ÇEVRE - 17 Eylül 2024 Salı 16:00

Kuş cenneti Erçek Gölü’ndeki çekilme tehlikeli seviyeye ulaştı

A
A
A
Kuş cenneti Erçek Gölü’ndeki çekilme tehlikeli seviyeye ulaştı

Van’da yaz aylarında azalan yağış ve artan buharlaşmayla birlikte, ‘kuş cenneti’ olarak bilinen Erçek Gölü’nün büyük ölçüde su kaybetmesine neden olurken, kıyı şeridinde kilometrelerce çatlaklar oluştu.


Van Gölü’nün 30 kilometre doğusunda yer alan ve bölgenin kuş bakımından en zengin alanı konumundaki Erçek Gölü, küresel iklim değişikliğinin etkisiyle büyük ölçüde alan kaybı yaşadı. Nesli tükenme tehlikesi altındaki birçok kuş türünün yaşam alanı olan ve bu yüzden ‘Kuş Cenneti’ olarak adlandırılan Erçek Gölü, sıcaklıkların artmasıyla ve yağıştaki azalmayla birlikte kuraklıkla mücadele ediyor. Türkiye’deki kuş türlerinden yaklaşık 230’una yaşam alanı olan göl, sazlık alanlardaki suların çekilmesiyle buradaki kuş popülasyonu tehlikelerle karşı karşıya kaldı. Gölün kilometrelerce çekildiği alanda ise oluşan geniş çatlaklar dikkat çekti.



“Havzanın tamamı aynı ölçüde yağış almadı”


İHA muhabirine konuşan Van YYÜ Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Faruk Alaeddinoğlu, Van Gölü Havzası’nda son 20 yıldır yağış, sıcaklık, buharlaşma ve nispi nem göstergelerinde önemli değişiklikler yaşandığını belirtti. Havzanın bu yıl bahar aylarında ciddi yağış aldığını hatırlatan Prof. Dr. Alaeddinoğlu, “Ancak bu yağış, geçmişte bizim alışageldiğimiz yağış periyotlarından farklı olarak gerçekleşti. Havzanın tamamı aynı ölçüde yağış almadı. Erçek Gölü de bunlardan bir tanesi. O bölgeye düşen yağışlar maalesef havzanın tamamına düşen yağışlarla doğru orantılı gerçekleşmedi. Bir bütün olarak bakacak olursak, yağışların havzaya düşüş miktarı ve alansal bilgisi bize şunu gösteriyor; Van kentinin de içinde olduğu bu doğu kesiminin tamamı son yıllardaki yağışın azalmasından en fazla etkilenen alan oldu. Dolayısıyla o bölgede başta Erçek Gölü olmak üzere, diğer birçok göl ve su kütlesi iklim değişikliğin bir sonucu olarak bu durumdan daha fazla etkilenmesini bekliyoruz. Oradaki göl seviyelerinin de büyük ölçüde azalması ve alan kaybetmesini öngörüyoruz. Nitekim de öyle gerçekleşti” dedi.



“Çekilme kuşların yaşam ve beslenme alanlarını etkiliyor”


Bu yıl Erçek Gölü’nün beklentilerinin çok üzerinde bir çekilme yaşandığına dikkat çeken Alaeddinoğlu, “Bu da aslında doğal bir sonuç. Aslında bir bütün olarak Türkiye’yi düşündüğümüzde Türkiye göller açısından geçmişte belki çok zengin değildi, ama yüzlerce gölü olan bir ülkeydi. Son yıllarda ise onlarca göl maalesef kurma tehlikesiyle karşı karşıya kaldı. Nispeten derinliği olan göllerde alan kaybederek küçülüyor. Erçek Gölü hem oradaki su kütlesi açısından hem de orada oluşturduğu ekosistem açısından özel bir yerdir. Çünkü birçok sulak alan var ve o sulak alanların bulunduğu bölgelerin tamamında farklı kuş türlerinin yaşam alanları var. Göldeki bu çekilme o kuşların yaşam ve beslenme alanlarını etkiliyor” diye konuştu.



