ÇEVRE - 09 Mart 2026 Pazartesi 11:16

Van’da ev yangını

A
A
A
Van’da ev yangını

Van’ın İpekyolu ilçesinde bir evde çıkan yangın, itfaiye ekiplerince söndürüldü.


Edinilen bilgiye göre Buzhane Mahallesi’ndeki bir evde henüz belirlenemeyn nedenla yangın çıktı. İhbarla Tuşba İtfaiye Grup Amirliği, olay yerine sevk edildi. Yaklaşık 1 saatlik müdahale sonucu yangın çevredeki evlere sıçramadan söndürüldü. Evdeki malzemelerin büyük bir kısmı kullanılmaz hale gelirken yangının çıkış nedeni araştırılıyor.



Van’da ev yangını

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Bakan Bolat: ’’Türkiye, Avrupa sanayisinin ve değer zincirinin vazgeçilmez parçası konumunda’’ Ticaret Bakanı Ömer Bolat, ’’Türkiye bugün güçlü üretim altyapısı, rekabetçi sanayisi, gelişmiş lojistik kapasitesi, güçlü savunma sanayi ve stratejik coğrafi konumuyla Avrupa sanayisinin ve değer zincirlerinin vazgeçilmez bir parçası konumunda’’ dedi. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, İktisadi Kalkınma Vakfı tarafından düzenlenen ‘30’uncu Yılında Gümrük Birliği ve Türkiye-Avrupa Birliği İlişkileri’ başlıklı toplantıya katıldı. Toplantıya Bakan Bolat’ın haricinde İktisadi Kalkınma Vakfı Başkanı Ayhan Zeytinoğlu ve sektör temsilcileri katıldı. Bolat, toplantıda yaptığı konuşmada Türkiye ile AB arasında ticari ilişkiler hakkında bilgi verdi. Türkiye’nin son yıllarda istikrarlı bir büyüme trendi içinde olduğunu belirten Bolat, "Gümrük Birliği’nin 30’uncu yıl dönümünü kutladığımız bir dönemde, Türkiye’mizde de geçen yıl büyüme oranımız yüzde 3,6 oldu. Bu özellikle OECD içinde ikinci büyük büyüme; çok önemli bir büyüme. Bizim alışık olduğumuz üzere yüzde 4-5 arasındaki büyümelerden biraz geride ama yaşadığımız büyük mali yükler karşısında, hem enflasyonla mücadeledeki dengeleme politikaları hem de uluslararası alanda ticareti sınırlayan çok ciddi engelleri yaşadığımız bir dönemde ’Allah’a şükür’ diyoruz. Özel sektörümüzün katkısıyla bu büyümeyi başardık. Türkiye 1,1 trilyon dolar milli geliriyle dünyada 16’ncı büyük ekonomi oldu. Satın alma gücü paritesinde de 11’inci büyük ekonomi konumuna ulaştık. Kişi başına milli gelirimiz de 18 bin doları aştı" dedi. ‘‘Mal ve hizmet ticaret hacmimiz 820 milyar dolara ulaştı’’ Bakan Bolat, "Mal ihracatı ve ithalatımız 640 milyar dolar rakamına ulaştı. Yaklaşık 180 milyar dolarlık da hizmet ihracat ve ithalatımız var. Toplamda mal ve hizmet ticareti hacmimiz 820 milyar dolar’’ diye konuştu. ‘‘Türkiye bugün güçlü üretim altyapısı, rekabetçi sanayisi, gelişmiş lojistik kapasitesi, güçlü savunma sanayi ve stratejik coğrafi konumuyla Avrupa sanayisinin ve değer zincirlerinin vazgeçilmez bir parçası konumunda’’ dedi. ‘‘Türkiye, Avrupa sanayisinin ve değer zincirinin vazgeçilmez parçası konumunda’’ AB-Türkiye arasındaki ticaret hacmine ilişkin de bilgi veren Bolat, ‘‘Avrupa Birliği bizim en önemli dış ticaret ortağımız konumunda. 1995’te 26,6 milyar dolar dış ticaretimiz vardı; hem ihracat hem ithalat toplamıydı. 