GÜNDEM - 11 Mayıs 2026 Pazartesi 09:07

Kızılay gönüllülerinden Anneler Günü ziyareti

A
A
A
Kızılay gönüllülerinden Anneler Günü ziyareti

Kızılay Muradiye Şubesi gönüllüleri tarafından ilçede yaşayan annelere yönelik Anneler Günü ziyareti gerçekleştirildi.


Kızılay Muradiye Şubesi gönüllüleri, Anneler Günü kapsamında anneleri ziyaret ederek çeşitli hediyeler takdim etti. Samimi sohbetlerin gerçekleştirildiği ziyaretlerde gönüllüler, annelerin bu özel gününü kutlayarak hayır dualarını aldı. Gerçekleştirilen etkinlikte annelerin yüzlerinde tebessüm oluşturmayı amaçladıklarını belirten Türk Kızılay Muradiye Şube Başkanı Selçuk Yay, "Annelerimiz toplumumuzun en kıymetli değerleridir. Anneler Günü vesilesiyle onları ziyaret ederek yanlarında olmak istedik. Küçük hediyelerimiz ve içten dileklerimizle onların mutluluğuna ortak olmaya çalıştık. Bir annenin gülümsemesine vesile olmak bizim için en anlamlı hediye oldu" dedi.


Ziyaret edilen anneler ise yapılan sürprizden duydukları memnuniyeti dile getirerek Türk Kızılay Muradiye Şubesi gönüllülerine teşekkür etti.



