ÇEVRE - 17 Şubat 2026 Salı 11:13

Çığ nedeniyle kapanan köy yolunda zorlu karla mücadele çalışması

A
A
A
Çığ nedeniyle kapanan köy yolunda zorlu karla mücadele çalışması

Van’ın Başkale ilçesine bağlı İran sınırındaki kırsal Sualtı Mahallesi’nin yolunda çığ düşmesi sonucu yer yer yaklaşık 10 metreyi bulan kar birikintileri oluştu. Bölgede çalışmalar güçlükle yürütülüyor.


Başkale ilçesine bağlı kırsal Sualtı Mahallesi’ne ulaşımın sağlandığı yolun düşen çığlarla kapanması nedeniyle bölgede yaşayanlar ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanıyor. İran sınırında ve Başkale’ye 60 kilometre uzaklıkta bulunan mahallede son yılların en çetin kışı yaşanıyor. Kar kalınlığının yer yer 2 metreyi bulduğu yaklaşık 400 nüfuslu mahallede yola 3 yerden çığ düştü. Mahalleye tekrar ulaşımın sağlanması için belediye ekipleri günlerdir zorlu bir mücadele veriyor.


Yüksek dağların yamaçlarından geçen ve farklı noktalarda çığ düşme riski bulunan yolun sürekli kapanması nedeniyle bazen günlerce esaret yaşayan mahalle sakinleri, yolun açık olduğu zamanlarda da ihtiyaçlarını karşılayabilmek için yer yer 10 metreyi bulan kar yığınlarının arasında yaptıkları tehlikeli yolculuğun ardından ilçeye ulaşabiliyor.


Çığ nedeniyle yıllardır büyük sıkıntılar çektiklerini söyleyen mahalle sakinleri, alternatif yol yapılmasını istiyor.



