SAĞLIK - 19 Eylül 2025 Cuma 09:59

Kan sulandırıcı ilaçlarda doktor kontrolü uyarısı

A
A
A

Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi ve Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Remzi Sarıkaya, kan sulandırıcı ilaçların bilinçsiz kullanımının ciddi tehlike oluşturduğunu söyledi.

Toplumda kan sulandırıcı ilaçların doktor kontrolü dışında sıkça kullanılmaya başlandığı belirtiliyor. Uzmanlar ise bu durumun ciddi sağlık riskleri doğurabileceğine dikkat çekiyor. Yaşam süresinin uzaması ve modern tedavi seçeneklerinin artmasıyla birlikte kan sulandırıcı ilaçların daha fazla kullanılmaya başlandığını ifade eden Başhekimi ve Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Sarıkaya, özellikle ileri yaşlarda görülen ritim bozuklukları ve damar girişimlerinin artmasıyla birlikte, kan sulandırıcıların yönetimi ve takibinin öneminin daha da arttığını bildirdi.

Kan sulandırıcı ilaçlarda doktor kontrolü uyarısı

"Ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir"

Konuya ilişkin konuşan Hastane Başhekimi ve Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Remzi Sarıkaya, kan sulandırıcı ilaçların uygun dozda ve uygun hastada kullanılmadığında ciddi riskler taşıdığını belirtti. Fazla kullanıldığında ya da yanlış hastada tercih edildiğinde özellikle beyin kanaması veya majör kanama denilen büyük kanamalara yol açabildiğini ifade eden Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Sarıkaya, "Bu nedenle bu ilaçların başlanmasına veya kesilmesine karar verirken çok titiz davranıyoruz, her yönüyle değerlendiriyoruz. Aksi halde pıhtı oluşumuna zemin hazırlanabilir. Bu da yapılan işlemlerde başarısızlığa, felçlere veya pıhtının hangi organda oluştuğuna bağlı olarak farklı ve ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir" dedi.

Kan sulandırıcı ilaçlarda doktor kontrolü uyarısı

"Kendi kendine başlatılan tedavi yöntemleri kesinlikle doğru değil"

Kan sulandırıcıların kesinlikle doktor önerisiyle kullanılması gerektiğinin altını çizen Sarıkaya, "Son dönemlerde toplumda ‘günde bir aspirin alayım’ ya da ‘haftada iki kere aspirin kullanayım’ gibi kendi kendine başlatılan tedavi yöntemleri kesinlikle doğru değildir. Eğer bir doktor, muayene ve değerlendirme sonrasında sizin için bu tedaviyi uygun görmüşse ancak o zaman kullanılmalıdır. Önemli bir diğer nokta ise kan sulandırıcı tedavi altındaki hastaların basit tıbbi işlemler öncesinde kendi başlarına ilaçlarını kesmeleridir. Örneğin stent takılmış, kalp kapağı ameliyatı olmuş ya da benzeri nedenlerle kan sulandırıcı kullanan hastalarımız, diş tedavisi gibi basit görünen işlemlerden önce dahi mutlaka hekimlerine danışmalıdır. Doktor kontrolü dışında yapılan ilaç kesintileri çok ciddi sonuçlara yol açabilir" diye konuştu. Kan sulandırıcı tedaviye doktor önerisi olmadan asla başlanılmaması gerektiğini vurgulayan Sarıkaya, sözlerini şöyle sürdürdü: "Doktor tarafından başlanmış kan sulandırıcı tedaviyi, yine doktor önerisi olmadan asla kesmiyoruz, ara vermiyoruz ve dozu kendi kararımızla değiştirmiyoruz. Tüm bu süreçlerde bizi takip eden hekimimizin önerileri esas alınmalı, ilaç kullanımı ve doz ayarlamaları mutlaka doktor kontrolünde yapılmalıdır."