Kuş cenneti Erçek Gölü’ndeki çekilme tehlikeli seviyeye ulaştı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hatay Annesinin güvenli diye gönderdiği ev, duvarın çökmesiyle 15 yaşındaki çocuğa mezar oldu Hatay’da aşırı yağışla birlikte oluşan heyelana dayanamayan müstakil evin duvarları çöktü. Afete uykusunda yakalanan 15 yaşındaki Abdulhanan Elmuhammed hayatını kaybetti. Olay yerindeki aileye yardıma koşan Mehmet Ceylan, "Çocuğumuz çekyatın altında sıkışarak havasızlıktan hayatını kaybetmişti" dedi. Kentte etkili olan şiddetli yağışla birlikte yaşanan heyelan, Antakya ilçesi Hacı Ömer Alpagot Mahallesi’nde, dağ yamacında bulunan müstakil bir evin duvarlarının çökmesine neden olmuştu. Heyelana uykuda yakalanan ev halkından 4 kişi yaralanmıştı. Hastaneye kaldırılan 15 yaşındaki Abdulhanan Elmuhammed yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamamıştı. Olayda Abdulhanan’ın 10 yaşındaki kardeşi Abdulcelil Çelik Elmuhammed de ağır yaralanmıştı. Olayda yaralanan 2 kardeşin, anneleri tarafından evlerinin güvenli olmadığı düşünülerek akşamüzeri ablalarına misafirliğe gönderildiği anlaşılmıştı. Abdulhanan Elmuhammed’e mezar olan ve kardeşi Abdulcelil Çelik Elmuhammed’in ağır yaralanmasına neden olan müstakil evin heyelanla birlikte duvarlarının çöktüğü ve tavanın sağlam olduğu görüldü. Olayın ilk anında aileye yardıma koşan Mehmet Ceylan, yaşananları anlatarak yağmur suyunun gidecek yer bulamayınca evin duvarını patlattığını söyledi. Olayda hayatını kaybeden 15 yaşındaki çocuğun çekyat altında sıkışarak can verdiğini anlatan Mehmet Ceylan, "İlk etapta geldiğimde aşağısının bayağı kötü olduğunu gördüm. 3 kişi çıkarılmıştı, 1 kişi ise bulunamamıştı. Anneyle karşılaştığımda şoktaydı. Duvarların patlamış olduğunu gördüm. Yağmur suyunun, toprağın birikintisinin gidecek yeri olmadığından duvarları patlatıp, heyelanı oluşturduğunu gördük. Çevreye baktık bulamadık. En son çocuk, yağmur sularının gittiği derede bulundu. Çocuğumuz çekyatın altında sıkışarak havasızlıktan hayatını kaybetmişti" dedi.
Ankara Özel: "Biz en kısa zamanda sandık istiyoruz, kurultay istiyoruz" Özgür Özel, Kemal Kılıçdaroğu ile yaptığı telefon görüşmesine ilişkin, "Cevabım nettir, tavizim yoktur. Biz en kısa zamanda sandık istiyoruz, kurultay istiyoruz" dedi. Özgür Özel, Cumhuriyet Halk Partisinin 38’inci Olağan Kurultayı hakkında verilen mutlak butlan kararı sonrası CHP Genel Merkezinde düzenlenen, ‘Partimize, İrademize Sahip Çıkıyoruz’ buluşmasında konuştu. Özel, "Değerli dostlarım, büyüklerim, akranlarım, sevgili kardeşlerim, değerli gençler aile her şeydir. Ne zaman başımız sıkışsa, yüzümüzü ailemize döneriz. Aile, düştüğümüzde kolumuzdan tutandır. Sendeleyince omuzumuza dokunandır. Yokluğuna katlanmak zordur. Ama zoru göğüsleriz. Yükü paylaşır, acıyı bölüşürüz. Ama ailemizin yokluğuna, hasretine, acısına dayanırız da haysiyetinin çiğnenmesine asla izin vermeyiz. Siz benim ailemsiniz. Siz birbirinizin ailesisiniz. Bize oy versin, vermesin bu ülkenin tüm demokratları bizim ailemizdir. Bu ülkenin geleceğinden kaygı