2025’te rakam 233 milyar dolara yükseldi. Tam 9 katı bir artış oldu bu Gümrük Birliği içinde olduğumuz 30 yıllık dönemde. AB, Türkiye’nin en büyük dış ticaret ortağı ama Türkiye de AB için önemli bir ortak. Türkiye AB’nin 5’inci büyük dış ticaret ortağı konumunda. Biz ihracatımızın yüzde 43’ünü AB’ye yaparken, ithalatımızın da yüzde 32’sini Avrupa Birliği’nden yapmaktayız. Bu dönemde, 30 yıllık süreçte, 11 milyar dolar olan ihracatımız Avrupa Birliği’ne 117 milyar dolara yükseldi. AB’den yaptığımız yaklaşık 15,5 milyar dolar olan ithalatımız da 116 milyar dolara yükseldi. Burada sevindirici olan; Türkiye’de ihracatın AB ile ticarette ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 50 iken yüzde 100 seviyesine yükselmiştir. Dengeli, ölçülü ve iki tarafında ‘kazan-kazan’ olarak kazançlı olduğu ve sürekli artan bir dış ticarete sahip olduk. Türkiye bugün güçlü üretim altyapısı, rekabetçi sanayisi, gelişmiş lojistik kapasitesi, güçlü savunma sanayi ve stratejik coğrafi konumuyla Avrupa sanayisinin ve değer zincirlerinin vazgeçilmez bir parçası konumunda" dedi. Türkiye-AB ilişkilerinde pozitif bir görünüm olduğunu belirten Bakan Bolat, "Son dönemlerde Türkiye-AB ilişkilerinde pozitif, yapıcı ve olumlu bir sürecin başladığını söyleyebilirim. Türkiye ile AB arasındaki ilişkiler sadece ticaretten ibaret değil. Aynı zamanda doğrudan yatırımların da çok önemli rolü var. 2003-2025 yılları arasında ülkemize 287 milyar dolar doğrudan uluslararası yatırım girişi oldu. Bu dönemde en önemli husus; Avrupa Birliği’nin doğrudan üyesi olmayan ama Gümrük Birliği ile ve sanayideki, ekonomideki güçlü entegrasyonu ile Avrupa sanayisi ve ekonomisinin bir parçası olan Türkiye’nin bu yeni eğilimler, rüzgarlar karşısında nerede konumlanacağı. Kritik soru buydu. Hem genel ekonomimize hem de AB ile olan yatırım-ticaret ilişkilerimize zarar gelmemesi konusunda kararlı bir politika hükümet olarak izliyoruz başından beri. Avrupa Birliği içinde de gerek kendi menfaatleri gerekse de Türkiye ile olan dostluk ilişkileri çerçevesinde çok sayıda Türkiye yanlısı politikacıların, iş çevrelerinin olduğunu görmekten de memnuniyet duyuyoruz’’ ifadelerini kullandı. AB Komisyonu’nun 4 Mart Çarşamba günü ‘Sanayi Hızlandırma Yasası’ taslağında kısmen kabul ettiğini hatırlatan Bolat, ‘‘Özellikle Gümrük Birliği’nin bu kapsam içine alınmış olması hem ülkemizin AB ile olan karşılıklı ticaretinin hem de Avrupa Birliği’nin Türkiye’deki yatırımlarının güvence altına alınması anlamına gelmektedir. Bu konum, Türkiye’ye daha fazla yabancı yatırımın, Avrupa yatırımlarının ve diğer bölgelerden, dünyadan yatırımların da gelmesini hızlandıracak bir karar olmuştur. Aramızdaki yapıcı diyalog zeminini korumak anlamında da yerinde ve isabetli bir karar oldu. Sanayi Hızlandırıcı Yasa taslağında otomotiv sektörüyle ilgili bazı beklentiler bulunduğunu da AB taslağı ortaya koydu. Bu konuları AB Komisyonu ile hızlı bir şekilde çalışmaya ve müzakere etmeye başlıyoruz" ifadelerini kullandı. AB ile Türkiye arasında ticaret ve yatırımları artıracak taslağın onaylanma sürecine ilişkin de bilgi paylaşan Bolat, "Taslak mevzuatın AB Konseyi’nde kabulü ve Avrupa Birliği Parlamentosu’nda onaylanması gibi safhaların yaklaşık bir yıla yakın bir süre alacağını tahmin ediyoruz. Bu dönemde AB Komisyonu ile ve Konsey üyesi ülkelerin bakanları ve yetkilileriyle yakın çalışmaya, pozitif ve yapıcı istişarelere devam etmeye kararlıyız" dedi.
