GÜNDEM - 07 Haziran 2012 Perşembe 23:25

Gül kahvehanede çay içti

A
A
A
Gül kahvehanede çay içti

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, "Memleketimize sahip olmanın bir yolu da bu terörü bitirmektir, terörü gündemden çıkartmaktır" dedi.

MEHMET SALİH AKKUŞ - AHMET GENÇ

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Patnos ilçesindeki ziyaretinin ardından geçtiği il merkezinde vatandaşlarla bir araya geldi. Cumhuriyet Caddesi'inde halkı selamlayan Gül, bir süre bir kahvehanenin önünde oturup çay içti. Burada vatandaşlarla sohbet eden Gül, ardından İbrahim Çeçen Üniversitesi’ne geçti.

Üniversitede Rektör Prof. Dr. İrfan Aslan ve öğretim üyeleri tarafından karşılanan Gül, daha sonra rektörlük makama geçti. Abdullah Gül, Ağrı ziyareti ile ilgili kısa bir bilgi verdikten sonra üniversitenin Merkezi Araştırma Laboratuarı’nın açılışına katıldı. Basın mensuplarının alınmadığı açılışın ardından akşam yemeği için üniversitenin yemekhanesine geçildi.

Yemekhanede kendisini bekleyen davetlileri selamlayan Gül, kısa bir konuşma yaptı. Gül, "Türkiye’nin eski sıkıntıları demokratik standartlarımızın düşüklüğünde olabilir, ama görüyorsunuz, Türkiye demokratik standartlarını yükseltiyor. Dolayısıyla memleketimize sahip olmamız gerekiyor. Memleketimize sahip olmanın bir yolu da bu terörü bitirmektir, terörü gündemden çıkartmaktır. Düşünün; bir yol yapımındaki greyderi yakarsak, bundan kimin faydası olur. Hele doktorları, öğretmenleri korkutursak çocuklarımızı kim tedavi edecek, onları kim eğitecek.

Düşüncelerimiz ne ise bunları konuşabiliriz. Bunlarla ilgili şikayetleri çözmek hepimizin görevidir. Çözmek içinde hep beraber çalışıyoruz. Ama işin içerisinde terör olursa, işin içerisinde kan olursa o zaman yapılacak şeyler de yapılamaz hale geliyor. Sevgili Ağrılılar, onun için teröre hiç müsaade etmeyiniz. Bu işin içerisine bir şekilde karışmış olanlar olabilir. Onları da oturup konuşmak, anlatmak lazım. Bunun kimseye faydası yok. Bakın ne kadar çok can kaybı oluyor. Bunların hepsi bu toprakların çocuklarıdır. Nasıl olurlarsa olsunlar, hepsi bu toprakların çocuklarıdır. Şehit ailelerimizi buradan görüyorum. Ne kadar acı. Bu acılara bir son vermemiz gerekir. Onlara da sahip çıkmamız gerekir. İnanın bu ülkede hepimizin mutlu olması için, hepimizin bu ülkenin zenginliğinden pay alabilmemiz için çok güzel günler bizi bekliyor. Yeter ki bu işe son verelim” dedi.

