EKONOMİ - 19 Haziran 2025 Perşembe 12:20

OSBÜK Başkanı Kütükcü: "Van’ı büyütmek, Türkiye’yi kalkındırmaktır"

A
A
A
OSBÜK Başkanı Kütükcü: "Van’ı büyütmek, Türkiye’yi kalkındırmaktır"

OSBÜK Başkanı Memiş Kütükcü, Van Valisi Dr. Ozan Balcı ve Van iş dünyası ile bir araya geldi


OSBÜK Genişletilmiş Yönetim Kurulu Toplantısı için Van’a gelen OSBÜK Başkanı Memiş Kütükcü, Van Valisi Dr. Ozan Balcı ve Van iş dünyası ile bir araya geldi. Van Organize Sanayi Bölgesi Başkanı Memet Aslan, Van Besi Tarıma Dayalı İhtisas OSB Başkanı Vali Yardımcısı Musa Göktaş, Van Ticaret ve Sanayi Odası Necdet Takva ve Van Ticaret Borsası Başkanı Nayif Süer’i ziyaret eden Kütükcü, Van’ı geleceğinin üretimde olduğunun altını çizerek, "Van’daki OSB’lerimizi daha da geliştirmek, bölgenin sanayi üretim kapasitesini artırmak hepimizin ortak sorumluluğu. Van’ı ne kadar büyütürsek, Türkiye o kadar kalkınır" dedi.


Van’ın tarım, turizm ve gastronomi alanlarındaki gücüne ek olarak sanayi kimliğiyle de öne çıkmaya başladığını vurgulayan Kütükcü, şehrin Doğu Anadolu Bölgesi’nin kalkınmasında öncü rol üstlendiğini ifade etti.



"Van’da 3 OSB, 10 bin istihdam"


Şehirde Van OSB, Erciş OSB ve Van Besi Tarıma Dayalı İhtisas OSB olmak üzere üç organize sanayi bölgesi bulunduğunu belirten Kütükcü, şehirdeki OSB’lerde 184 fabrikanın üretim yaptığını, yaklaşık 10 bin kişiye istihdam sağlandığını vurguladı. Doğu Anadolu Bölgesi’nin incisi olan Van’ın sanayide daha fazla söz sahibi olacağına inandığını belirten Kütükcü, "OSB’lerimizin öncülüğünde Van’ın adını sanayide ve ticarette çok daha fazla duyacağız. Bu şehrin marka değerini artırmak için çaba gösteren herkese teşekkür ediyorum. Van’ı daha güçlü bir sanayi altyapısına kavuşturmak için biz de üzerimize düşeni yapmaya hazırız" ifadelerini kullandı.


Ziyaretlerde Van Valisi Dr. Ozan Balcı ise, Van’ın önemli bir büyüme potansiyeline sahip olduğuna dikkati çekerek, şehrin birlik ve beraberlik içerisinde hedeflerine ulaşacağının altını çizdi. Sanayinin ve OSB’lerin Van için önemine değinen Vali Balcı, OSBÜK heyetine Türk sanayisinin kalkınmasına verdikleri desteklerden dolayı teşekkür etti.



"Van OSB büyüyor"


Van OSB Başkanı Memet Aslan da, Van OSB’nin şehrin istihdamına önemli katkılar sağladığını ifade ederek, şehrin sanayi kapasitesini büyütmek için çalışmaya devam ettiklerini anlattı. Aslan, "Van OSB son yıllarda yaptığı verimli ve sonuç odaklı çalışmalarla yüzde 100’ün üzerinde büyüme ve gelişim kaydederek hakettiği yere emin adımlarla yol almaktadır. 231 hektar alan olan OSB genişleme alanını 525 hektar alana, sanayi parseli mevcudunda da 171 sanayi parselinden 379 sanayi parseline çıkarılmıştır. Üretime geçen parsel sayımızı 96 parselden 167 parsele ulaştı. İstihdamda ise 3 binlerden 10 binleri geçtik hamdolsun. Temel hedefimiz ise 379 sanayi parselinin tümünün tahsisi, yüzde 90’ın üzerinde üretime geçmesi ve istihdam sayısının ise 25-30 binler düzeyine çıkarılmasıdır" şeklinde konuştu.


Van TSO Başkanı Necdet Takva ise, OSBÜK Başkanı Kütükcü ve OSBÜK heyetinin Van ziyaretinin şehir için çok büyük önem taşıdığını vurguladı. İsrail-İran gerginliğinin tırmandığı bugünlerde Van’da üretimi konuşmanın kendileri için kıymetli olduğunu aktaran Takva, "Sanayiciler bu ülkenin asıl kahramanlarıdır. Yanıbaşımızda bir savaş devam ederken OSBÜK’ün şehrimizde sanayi üretimini gündem yapması bizleri son derece memnun etmiştir" dedi.


