GÜNDEM - 07 Mart 2025 Cuma 09:44

Zorlu coğrafyanın kadın makinisti takdir topluyor

A
A
A

Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları (TCDD) bünyesinde görev yapan Vanlı kadın makinist Güler Baran, azmi ve kararlılığıyla demiryollarında gösterdiği performansla takdir topluyor.

Meslek hayatına İstanbul Marmaray’da başlayan Güler Baran, ana hat makinistliği için başvuruda bulunarak zorlu eğitimleri başarıyla tamamladı. Yaklaşık 4 yıldır aktif olarak ana hatlarda görev yapan Baran, şu an Van Lojistik Müdürlüğü bünyesinde Van-Kapıköy ve Van-İskele hatlarında makinist olarak çalışıyor. Demiryollarına duyduğu ilgi çocukluk yıllarına dayanan Baran, babasının aldığı dumanı tüten, raylar üzerinde hareket eden oyuncak tren sayesinde bu mesleğe yöneldi. O günlerde sadece bir oyuncak gibi görünen tren, yıllar sonra onu gerçek raylarla buluşturdu. Küçük yaşlarda babasına "Bunu kadınlar da kullanabilir mi" diye sorduğunu belirten Baran, bugün bu soruya kendi azmiyle cevap vermenin gururunu yaşıyor.

Zorlu coğrafyanın kadın makinisti takdir topluyor

"Trenlere olan sevgim çocukluk yıllarıma dayanıyor"

İHA muhabirine konuşan kadın makinist Güler Baran, yaklaşık 5 aydır Van Lojistik Müdürlüğünde görev yaptığını belirtti. Meslek hayatına İstanbul Marmaray’da başladığını hatırlatan Baran, "Sonrasında ise ana hat için başvuruda bulundum. Zorluklarının farkında olarak bilinçli bir şekilde bu yolu seçtim ve zorlu eğitimleri başarıyla tamamladıktan sonra yaklaşık 4 yıldır aktif olarak ana hatta görev almaktayım. İlk görev yerim Halkalı-Kapıkule hattıydı. Daha sonra kendi isteğimle Van’a gelerek şu an Van-Kapıköy ve Van-İskele arasında görev yapıyorum. Trenlere olan sevgim çocukluk yıllarıma dayanıyor. Babamın bana aldığı dumanı tüten, raylarda hareket eden oyuncak tren, mesleğim için ilk kıvılcımı yakan şey oldu. O treni izlerken babama dönüp, ‘bunu kadınlar da kullanabilir mi?’ diye sorduğumu hatırlıyorum. O gün kurduğum hayali bugün gerçekleştirmiş olmanın gururunu yaşıyorum. Gerçekten de büyüklerin çocuklara aldığı oyuncaklar ve verdikleri ilham, onların geleceğini şekillendirebiliyor" dedi.

Zorlu coğrafyanın kadın makinisti takdir topluyor

"4 mevsimi bir arada yaşıyorum"

Zorlu coğrafyada mesleğin zorluklarından bahseden Baran, "Bu mesleği yaparken zorlanıyor muyum? Evet, inanılmaz zorlanıyorum. Ama ne zaman makineye oturup tonlarca ağırlıktaki yükleri çekmeye başlasam, bütün zorlukları unutuyorum. 4 mevsimi bir arada yaşamak bu mesleğin en güzel yönlerinden biri. Türkiye’de ana hatta çalışan kadın makinistler olarak farklı bölgelerde görev yapan meslektaşlarım var. Ben de bu meslekte 6 yılı tamamlamak üzereyim ve bu süre zarfında hiç makineden inmeden aktif olarak çalışmaya devam ettim" diye konuştu.

Zorlu coğrafyanın kadın makinisti takdir topluyor

"Hayallerinizden asla vazgeçmeyin"

Kendisini gören gençlerin de bu mesleğe ilgi duymaya başladığını anlatan Baran, sözlerini şöyle sürdürdü:

Zorlu coğrafyanın kadın makinisti takdir topluyor

"Bir Vanlı olarak bu görevi üstlenmek benim için büyük bir gurur kaynağı. Aynı zamanda bir kadın olarak rol model olabilmek beni inanılmaz mutlu ediyor. Genç kızlardan ‘biz de bu mesleği yapabilir miyiz Güler abla?’ diye çok fazla soru alıyorum. Cevabım her zaman aynı: Evet kızlar, siz de yapabilirsiniz. Bu vesileyle 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü en içten dileklerimle kutluyorum. Kadınlar isterse her şeyi başarır."

