TEKNOLOJİ - 30 Ocak 2024 Salı 13:33

Van’da elektromanyetik dalgalar yayarak hareketleri tespit eden cihaz üretildi

A
A
A
Van’da elektromanyetik dalgalar yayarak hareketleri tespit eden cihaz üretildi

Van’da İranlı girişimci tarafından ‘Türk malı’ etiketiyle geliştirilen ve TEKNOFEST İstanbul’da ödül alan çok amaçlı alarm cihazının seri üretimine başlandı.


İranlı girişimci Hassan Mohammadi tarafından Van’da tasarlanan çok amaçlı alarm cihazı, hareket algılamanın yanı sıra, hava kalitesi, doğal gaz, ortam sıcaklığını ve su kaçağını tespit edebiliyor. Evlerdeki güvenliği artırmak amacıyla geliştirilen cihaz, elektromanyetik dalgalar yayarak duvarın arkasındaki hareketleri bile algılayabiliyor. Mohammadi’nin lamba şeklinde tasarladığı cihaz, TEKNOFEST’te ve ISIF2023 yarışmasında ödül almayı da başardı. Van’da seri üretimine başlanan cihaz, mobil uygulama sayesinde evdeki durumu rapor ederek kullanıcısına anlık olarak aktarabiliyor.



“Hiçbir kabloya ve sensöre gerek yok”


Konuya ilişkin konuşan Dr. Mehrdad Fojlaley, alarm cihazının Türkiye’de ilk kez yapılan bir proje olduğunu belirtti. Cihazın çok amaçlı olduğunu ifade eden Fojlaley, “Gaz kaçağı, ortamın hava kalitesini, nemini ve sıcaklığını rapor ediyor. Lamba şeklinde yapılmış. Hiçbir kabloya ve sensöre gerek yok. İnovatif kısmı kızılötesi yerine elektromanyetik dalga ile çalışıyor. Yani hareket algılamasını elektromanyetik dalgayla yapıyor. Duvarın arkasında ya da 20 metre uzaklıkta bu hareketi algılıyor ve uygulama üzerinden sim kart aracılığıyla bilgi veriyor” dedi.



“Türk markası olarak piyasaya sunulacak”


Seri üretimine başladıkları cihazın bir Türk markası olarak iç piyasaya pazarlayacaklarını ve ardından yurt dışına ihraç edeceklerini dile getiren Fojlaley, “Su kaçağını da rapor ediyor. Havanın nemi ve sıcaklığını ve hatta ortamın sesini bile duyabilirsiniz. Cihazı telefonla arayıp hiçbir bilgi vermeden ortamın sesini duyabilirsiniz. Cihazın seri üretimine başladık. Van’da üretiyoruz. İlk etapta iç piyasaya daha sonra da inşallah yurt dışına ihraç edeceğiz. Tamamen Türk malı olarak ve Türk markası olarak piyasaya sunulacak. Bu cihazın maliyeti diğer cihazlara göre daha düşüktür. Kullanımı daha rahattır. Kurulması için hiçbir uzmana gerek yok. Elektrik tüketimi çok az ve pil sayesinde 24 saat elektriksiz çalışıyor. Hatta elektrik kesintisini de sahibine rapor ediyor. Android ve İos destekli uygulamasıyla da çalışabiliyor” diye konuştu.



