ÇEVRE - 30 Eylül 2025 Salı 11:41

Flamingoların yeni durağı İskele sahili oldu

A
A
A
Flamingoların yeni durağı İskele sahili oldu

Van Gölü havzasında bu yıl sayılarında artış gözlenen flamingolar, ilk kez Tuşba ilçesine bağlı İskele Mahallesi sahilinde konakladı.


Her yıl göç güzergâhında Van Gölü havzasını önemli bir durak olarak kullanan flamingolar, bu kez sahil şeridine kadar inerek vatandaşlara görsel şölen sundu. Renkleri ve zarif görünümleriyle dikkat çeken flamingolar, bu kez ilk defa Tuşba ilçesine bağlı İskele Mahallesi sahiline de indi. Göç yolculuklarında Van Gölü’nü önemli bir durak olarak kullanan flamingolar, günün büyük bölümünü sahilde beslenerek ve dinlenerek geçiriyor. Vatandaşlar ise sahile inen flamingoları ilgiyle izleyerek fotoğraf ve görüntülemeye çalıştı.


Van Gölü çevresinde su seviyesinin uygunluğu ve besin çeşitliliğinin artmasının flamingoların sayısındaki yükselişte etkili olduğunu ifade eden Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (Van YYÜ) Yaban Hayvanları Koruma ve Rehabilitasyon Merkezi Müdürü Prof. Dr. Lokman Aslan, "Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Yaban Hayvanları Koruma ve Rehabilitasyon Merkezi, Van Gölü havzasındaki bütün yaban hayvanların sorunlarıyla ilgileniyor. Bu sorunlarla ilgilenen, doğayla ilgilenen ekolojik dengenin devam etmesi için çalışmaları yapan kurumlarla koordinasyonu sağlayarak ekolojik dengenin bozulmadan gelecek nesillere aktarmak için çalışma yapıyor. Van Gölü havzasında en çok sulak alanlardan birini oluşturan Edremit sazlıklarından Van YYÜ kampüsüne kadar uzanan bölgede yeni alanlar açıldı. Burada da en büyüğü İskele Mahallesi’ndeki sulak alanlar kendini göstermeye başladı. Tabii yaban hayvanları gıda ve güvenliği hissettikleri zaman oraya yerleşirler. Bayrak türü olan Allı Turnalar yani flamingolar baharda selam getirir bizlere, sonbaharda da buradan selamı götürür. Allı Turnalar, Erçek Gölü’nde flamingoların seyir merkezi gibi algılanmaya başlamışken bu sene sulak alanların çekilmesi ve yeni yerlerin açılmasına bağlı olarak Van Gölü havzasının bütün kıyılarında flamingo görmek mümkün. Ama buradaki 15 Temmuz Parkı’na gelen vatandaşlarımız hiç zahmet çekmeden Allı Turnaları seyir imkanı buldular. Bir haftadır yoğunluğu artarak devam eden Allı Turna bize şunu gösteriyor. Eğer güvenliği ön planda tutar, sulak alanlarımızı işgal etmezsek, bu hayvanları rahatsız etmezsek parkta bizimle beraber bir dünya para verip veya meşakkate katlanıp onları görmeye başka yere giderken, şimdi masrafsız parka gelenlere görsel şölenleriyle kendini bir göstermeye başladılar" dedi.


Allı Turnalar artık İskele sahilinden de selam getirdiğini ifade eden Prof. Dr. Aslan, "Eğer bu bu ortamı bozmazsak sayıları artarak İskele sahilinde hatta daha fazla sayıda yavrularıyla beraber gelecek. Çünkü geçen sene de baharda üç tane göründü. Üç tane bir veya sayıları az olarak gördüğümüz flamingolar sonbaharda sayıları yüzleri geçti. Binlerce flamingo ileride eğer bu alanı bozmazsak bize selam getirip selam götürecekler. Van Gölü havzası bu yıl şanslı. Flamingolar bir yerde kuluçkaya yatıp oradan tekrar göç yolu üzerinde belirli alanlarda hem yavrularının büyümesi hem de enerji toplamak için mola verirler. Burada mola verirken de gıdası ve güvenliği olan yerleri tercih ederler. Bu sene flamingoları yavrularıyla beraber daha önceki olduğu gibi Akgöl’de, Erçek’te olduğu gibi artık İskele’de de yavrularıyla beraber sıkça görmek mümkün olacak" diye konuştu.