Yılmaz Sönmez

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara CHP Genel Başkanı Özel: "Maalesef 160 kız çocuğu daha ilk günden öldü" CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Netanyahu’yla dünyanın öbür ucundan çıkıp buraları karıştıran Trump İran’a bombalar atıyor. Maalesef 160 tane kız çocuğu daha ilk günden öldü" dedi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Haymana Belediyesi tarafından düzenlenen iftar programına katıldı. Programda konuşan Özel, "İlçedeki 27 bin 300 çiftçiye 111 milyon liralık destek sağlamış olarak geldi. 3 bin haneye 44 milyon liralık sosyal destek sağlamış olarak geldi. Her gün 110 haneye ücretsiz ekmek dağıtmış olmanın, 1416 emekli hanesine 34.2 milyon liralık destek veriyor olmanın, 650 hanenin doğalgaz desteği 2 bin 260 haneye kömür desteği yapıyor olmuş olmanın, 461 gencin sınava hazırlanmasını üslenmiş olmanın ve 26 bin nüfuslu Haymana’ya toplam sosyal yardım tutarı olarak 200 milyon lira sosyal yardım yapmış olmanın verdiği mutlulukla, iç huzuruyla ve güvenle geldi. Biz genç belediye başkanımıza inandık, suyu sıcak, havası sert, insanı mert Haymana ona inandı" ifadelerini kullandı. İran’da yaşanan çatışmalara ve Gazze’deki soykırıma değinen Özel, "On bir aydır özlenen, iki aydır yolu gözlenen Ramazan’ın ortasındayız. Bu Ramazan dünyaya barış getirsin dedik. Çünkü Filistin’deki 71 bin Gazzeli’nin ölümünden sorumlu Netanyahu’yla eli kanlı Netanyahu’yla dünyanın öbür ucundan çıkıp buraları karıştıran Trump İran’a bombalar atıyor. Maalesef 160 tane kız çocuğu daha ilk günden öldü" diye konuştu. Programa; Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Haymana Belediye Başkanı Levent Koç ile partililer ve vatandaşlar katıldı.
Uşak Bakan Işıkhan: "Türkiye olarak, sulhun ve sağ duyunun hakim olduğu bir diplomasi ortamının tesisi için çalışmaya devam edeceğiz" Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Uşak’taki çeşitli ziyaretlerinin ardından "Dünya Yetimler Günü" dolayısıyla düzenlenen iftar programına katıldı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, çeşitli ziyaret ve programlara katılmak üzere Uşak’a geldi. Program kapsamında ilk olarak Uşak Valiliği’ni ziyaret eden Bakan Işıkhan, Vali Serdar Kartal ile bir araya geldi. Valilik Şeref Defteri’ni imzalayan Bakan Işıkhan’a, Vali Serdar Kartal tarafından Hüsnü Kazım Özler tarafından çekilen "Cumhuriyeti Biz Böyle Kazandık" adlı simge fotoğrafı hediye edildi. Valilik ziyaretinin ardından Bakan Işıkhan, AK Parti Uşak İl Başkanlığı’nda partililerle buluştu. Partililerle sohbet eden Bakan Işıkhan, ardından Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) ile İnsan Hak ve Hürriyetleri (İHH) İnsani Yardım Vakfı’nın "Dünya Yetimler Günü" dolayısıyla düzenlendiği iftar programına katıldı. "Çocuklarımızın vatana, millete ve ümmete hayırlı birer insan olarak yetişmelerini sağlamak, devlet ve toplum olarak her birimizin öncelikli vazifesidir" Bakan Işıkhan yaptığı konuşmada, "Yetim ve öksüz yavrularımız başta olmak üzere geleceğimiz, umudumuz olarak gördüğümüz çocuklarımıza sahip çıkmak sadece görevimiz değil, aynı zamanda insanlığımızın bir gereğidir. Çocuklarımızın vatana, millete ve ümmete hayırlı birer insan olarak yetişmelerini sağlamak, onları ilimle, irfanla, çalışacak, üretecek bilgi ve becerilerle donatmak devlet ve toplum olarak her birimizin öncelikli vazifesidir. Bizim bu konudaki hassasiyetimiz, gerek devlet kurumlarımız, gerek sivil toplum kuruluşlarımız, gerekse millet olarak, hamdolsun ki en üst noktadadır" dedi. Her zaman dünyanın her bir köşesinde ihtiyaç sahiplerine yardım etmeye devam edeceklerini vurgulayan Işıkhan, "İnancımızdan ve tarihi misyonumuzdan kaynaklanan bu şuur, bugün de hala sosyal devlet anlayışımızın merkezindeki yerini korumaya devam ediyor. Geçmiş dönemlerde sadece anayasada yer alan ancak pratikte kayda değer bir karşılığı olmayan sosyal devlet ilkesi son çeyrek asırda sahada tüm varlığıyla hissedilen, gözle görülen bir gerçek haline dönüştü. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde özellikle aile, kadın, çocuk, engelli, yaşlı gibi özel politika gerektiren tüm vatandaşlarımızın geleceğini güvence altına alan büyük dönüşümleri, ’insanı yaşat ki devlet yaşasın’ düsturuyla gerçekleştirdik. Sadece ülkemiz sınırları içerisindeki vatandaşlarımızın yardımına değil, ’kimsesizlerin kimsesi biziz’ diyerek, dünyanın her bir köşesindeki ihtiyaç sahibinin yardımına koştuk, koşmaya da devam ediyoruz" dedi. "Saldırıların bir an önce son bulması için Cumhurbaşkanımız liderliğinde ilgili tüm arkadaşlarımız bölgede yoğun bir diplomasi trafiği yürütüyor" Türkiye’nin etrafında ateş çemberi olmasına rağmen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kardeşlik sofralarında bir araya gelmenin en büyük emeği olduğu vurgulayan Işıkhan, "Bu iyilik ve hayır ikliminin, ateşkesi ihlal eden katil İsrail’in zulmü altında bu yıl yine Ramazan’a buruk bir şekilde giren Gazzeli kardeşlerimiz başta olmak üzere tüm İslam coğrafyasında mazlum ve mağdur kardeşlerimizin kurtuluşuna vesile olmasını diliyorum. Bölgemizde yakılmak istenen ateşin daha da büyüyerek yayılmaması ve karşılıklı saldırıların bir an önce son bulması için Cumhurbaşkanımız liderliğinde ilgili tüm arkadaşlarımız bölgede yoğun bir diplomasi trafiği yürütüyor. Biz Türkiye olarak, sulhun ve sağ duyunun hakim olduğu bir diplomasi ortamının tesisi için çalışmaya devam edeceğiz. Sayın Cumhurbaşkanımızın da defaten ifade ettiği gibi Türkiye, arabulucu rolüyle, coğrafyamızı huzura kavuşturacak her türlü girişimin yanında yer almaya devam edecektir. Bizler de bu anlayışla 86 milyon Türkiye olarak, etrafımızdaki ateş çemberine rağmen, hala güvenle şu kardeşlik sofralarında bir araya gelebilmemizde büyük emekleri olan büyük ve güçlü Türkiye davamızın lideri, saygıdeğer Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a en derin şükranlarımı sunuyoruz" dedi.