Van’da elektromanyetik dalgalar yayarak hareketleri tespit eden cihaz üretildi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Malatya Malatya’da kayısıda iklim endişesi devam ediyor MTB Başkanı Ramazan Özcan, Malatya’da yağış ve soğuk hava nedeniyle kayısıda riskin sürdüğünü, net tablonun mayıs ortasında ortaya çıkacağını belirterek, "Yağışlara rağmen çiftçilerimiz gerekli tedbirleri almaya çalışıyor. Risk tamamen geçmiş değil. Bir süre daha sabırlı olunması gerekiyor" dedi. Malatya Ticaret Borsası (MTB) Başkanı Ramazan Özcan, kentte etkili olan yağış ve soğuk hava dalgasının kayısı üretimi üzerindeki etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Her yıl mart ayı itibarıyla üreticilerin iklim değişikliklerini yakından takip ettiğini belirten Özcan, bu yıl da mart ortasında başlayan sağanak yağışların kayısıda endişeye neden olduğunu ifade etti. Geçtiğimiz yıl nisan ayında yaşanan olumsuz hava şartlarını hatırlatan Özcan, "Bu yıl da aralıklarla devam eden yağışlar ve soğuk hava nedeniyle kayısıda riskin sürdüğünü söyleyebiliriz. Ancak meyve oluşumu ve mahsule ilişkin şu aşamada net bir değerlendirme yapmak mümkün değil" dedi. Nisan ayı sonu ve mayıs ortasına kadar sürecin dikkatle izlenmesi gerektiğini kaydeden Özcan, meteorolojik verilere göre kısa süreli soğuk hava dalgasının da etkili olduğunu yüksek kesimlerde kar yağışının görüldüğünü kaydetti. Özcan, akademik kurumlar ve Tarım ve Orman İl Müdürlüğü’nün sahadan düzenli veri topladığını belirterek, bu veriler ışığında ilerleyen süreçte daha sağlıklı değerlendirmeler yapılacağını bazı bölgelerde monilya hastalığına dair ihbarların alındığını ve yetkili kurumların sahadaki durumu inceleyip raporlayacağını aktardı. Üreticilerin süreci bilinçli şekilde yönettiğini belirten Özcan, özellikle ilaçlama konusunda hızlı hareket edildiğini de ifade ederek, "Yağışlara rağmen çiftçilerimiz gerekli tedbirleri almaya çalışıyor. Risk tamamen geçmiş değil. Bir süre daha sabırlı olunması gerekiyor" diye konuştu.
İzmir Titremeden daha fazlası: Parkinson hastalığında ’sinsi’ belirtilere dikkat İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi (EAH) Nöroloji Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. İrem Fatma Uludağ, parkinsonun sadece bir yaşlılık hastalığı veya titreme bozukluğu olmadığını belirterek, koku kaybından uyku bozukluklarına, hatta duran kol saatlerine kadar pek çok sinsi belirtiye karşı vatandaşları uyardı. Her yıl 11 Nisan’da, hastalığı ilk kez tanımlayan James Parkinson’un doğum gününde kutlanan "Dünya Parkinson Günü", bu yıl da erken teşhisin hayati önemine odaklanıyor. İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi (EAH) Nöroloji Kliniği’nde hastalarını ağırlayan Prof. Dr. İrem Fatma Uludağ ile gerçekleştirdiğimiz röportajda, hastalığın bilinmeyen yönlerini ve tedavi süreçlerini ele aldık. Sinsi belirtiler öncü olabilir Parkinson denince akla ilk olarak istirahat halindeki titreme, hareketlerde yavaşlama ve kas sertliği gelse de Prof. Dr. Uludağ, hastalığın bu majör bulgulardan yıllar önce işaretler verebileceğini belirtiyor. Uludağ, "Koku alma duyusunda azalma, uykuda bağırma veya ani hareketlerle rüyayı yaşama (REM uyku bozukluğu), yazının küçülmesi ve kabızlık gibi belirtiler genellikle başka nedenlere bağlanıp göz ardı ediliyor. Oysa bu bulgular tanı için altın değerindedir," dedi. İlginç bir vaka: Bozuk sanılan otomatik saatler Hastalığın günlük hayattaki yansımalarına dair literatürden çarpıcı bir örnek paylaşan Prof. Dr. Uludağ, otomatik saatinin sürekli durması şikayetiyle tamirciye giden bir hastayı anlattı. Yapılan incelemede saatin bozuk olmadığı, ancak hastanın kolunu parkinson nedeniyle yeterince sallamadığı için saatin şarj olamadığı anlaşıldı. Uludağ, bu durumun hastalığın erken dönemindeki kol salınımı azalmasının tipik bir örneği olduğunu ifade etti. Kol ağrısı parkinson çıkabilir Tanı sürecindeki zorluklara da değinen Uludağ, 58 yaşındaki bir erkek hastasının sadece kol ağrısı şikayetiyle ortopedi ve fizik tedavi birimlerini gezdiğini, kendisine "bursit" teşhisi konduğunu aktardı. Kliniğe başvurduğunda yapılan muayenede koldaki tutukluk ve yavaşlığın fark edilmesiyle Parkinson tanısı konan hastanın, uygun tedaviyle ağrılarından kurtulduğu belirtildi. Tepecik EAH’da kişiye özel tedavi yaklaşımı İzmir Tepecik SUAM bünyesinde her hafta Perşembe günü özel Parkinson polikliniği hizmeti verdiklerini hatırlatan Prof. Dr. Uludağ, tedavi sürecinin tamamen bireyselleştirilmesi gerektiğini vurguladı. Tedavide sadece ilaçların değil, egzersiz ve yaşam tarzı değişikliklerinin de kritik olduğunu belirten Uludağ, "Amacımız sadece belirtileri yönetmek değil, hastanın bağımsızlığını ve yaşam kalitesini korumaktır. Özellikle ilaç kullanımındaki zamanlama başarının anahtarıdır" dedi. "Aileler de sürecin bir parçası" Parkinson’un sadece hastayı değil, tüm aileyi etkileyen bir süreç olduğunu ifade eden Uludağ, hasta yakınlarının bakım yükü ve duygusal zorluklar altında kalabildiğine dikkat çekti. Kliniğinde hasta yakınlarını da sürece dahil ederek bilgilendirdiklerini belirten profesör, doğru destekle hastaların uzun yıllar aktif bir sosyal yaşam sürebileceğinin altını çizdi. Prof. Dr. İrem Fatma ULUDAĞ son olarak "Parkinson ile yaşam mümkündür. Belirtileri fark ettiğinizde vakit kaybetmeden bir uzmana başvurun. Erken tanı, hayat kalitesini korumanın en güçlü yoludur." diye konuştu.