Çığ nedeniyle kapanan köy yolunda zorlu karla mücadele çalışması

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kastamonu Bakan Yardımcısı Yelkenci: "Türkçeyi derinlemesine anlayan, konuşan, yazan nesiller önemli" Kastamonu’da konuşan Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Ömer Faruk Yelkenci, "Türkçeyi derinlemesine anlayan, konuşan, yazan nesiller önemli" dedi. Kastamonu Üniversitesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli-Kastamonu Buluşması, Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Ömer Faruk Yelkenci’nin katılımıyla Kastamonu Üniversitesi Merkez Kütüphanesi Sezai Karakoç Salonu’nda gerçekleştirildi. Programda konuşan İl Milli Eğitim Müdürü Hasan Gümüş, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin eğitim sistemine getirdiği yaklaşım ve hedeflere değinerek, modelin sahadaki uygulamalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Ömer Faruk Yelkenci ise, eğitim politikaları, öğretmen yetiştirme süreçleri ve Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli çerçevesinde yürütülen çalışmalara ilişkin kapsamlı bir sunum gerçekleştirdi. Modelin uygulama süreci ile eğitim ortamlarının niteliğini geliştirmeye yönelik planlamalar hakkında bilgi paylaşımında bulundu. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin sahada etkili şekilde hayata geçirilebilmesi için tüm paydaşların iş birliği içinde hareket etmesinin önemine dikkat çeken Yelkenci, bu anlayış doğrultusunda yürütülen çalışmaların öğrencilerin çok yönlü gelişimini destekleyen daha nitelikli eğitim ortamlarının oluşmasına katkı sağlayacağını ifade etti. "Türkçeyi derinlemesine anlayan, konuşan, yazan nesiller önemli" Programla ilgili öğretmenlerden gelecek geri dönüşlerin önemli olduğunu söyleyen Yelkenci, dil öğretiminin özellikle üzerinde durduklarını vurgulayarak, "Bağımsız ve özgür düşünmenin çok önemli olduğunu söylemek gerekir. Bizim bu programın özgün yanlarından biri dilimizi merkeze koyduk. Türkçe merkezde, her yönüyle. Türkçeyi derinlemesine anlayan, konuşan, yazan nesiller önemli. Bugün çok tartışılan bir konu var. Dil meselesi bununla doğrudan ilişkili. Türkiye’de doğurganlık hızı 2024 yılı itibariyle 1.48’e düştü. 2025 için 1.30’lu rakamları söylüyorlar. Yani bu, kültürümüzü 50 yıl sonraya taşıyamayacaksınız demek. Böyle bir dezavantaj varken kültür unsurlarını geleceğe taşımanın en etkili yolarından olan dilimizi, Türkçemizi güçlendirmemiz gerekiyor. Çocuklarımızın bunu en güzel şekilde öğrenmesi gerekiyor" dedi. Eğitimin merkezinde tüm ögelerin bulunduğunu vurgulayan Yelkenci, "Eğitimin merkezinde öğrenci var ama eğitim sistemi ona hizmet etsin diye. Eğitimin merkezinde öğretmen var çünkü bunu ancak öğretmenle yapabilirsiniz. Eğitimin merkezinde müdür var, okullar iyi yönetilirse bunu yapabilirsiniz. Kuru, çıplak bir şekilde öğrenci, öğretmen ve yönetici merkezli bir eğitime hayır. Hepsi çeşitli bağlamlarda merkezde ama bütün sistem öğrenciye hizmet için var. Öğretmen, öğrenci ve yönetici üzerine düşeni yapacak, birbirini destekleyecek. Bu ekosistem evlatlarımız için işleyecek ama velilerimiz de üzerine düşeni yapacak" şeklinde konuştu. Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Selahattin Kaymakcı, Kastamonu İl Milli Eğitim Müdürü Hasan Gümüş, eğitim yöneticileri, öğretmenler ve çok sayıda davetlinin katıldığı program sonunda İl Milli Eğitim Müdürü Gümüş, Yelkenci’ye hediye takdiminde bulundu.
Ankara MİT Başkanı Kalın: "ABD-Çin rekabeti ‘yeni soğuk savaş’ karakterini pekiştirdi" Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın, "ABD-Çin rekabeti; ABD’nin uyguladığı agresif gümrük tarifeleri ve teknolojik hamlelerle ‘yeni soğuk savaş’ karakterini pekiştirmiştir. Ticaret savaşları küresel tedarik zincirlerini yeniden şekillendirirken, rekabetin yansımaları Afrika kıtasında doğrudan hissedilmiştir" dedi. MİT’in 2025 yılına ait Faaliyet Raporu yayımlandı. Raporun sunuş kısmında MİT Başkanı Kalın, 2025’te dünyada ve Türkiye’de meydana gelen gelişmeler, Gazze’de kalıcı barışın tesisine yönelik çalışmalar, Rusya-Ukrayna savaşı, ABD-Çin ekseninde yaşanan ticaret savaşları, MİT’in Suriye’nin