Flamingoların yeni durağı İskele sahili oldu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Kazada hafif yaralanan küçük kardeşleri kimse ikna edemedi: Babadan gelen telefonla ambulansa bindiler Antalya’nın Serik ilçesinde meydana gelen trafik kazası sonrası polis ekipleri, eşine az rastlanır bir ikna çabasına girişti. Kazada yaralanan 3 ve 7 yaşındaki iki kardeş, elektrikli bisikletlerinin olay yerinde kalacağını öğrenince ambulansa binmeyi reddetti. Küçük çocukların direnişi, ancak babalarıyla yaptıkları telefon görüşmesiyle son buldu. Kaza, Merkez Mahallesi’nde akşam saatlerinde meydana geldi. Aynı yönde seyir halindeki H.K.’nın kullandığı 07 AYE 599 plakalı otomobil ile arkasında 3 yaşındaki kardeşinin bulunduğu ve yabancı uyruklu 7 yaşındaki çocuğun kullandığı elektrikli bisiklet çarpıştı. Kaza sonrası ihbar üzerine 112 sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. İki küçük kardeşin bulunduğu elektrikli bisikletin karıştığı kazada, çocuklar şans eseri hafif yaralandı. Ekipler, yaralı kardeşleri hastaneye sevk etmek üzere ambulansa almak istedi. Sağlık ekiplerinin müdahalesi sırasında 7 yaşındaki ağabey ve 3 yaşındaki kardeşi, elektrikli bisikletlerinin olay yerinde kalacağını anlayınca ambulansa binmek istemedi. Ekiplerin tüm çabalarına rağmen ikna olmayan çocuklar, sağlık personelini bir hayli zorladı. Babalarının sesiyle ikna oldular Çocukların bu ısrarlı tutumu karşısında çaresiz kalan çevredekiler ve ekipler, çareyi çocukların babasına ulaşmakta buldu. Telefona sarılan görevliler, çocukları babalarıyla görüştürdü. Babalarının, "Siz hastaneye gidin, ben motosikleti alacağım" sözü üzerine sakinleşen iki kardeş, ambulansa bindirilerek hastaneye kontrol amaçlı hastaneye götürüldü. Kaza sonrası inceleme başlatıldı.
Tunceli Kırmızı bültenle aranan Umut’un babasıyla mesajlaşmaları ortaya çıktı Gülistan Doku soruşturmasında kırmızı bültenle aranan firari Umut Altaş’ın tutuklu olan babası Celal Altaş ile WhatsApp konuşmaları ortaya çıktı. 9 Ocak 2026 tarihindeki konuşmalarda, Umut Altaş’ın babası Celal Altaş’tan para istediği, paranın gelmemesi halinde ise ’Savcı hanımı arar anlatırım her şeyi’ dediği görüldü. Tunceli’de 5 Ocak 2020’den bu yana kayıp olan Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü 2. sınıf öğrencisi Gülistan Doku soruşturması kapsamında gözaltına alınan 15 şüpheliden 12’si tutuklanırken, 3’ü hakkında adli kontrol kararı verilmişti. ABD’de bulunan firari şüpheli Umut Altaş hakkında da Interpol nezdinde kırmızı bülten çıkarılmıştı. Tunceli Cumhuriyet Savcılığı’nın olayla ilgili soruşturması sürerken, kırmızı bültenle aranan Umut Altaş’ın tutuklu babası Celal Altaş ile 9 Ocak 2026 tarihinde WhatsApp konuşmaları ortaya çıktı. Konuşmalarda Umut Altaş’ın "Sen öyle kolay sanıyorsun demi. Yaptıklarınızın bir bedeli olmayacak. Bugün hesabıma 9 bin dolar bekliyorum" dediği babası Celal Altaş’ın da, "Oldu, dedim ya ne halin varsa gör. Size daha önce gönderdiğim 15 bin doları geri gönderin’ dediği görüldü. Umut’un ise ardından ’Bugün hesabıma 9 bin dolar gelmezse savcı hanımı arar anlatırım her şeyi’ ifadeleri yer aldı. Yine mesajlaşmalarda Umut Altaş’ın, "Ah Celal’im ah bir de mağdur üzgün baba rolüne giriyor. Ulan kendi oğlunu satmışsın, başkasının çocuğuna üzülecek yürek mi var sende? Bırak rol yapmayı sen susturuyordun ya, kim yer bu numaraları, sen herkesi kendin gibi salak görüyorsun, öteceğim her şeyi. Göreceksiniz dünya kaç bucak" cümlelerini kaydettiği görüldü.