Kızılay gönüllülerinden Anneler Günü ziyareti

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hatay Havuç yerken nefes alamayan öğrenciyi, öğretmeni Heimlich manevrasıyla hayata tutundurdu Hatay’da havuç yediği esnada nefes alamayan Suriyeli öğrenciyi öğretmeni, Heimlich manevrası yaparak kurtardı. O anlar kameraya yansıdı. Yayladağı ilçesi Kurtuluş Mahallesi’ndeki Yavuz Selim İlkokulu’nda sınıf öğretmenliği yapan Alper Baş, nöbeti sırasında bir öğrencinin nefes alamadığını ve zor anlar yaşadığını fark etti. Öğrencilerin bağrışları esnasında öğretmen Baş, nefes alamayan öğrenciye Heimlich manevrası yaptı. Havuç yediği esnada ölümle burun buruna gelen Suriye uyruklu öğrenci ve öğretmeninin Heimlich manevrası yaparak hayatını kurtardığı o anlar güvenlik kamerasına yansıdı. Okullarda verilen ilk yardım eğitiminde Heimlich manevrasını öğrenen öğretmen Baş, öğrencisinin sağlık durumunun iyi olduğunu ve herkesin Heimlich manevrasını öğrenmesi gerektiğini söyledi. "Nöbetim sırasında arkadan çocukların ses vermesiyle birlikte çocuğun nefes borusuna bir şey kaçtığını fark ettim" Nöbeti sırasında öğrencinin nefes almadığını fark eden ve Heimclich manevrasıyla öğrenciyi kurtaran öğretmen Alper Baş, "Nöbetim sırasında arkadan çocukların ses vermesiyle birlikte geldiğimde çocuğun nefes borusuna bir şey kaçtığını fark ettim. Sonrasında çocuğa ani bir şekilde müdahale etmeye başladım. Heimlich manevrası sonrasında olan yabancı cisim dışarı çıkmış oldu. Beslenme çantasından havuç çıkardı. Havuç parçasının çıktığını daha sonrasında fark ettik. Okulumuzun ilk yardım kurslarıyla birlikte öğrenmiş olduk. Nöbetimiz sırasında öğretmen arkadaşlarımızla birlikte sık sık bu tür olayları konuşup birlikte nasıl müdahale etmemiz gerektiğiyle alakalı hep üzerinde durduğumuz konularda konuşuyoruz. Çocuğun sağlık durumu iyi ve hiçbir problemimiz yok. Aileyle devamlı iletişim halindeyiz, herhangi bir problem olmadığını aile bize bildirdi. Göbek deliğinin hemen üzerindeki boşluğa elimi sıkarak basınç yapmaya başladım. Daha sonrasında öğretmen arkadaşlarımı da çağırarak onların da katkılarıyla birlikte çocuğun midesinden çıkarmış olduk. İlk yardıma herkesin dikkat etmesi gerektiğini, önemsenmesi gerektiğini düşünüyorum" ifadelerini kullandı.
Kütahya Tavşanlı Kaymakamı Özdemir’den 11’inci kan bağışı Kütahya’nın Tavşanlı İlçe Kaymakam Ömer Faruk Özdemir, Türk Kızılayı tarafından düzenlenen kan bağışı kampanyasına destek vererek 1 yılda 11’inci kez kan bağışında bulundu. Düzenli bağışlarından dolayı Özdemir’e bronz madalya takdim edildi. Türk Kızılayı yetkilileri, Tavşanlı’da bir dizi ziyaret ve kan bağışı etkinliği gerçekleştirdi. Ankara Kızılay Yönetim Kurulu Üyesi Semra Tozaraydın, Kütahya Kızılay Kan Bağışı Merkezi Müdürü Dr. Mahmut Ulusoy, Tavşanlı Kızılay Temsilcisi Mümtaz Serdaroğlu ile Kan Bağışı Kazanım Uzmanları Dilay Tuzlu ve Uğur Serçebay’dan oluşan heyet, Tavşanlı Kaymakamı Ömer Faruk Özdemir’i makamında ziyaret etti. Gerçekleştirilen ziyarette, Türk Kızılayı’nın yürüttüğü projeler, bölgedeki kan bağışı istatistikleri ve gönüllü bağışçı sayısının artırılmasına yönelik çalışmalar ele alındı. Görüşmede ayrıca kan stoklarının sürdürülebilirliği ile toplumsal farkındalığın önemine dikkat çekildi. Makam ziyaretinin ardından Kaymakam Özdemir ve beraberindeki heyet, Cumhuriyet Meydanı’nda kurulan kan bağışı çadırına geçti. Burada sağlık ekipleriyle sohbet eden Özdemir, gerekli işlemlerin ardından 11’inci kez kan bağışında bulundu. Türk Kızılayı protokolü kapsamında 10 bağış barajını aşan düzenli bağışçılara verilen bronz madalya da Kaymakam Özdemir’e takdim edildi. Özdemir, kan bağışının hem insan sağlığı hem de toplumsal dayanışma açısından büyük önem taşıdığını belirtti.
