çıktıklarını belirterek, "Dünya tarihinin gördüğü en büyük zulümlerden bir tanesi maalesef Filistin’de yaşanıyor. İman ve vicdan sahibi her insan gibi biz de küresel olarak bu olaya tepki vermek adına bir araya toplandık. Tamamen insani niyetlerle, vicdani niyetlerle bir hareket oluşturduk ve Filistin’deki Müslümanlara yardım etmek için, bu ablukayı kırmak için yola çıkıyoruz. Biz sadece Filistin için değil, dünyanın neresinde olursa olsun herhangi bir ırk ayrımı yapmadan her türlü mazlumun yanında olmak için mücadele vereceğiz. Rotamız Gazze. Niyetimiz Allah’ın rızasını kazanmak, hedefimiz ablukayı yıkmak inşallah" şeklinde konuştu. Almanya’dan filoya katılan ve daha önce de katıldığını ifade eden Ercan Korçay, "Geçen sene vicdan gemisindeydim, bu sene tekrar geldiğim için çok mutluyum herkese de çok teşekkür ederiz, sizlerin dualarıyla yürüyor. Bizler insani yardım götürüyoruz, terörist ve katil İsrailin haksız yere yaptığı ablukayı kırmak için yola çıkıyoruz" dedi. ‘Tatil için geldi, filoyu uğurladı’ Marmaris’e tatil için geldiğini ve filonun burada olduğunu duyunca uğurlamaya geldiğini söyleyen Şerife Çiçek ise, "Marmaris’e tatile geldik, duyduk ve uğurlamaya geldik. Allah yar ve yardımcıları olsun" dedi. Özellikle Türkiye içi ve Yurtdışından ailelerini uğurlamaya gelen vatandaşlar çok duygulu olduklarını belirterek ‘İsrail zulmünün bitmesini dilediklerini ilettiler. ‘Mavi Kurdela mesajı’ Filoda yer alan aktivistler, barışın simgesi olarak hazırlanan mavi kurdeleleri hem uğurlamaya gelen vatandaşlara hem de filo üyelerine dağıttı. Bir filo üyesi, "Gazze’deki soykırımın farkındalığını artırmak için bu mavi kurdeleyi herkese takıyoruz" ifadelerini kullandı. Sağlık komitesinde yer alan Özkan Özer ise, "Hemşire olarak yer alıyorum, Nemrud’un Hazreti İbrahim’i yakmak isterken karıncaların ateşe su taşıması olarak görüyorum. Bir damla dahi olsak bu zulüm için hiçbir şey yapmamaktan iyidir diyerek yola çıktık" şeklinde konuştu. Yunanistan’dan 6 tekne daha katılacak Öte yandan filoya katılmak üzere 6 teknenin de sabah saatlerinde Yunanistan’dan hareket ettiği öğrenildi. Söz konusu teknelerin Akdeniz’de filoya dahil olacağı belirtildi. Filoda yer alan aktivistlerin aileleri ile çok sayıda vatandaş da Marmaris Limanı’na gelerek destek verdi. Duygusal anların yaşandığı uğurlamada Filistin bayrakları taşındı. Marmaris’ten ayrılan teknelerin Akdeniz üzerinden Gazze’ye ulaşmak için yolculuklarını sürdüreceği öğrenildi.
Eskişehir ESOGÜ Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak, Eskişehir Sempozyumu’nda Konuştu Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak, ESOGÜ’nün ulusal veya uluslararası kurumlar tarafından akredite edilerek günün şartlarına göre sürekli güncellenen akademik programları ve bilimsel üretkenliği destekleyen güçlü akademik kültürüyle topluma öncü, ulusal ve uluslararası ölçekte tanınır, tercih edilir, saygın bir araştırma üniversitesi olma yolunda istikrarlı bir şekilde ilerlemekte olduğunu belirtti. ESOGÜ Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak, Eskişehir’in tarihi, kültürel, ekonomik ve toplumsal yönlerini bilimsel bir bakış açısıyla ele almayı amaçlayan Eskişehir Sempozyumu’nun ilk gününde, İstanbul Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal moderatörlüğündeki "Üniversite Şehri Eskişehir: Bütünleşen Kimlik, Küreselleşen Vizyon ve Uluslararasılaşma" başlıklı panelde konuştu. Çolak, eğitim-öğretim kalitesi ve kariyer gelişimi açısından düşünüldüğünde Eskişehir üniversitelerinin; yüksek nitelikli öğretim kadroları, kamu-üniversite-sanayi iş birliklerinin sağladığı imkânlar ve uluslararasılaşma vizyonları ile dünya üniversiteleri arasında üst sıralarda yer alma hedefleri doğrultusunda ilerliyor oluşunun kendilerini gururlandırdığını ifade etti. ESOGÜ’nün ulusal veya uluslararası kurumlar tarafından akredite edilerek günün şartlarına göre sürekli güncellenen akademik programları ve bilimsel üretkenliği destekleyen güçlü akademik kültürüyle topluma öncü, ulusal ve uluslararası ölçekte tanınır, tercih edilir, saygın bir araştırma üniversitesi olma yolunda istikrarlı bir şekilde ilerlemekte olduğunu belirten Prof. Dr. Kamil Çolak, ESOGÜ’nün eğitim-öğretim ve araştırma faaliyetlerinin yanı sıra