Konuşmanın ardından yemek basına kapalı olarak devam etti. Geceyi Ağrı Polisevi’nde geçirecek olan Gül, sabah saatlerinde Doğubayazıt ilçesindeki İshak Paşa Sarayı’nı ziyaret ettikten sonra Iğdır’a geçecek.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Eğlencelerin simgesi zurnayı 55 yıldır ağaçlara şekil vererek üretiyor Halk oyunlarının, nişan, düğün, miting ve açılışların davulla birlikte vazgeçilmezi olan zurna üretimini 55 yıldır severek sürdüren Hüseyin Öztürk, Gaziantep’te zurna üretimi yapan 2 ustadan biri olarak kaldı. Gaziantep’te yaşayan 70 yaşındaki Hüseyin Öztürk, kentin kültürel miraslarından olan zurna yapımını ustasından öğrendiği geleneksel yöntemlerle sürdürmeye devam ediyor. 55 yıldır atölyesinde davulla birlikte vazgeçilmez enstrümanlarından olan zurna üretimi yapan Öztürk, mesleğin artık son temsilcisi olarak mesaisini sürdürüyor. Sanatın son ustalarla birlikte kaybolmasından endişeleniyor Mesleğini ilk günkü aşkla sürdüren zurna ustası Öztürk, ürettiği zurnaları Türkiye’nin dört bir yanına gönderiyor. Kurumuş kayısı ağaçlarına adeta yeniden can vererek enstrümana dönüştüren Öztürk, bu sanatın son ustalarla birlikte kaybolmasından endişeleniyor ve mesleğini de geleceğe taşıyacak çırak bulamamaktan yakınıyor. Temin ettiği kayısı ağaçlarını kuruttuktan sonra ilk aşamada tornada içlerini boşaltan, daha sonra tığla akort deliklerini açan, tel takan ve boyadıktan sonra hazır hale getiren Öztürk’ün zurna yapımında karşılaştığı zorluklar sadece zaman ve malzemelerle sınırlı kalmıyor. "Mesleğe 15 yaşında başladım" Türk kültürünün önemli bir parçası olan zurna yapma mesleğine ilkokulu bitirdikten sonra başladığını belirten Öztürk, "Ben bu mesleğe 15 yaşında başladım. Ustamın yanında mesleğe başladım. Ustam iyi zurna yapıyordu. İyi bir ustaydı. O günden beri mesleğe halen devam ediyorum. 1975 yılında askere gittim. Ondan sonra dükkanımı açtım. Halen devam ediyorum. O zaman bu meslek güzeldi, çalışırdık. Başka bir meslek de öğrenmedim. Eskiden mesleğimiz iyiydi. Şimdi pek para kazanamıyoruz ama yine de idare ediyoruz" dedi. "Mesleğimi seviyorum" Mesleğini yıllardır severek yaptığını belirten Öztürk, "Bizim akrabalarımızda bu meslekte çalışan vardı. Biz de bu zurna yapan ustanın yanında çalıştık. O zaman bu mesleği öğrendim. Ustamın yanında 9 yıl çalıştım. Askeri gidip geldim. Ayrı dükkan açtım. Mesleğimiz olduğu için meslek bize çok kolaydı. Bir zorluğunu görmedim. Bir tane makinem vardı. Hala o makineyle üretim yapıyorum ve ben devamlı zurna üzerine çalıştım" ifadelerini kullandı. "Gaziantep’te zurna yapan iki usta kaldı" Mesleğinin önceki yıllarda daha popüler olduğunu belirten Öztürk, "Önceki yıllarda mesleğimiz çok güzeldi, sürekli çalışırdık ve para kazanırdık. Ama şimdi eski işler kalmadı. Zurna çalan azaldı. Orkestra çıktı. Mesleğimizi öldürdüler. Eskiden ustalar çoktu. Her köşede bu mesleği yapanlar vardı ama zurna yapan yoktu. Zurna yapan bir kişiydi. Zaten mesleği de bana o ustam öğretti. Gaziantep’te tek zurnacı ustamdı. Şimdi zurna yapan iki usta kaldı" şeklinde konuştu. "Eski işlerimiz kalmadı" Zurnanın kayısı ağacından yapıldığını belirten Öztürk, bir günde bir adet zurna yapabildiğini bildirerek, "Yaptığım zurnaları müşterilerime satıyorum. Eskiden müşterim çoktu. Şehir dışından çok müşterim geliyordu. Mesleğimiz gittikçe ölmeye mahkum ve eski müşterilerim yok. Önceki yıllarda biz hiç boş durmazdık, çalışırdık" ifadelerinde bulundu. "Zurna lazım olduğunda Hüseyin ustaya yaptırıyoruz" Müzisyen Şükrü Özçalar ise, "Zurna çalmayı babamdan öğrendim. Yaklaşık 30 seneden beri de bu işi yapıyorum. Mesleğimiz biraz geriledi. Zurna lazım olduğunda Hüseyin ustadan alıyorum. Gaziantep’te zurna yapan sadece iki kişi var. Zurna lazım olduğunda Hüseyin ustaya yaptırıyoruz. Bugüne kadar hep kendisiyle çalıştık. Hüseyin usta çok güzel bir zanaatkar. O yüzden memnun olduğumuz için zurnayı hep kendisine yaptırıyoruz" diye konuştu.