Kütahya Boğazına şeker kaçan 3 yaşındaki çocuk, Heimlich manevrasıyla kurtarıldı Kütahya Şehir Hastanesi’nde ailesiyle birlikte muayene sırasını bekleyen 3 yaşındaki çocuk, yediği şekerin nefes borusuna kaçması sonucu boğulma tehlikesi geçirdi. Küçük çocuk, hemşirenin saniyeler içinde yaptığı Heimlich manevrası sayesinde yeniden nefes almaya başladı. Olay, hastanede mesai dışı poliklinik hizmetlerinin sürdüğü 17.00-19.00 saatleri arasında meydana geldi. Poliklinik önünde ailesiyle bekleyen çocuğun nefes borusuna yediği şeker kaçtı. Çocuğun nefes alamadığını ve ailesinin paniklediğini fark eden Acil Servis Süpervizörü Sabri Demirbaş, hızla olay yerine koşarak müdahale etti. Güvenlik kameralarına da yansıyan olayda, Demirbaş’ın soğukkanlılığını koruyarak küçük çocuğa müdahale ettiği görüldü. Tecrübeli hemşire, uyguladığı Heimlich manevrası ile ikinci denemede şeker parçasını çıkartarak çocuğun yeniden nefes almasını sağladı. "Eğitimin nerede gerekeceği hiç belli olmuyor" Olayı anlatan Sabri Demirbaş, 39 yıllık meslek tecrübesinin önemine dikkat çekerek, "Şehir Hastanesinin açılışından bu yana süpervizör olarak görev yapıyorum. Olay anında görev yerime geçerken bağrışmaları duydum. Çevredeki vatandaşların müdahale etmeye çalıştığını ancak başarılı olamadıklarını gördüm. Doğru pozisyonda yaptığım 2-3 manevra sonrası şeker dışarı çıktı. Mesleğimiz gereği aldığımız ilk yardım eğitimlerinin nerede ve ne zaman hayat kurtaracağı belli olmuyor. Üzerimize düşen görevi yaptık, aileye geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum" dedi. Olayın ardından sevinçli aile, hastaneyi ziyaret ederek sağlık personeline teşekkür etti.
Zonguldak BEUN Öğrenci Toplulukları ÜNİDES’te 13 projeyle ilk 20’de Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) bünyesinde faaliyet gösteren öğrenci toplulukları, Öğrenci Toplulukları İş Birliği ve Destek Programı (ÜNİDES) kapsamında sundukları projelerle önemli bir başarıya imza attı. BEUN öğrenci toplulukları, destek almaya hak kazandıkları 4’ü ulusal, 9’u yerel olmak üzere toplam 13 proje ile Türkiye genelinde ilk 20 üniversite arasında yer aldı. Gençlik ve Spor Bakanlığı Gençlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen ve gençlerin kişisel, sosyal, kültürel ve sportif gelişimlerine katkı sunmayı amaçlayan Öğrenci Toplulukları İş Birliği ve Destek Programı (ÜNİDES) 6. dönem başvuru sonuçları açıklandı. Türkiye genelinde devlet ve vakıf üniversitelerinden toplam 6.659 proje başvurusu yapılırken, Değerlendirme Komisyonu tarafından gerçekleştirilen incelemeler sonucunda 1.378 proje desteklenmeye değer bulundu. Bu kapsamda Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi öğrenci topluluklarının sunduğu 13 proje destek almaya hak kazanarak önemli bir başarı elde etti. Öğrenci topluluklarının bilimsel, kültürel, sanatsal ve sosyal alanlarda hazırladığı projeler, üniversite gençliğinin üretkenliğini ve toplumsal sorumluluk bilincini bir kez daha ortaya koydu. BEUN öğrenci topluluklarının ÜNİDES kapsamında elde ettiği başarıdan büyük memnuniyet duyduğunu ifade eden Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, konuya ilişkin yaptığı açıklamada şu ifadeleri dile getirdi: "Bilimsel üretimin, sosyal etkileşimin ve kültürel zenginliğin bir arada geliştiği bir üniversite ortamı oluşturmayı temel hedeflerimiz arasında görüyoruz. