GÜNDEM - 27 Ocak 2025 Pazartesi 10:02

Vanlı öğretmenin 41 yıl önce seslendirdiği türkü herkesin dilinde

A
A
A

Van’da müzik öğretmeni olarak görev yapan Arzu Zorer Üzan, 41 yıl önce seslendirdiği "Heybeler Bellerde" türküsüyle yeniden gündeme geldi.

Sosyal medyada büyük ilgi gören türkü, Van yöresinin kültürel mirasının değerli bir örneği olarak dikkat çekiyor. 1984 yılında TRT ekranlarında yayınlanan ve Van yöresine ait en sevilen türkülerden biri olan "Heybeler Bellerde", otantik yapısıyla yıllardır müzikseverlerin gönlünde yer edinmeye devam ediyor. Arzu Zorer Üzan’ın seslendirdiği bu eser, sosyal medya platformlarında yeniden paylaşılmaya başlanarak büyük beğeni topladı.

İpekyolu ilçesindeki TEV İfakat Ortaokulunda müzik öğretmeni olarak görev yapan Üzan, 41 yıl önce seslendirdiği türkünün sosyal medyada gördüğü yoğun ilgi üzerine eseri yeniden seslendirdi. Bu süreçte duygusal anlar yaşayan Üzan, türkünün Van kültürüne katkıda bulunmasından dolayı gurur duyduğunu dile getirdi.

Vanlı öğretmenin 41 yıl önce seslendirdiği türkü herkesin dilinde

"Bu kadarını beklemiyordum"

Konuya ilişkin konuşan müzik öğretmeni Arzu Zorer Üzan, türküyü yıllar önce TRT ekranlarında bir etkinlikte seslendirdiğini ve o dönemde de büyük beğeni topladığını ifade etti. Türkünün 41 yıl sonra sosyal medyada yeniden gündem olmasının kendisini hem şaşırttığını hem de mutlu ettiğini söyleyen Üzan, "Bu etkinlik 1984 yılında TRT tarafından kayda alındı. Kültür ve Turizm Derneği’nin düzenlediği bir koro etkinliğiydi. Video bana ilk kez TRT’de Mansur Kaymak Hocam tarafından ulaştı. İlk gördüğümde çok şaşırdım ve çok mutlu oldum. Dünyanın en güzel hediyesini, çocukluğumu verdi bana. Video gerçekten çok ilgi gördü. Açıkçası bu kadarını beklemiyordum. Daha önce de paylaşmıştım, ancak o zaman sadece Van genelinde ilgi görmüştü. Şimdi ise Türkiye genelinde, hatta dünyanın bazı ülkelerinden bile mesajlar alıyorum" dedi.

Vanlı öğretmenin 41 yıl önce seslendirdiği türkü herkesin dilinde

"İnsanın çocukluğunu görmesi harika bir his"

Videonun bu denli ilgi görmesinin sebebini eskiye duyulan özleme bağlayan Üzan, "Videodaki saflık ve masumiyet, insanlara geçmişteki duyguları yeniden hatırlatıyor. Bu yüzden çok gururlu ve mutluyum. İnsanın çocukluğunu görmesi gerçekten harika bir his. Biz o zamanlar farklı okullardan gelen öğrenciler olarak yalnızca dernek çalışmalarında bir araya geliyorduk. Oradan hatırladığım iki ya da üç kişi var, ancak diğerlerinden maalesef haberim yok" diye konuştu.

Üzan, eserin Mehmet Kürşad tarafından bestelendiğini ve Salih Turhan tarafından notaya alındığını belirterek, türkünün tescilli bir eser olduğunu vurguladı.

"Türkü kesinlikle Van’a aittir"

Tamamen Van kültürünü yansıtan bir türkü olduğunun altını çizen Üzan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Türkü, Van’ın yemeklerinden, kap-kaşığından, hatta o dönemde kullanılan eşyaların adlarına kadar her şeyi içinde barındırıyor. Sosyal medyada farklı illere ait olduğu söylense de bu türkü kesinlikle Van’a aittir."