Yılmaz Sönmez - Atilla İdiz 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul "Kurtlar Vadisi" ile hafızalara kazınan yalı satışta İstanbul Boğazı’nda yer alan ve bir döneme damga vuran Kurtlar Vadisi dizisiyle hafızalara kazınan Abud Efendi Yalısı satışıyla gündeme geldi. Yalının yüzde 15,23’lük hissesinin 170 milyon TL bedelle satışa sunulduğu öğrenildi. Boğaz’ın mavi sularıyla çevrili konumuyla dikkat çeken tarihi yapı dron ile görüntülendi. İstanbul Boğazı’nın Üsküdar Kandilli sahilinde yer alan ve bir döneme damga vuran Kurtlar Vadisi dizisiyle hafızalara kazınan Abud Efendi Yalısı satışıyla tekrar gündem geldi. Yalının yüzde 15,23’lük hissesinin 170 milyon TL bedelle satışa sunulduğu öğrenildi. Tarihi yapı, Boğaz’ın mavi sularıyla çevrili konumuyla dikkat çekti. Boğaz yalıları arasında özgün mimarisiyle öne çıkan yapı, 1835 ile 1855 yılları arasında Osmanlı saray mimarisinin önemli isimlerinden Garabet Balyan tarafından inşa edildi. Boğaz’ın seçkin yalıları arasında gösterilen yapı, iki katlı ahşap mimarisi, beyaz cephe kaplaması ve kırmızı kiremitli çatısıyla dikkat çekiyor. Yalı, 1900 yılında Mehmet Abud Efendi tarafından satın alınarak Abud Ailesi’nin ikameti olarak 1981 yılına kadar kullanıldı. Yaklaşık 1 bin 500 metrekarelik arsa üzerinde bulunan yapı, 270 metrekare taban alanına ve toplam 540 metrekare kullanım alanına sahip. Kâgir olarak inşa edilen alt katta iki ayrı kayıkhane yer alırken, üst kat yarı dikdörtgen formda bir sofa etrafında şekilleniyor. Dronla havadan çekilen görüntülerde yalının denize sıfır konumu ve geniş rıhtımı net şekilde görüldü. Üst açıdan yapılan çekimlerde simetrik pencere düzeni, cumbalı bölümleri ve Boğaz’a açılan geniş terası dikkat çekti. Yalının hemen yanında bulunan müştemilat ve arka bahçedeki ağaçlık alan da görüntülere yansıdı. Sahil hattı boyunca uzanan iskele ve mermer rıhtım bölümü ise yapının tarihi kimliğini gözler önüne serdi. Dizilerle özdeşleşen yalı Yalı, özellikle Kurtlar Vadisi dizisinde geçen sahnelerle geniş kitleler tarafından tanındı. Dizide güç ve otoriteyi simgeleyen konsey sahnelerine ev sahipliği yapan yapı, yıllar içinde televizyon tarihinin simge mekanlarından biri haline geldi. Hisselerinin satışa çıkarılmasıyla yeniden gündeme gelen yalıda yüzde 15,23’lük payın 170 milyon TL bedelle satışa sunulduğu öğrenildi. Boğaz hattındaki tarihi yapıların yatırım değeri her geçen gün artarken, söz konusu yalının hem tarihi geçmişi hem de televizyon hafızasındaki yeri nedeniyle farklı bir konumda bulunduğu belirtiliyor. Havadan çekilen görüntülerde Boğaz’daki dalga hareketleriyle birlikte yalının suya yansıyan silueti dikkat çekerken, çevresindeki tarihi ağaç dokusu ve sahil şeridi de kadraja yansıdı.
Erzurum Azerbaycan Tıp Üniversitesi ile akademik iş birliği görüşmesi gerçekleştirildi Atatürk Üniversitesi, uluslararasılaşma vizyonu ve küresel akademik iş birliklerini güçlendirme hedefi doğrultusunda önemli bir akademik temasa daha ev sahipliği yaptı. Bu kapsamda, Azerbaycan Tıp Üniversitesi Farmakoloji Anabilim Dalı öğretim üyeleri Doç. Dr. Kamandar Yaqubov, Doç. Dr. Gülbeniz Hüseynova ve Doç. Dr. Aydın Aliyev ile Pato-Fizyoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Sevinç Hacıyeva, Atatürk Üniversitesini ziyaret ederek bir dizi görüşmede bulundu. Ziyaret programı çerçevesinde konuk akademisyenler, Rektör Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu ile bir araya geldi. Gerçekleştirilen görüşmede; iki üniversite arasında bilimsel iş birliğinin geliştirilmesi, ortak araştırma projelerinin hayata geçirilmesi, akademik personel ve öğrenci değişim programlarının artırılması ile disiplinler arası çalışmaların teşvik edilmesi gibi başlıklar ele alındı. Oldukça verimli bir atmosferde gerçekleşen toplantıda, özellikle farmakoloji ve patofizyoloji alanlarında yürütülebilecek ortak bilimsel çalışmaların stratejik önemi vurgulandı. Taraflar, bilgi ve deneyim paylaşımının artırılması, uluslararası fon kaynaklarına yönelik projelerde birlikte yer alınması ve sürdürülebilir akademik iş birliklerinin tesis edilmesi konusunda karşılıklı mutabakat sağladı. Rektör Hacımüftüoğlu, nazik ziyaretlerinden dolayı Azerbaycan Tıp Üniversitesi heyetine teşekkür ederek, iki köklü kurum arasında tesis edilen bu temasların, önümüzdeki süreçte somut iş birliklerine dönüşeceğine olan inancını ifade etti. Ziyaret, iyi niyet temennilerinin ardından sona erdi.