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi olarak öğrencilerimizi yalnızca akademik bilgiyle donatmakla kalmıyor; aynı zamanda onların sosyal, kültürel ve kişisel gelişimlerini destekleyen faaliyetlerle çok yönlü bireyler olarak yetişmelerine büyük önem veriyoruz.Üniversitemizde faaliyet gösteren öğrenci toplulukları da bu anlayışın en güçlü yansımalarından biridir. Öğrencilerimizin ortaya koyduğu yenilikçi projeler, onların girişimcilik ruhunu, toplumsal duyarlılıklarını ve üretkenliklerini göstermesi açısından son derece kıymetlidir. ÜNİDES kapsamında öğrenci topluluklarımızın hazırladığı 4’ü ulusal, 9’u yerel olmak üzere toplam 13 projenin desteklenmeye hak kazanması ve üniversitemizin bu başarıyla Türkiye’de ilk 20 üniversite arasında yer alması bizleri son derece gururlandırmıştır. Bu başarı, öğrencilerimizin bilimsel düşünme becerilerinin geliştiğinin, toplumsal fayda odaklı projeler üretme konusunda büyük bir potansiyele sahip olduklarının ve üniversitemizde oluşturulan güçlü akademik ve sosyal ortamın önemli bir göstergesidir. Öğrencilerimizin bu projeler aracılığıyla hem kişisel gelişimlerine katkı sağlayacaklarına hem de toplumla daha güçlü bağlar kuracaklarına yürekten inanıyorum. Bu duygu ve düşüncelerle gençlerimizin kişisel, sosyal ve akademik gelişimlerine önemli katkılar sunan böylesine kıymetli bir programın hayata geçirilmesinde emeği bulunan başta Gençlik ve Spor Bakanımız Sayın Dr. Osman Aşkın Bak olmak üzere Gençlik ve Spor Bakanlığı ailesine ve Gençlik Hizmetleri Genel Müdürlüğüne teşekkürlerimi sunuyorum. Hazırladıkları projelerle destek almaya hak kazanan kıymetli öğrencilerimizi ve topluluk danışmanlarımızı gönülden tebrik ediyor; projelerinin başarıyla hayata geçmesini temenni ediyorum." ÜNİDES kapsamında desteklenmeye hak kazanan BEUN öğrenci toplulukları ve projeleri ise şu şekilde sıralandı: "Farmakademi Öğrenci Topluluğu: Şifanın İzlerinden Geleceğin Eczacısına (Ulusal), Geleneksel Türk Okçuluğu Topluluğu: Bozkırdan Geleceğe: Türk Dünyası Gençlik Kampı (Ulusal), Görsel Sanatlar ve Tasarım Topluluğu: Aile: Bellek, İmge ve Temsil (Yerel), Karaelmas Alemdar Oryantiring Takımı: Doğada Hareketten Zihinde Dengeye: Gençler İçin Oryantiring Odaklı Sağlıklı Yaşam (Yerel), Karaelmas Yapay Zeka Topluluğu: Yapay Zeka Farkındalığının Artırılması (Yerel), Kimya Teknolojisi Topluluğu: Bilim Adına Güvenli Adımlar (Yerel), Liderlik ve Girişimcilik Topluluğu: Kariyerine Yön Ver: Liderlikten Girişimciliğe (Yerel), Pharmasphere Topluluğu: Doğru Kutuda İlaç (Yerel) Plastik Sanatlar Topluluğu: Şehrin İzinde: Miras ve Sanatsal Yorum (Yerel) Psikoloji ve Yaşam Topluluğu: 6. Psikoloji ve Yaşam Günleri (Ulusal), Türk Dili ve Dünyası Topluluğu: Kültür Köprüsü: Üniversitede Anadolu Mozaiği Buluşmaları (Yerel), Zonguldak Genç Yeşilay Kulübü: Bağımsız Yaşam Festivali (Yerel), Zonguldak Oyun Geliştirme Topluluğu: Batı Karadeniz Game Jam (Ulusal)."