bünyesindeki Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi ve Diş Hekimliği Fakültesi Hastanesi aracılığıyla sunduğu sağlık hizmetleriyle şehrine ayrı bir değer kattığını söyledi. ESOGÜ olarak, yükseköğretimin küresel bir boyut kazandığı günümüzde uluslararasılaşmayı eğitim, araştırma ve toplumsal katkı stratejilerinin en temel unsurlarından biri olarak gördüklerini vurgulayan Prof. Dr. Kamil Çolak, ESOGÜ’nün dünya sahnesindeki yerini sağlamlaştırmak adına uluslararası iş birliği ağlarını nicelik ve nitelik bakımından genişlettiklerini ifade etti. ESOGÜ’nün Erasmus+ hareketlilik faaliyetlerini yürüten Uluslararası İlişkiler Birimi’nin son yıllarda hareketlilik projelerinin haricinde uluslararasılaşma faaliyetlerinde önemli başarı ve girişimlere de imza attığını belirten Prof. Dr. Kamil Çolak, "Misafir Araştırmacı Programı" ve KA171 kodlu ‘Uluslararası Kredi Hareketliliği’ programı kapsamındaki iş birlikleri hakkında da bilgiler verdi. Sürdürülebilir bir ortaklık için yaptıkları girişimler, katıldıkları fuarlar ve kurumsal ziyaretlerin bir sonucu olarak ESOGÜ’nün 25 farklı ülkeden 46 yükseköğretim kurumu ile İyi Niyet Anlaşması bulunduğunu dile getiren Prof. Dr. Kamil Çolak, bu anlaşmalara ek olarak Erasmus+ program ortakları da düşünüldüğünde üniversitelerinin uluslararasılaşma faaliyetlerinin dünya çapında geniş bir alana yayıldığının görüldüğünü kaydetti. Prof. Dr. Kamil Çolak, bunlara ek olarak Eskişehir’in öğrenci dostu ve güvenli kimliğini "Study in Eskişehir" projesiyle yeniden canlandırarak, uluslararası öğrenciler için merkezi bir bilgi kaynağı haline gelmeyi hedeflediklerini söyledi ve ESOGÜ’nün uluslararasılaşmayı bir kalite göstergesi olarak benimsediğini ifade etti. Konuşmasında ESOGÜ Türkçe Öğretimi Uygulama ve Araştırma Merkezi (TÖMER)’ne de değinen Prof. Dr. Kamil Çolak, merkezin dil öğretimindeki faaliyetleriyle hem akademik dünyaya hem de dil öğrenen bireylere değer katmayı sürdürdüğünü belirterek, ESOGÜ TÖMER’in aynı zamanda Türkçe öğretiminde kaliteyi ve başarıyı bir araya getirerek dil öğrenim süreçlerinde fark oluşturan çözümler sunduğunu kaydetti. ESOGÜ olarak Akıllı Fabrika ve Robotik, Akıllı Şehirler, Bilgi Güvenliği, 5G gibi alanlarda yürüttükleri faaliyetlerle çağımızın heyecan verici teknolojilerini sadece izleyen değil geliştiren, üreten bir aktör olarak uluslararası arenada varlık göstermeye gayret ettiklerini belirten Prof. Dr. Kamil Çolak, bu kapsamda Avrupa Komisyonu tarafından dijital teknolojilerin geliştirilmesi için Avrupa genelinde kurulan Dijital İnovasyon Merkezleri (DİH) çalışmalarında ESOGÜ Akıllı Fabrika ve Robotik Laboratuvarı’nın, yürüttüğü öncü çalışmalarla 2021 yılında Avrupa Dijital İnovasyon Merkezleri (DİH) ağına alınan Türkiye’nin ilk üniversite birimi ünvanını kazandığını da hatırlattı. 2020 ile 2026 yılları arasında ESOGÜ’de yürütülen 105 projenin uluslararası destek almaya değer bulunduğunu belirten Prof. Dr. Kamil Çolak, ESOGÜ olarak kendilerini gururlandıran bu çalışmaları hem nitelik hem de nicelik bakımından geliştirerek daha da ileriye taşımak için faaliyetlerini sürdürdüklerini kaydetti. Yükseköğretim Kurulu tarafından "Öncelikli Alanlarda Uzmanlaşan Üniversiteler Projesi" kapsamında "Sağlıkta Dijital Teknolojiler" öncelikli alan misyonunun ESOGÜ’ye verildiğini hatırlatan Prof. Dr. Kamil Çolak, üniversite olarak sağlıkta dijital teknolojiler ve yapay zekâ ile ilgili araştırma projelerinin artırılması ve hız kazandırılmasına büyük önem verdiklerini ifade etti. ESOGÜ bünyesinde "Sürdürülebilir Yeşil Kampüs Koordinatörlüğü" kurulduğunu dile getiren Prof. Dr. Kamil Çolak, koordinatörlüğün iki yıldan beri Green Metric verilerini düzenli olarak paylaşmakta olduğunu söyledi. Prof. Dr. Kamil Çolak, dünya sıralamasında 640’a kadar yükselmeyi başaran ESOGÜ’nün, Green Metric’te eğitim, yeşil alan ve karbon ayak izi bakımından Türkiye’nin öncü üniversitelerinden biri haline geldiğinin de altını çizdi. ESOGÜ öğrencilerinin uluslararası faaliyetleri ve başarıları ile gurur duyduklarını da sözlerine ekleyen Prof. Dr. Kamil Çolak, Huawei ICT Competition 2024-2025 ve Shell Eco Marathon gibi yarışmalarda elde edilen başarıları hatırlatarak ESOGÜ personel ve öğrencilerinin uluslararası alandaki faaliyetlerini desteklemeye devam edeceklerini ifade etti.