GENEL - 30 Ocak 2012 Pazartesi 14:18

YÜZ NAKLİ HASTASI TOP SAKAL İSTİYOR

A
A
A
YÜZ NAKLİ HASTASI TOP SAKAL İSTİYOR

AÜ Plastik Rekonstrüktif Cerrahi Estetik Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ömer Özkan, yüz nakli yapılan Uğur Acar’ın sağlık durumunun iyi olduğunu, istediği zaman ayağa kalkabileceğini belirterek, "Uğur’un sakalları çıktı" dedi.
Türkiye’nin ilk yüz naklini ve aynı anda çift kol naklini gerçekleştiren AÜ doktorları ortak bir basın toplantısı düzenledi. Rektörlük Senato Salonu’nda gerçekleştirilen toplantıya Akdeniz Üniversitesi(AÜ) Rektörü Prof. Dr. İsrafil Kurtcephe, AÜ Tıp Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Oktay Dinç, AÜ Hastanesi Başhekimi Doç.Dr. Abdullah Erdoğan, AÜ Plastik Rekonstrüktif Cerrahi Estetik Anabilim Dalı Başkanı Yrd.Doç. Dr. Özlenen Özkan, AÜ Plastik Rekonstrüktif Cerrahi Estetik Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr.
Ömer Özkan, AÜ Prof.Dr. Tuncer Karpuzoğlu Organ Nakli Enstitüsü Müdürü Doç. Dr. Ayhan Dinçkan, AÜ Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Serdar Tüzüner olmak üzere ameliyatlara katılan diğer doktor, asistan ve hemşireler katıldı.
Toplantıda konuşan AÜ Rektörü Prof. Dr. İsrafil Kurtcephe, inanıldığı zaman her şeyin başarılabileceğini herkese ve Türk gençliğine göstermenin mutluluğunu yaşadıklarını söyledi. Rektör Kurtcephe, "AÜ’yü sağlık alanında bir marka haline getirme sürecindeyiz. Başarılarımız bundan sonrada devam edecektir" dedi.
AÜ. Hastanesi Başhekimi Doç Dr. Abdullah Erdoğan da, bu kurumun üyesi olmaktan duyduğu mutluluğu dile getirerek şunları söyledi: "Bu hastanede böyle bir başarılara imza atmak gurur verici bir işlevdir. Üniversiteler bu amaç için vardır. Bu sadece bizim idarecilerimizi ve ameliyatı yapan arkadaşımızın değil bu grubun başarısı olarak yorumlanmalıdır. Bu herkesin başarısıdır"
BU BİR EKİP İŞİDİR
Ömer Özkan da, nakillerin yapıldığı günden bu yana hep gündemde olduğunu belirterek, fakat aslında bunun bir ekip işi olduğunu aktardı. Burada herkesin emeği olduğunu belirten
Özkan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu tür ameliyatları ülkenin imkanlarını kullanarak yapıyoruz. Üniversite bize maddi ve manevi desteği verdi. Türkiye’de bu tür ameliyatlar burada başladıysa bize verilen destek ve imkanla oldu. Bu tür ameliyatlar tek başına yapılacak ameliyatlar değildir. Tüm ekibin katkıları var. Bunlar hiç bir zaman tek başına yapılamaz. 3 ana ekip ortak çalıştık. Organ naklinde bir çığır açılıyor. Burada emeği geçen ve bana verdikleri destekten dolayı herkese teşekkür ediyorum."
Özkan, yüz nakli yapılan 19 yaşındaki Uğur Acar’ın bugün itibari ile 9. günün içinde olduklarını belirterek şöyle konuştu: "İndeksiyon tedavisi veriyoruz. En ufak sorunumuz yok. Hafta sonu karşınıza çıkaracağız. Şu an bile çıkabilir. Kendisi tam olarak motive herhangi bir sorun yok"
ATİLLA YOĞUN BAKIMDA
Özkan, çift kol nakli yapılan 34 yaşındaki Atilla Kavdır’ın durumu ile ilgili olarak ise şu bilgileri verdi: "Yoğun bakımdaki her hasta kritiktir. Çıkmadığı sürece hayati tehlikesi vardır. Önemli olan bu gidişatın geriye gitmemesidir. Atilla’nın durumu geriye gitmiyor, ileriye gidiyor. Bir süre daha sürecek. Atilla için o kritik devre devam ediyor."
Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Atilla Ramazanoğlu da Atilla Kavdır’ın durumu ile ilgili şunları söyledi: "Hasta yoğun bakımda tedavisi devam ediyor. Kritik durumu atlatamadı. Bir müddet daha yoğun bakımda kalacak"
NAKİLLERE DEVAM
AÜ Prof. Dr. Tuncer Karpuzoğlu Organ Nakli Enstitüsü Müdürü Doç. Dr. Ayhan Dinçkan, AÜ’nün 1982 yılında ilk böbrek nakliyle hizmet vermeye başladığını hatırlatarak sözlerine şöyle devam etti: "Organ naklinin yanında kompozit doku nakli ile de ilk nakiller peş peşe geldi. Ülkemizdeki ilk organ nakli enstitüsüyüz. Buna yakışır şekilde her şekilde organ naklinin yapılmasının yanında kompozit doku nakillerinin yapılmasına devam etmek istiyoruz."
İLK BÖBREK NAKLİNDE ÇARŞAF BİLE YOKTU
Akdeniz Üniversitesi’nde ilk organ naklini yapan ve aynı zamanda kurucu rektör olan AÜ Rektör Danışmanı Prof. Dr. Tuncer Karpuzoğlu da Kepez Hastanesi’nde 1982 yılında ilk böbrek naklini yaptıkları zamanı hatırlatarak,"İlk nakli o gün yaptığımız zaman gazeteler, ’Çarşafı olmayan hastanede böbrek nakli yapıldı’ diye manşetler çıktı. O hastanede ilk yatan hasta böbrek nakli hastasıdır. Yemeğimi evden getirdik. Asistanlarımız hastanın başında bekledi" şeklinde konuştu.
AÜ Plastik Rekonstrüktif Cerrahi Estetik Anabilim Dalı Başkanı Yrd. Doç. Dr. Özlenen Özkan da, çift kol ve yüz naklini gerçekleştiren ekibin üyesi olmaktan duyduğu mutluluğu dile getirdi.
GELECEKTE BACAK NAKLİ OLACAK
Ömer Özkan, "Atilla Kavdır’ın durumu nasıl ?" sorusuna şöyle karşılık verdi: "Bacak hastaya yük olduğu için ve hastanın genel durumunu bozmamak için bacağı aldık. Normal servise çıkarmadığınız sürece, süreç devam ediyor. Kritik süreç var. Başında 72 saat duran bir arkadaşımız var. Bitmiş diyemiyoruz. Ne zaman karşınıza çıkarırız. O zaman sorun yoktur. Bacak nakli kesinlikle yapılır. Biz aileye bacağı nakletmemeyi önermiştik. Terslik olursa bacağı alırız demiştik. Hastanın durumu kötüye gittiği için bacağı
aldık. Bacak naklinin gelecekte yapılabileceğini biliyoruz"
UĞUR TOP SAKAL İSTİYOR
"Uğur’un son durumu ve neler yapıyor sorusuna" Özkan, şöyle
cevap verdi: "Uğur, isterse ayağa kalkar. Genel anlamda bugün yürüme işlemine başlıyoruz. Ani hareketler yaptırmıyoruz. Yarın çok rahat yürüyecek. Uğur da, böbrek naklinde olduğu gibi o hastaların kullandığı ilaçları kullanıyor. Sakalları çıkmaya başladı. Ayhan Hocanın sakal tarzını beğendi. Uğur’a ondan sakal yapacağız. Hafta sonuna kadar traş etmeyi planlıyoruz"
1 SAATTE HAZIRIZ
Özkan, ayrıca yeni bir donör çıkması halinde bir saat içinde yüz nakli bekleyen üç hastadan birine nakil yapabileceklerini kaydett2tu: "İndeksiyon tedavisi veriyoi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Gaziantep’te "2. Uluslararası Aile Sempozyumu" başladı Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Gaziantep Aile Akademisi ev sahipliği ve iş birliğinde, bu yıl 2’ncisi düzenlenen Uluslararası Aile Sempozyumu yapılan açılış etkinliğiyle başladı. Aile değerlerini koruma ve geliştirme, aile bireylerini bilgilendirici çalışmalar, sorunlara çözüm odaklı yaklaşılması, sevgi ve huzur dilinin hâkim olduğu aile yapılarının oluşması amacıyla Gaziantep Aile Akademisi ve İstanbul Aile Vakfı iş birliğinde Gaziantep Üniversitesi Mavera Kongre ve Sanat Merkezi’nde düzenlenen sempozyum 3 gün sürecek. 