Ankara İletişim Başkanı Duran: "Bugün devletimiz, şiddet mağduru bir kadının yardım talebine ilgisiz kalan bir yaklaşımdan çok uzaktır" Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, "Bugün devletimiz, şiddet mağduru bir kadının yardım talebine ilgisiz kalan bir yaklaşımdan çok uzaktır. Eskinin köhne zihniyetinden, ‘devlet vatandaşını her türlü şiddetten korumak zorundadır ve koruyacaktır’ anlayışına geçiş, Türkiye’de önemli bir dönüşümü temsil etmiştir" dedi. İletişim Başkanı Duran, İletişim Başkanlığı tarafından 8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle düzenlenen ‘Kadın, Toplum ve Gelecek Paneli’ne katıldı. Başkanlık binasında gerçekleştirilen panelde konuşan Duran, konuşmasına başlamadan önce Denizli’nin Buldan ilçesinde meydana gelen 5,1 büyüklüğündeki depremden etkilenen vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini iletti. Emeği, azmi ve toplumsal yaşama katkılarıyla topluma yön veren tüm kadınların Dünya Kadınlar Günü’nü kutlayan Duran, bu vesileyle tüm kadın kahramanları, şehitleri rahmet ve minnetle yad etti. Öte yandan Duran, Gazze’den Suriye’ye, Arakan’dan Afrika’ya kadar çeşitli acılar ile test edilen tüm anneleri ve kadınları selamladığını da sözlerine ekledi. "Kadınların mücadelesi yalnızca bireysel hakların mücadelesi değildir" Son 200 yıldır kadınların; üretim ilişkilerinin şekillendirdiği ekonomik düzen içinde görünür olabilmek, sosyal hayatta daha etkin yer almak ve devlet-vatandaş ilişkisinde eşit konuma ulaşabilmek için önemli mücadele verdiğini aktaran Duran, "Bu mücadele, yalnızca bireysel hakların mücadelesi değildir. Aynı zamanda adil ve kapsayıcı bir toplumsal düzenin inşasına yönelik güçlü bir iradedir" ifadelerini kullandı. "Kadınların karşı karşıya kaldığı sorunlar yüzeysel sloganlarla açıklanamayacak kadar çok boyutludur" Kadın hakları meselesinin zaman zaman sloganik ifadelerle reklam sektörünün ve tüketim kültürünün bir parçası haline getirilmesini ve güçlü kadın imajının boşaltılmış söylemlerle gündeme gelmesinin toplumsal bir yanılsama ürettiğine vurgu yapan Duran, "Oysa kadınların karşı karşıya olduğu sorunlar, yüzeysel sloganlarla ya da bazı popüler söylemlerle açıklanamayacak kadar derin ve çok boyutludur. Böyle bir yaklaşım, ne kadınların gerçek sorunlarına çözüm üretmekte ne de toplumsal adalete katkı sunmaktadır. Bu sebeple meseleye daha derin bir şekilde bakmak gerektiğini düşünüyoruz" dedi. "Kadınların hayatını doğrudan etkileyen alanlarda toplumdan gelen her sesi dikkatle dinliyoruz" Duran, en temel sorumluluklarından bir tanesinin de herhangi bir ayrım gözetmeden, kadınları kamusal hayatta daha görünür ve daha etkin kılmak olduğunu söyleyerek, "Eşit ücret, doğum izni, kreş imkanları, taciz ve mobbing gibi kadınların hayatını doğrudan etkileyen alanlarda toplumdan gelen her sesi dikkatle dinliyoruz. Bu çerçevede vatandaşlarımızın başvuru mekanizmalarından biri olan CİMER’e hanım kardeşlerimizden gelen başvuruların titizlikle incelenmesi konusunda Başkanlık olarak büyük hassasiyet gösteriyoruz. 