ÇEVRE - 28 Kasım 2025 Cuma 10:55

Van’da tarih ve doğa buluşması: Sonbaharın son haftasında kartpostallık manzaralar oluştu

A
A
A
Van’da tarih ve doğa buluşması: Sonbaharın son haftasında kartpostallık manzaralar oluştu

Doğu’nun incisi Van’da sonbahar mevsiminin son günleri, tarihi alanlarla birleşen eşsiz manzaralara sahne oldu.


Van’da sarı, turuncu ve kızılın farklı tonlarına bürünen ağaçlar, kent merkezinden yüksek rakımlı bölgelere kadar her yerde kartpostalı andıran manzaralar oluşturuyor. Kış öncesi sarı, kızıl ve kahverenginin tüm tonlarına bürünen doğa, kentin binlerce yıllık geçmişine tanıklık eden tarihi yapılarla bir araya gelerek adeta bir kartpostal güzelliği sundu. Kasım ayının son haftasına girilirken Van Gölü çevresi, Keşiş Gölü, Muradiye Şelalesi, Dilkaya Deltası gibi önemli noktalar, sonbaharın sunduğu renk cümbüşüyle görsel bir şölen oluşturdu. Sarının, kahverenginin ve kızıl tonlarının egemen olduğu doğa; taş yapıların asırlık dokusuyla birleşerek hem fotoğraf tutkunlarına hem de kent sakinlerine eşsiz anlar yaşatıyor.



Van’da tarih ve doğa buluşması: Sonbaharın son haftasında kartpostallık manzaralar oluştu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Edirne 28 Şubat mağduru Gülsevin Kuzu, o dönem yaşadıklarını anlattı Edirne’de yaşayan Gülsevin Kuzu, 28 Şubat sürecinde yaşadıklarını anlattı. Kuzu, başörtüsü nedeniyle eğitim ve çalışma hayatında zorluklarla karşılaştığını belirtti. Ankara’da doğan 46 yaşındaki Gülsevin Kuzu, 28 Şubat dönemi sorası 1999 yılırnda Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde okuduğunu belirterek, o yılları "inancın sorgulandığı, başörtüsünün suç gibi görüldüğü zamanlar" sözleriyle anlattı. Kuzu, okul ortamında dini kimliğe yönelik olumsuz söylemlerle karşılaştığını, bunun kendisini inancını araştırmaya yönelttiğini ifade etti. Yaptığı okumalar sonrasında başörtüsü takmaya karar verdiğini söyleyen Kuzu, bu tercihin o dönem çevresi tarafından "radikal" olarak değerlendirildiğini dile getirdi. 1997 sonrasında baskının arttığını belirten Kuzu, özellikle kamu kurumları ve eğitim alanında başörtülü kadınlara yönelik kısıtlamaların günlük hayatın parçası haline geldiğini ifade etti. Üniversite hastanelerinde başörtülü ziyaretçilerin içeri alınmadığını, askeri törenlerde bazı ailelerin törenlere katılamadığını gördüğünü belirten Kuzu, bu dönemi "baskının sıradanlaştığı yıllar" olarak nitelendirdi. Sınav günü yaşadığını bir olayı da paylaşan Kuzu, sınava yetişmesine yardımcı olan polislerin aksine sınav salonunda bir görevlinin başörtüsü nedeniyle işlem yapmak istediğini söyledi. Kuzu, yaşanan tartışmanın ardından sınava girmesine izin verildiğini ancak zaman kaybı yaşadığını söyledi. Eğitim sonrasında iş başvurularında da benzer engellerle karşılaştığını ifade eden Kuzu, başörtülü kadınların kamu görevine alınmasının o yıllarda çok zor olduğunu kaydetti. Bugünkü şartları geçmişle kıyaslayan Kuzu, "Şimdiki özgürlük ortamı o dönem için hayal bile edilemezdi" dedi. Elinde bulunan resmi bir belgeyi kamuoyuyla paylaşmak istediğini belirten Kuzu, geçmişte yaşananların hatırlanmasının toplumsal hafıza açısından önemli olduğunu vurguladı. Açıklamasının sonunda farklı inanç ve yaşam tarzlarına saygı çağrısı yapan Kuzu, "Artık herkesin birbirine saygı duyduğu bir ortam istiyoruz" ifadelerini kullandı.