15 farklı ülkeden gelen 100’e yakın seçkin akademisyenin katılımıyla yapılacak oturumların bu yıl ki teması “Küresel Tehditler Karşısında Aile” olarak belirlendi. Birleşmiş Milletler (BM) “Uluslararası Aile Haftası” etkinlikleri kapsamında, 2024 yılının "Aile Yılı" olarak ilan edildiği Gaziantep’te düzenlenen Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Bakan Yardımcısı Yavuz Selim Kıran’ın katıldığı sempozyumun açılış töreni ile başlayan, aile kavramının her açıdan ele alınacağı sempozyumda toplam 21 oturum düzenlenecek. “Gaziantep’ten yeni ufuk ve vizyonların aranıyor olması asla tesadüf değildir” Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Bakan Yardımcısı Yavuz Selim Kıran açılış programda aile kavramının ele alındığı sempozyumdan duydukları mutluluğu aktararak, “Bugünün dünyasında tartıştığımız meselelerin farklı boyutlarıyla Gaziantep’te ele alınıyor, değişen dünya düzeni üzerindeki yaklaşımlara Gaziantep’ten yeni ufuk ve vizyonların aranıyor olması asla tesadüf değildir. Neden tesadüf olmadığını her şeyden önce Gaziantep’in ev sahipliği olmadığını görüyoruz. Buradaki vizyon gerçekten yeni bir heyecan kattı. Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanımızın öncülüğünde şehir sadece yerel kalkınma modelleriyle değil küresel kalkınma modellerini de yerelde uzanan zincirlerin her halkasını güçlendirme konusunda Türkiye’de önemli bir yer teşkil ediyor. Bu şehirde Fatma Şahin vizyonunun bütün Türkiye ve insanlık için ne kadar önemli hizmetlere vesile olduğunu da bizlere göstermiştir. Bu bakımdan ev sahipliği ve sempozyumu Gaziantep’e taşıdığı için bir kez daha teşekkür ediyorum” dedi. “Medeniyetimizin temel direklerinden birisi kuşkusuz aile kurumudur” Konuşmasının devamında akademisyenlere katılımlarından dolayı teşekkür eden Bakan Yardımcısı Kıran, “Hem Türkiye’den hem de yurtdışından birçok saygın akademisyenin burada sunacağı fikirler, düşünceler bizlere önemli ufuklar açacaktır. Başkanımız Fatma Şahin’in bakanlığımıza bıraktığı fikri mirası korumanın en güzel yolu teorik tartışmaları takip eden değil, takip edilen ülke olmaktır. Biz büyük bir medeniyetin mirasçılarıyız. Medeniyetimizin temel direklerinden birisi kuşkusuz aile kurumudur. Anayasamızda devletimiz hukuki çerçeveyi ‘Aile toplumun temeli’ tanımıyla ortaya koymuştur. Aileyi korumak için atılan her adımı yerine getiriyoruz. Aile kurumu çok kapsamlı ve bu kapsam bakımından adımların atılması gereken bir kurum” ifadelerini kullandı. “Aileyi koruyarak geleceğe taşımak istiyorsak önce kendimizden başlamalıyız” Sempozyumun açılış programında konuşan Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, küreselleşen dünya ile beraber aile kurumu üzerinde büyük tehditlerin oluştuğuna vurgu yaparak, “Küreselleşme dediğimiz şey, sosyal adalet ve barışın sağlanmadığı, çevresel kalkınmanın hayata geçirilmediği, bir damla petrolün bir damla kandan çok daha değerli olduğu bir dünyaya dur demek için buradayız. Buna dur demenin en önemli kısmı aile. Aile bizim inancımızın, kültürümüzün en mukaddes hazinesi, nimeti, güvenli limanı. Bu yüzden İstanbul Aile Vakfı bu konuda önemli. Aile kurumuna karşı gelen tehditleri engellemede bu vakıf önemli bir duruş. Aileyi koruyarak geleceğe taşımak istiyorsak önce kendimizden başlamalıyız. Kalbimizdeki bütün kötü