yeniden inşasındaki bakış açısı ve Terörsüz Türkiye sürecinde üstlenilen göreve ilişkin değerlendirmede bulundu. Kalın, 2025 yılının savaş ve çatışmaların gölgesinde geçtiğini ve küresel norm ve değerlerin zedelendiğini, mevcut uluslararası düzenin krizlerin çözmede yetersiz kaldığını kaydetti. Geleneksel güvenlik tehditlerinin hibrit bir nitelik kazandığını kaydeden Kalın, belirsizlik ve kaosun etkisinin tüm dünyada daha görünür hale geldiğine dikkati çekti. "İsrail, Orta Doğu denklemini kırılgan tutmaya devam etmiştir" Gazze’de arabulucu ülkelerin desteğiyle yılın ortasında 60 günlük geçici ateşkes sağlandığını hatırlatan Kalın, "Kalıcı barışın tesis edilememesi nedeniyle bölgedeki insani yıkım derinleşmiş, İsrail’in Lübnan, Suriye, Yemen, İran’ı da hedef alacak şekilde saldırılarını genişletmesi Orta Doğu denklemini kırılgan tutmaya devam etmiştir" ifadelerini kullandı. "Savaşın dinamikleri, nükleer restleşmeler ve otonom silah sistemlerinin hakimiyetine evrilmiştir" Rusya-Ukrayna savaşına da değinen Kalın, "Eş zamanlı olarak Rusya-Ukrayna savaşı, Batı’nın askeri desteği ile Rusya’nın endüstriyel yıpratma stratejisi arasında bir kilitlenme noktasına ulaşmış; taraflar masada toprak tavizi ve güvenlik garantileri arasında sıkışırken, savaşın dinamikleri, nükleer restleşmeler ve otonom silah sistemlerinin hakimiyetine evrilmiştir" dedi. "ABD-Çin rekabeti ‘yeni soğuk savaş’ karakterini pekiştirdi" Ekonomik ve jeopolitik düzlemde ABD-Çin rekabetinin 2025’te daha de sertleştiğine işaret eden Kalın, şöyle devam etti: "Ekonomik ve jeopolitik düzlemde ise ABD-Çin rekabeti; ABD’nin uyguladığı agresif gümrük tarifeleri ve teknolojik hamlelerle ‘yeni soğuk savaş’ karakterini pekiştirmiştir. Ticaret savaşları küresel tedarik zincirlerini yeniden şekillendirirken, rekabetin yansımaları Afrika kıtasında doğrudan hissedilmiştir. Darbe girişimleri ve iç çatışmalar nedeniyle siyasi istikrarsızlıkla mücadele eden Afrika Kıtası, küresel güçlerin hem hammadde hem de nüfuz alanı için yarıştığı en önemli jeopolitik satranç tahtalarından biri olma özelliğini 2025’te de sürdürmüştür." "Türkiye 2025’te denge ve tahkimat dönemi yaşadı" Küresel güç dengelerinin yeniden tanımlandığı bir dönemden geçildiğini aktaran Kalın, "Türkiye; 2025 yılında hem dış politikada hem iç güvenliğinde stratejik bir ‘denge ve tahkimat’ dönemi yaşamıştır. Gazze ve Ukrayna gibi bölgesel krizlerde üstlendiği etkin arabuluculuk rolüyle diplomatik kapasitesini bir kez daha kanıtlayan ülkemiz, ‘Türkiye Yüzyılı’ vizyonunun en kritik iç güvenlik ve toplumsal barış hedefi olan Terörsüz Türkiye sürecini derinleştirmiştir. 2025’in ilk çeyreğinde atılan önemli adımlar ve somut silah bırakma çağrılarıyla ivme kazanan Terörsüz Türkiye; Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun çalışmalarının da katkısıyla toplumsal bir mutabakata doğru ilerlemektedir. Terör kamburundan kurtulma yolunda mesafe kat eden ülkemiz Terörsüz Türkiye hedefiyle; yalnızca bir güvenlik başarısı değil küresel belirsizlikler çağında bölgesel istikrar sağlanması konusunda önemli bir stratejik kazanım da elde etmiş olacaktır" ifadelerine yer verdi. Küresel türbülansın iç güvenlik dengeleriyle iç içe geçtiği bir ortamda Milli İstihbarat Teşkilâtı’nın proaktif politikalar üreterek stratejik kararların uygulanmasına destek verdiğini vurgulayan Kalın, teşkilâtın klasik istihbarat yöntemlerini teknolojik kabiliyetlerle birleştiren hibrit bir çalışma anlayışı benimsediğini aktardı. MİT’in 2025 boyunca istihbarat diplomasisini etkin biçimde kullandığını belirten Kalın, "Ülkemizin ve milletimizin güvenliği ve huzuru için ‘Vatan İçin Her An Her Yerde’ şiarıyla çalışan Teşkilâtımız; 2025 yılı boyunca yasal yetkileri ve sorumlulukları çerçevesinde, çatışma bölgeleri başta olmak üzere millî güvenliğimizi ilgilendiren her alanda ülkemizin stratejik çıkarlarını gözeterek kritik görevler yerine getirmiş, istihbarat diplomasisini aktif şekilde kullanarak dış istihbaratta etkinliğini artırmış, farklı terör örgütleri ile mücadelesini eş zamanlı sürdürmüş, ülkemizi hedef alan casusluk girişimlerini deşifre ederek akamete