2025 yılı boyunca CİMER’e iletilen yaklaşık 92 bin teşekkür başvurularının önemli bir bölümü kadın kamu görevlilerine yöneliktir" diye konuştu. "Bugün devletimiz, şiddet mağduru bir kadının yardım talebine ilgisiz kalan bir yaklaşımdan çok uzaktır" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kadına yönelik şiddetle mücadele konusundaki kararlı, tavizsiz ve ilkesel duruşunun son 20 yılda Türkiye’de önemli bir zihniyet dönüşümünün kapısını araladığını aktaran Duran, sözlerine şöyle devam etti: "Atılan yasal adımlar ve geliştirilen kurumsal mekanizmalar sayesinde şiddetin önlenmesi konusunda güçlü bir toplumsal bilinç oluşmuştur. Bugün devletimiz, şiddet mağduru bir kadının yardım talebine ilgisiz kalan bir yaklaşımdan çok uzaktır. Eskinin köhne zihniyetinden, ‘devlet vatandaşını her türlü şiddetten korumak zorundadır ve koruyacaktır’ anlayışına geçiş, Türkiye’de önemli bir dönüşümü temsil etmiştir. Devletimiz; emniyet mensuplarından diyanet çalışanlarına, sosyal hizmetler görevlilerinden sağlık ve eğitim alanındaki personeline kadar, binlerce kamu çalışanına yıllardır şiddet farkındalığı ve müdahale eğitimleri vermektedir. Bizler, kadına yönelik şiddeti hiçbir hafifletici nedeni olmayan bir suç olarak görüyoruz. Bu noktada 6284 No’lu kanunla beraber ALO 183 ve KADES gibi uygulamalarımızla şiddete ve şiddet diline yer vermeyen bir toplum inşası için uğraşıyoruz." "Hamdolsun, 20’nci yüzyılda kadınların karşılaştığı hak kayıplarını 21’inci yüzyıla taşımadık" Karar alma mekanizmalarında ve parlamento temsilinde kadın görünürlüğü noktasında da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ısrarlı duruşunun kıymetli olduğunu söyleyen İletişim Başkanı Duran, "Liderlik ettiği hükümetlerde Cumhuriyet tarihimiz boyunca hiç olmadığı kadar fazla sayıda kadın bakanımız yer almıştır. 2002’de yüzde 4’lerde olan kadın milletvekili oranı ise istikrarlı bir şekilde artarak 2023’te yüzde 20’lere ulaşmıştır. Ayrıca çalışma hayatında doğum ve süt izinleri ile küçük çocuğu olanlara esnek çalışma saatleri gibi düzenlemeler, kadınların lehine uygulanacak şekilde geliştirilmiştir. Doğum izninin 16 haftadan 24 haftaya çıkarılması için öneri de hali hazırda meclisimizin gündemindedir. Hamdolsun, geride bıraktığımız yüzyılda kız çocuklarının okullaşma oranı başta olmak üzere çok önemli ve olumlu gelişmeleri ortaya koyduk. Bugün orta ve yükseköğretimde kız ve erkek öğrencilerin oranı birbirine çok yakındır. 2010’lu yıllarda 25-29 yaş arasındaki kadınlarda yüksekokul mezunu oranı yüzde 11 iken, 2020’li yıllarda bu oran yüzde 40’ın üzerine çıkmıştır. Bu başarı, Cumhuriyet tarihimizden bu yana kadın eğitimi alanında gerçekleştirilen devrimsel bir sıçramayı göstermektedir. Bizler, hamdolsun, 20’nci yüzyılda kadınların karşılaştığı hak kayıplarını, sosyal alandaki ihlalleri, okullaşma ve çalışma hayatındaki engelleri 21’inci yüzyıla taşımadık" dedi.