Van Besi Tarıma Dayalı İhtisas OSB Başkanı Vali Yardımcısı Musa Göktaş da, OSBÜK heyetinin ziyaretinde TDİOSB’de yaşanan son gelişmelerle ilgili bilgi vererek, altyapı ihalesinin yapıldığını kaydetti. Göktaş, "TDİOSB’yi üretime aldığımızda Van hayvancılıkta Türkiye’nin başkenti olacak" şeklinde konuştu.


Van Ticaret Borsası Başkanı Nayif Süer, Ticaret Borsası’nın faaliyetleri hakkında bilgiler vererek, şehrin tarım sektörünün daha fazla güçlendirileceğini anlattı.



OSBÜK Başkanı Kütükcü: "Van’ı büyütmek, Türkiye’yi kalkındırmaktır"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sumud Filosu aktivisti Hüseyin Oral, İstanbul’a geldi İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, İstanbul Havalimanı’na geldi. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu kapsamında 12 Nisan’da İspanya’nın Barselona kentinden hareket eden filo, farklı ülkelerden katılımlarla büyüyerek 39 ülkeden 345 katılımcıya ulaşmıştı. 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında uluslararası sularda İsrail ordusunun müdahalesine maruz kalmış müdahale sonrası çok sayıda aktivistin alıkonulmuştu. İsrail güçlerince alıkonulduktan sonra Yunanistan’ın Girit Adası’na çıkarılan aktivistler, geçtiğimiz Cuma günü Türk Hava Yolları tarafından düzenlenen özel uçuşla İstanbul’a getirilmişti. İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, Romanya’dan İstanbul Havalimanı VIP Terminali’ne geldi. Bükreş’ten THY’nin tarifeli uçağıyla Türkiye’ye gelen Oral, İstanbul Havalimanı VİP Terminali Girişi’nde aktivist arkadaşları ve çok sayıda vatandaş tarafından karşılandı. Hüseyin Oral, karşılama sonrası işlemleri için Adli Tıp Kurumu’na gitti. "Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar" İstanbul Havalimanı’nda konuşan Hüseyin Oral, "Thiago Avila ile aynı gemide bulunduk. Gerçekten büyük bir kahraman. Gemide tuvalet temizliğini kendisi üstlendi. Daha sonra onu götürdüler. İnternetler gelip gitti. Arkadaşlarım ‘Bir anormallik var. Hazırlıklı olalım’ dediler. Uzaklardan çeşitli gemiler görmeye başladık. ‘Bu gemiler hayra alamet değil’ dediler. Gemiler yaklaştı ve arkadaşım ‘Herkes diz çöksün bunlar bize saldıracak’ dedi. Sonuç olarak öyle oldu. Silahları çıkardılar. Etrafımızı sardılar. Aldığımız eğitimde de zaten öyle bir durumda diz çökeceğiz. Elleri havaya kaldıracağız. Müdahale etmeyeceğiz şeklinde söylendi ve o şekilde uyguladık. Yoksa suçlu duruma düşeriz, dediler. Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar. Kollarımda izleri duruyor. Bizleri önce ön tarafa gönderdiler. Daha sonra arkadan botlara bindirip daha önce hazırladıkları büyük bir hapishane gemisi yapmışlar. Onun içine doldurdular. Hayvan sürüsü gibi tekme tokatlarla bizi oralara götürdüler. İsrail’in ne kadar alçak olduğunu zaten biliyorduk ve orada yaşamış olduk. Orada da bizi 3 konteynere 180 kişiyi paylaştırdılar. En fazla 20 adam sığacakken 60 adam paylaştılar. Yerlerde ince bir sünger vardı. Ortası boş bir alan konteynerlere sığmayanlar gece sabaha kadar ileri geri donmamak için hareket ettiler. Çünkü hava soğuktu. Orada bize ekmek arası peynir yapmışlar. Peynirlerin kâğıtları da içinde duruyordu. O şekilde çuvallarla önümüze attılar. Ahıra hayvanlara yiyecek atar gibi. Sonunda Saif Abu Keshk kardeşimizi içimizden aldılar. Götürdüler. Başka bir odaya götürdüler. Ondan haber alamadık" dedi. "Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler, yumruk attılar" Gemide yaşadıklarını anlatan Hüseyin Oral, "2 gece 3 gün yolculuk yaptık. Üçüncü gün de bir adaya geldiğimizi anladık. ‘Çıkarılacaksınız’ dediler. Biz de ‘Saif ve Thiago kardeşimiz gelmezse biz çıkmayacağız’ diyerek protesto yaptık. Bu defa bizi zorla çıkarmaya çalıştılar. Bazıları tekme tokat çıkarıldı. Hanımefendi doktorlar vardı. Onları sürükleyerek dışarı çıkardılar. Gözümden görüyorsunuz. Adamlar iriydi ama suratlarında bir korku vardı. Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler. Yumruk attılar. İçerideler görmesin diye dışarıda yaptılar. Gözüm patladı ve kanlar yerlere akmaya başladı. Ama Allah sizi inandırsın ki şu kadar açım yok. Ne o yumruğu yediğim an acı hissettim ne de sonra. Sonra bizi Yunanlara teslim ettiler. Onlar da bizi karaya çıkardı. Benim ufak bir çantam vardı. İçinde bin Euro’nun üzerinde param ve ehliyetim vardı. ‘Onu Yunanlara teslim ettik’ dediler. Yunan’lar da aldıklarını söylediler. Karaya varınca Yunan’lara çantamı sorduğumda almadıklarını söylediler. Yunanların da bir iş birliği olduğunu gördük. Otobüslere bindirdiler. Bizi ayırmaya çalıştılar. Otobüsleri durdurttuk. Zorla kapıları açtık ve yollara döküldük. Bizim gibi yaralıları hastaneye götürdüler. Diğerleri havalimanına gitti. Ben de iki gün orada kaldım. Bugün gelebildik. Devletimizin mükemmel bir çalışması oldu. Orada konsolosluktan arandım. Uçak biletleri, ihtiyacım soruldu. Bu, bizim gücümüze on kat güç kattı" ifadelerini kullandı.
Van Van Gölü’nde inci kefali göçü başladı: Ekipler sağanak yağış altında nöbette Dünyada sadece Van Gölü’nde yaşayan inci kefalinin üreme dönemi nedeniyle tatlı sulara başlattığı göç yolculuğu bu yıl rekor bir yoğunlukla başladı. Van Gölü’nün endemik türü olan inci kefalinin, üreme amacıyla suyun tersine yüzerek başlattığı zorlu yolculuk gerçekleşti. Yaklaşık 20 bin kişinin geçim kaynağı olan balıkların korunması için Tarım ve Orman İl Müdürlüğü, jandarma, emniyet, sahil güvenlik ve zabıta ekipleri akarsu mansap bölgelerinde teyakkuza geçti. Van İl Tarım ve Orman Müdürü Turgay Şişman’ın da katılımıyla gerçekleştirilen denetimlerde, ekipler yoğun sağanak yağış ve zorlu arazi şartlarına rağmen gece gündüz nöbet tutuyor. Bu yılki göçün geçmiş yıllara oranla çok daha yoğun gerçekleşmesi dikkat çekerken, suyun debisiyle birleşen balık sürülerinin oluşturduğu yoğunluk sahada görev yapan ekipleri de şaşırttı. Kaçak avcılığın önlenmesi adına denetimlerini sıkılaştıran ekipler, inci kefalinin zarar görmeden üreme alanlarına ulaşması için bölgeyi abluka altına aldı. "İnanılmaz bir balık popülasyonu var" Akarsu mansap bölgelerinde incelemelerde bulunan Van İl Tarım ve Orman Müdürü Turgay Şişman, bu yılki göçün geçmiş yıllara oranla çok daha verimli geçtiğini belirtti. İl Müdürü Şişman, "15 Nisan ile 15 Temmuz tarihleri arasında İnci Kefali av yasağı başladı ve şu an devam ediyor. Ekiplerimizle birlikte, balıkların özellikle yumurta bırakmak için sahaya çıktığı bölgeleri kontrol ettik. inanılmaz bir balık popülasyonu var; bu durumdan çok memnunuz. Geçen sene bu kadar değildi, bu sene çok yoğun bir katılım söz konusu. Akarsularımız ve tatlı sularımızdaki sıcaklık 13 dereceye ulaştığında, hayvanların yumurtlamak için gerçekleştirdiği göç hareketi başlıyor. Bu süreçte hem görsel bir şölen oluşuyor hem de balıklar yumurtalarını bırakıyor" dedi. "Balık boylarında da bir artış söz konusu" Bu yılki göçte balıkların fiziksel gelişiminin de sevindirici düzeyde olduğunu dile getiren Şişman, "Tatlı sularda beraberce yaptığımız incelemelerde durumun çok verimli olduğunu gördük. Bu sene inşallah balık boylarında da bir artış söz konusu; bizzat kontrol ettim, oldukça büyük gözüküyorlar. Balık boyundaki bu ilerleme ile birlikte bence çok güzel bir sezon geçecek. Balık açısından her şey olumlu gidiyor" diye konuştu. Kaçak avcılıkla mücadelenin tavizsiz sürdüğünü hatırlatan Şişman, sözlerini şöyle sürdürdü: "Buradan yasağın devam ettiğini tekrar hatırlatmak isterim. 15 Nisan - 15 Temmuz tarihleri arasında inci kefali avcılığı yasaktır. Kaçak avcılık tespitimiz halinde idari para cezaları uygulanmakta ve av malzemelerine el konularak mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararı verilmektedir. Bunu tüm halkımıza duyurmayı bir görev kabul ediyoruz."