İstanbul Osmanlı’dan miras "kedi sevgisi" İstanbul’da yaşatılıyor Osmanlı Cihan Devleti’nden günümüze uzanan canlıya hürmet geleneği, İstanbul’un tarihi cami avlularında yaşamaya devam ediyor. Şehrin simgeleri arasında gösterilen kediler, özellikle tarihi yarımadada cami avlularında güvenle yaşamlarını sürdürürken, vatandaşlar tarafından da gönüllü olarak besleniyor. Şehzadebaşı Camii’nin avlusunda kaydedilen görüntülerde kedilerin güneşli havada oluşturduğu tatlı anlar görenlerin içini ısıttı. Osmanlı Cihan Devleti’nden hayvanlara yönelik merhamet anlayışı, yalnızca bireysel bir duyarlılık değil, kurumsal ve hukuki bir zemine de dayanıyordu. Vakfiyelerde cami, külliye ve imaretlerin gelirlerinden sokak hayvanlarına pay ayrıldığı açıkça belirtilirken, kuşlar için yapılan sebiller ve yemlikler, kediler için ayrılan alanlar bu anlayışın somut örnekleri arasında yer aldı. Cuma günleri yük hayvanlarının çalıştırılmaması gibi gelenekleşmiş uygulamalar ise hayvan haklarının toplumsal bir bilinçle korunduğunu gösterdi. "Yaratılanı Yaradan’dan ötürü sevme" anlayışıyla şekillenen bu yaklaşım, kedilerin cami avlularında güvenle barınmasını sağlarken, Osmanlı şehir kültüründe merhametin ve canlıya hürmetin günlük hayatın ayrılmaz bir parçası haline gelmesine zemin hazırladı. "Kediyi incitmek, yapılan ibadete aykırı kabul ediliyor" İstanbul Üniversitesi Öğretim Görevlisi Tarihçi Zafer Bilgi, Osmanlı’daki hayvan sevgisinin köklü bir medeniyet anlayışına dayandığını belirterek, "Kedi bizim canlıya hürmet hissiyatımızın vücuda bulmuş hali aslında. Osmanlı’da da Selçuklu’da da yalnızca kediler değil, hayvanatın genelinde bu hassasiyet var. Camiler ve külliyeler inşa edilirken hayvanların da ihmal edilmemesi söz konusu oluyor. Sultan Bayezid Camii’nin vakfiyesine baktığımızda, daha cami yapılmadan çevredeki kedilerin, köpeklerin ve kuşların rızkının nasıl temin edileceğinin yazıldığını görüyoruz. Bu, Osmanlı’nın hayvanata bakışını açıkça ortaya koyuyor. Kediyi incitmek, yapılan ibadete aykırı kabul ediliyor. Yabancıların şehri bu yönüyle hayranlıkla karşıladığını belirterek, "Biz şehri bir ev gibi görüyoruz. Evimizin içinde nasıl misafir ağırlıyorsak, şehirde de kedileri öyle ağırlıyoruz. Camilerin avluları güvenli alanlar olduğu için kediler burada mesken tutuyor. Şehzade Mehmet Camii’nde, Süleymaniye’de ve bilhassa Fatih Camii’nde yoğun şekilde görülmeleri bu yüzden" ifadelerini kullandı. "Arabamın sesini bile tanıyorlar, koşarak geliyorlar" Şehzadebaşı Camii ve çevresinde uzun süredir gönüllü olarak kedileri besleyen İsa Yüce ise pandemi döneminde başladığı bu alışkanlığı sürdürdüğünü belirterek, "Burada önce birkaç kedi vardı, zamanla çoğaldılar. 80-100’e yakın kedi var, ana merkez burası. Her gün mama ve et getiriyorum. Arabamın sesini bile tanıyorlar, geldiğimde koşarak geliyorlar. Arkadaşlarımız da destek oluyor; hastaneye götürüyor, kısırlaştırıyor, özel mama getirenler var. Günümüz bu şekilde geçiyor. Sultangazi’den Beyazıt’a, Unkapanı’ndan Edirnekapı’ya kadar birçok noktada kedilere yemek götürüyorum. Hiç boş vaktim olmuyor. Bu işi gönüllü yapıyorum. Caminin bahçesi kedilerle daha güzel. Doğal ortamları gibi oluyor" diye konuştu.