duyanlar, yarınları için mücadele edenler, birilerinin yanına sığınıp da onlarla gününü gün edenler değil; birbirinin omzuna tutunup da yarınlar için direnenler bizim ailemizdir. İşte bizler ailesine sahip çıkanlarız. Biz yoksulları, emekçileri, emeklileri, esnafı, çiftçiyi, gençleri ailemiz bildik" şekilde konuştu. "Bizim suçumuz, seçim kazanmak" Son yerel seçimleri kazandıkları için haksız ilan edildiklerini söyleyen Özel, "Bizim suçumuz, seçim kazanmak ya da seçimi kazanacakları aday yapmak. Bizim suçumuz, müesses nizama baş kaldırmak. Bizim suçumuz, kontrollü muhalefet olmayı reddetmek. Bizim suçumuz, paşa paşa konforlu muhalefet koltuğunda oturmayıp millet için iktidar hedeflemek. Bu yüzden mesele, Cumhuriyet Halk Partisi meselesi değildir. Mesele, milletin meselesidir, halkın meselesidir, halkların meselesidir." ifadelerini kullandı. "Türkiye değil, dünya hukuk tarihinde olmayacak bir karar" Özel, "Malum dün Türkiye değil, dünya siyasi tarihinde, hukuk tarihinde olmayacak bir kararla bambaşka bir hukuk dalının bir kuralını getirip de bir siyasi partinin 2,5 yıl önce yapmış olduğu bir kurultaya uygulayarak; hem de o kurultay ile ilgili yürüyen davaları perişan olmuş şahitlik edenlerin hakim önünde ifadelerini geri çektikleri, savunamadıkları. Elbette buna susacak, teslim olacak halimiz yoktu. Bir yandan da bu cenderenin içinden çıkmak gerekiyor. Ama bunu gidip de rejimle uzlaşacak, aparatlarıyla uzlaşacak ya da olmadık temaslar, olmadık pazarlıklar, bekledikleri gibi tavizler vererek yapacak halimiz yoktu. İşte o yüzden buradayım, işte o yüzden buradayız, işte o yüzden buradasınız. İyi ki buradasınız." "O telefona bakmadık, bakamadık" Kemal Kılıçdaroğlu ile yaptığı telefon görüşmesinden bahseden Özel, "Milletin, halkın gücüyle; sizlerin emeğiyle, kararlılığıyla birlikte bir büyük mücadeleyi başlattık. Günün şartları, günün psikolojisi içinde bir telefon geldi. O telefona bakmadık, bakamadık. Bugün akşamüstü o telefon görüşmesini gerçekleştirdik. İşte buradaki bütün dostlara ne konuştuğumu ne olacağını, ne olmayacağını söylemek boynumun borcudur. Bugün dedim ki ‘Sokağı görüyor musun?’ Dedim ki ‘Sokağı görüyor musunuz? Milleti duyuyor musunuz? Bu partinin, bu baba ocağının bahçesinde yan yana ağlayan 80 yaşında teyzemi, 15 yaşında evladı görüyor musunuz? Türkiye’nin dört bir yanından yükselen isyanı duyuyor musunuz? Bugün Türkiye’den 65 baro isyan ediyor. Bugün Türkiye’nin tüm meslek örgütleri, tüm sendikaları, tüm siyasi partileri, en sağdan en sona tüm dostlar yan yana duruyor. ‘Bu CHP meselesi değil, bu Türkiye meselesidir’ diyor ve sizden bir şey bekliyor.’ Bir soru aldım. ‘Siz ne diyorsunuz?’ diye. Cevabım nettir, tavizim yoktur. Biz en kısa zamanda sandık istiyoruz, kurultay istiyoruz. İki şeye ömür vermeye, gerekirse iki şeye can vermeye razı olmuşum. Buradan sizin önünüzde ifade ediyorum. Bunlardan birincisi, Cumhuriyet Halk Partisi üyesinin, delegesinin önüne Atatürk’ün partisinin sandığı gelecek. İkincisi, bu milletin önüne seçim sandığı gelecek, bu iktidar değişecek." dedi.