uğratmıştır" değerlendirmesinde bulundu. MİT’in dış istihbaratta dünyanın her bölgesine ulaşma amacı ile vizyonunu geliştirdiğine dikkati çeken Kalın, "Orta Asya, Balkanlar, Orta Doğu ve Afrika ülkelerinin servisleri başta olmak üzere birçok dost servis ile terörle mücadele, eğitim, teknik destek ve istihbarat paylaşımı gibi konularda iş birliğini geliştirmeyi de sürdürmüştür. Suriye krizinin başlangıcından çözümüne kadarki süreçte aktif rol alan MİT, 8 Aralık Devrimi’nin üzerinden geçen bir yılı aşkın sürede Suriye’ye bütüncül bir bakış açısıyla yaklaşmıştır. Öte yandan yeni bir devlet inşası sürecinde, Suriye’de ülkemiz aleyhine oluşabilecek yeni tehdit unsurları karşısında ön alıcı adımlar atılarak sınır bölgemizde millî güvenliğimize karşı yeni tehditlerin oluşmasının önüne geçilmiştir. Ortadoğu’nun güvenlik mimarisini derinden etkileyen ve büyük bir insanlık dramına dönüşen Gazze’deki savaşın sonlandırılması adına kalıcı ateşkes, insani yardım, esir takası, Filistin İç Uzlaşısı ve İki Devletli Çözüm konularında ise Teşkilât olarak ilgili tüm aktörlerle yoğun bir istihbarat diplomasisi yürütülmüştür. Ateşkes müzakerelerinde yaşanan sorunların aşılmasında tüm taraflar arasında bir köprü görevi üstlenerek, müspet neticelere ulaşılmasına somut katkı sağlamıştır" dedi. FETÖ, DEAŞ ve casusluk faaliyetleriyle mücadele sürdü Kalın, FETÖ’nün yurt dışındaki faaliyetlerini engellemeye yönelik çalışmaların sürdürüldüğünü, DEAŞ başta olmak üzere radikal örgütlerle mücadelede yurt içi ve yurt dışında çok sayıda örgüt mensubunun yakalanmasının sağlandığını belirtti. Hasım istihbarat servislerinin ve taşeron yapıların Türkiye aleyhine yürüttüğü faaliyetlerin 2025’te de akamete uğratıldığını ifade eden Kalın, teknik istihbarat kabiliyetlerinin büyük veri, yapay zekâ, uydu ve siber istihbarat alanlarında önemli bir seviyeye ulaştığını kaydetti. Kalın, MİT 2025 Yılı Faaliyet Raporu’nun şeffaflık, hesap verebilirlik ve sorumluluk ilkeleri çerçevesinde hazırlandığını belirterek, kaynakların etkin ve verimli biçimde kullanıldığının açıkça ortaya konulduğunu ifade etti. Raporun "Faaliyetlere İlişkin Bilgi ve Değerlendirmelere ilişkin temel mali tablolara yönelik bilgilendirilen bölümde, MİT’in 2025 yılı bütçesinin başlangıç ödeneği 28 milyar 896 milyon 461 bin TL olduğu, yıl içerisinde gerçekleştirilen işlemler sonucunda ödenek toplamının 36 milyar 435 milyon 655 bin 383,93 TL, harcama toplamının ise 36 milyar 307 milyon 747 bin 195,81 TL olduğu kaydedildi.
Tokat Tokatlı Ramazan pidesini ucuza yiyecek Tokat Belediyesi Ramazan ayında 350 gram yumurtalı susamlı pidesini 20 TL’den ve 250 gram ekmeği 7,5 TL’den Halk Ekmek büfelerinde satışa sunarak vatandaşlara uygun fiyatlı ve hijyenik ürün ulaştıracak. Tokat Belediyesi, Ramazan ayının bereketini ve paylaşma ruhunu sofralara taşımaya hazırlanıyor. Tokat Belediyesi Halk Ekmek tarafından üretilecek olan Ramazan pideleri ve günlük ekmekler, uygun fiyat politikasıyla vatandaşların hizmetine sunulacak. Üretken belediyecilik anlayışıyla hareket eden Tokat Belediyesi, sosyal belediyecilik uygulamalarını Ramazan ayında da güçlü şekilde sürdürüyor. Hem kaliteli hem de ekonomik ürünleri vatandaşla buluşturan Halk Ekmek büfeleri, bu yıl da iftar sofralarının vazgeçilmezi olacak. Bu kapsamda; 350 gram Yumurtalı Susamlı Ramazan Pidesi 20 TL, 250 gram Ekmek 7,5 TL olarak satışa sunulacak. Hijyenik şartlarda, gıda mühendislerinin kontrolünde üretilen pideler ve ekmekler, Tokat genelindeki Halk Ekmek satış büfelerinde vatandaşlara ulaştırılacak. Başkan Yazıcıoğlu: "Ramazan ayı; birliktir, berekettir, paylaşmaktır" Ramazan ayı dolayısıyla açıklamalarda bulunan Tokat Belediye Başkanı Mehmet Kemal Yazıcıoğlu; "Ramazan; birliktir, berekettir, paylaşmaktır. Tokat Belediyesi olarak hemşerilerimizin sofralarına katkı sunmak, bu mübarek ayın huzurunu ve bereketini hep birlikte yaşamak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Üretken belediyecilik anlayışımızla kaliteli ve uygun fiyatlı pidemizi ve ekmeğimizi vatandaşlarımızla buluşturuyoruz. Tokat’ımızda hiçbir sofranın eksik kalmaması için gayret etmeye devam edeceğiz" dedi.