Yılmaz Sönmez

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Minik Ebrar’ın ölümüne ilişkin davada, sanıklara 5 ve 6 yıl hapis cezası İzmir’in Menderes ilçesinde nakliye asansöründen düşen koltuğun altında kalarak hayatını kaybeden 9 yaşındaki Ebrar Aktaş’ın ölümüne ilişkin davada sanıklara 5 yıl ile 6 yıl 3 ay arasında değişen hapis cezaları verildi. Mahkeme heyeti, tutuklu iki sanık ile firma sahibini suçlu bulurken bir sanığın beraatine hükmetti. Menderes ilçesi Cüneytbey Mahallesi’nde 20 Eylül 2025 tarihinde bir evin taşınması sırasında asansördeki koltuk bahçede bulunan Ebrar Aktaş’ın (9) üzerine düştü. Ağır yaralanan ve kaldırıldığı hastanede yaşamını yitiren çocuğun ölümüne ilişkin hazırlanan iddianamede, sanıkların şiddetli rüzgar nedeniyle koltuğun düşebileceğini öngörmelerine rağmen gerekli önlemi almadıkları ve ’Bilinçli taksirle ölüme neden olma’ suçunu işledikleri belirtildi. Olaya ilişkin Menderes 4’üncü Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada söz verilen sanıklardan M.G., böyle bir kazanın yaşanmasını istemediğini, taşıma işlerinde araçlara bile zarar gelmemesi için önlem aldığını, kendisinin de ailesi olduğunu ve bir çocuğun zarar görmesini isteyemeyeceğini belirterek beraatini talep etti. Diğer sanıklar E.G. ile Y.G. de beraatlerini istedi. Kararını açıklayan mahkeme heyeti, E.G.’yi ’Bilinçli taksirle ölüme neden olma’ suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırdı. Diğer sanıklar M.G. ve Y.G.’ye ise aynı suçtan 5’er yıl hapis cezası verildi. Tutuksuz yargılanan Suriye uyruklu A.H.M. hakkında ise beraat kararı çıktı.
Aydın ADÜ’de Girişimsel Radyoloji Ünitesi hizmete açıldı Yüksek teknolojiyle yenilenen Girişimsel Radyoloji Ünitesi’nin hizmete alınmasıyla ADÜ Hastanesi’nde tanı ve tedavi süreçlerinde hız ve etkinliğin artırılması hedefleniyor. Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Hastanesi’nde yenilenen Girişimsel Radyoloji Ünitesi düzenlenen törenle hizmete açıldı. ADÜ Rektörü Bülent Kent’in katılımıyla gerçekleştirilen törende, yenilenen ünitenin tanı ve tedavi sürecini hızlandıracağına dikkat çekildi. Beraberindeki heyetle başhekimliği ziyaret eden Rektör Kent, hastanenin mevcut durumu ve yürütülen çalışmalar hakkında bilgi alırken, Radyoloji Anabilim Dalı bünyesinde yenilenen Girişimsel Radyoloji Ünitesi ile birlikte yeni alınan anjiyografi cihazının açılışını gerçekleştirdi. Gelişmiş teknolojiyle donatılan ünitenin, tanı ve tedavi süreçlerinde etkinliği artırarak hastalara daha hızlı ve konforlu hizmet sunulmasının hedeflendiğini ifade eden eden Rektör Bülent Kent, üniversite hastanelerinin sağlık hizmetinin yanı sıra eğitim ve araştırma alanında da önemli bir rol üstlendiğini belirtip, yapılan yatırımların da bu çok yönlü yapıyı güçlendirdiğini ifade etti. Başhekim Mücahit Avcil ise girişimsel radyolojinin modern tıptaki stratejik önemine dikkat çekerek, minimal invaziv yöntemlerin hastalara daha düşük risk, daha kısa hastanede kalış süresi ve daha hızlı iyileşme imkanı sunduğunu vurguladı. Yenilenen ünitenin özellikle damar hastalıkları, onkolojik girişimler ve ileri düzey radyolojik işlemler açısından önemli bir altyapı sağlayacağını belirten Avcil, yatırımın hem hasta hizmetine hem de eğitim ve bilimsel çalışmalara katkı sunacağını kaydetti.