Antalya "Geleceğin Renkleri" Muratpaşa’da kapılarını açtı Antalya’da Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal, belediyenin Fikret Otyam Sergi Salonu’nda, Antalya Kent Konseyi Kültür Sanat Çalışma Grubu’nun, "Geleceğin Renkleri-Rota: Sanat Şehri Antalya" sergisinin açılışı yaptı. Antalya Kent Konseyi Kültür Sanat Çalışma Grubu’nun, "21. Yüzyılda Antalya Çalıştayları" kapsamında hayata geçirdiği sergi, resimden atölye çalışmalarına uzanan geniş bir yelpazede üretimleri sanatseverlerle buluşturdu. Özgür Manici Sanat, Acapella Sanat Evi ve Halime İspir Art’ın yanı sıra, öğrencilerinin eserleri sergide dikkat çekti. "Sanat ve spor şehri ileri taşır" Serginin açılışını Başkan Uysal ve Antalya Kent Konseyi Başkanı Semanur Kurt gerçekleştirdi. Başkan Uysal açılışta yaptığı konuşmada şunları söyledi: "Elimizden geldiğince sanat ve spor şehri olmaya gayret ediyoruz. Her ikisi de toplumu demokratik, barışçı kılan, şehirleri köylerden ayırt eden temel özellikler ve toplumu geliştiren nosyonlar. Sanat ve spor kursları nüfusa göre uzak ara Türkiye‘de en yoğun olan şehiriz. Sanat kurslarımız da yıllık yaklaşık 5 bin kişi, spor kurslarımız da ise yılda 15 bin insanımız Muratpaşa’da spor yapıyor. Çok daha fazlasını ve çok daha niteliklisini yapmak isteriz." Uysal, "Ülkenin ve şehrin yararını düşünen, bütün kamu yönetimlerine ilham kaynağı olan kurumlarımıza çok şey borçluyuz" dedi. Antalya Kent Konseyi Başkanı Kurt, sergi salonu imkanının sağlanması ve sergiye katılımından dolayı Başkan Uysal’a teşekkür ederek, "Bu sergi, Antalya Kent Konseyi’nin 21. Yüzyılda Antalya Çalıştayları kapsamında, Antalya’nın sanat şehri kent olabilmesi amacıyla yürütmekte olduğumuz çalışmalar kapsamında kültür sanat grubumuzun önerisi ve iş birliğiyle hayata geçirildi" diye konuştu. Muratpaşa Belediyesinin ev sahipliğinde düzenlenen sergi, 1 Mayıs’a kadar Fikret Otyam Sergi Salonu’nda ziyaret edilebilecek.
Diyarbakır Trafikte başlayan tartışmayla şehit ailesine musallat oldular: Göç eden aileden 100 deve diyet istediler Adana’da şehit kardeşi ve ağabeyinin kayınbiraderinin trafikte yaşadığı tartışma, tartışmanın taraflarınca husumete dönüştürüldü. Bir kişinin yaralandığı olayda şehit ailesinden 100 deve diyet istenirken, aile tehditler ve kundaklama sonucu polis eşliğinde Diyarbakır’a göç ederek olayların son bulması çağrısında bulundu. Şehit kardeşi Yunus A., ağabeyi Mahsum A.’nın kayınbiraderi Kerim K. ile birlikte Temmuz 2025’te Adana’da trafikte bir grupla tartıştı. Kavgaya dönüşen tartışmada gruptan birinin yaralanmasıyla olay kan davasına dönüştü. Grup, aracılar üzerinden şehit ailesinden 100 deve, bugünün parasıyla yaklaşık 40 milyon lira ’kan parası’ istedi. Şehit ailesi, bunu karşılamayınca evlerinin kundaklanması sonucu polis eşliğinde Adana’dan göç ederek farklı şehirlere dağıldı. Şehit ailesi, taşındıkları