Trabzon Fındık ihracatında miktar azalsa da döviz girdisi arttı, kilogram başına döviz yükseldi Türkiye’nin bu yılın ilk 4 ayında gerçekleştirdiği fındık ihracatında, miktar bazında düşüş yaşanmasına rağmen birim değerdeki artış sayesinde döviz girdisinde yükselme kaydedildi. Kilogram başına ihracat değeri, geçen yılın aynı dönemine göre 8,19 dolardan 13,9 dolara yükseldi. Edinilen bilgiye göre, bu yılın ocak-nisan döneminde 71 bin ton fındık ihracatı gerçekleştirilerek 990 milyon 967 bin dolar tutarında döviz girdisi elde edildi. Geçen yılın ilk 4 ayında 103 bin 397 ton olan ihracat 2026’nın aynı döneminde yüzde 31 düşerek 71 bin 315 tona geriledi. Miktarda düşüşe rağmen ihracat değerinde geçen yıla göre yüzde 17 artış sağlanarak 847 milyon dolardan 991 milyon dolara ulaştı. Geçen yıl 4 ayda, tüm ürünlerde fındık ihracatında ortalama kilogram başına 8,19 dolarlık bir değere yakalanırken, bu yıl kilogram başına ihracat 13,9 dolara çıktı. Polonya’da 15,94 dolara ulaşıldı En fazla fındık gönderilen ülkelerin başında gelen Almanya’ya 4 ayda 274 milyon 104 bin dolarlık ürün ihraç edilirken, kilogram başına değer 14,38 dolar olarak gerçekleşti. Kilogram başına ihracat değerinde en iyi rakam Polonya’da yakalandı. Türkiye’nin fındık ihracatında 4’üncü sırada bulunan Polonya’ya kilogram başına ihracat 15,94 dolar olarak gerçekleşti. Bu ülkeyi 15,47 dolarla Brezilya izlerken, söz konusu değer İtalya’da 14,64 dolar, Fransa 14,7 dolar, İspanya’da 11,4 dolar oldu. Mısır’a fındık ihracatında patlama Yılın ilk dört ayında Türkiye’den 104 ülkeye ihracat yapıldı, en çok ihracat yapılan ilk 5 ülke sırasıyla Almanya, İtalya, Fransa, Polonya ve Brezilya oldu. Almanya’da ihracat miktar olarak yüzde 14 gerileyerek 19 bin 62 tona düşse de değer açısından yüzde 54’lük bir artış yakalanarak 274 milyon 104 bin dolarlık bir rakama ulaşıldı. İtalya’ya ihracat yüzde 51 ile hem miktarda, yüzde 15 ile hem de değerde düşüş görüldü. Mısır’a fındık ihracatında ise adeta patlama yaşandı. Geçen yılın ocak-nisan döneminde 391 ton ürün gönderilen Mısır’a ihracat bu yılın aynı döneminde 4,37 katına ulaşarak bin 711 tona çıktı. Mısır’a ihracat değer açısından ise 7,44 katına çıkarak 19 milyon 293 bin 416 dolar oldu. Bu ülkeye kilogram başına ihracat değeri 11,27 dolar olarak gerçekleşti. Mısır’ın ardından ihracat artışında Güney Kore öne çıktı. Bu ülkeye yapılan ihracat, miktar bazında yüzde 60 artışla 427 tona, değer bazında ise yüzde 207 yükselerek 8 milyon 224 bin dolara çıktı.
Kütahya Emet Yeniceköy’de geleneksel hıdrellez coşkusu Kütahya’nın Emet ilçesine bağlı Yeniceköy Muhtarlığı tarafından Tahtalı Göleti Mesire Alanı’nda düzenlenen geleneksel Hıdrellez Şenlikleri, binlerce kişinin katılımıyla gerçekleştirildi. Vatandaşların sabahın erken saatlerinden itibaren şenliğin düzenlendiği mesire alanına akın etmesi nedeniyle girişlerde uzun araç kuyrukları oluştu. Gün boyu bölgeye 7 binden fazla araç ve 25 binin üzerinde vatandaş katılım gösterdi. Yeniceköy Muhtarlığı tarafından organize edilen, Emet Kaymakamlığı ile Emet Belediyesinin destek verdiği programa; Kütahya Valisi Musa Işın’ın yanı sıra AK Parti İl Başkanı Ceyda Çetin Erenler, Milletvekilleri İsmail Çağlar Bayırcı, Mehmet Demir ve Ahmet Erbaş, Emet Kaymakamı Mehmet Alperen Başkapan, Emet Belediye Başkanı Mustafa Koca, Yenice Köyü Muhtarı Akın Gürkan ve çok sayıda vatandaş iştirak etti. Baharın gelişi ile birlik ve beraberlik kültürünün simgesi olan Hıdrellez kapsamında düzenlenen şenliklerde vatandaşlarla bir araya gelen Vali Musa Işın, etkinlik alanını dolaşarak esnaf ve vatandaşlarla sohbet etti. Program kapsamında gerçekleştirilen geleneksel etkinlikler, ikramlar ve kültürel buluşmalar yoğun ilgi gördü. Şenlik alanında renkli görüntüler oluşurken vatandaşlar Hıdrellez coşkusunu hep birlikte yaşadı. Vali Musa Işın, bu tür kültürel organizasyonların toplumsal kaynaşmayı güçlendirdiğini belirterek, geleneklerin yaşatılmasına katkı sunan Yeniceköy Muhtarlığına, destek veren kurumlara ve emeği geçen herkese teşekkür etti.