Balıkesir Başkan Akın: "Kent konseyleri, demokrasinin yereldeki en güçlü temsilidir" Eskişehir’de düzenlenen "Türkiye’de Belediyelerde Katılımcı Yönetişim" panelinde konuşan Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Balıkesir’de ‘biz’ anlayışıyla hareket ettiklerini belirtirken "Kent Konseyimizin aldığı kararlara güveniyoruz. Kent konseylerimizle istişareli bir şekilde hareket edildiği zaman çok güzel sonuçlar ortaya çıkıyor. Bizler de bu kurumların sadece destekçisi değil, aynı zamanda gönüllüsü olacağız" dedi. Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Eskişehir Grande Art Otelde düzenlenen Türkiye Kent Konseyleri Birliği Dönem Başkanlığı Devir Teslim Töreni ve Türkiye Kent Konseyleri Ulusal Toplantısı’na katıldı. "Türkiye’de Belediyelerde Katılımcı Yönetişim" konulu panele konuşmacı olarak katılan Akın, Balıkesir’deki Kent Konseylerimizle tam bir uyum içerisinde çalışma yürüttüklerini belirtirken "Her yaş ve ilgi grubunun Balıkesir’imizin kalkınması noktasında fikir sunması için Emekli Meclisi, Çevre Meclisi ve Çocuk Meclisi gibi organları da ekleyerek Kent Konseyimizdeki meclis sayısını yediye çıkardık. Balıkesir, Kuvayımilliye’nin başşehridir. İlk kurşunun ve son kurşunun atıldığı şehirdir. Kent Konseyimizin aldığı kararlara güveniyoruz. Kent Konseylerimizle istişareli bir şekilde hareket edildiği zaman çok güzel sonuçlar ortaya çıkıyor" diye konuştu. "Ben değil biz diyoruz" Yönetim anlayışında ben değil biz anlayışının hâkim olduğunu belirten Akın, "Balıkesir’imizde 20 büyük ilçemiz var. Sadece iki ilçemizde kent konseyi kurulmadı. Onlar da kurulduktan sonra kent konseyleri başkanlarıyla her ay toplantı yapacağım. İlçe belediye başkanlarımızı da davet edeceğiz. Başkanlarımız ve kent konseylerimiz, bizler için her zaman birer yol arkadaşıdır. Emanete sahip çıkmayı kendisine şiar edinmiş Atatürk’ün evlatları olarak Cumhuriyet’e ve Balıkesir’e sahip çıkıyoruz. Bizler, Balıkesir’de iş birlikli yönetim modeliyle Kent Konseyimizden gelen taleplerin tamamını çözüme kavuşturduk. Çünkü biz şunu biliyoruz: Kent konseyleri, demokrasinin yereldeki en güçlü temsilidir. Kent konseyleri, belediye başkanlarının en büyük yardımcısıdır. Bu yapılar, şehirde ortak aklı güçlendiren ve yönetimi daha kapsayıcı hale getiren temel mekanizmalardır. Bizler de bu kurumların sadece destekçisi değil, aynı zamanda gönüllüsü olacağız. Kent Konseyimize gelen tüm taleplerin başımızın üzerinde yeri vardır. Halkın sesi, bizim yol haritamızdır. Bu sesi duymakla kalmıyor, karar süreçlerine doğrudan yansıtan bir anlayışla hareket ediyoruz. Kent konseylerimizin bu gönüllü ve özverili çalışmalarından dolayı her birine ayrı ayrı minnettarım" şeklinde konuştu.