şehirlerde de tehditler almaları üzerine Bakanlıklara çağrıda bulundu. Şehit kardeşi Mahsum A., yaklaşık 1 yıldır ailesiyle birlikte çok ağır ve korku dolu bir süreçten geçtiklerini söyledi. Olayların, kardeşi ve kayınbiraderinin yaşanan bir kavga ile başladığına değinen Mahsum A., sürecin kısa sürede büyüyerek kontrol edilemez bir hale geldiğini dile getirdi. Mahsum A., bu süreçte bir grup tarafından hedef alındıklarını öne sürerek, "Bu şahıslar, kendi beyanlarına göre ve tarafımıza ilettikleri ses kayıtlarında kendilerini DEAŞ terör örgütü mensubu olarak tanıttılar. Bu kişiler silahlanarak evimizi bastı, üzerimize ateş açtılar. Ailem kendini korumaya çalışırken bir kişi yaralandı. Bu olaydan sonra, olay yerini görüntülediği için bir bakkala ses bombası atıldı, üst katı silahla tarandı. İnsanlar korktukları için şikayetçi olamadı ancak bu olaylara ilişkin görüntüler elimizde mevcuttur" dedi. "Can güvenliğimiz kalmadığı için Adana’yı emniyet eşliğinde terk etmek zorunda kaldık" Daha sonra sözde ’sulh’ için bir araya geldiklerini belirten Mahsum A., "Ancak bu süreçte aile evimiz kundaklandı. Ardından kayınbabamın evi de yakıldı. Can güvenliğimiz kalmadığı için Adana’yı emniyet eşliğinde terk etmek zorunda kaldık. Ancak baskılar burada da bitmedi. Bizden ’kan bedeli’ adı altında 100 deve, yani yaklaşık 40 milyon TL istediler. Ya da evlerimizi vermemizi talep ettiler" diye konuştu. "Kendi ifadelerine göre, mahkemeleri tanımadıklarını, devleti kabul etmediklerini, şikayetçi olsak bile sonuç alamayacağımızı söylediler" diyen Mahsum A., konuşmasını şöyle sürdürdü: "Ses kayıtlarında, adreslerimizi bildiklerini, bizi takip ettiklerini, her an ulaşabileceklerini ifade etmektedirler. Her gün farklı numaralardan tehdit almaya devam ediyoruz. En son kayınbabamın evine baskı kurularak tapusu ellerinden alınmıştır. Bugün geldiğimiz noktada biz, bir şehit ailesi olarak korku içinde yaşıyoruz. Buradan devlet büyüklerimize sesleniyorum, artık bu yaşananlara bir son verilmesini istiyoruz. Biz yaşadık, başka aileler yaşamasın." "Hayatlarımızı korkmadan yaşamak istiyoruz" Hayatlarını korkmadan yaşamak istediklerini kaydeden Mahsum A., devamlı bu şahıslar tarafından adreslerinin tespit edildiği için adres değiştirmek zorunda kaldıklarını aktardı. Şahısların, burada taşındığı evi bularak evinin kapısını zorladıklarını belirten Mahsum A., "Endonezya hatlarından arayarak tehditte bulundular. O anda eşim ve çocuklarım evdeydi. Bu şahıslar tekrar babamı arayarak evine geldik, siz kadınları öne sürüyorsunuz diye tehditlerde bulundular. Olaylar bu şekilde devam ediyor. Yaklaşık bir yıldır bu şekilde zulüm görüyoruz. Sadece fail olarak evi kundaklayan bir şahıs gözaltına alındı. Ama ses kayıtlarında bir kişi değil, yaklaşık 10 kişinin ismi zikrediliyor. Bunlar bir örgüt olarak hareket ediyorlar. Kendileri de örgüt olduklarını kabul ediyor. Emniyetten aldığımız bilgiye göre şahısların örgütle bağlantıları olduğu söyleniyor. Ama ellerinde yeterince delil olmadığını dile getiriyorlar" şeklinde konuştu. Mahsum A.’nın ağabeyi Mehmet Devran A., 2017 yılında Diyarbakır’ın Lice ilçesinde PKK’lı teröristlerce şehit edilmişti.