duyguları yok etmemiz gerekiyor. Onun yerine sevgiyi, vicdanı, rahmeti bu kalbin içine taşımak gerekiyor. Ailede kadın ve erkeğin birbirine iyi davranması, emanetçi olması gerekiyor. Peygamberimizin hayatı bizim için en büyük örnek. Nasıl bir baba, eş olduğuna bakmamız gerekiyor” şeklinde konuştu. “Bu şehri güçlü huzurlu kılmanın yolu aile merkezli çalışmaktır” Konuşmasının devamında aile huzurunun sağlanması için gençlerin değerlerini bilip, sahip çıkarak eğitilmesi gerektiğine vurgu yapan Başkan Şahin, “Şehrin imarı için sadece altyapı yeterli değil. Bugün aileler neden mutsuz denilince bize sevgi, rahmet şebekeleri gerekiyor. Bunları bizim medeniyet kodlarımıza göre kurmazsak bugün yaşadığımız sorunlarla kalıyoruz. Şehri imar ederken nesli ihmal etmemiz için Gaziantep Büyükşehir Belediyesi olarak doğan her çocuğun eğitimde değerler eğitimini güçlü bir şekilde almasını, Aile Akademisi’ni kurduğumuzda ergenliğe bu değerlerle gençlerimizi hazırlamamız gerekiyor. Bunların hepsini yaptığımızda ailenin korunmasını sağlarız. Bu şehri güçlü huzurlu kılmanın yolu aile merkezli çalışmaktır. Biz bu emanete sahip çıkıyoruz” dedi. “Burada atılacak adımların temelinde aile ve nesilleri korumak vardır” İstanbul Aile Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Ali Rıza Arslan ise konuşmasında vakfın verdiği hizmetler hakkında bilgi vererek, “Vakıf olarak 2020 yılından itibaren ‘Medeniyetin Temeli Aile’ diyerek insani, milli, manevi değerli korumak amacıyla faaliyet yürütmekteyiz. Aile yapısını korumak ve güçlendirmek amacıyla bu yıl ikincisini düzenlediğimiz sempozyum için Türkiye ve dünyanın dört bir yanından akademisyenler, politika yapıcıların ve STK’ları bir araya getirdik. 3 günlük sempozyumda yapılacak konuşma ve tartışmaların aile kavramını güçlendirmek adına önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum. Dünyadaki gelişmeler toplumumuzdaki ve bütün dünyadaki aile yapılarını temelden tahrip etmektedir. Kadim aile değerlerinin erozyona uğraması toplumun yapısını zayıflatmakta, kimlik bunalımlarına yol açmaktadır. Bu tehditler artık uluslararası platformlarda da daha sık gündeme gelerek tartışılmaktadır. Burada atılacak adımların temelinde aile ve nesilleri korumak vardır” diye konuştu. Gaziantep Üniversitesi Rektörü Arif Özaydın da konuşmasında ailenin önemine vurgu yaparak çalıştaya katılım sağlayan herkese teşekkür etti. Açılış programı sonrası ilk oturum Doç. Dr. Turgay Şirin, Prof. Dr. Ruhi Ersoy, Dr. Sarah Amjad Hussain’ın katılımıyla yapıldı.
Artvin Cami imamı yolda bulduğu 8 bin lirayı sahibine teslim etti Artvin’de camide imamlık yapan Memet Zeytin, yolda bulduğu 8 bin lirayı sahibine ulaştırdı. Artvin merkeze bağlı Sümbüllü Köyü Altınbağ Mahalle Camisi’nde imamlık yapan Memet Zeytin, Artvin-Borçka karayolu kenarında çevreye saçılmış paralar olduğunu fark etti. Yerden paraları toplayan Zeytin, paranın sahibine ulaştırılması için sosyal medya hesaplarında paylaşım yaptı. Paylaşımın ardından Zeytin, muhafaza altına aldığı paraları jandarmaya götürdü. Zeytin’in paylaşımlarını gören paranın sahibi Tuncay Önçeken, paranın kendisine ait olduğunu kanıtlarıyla ifade etti. Cami İmamı Memet Zeytin ile Artvin Belediyesi Zabıta Müdürlüğü’ne gelen Önçeken, tutulan tutanak sonrasında parayı teslim aldı. Parayı bulduktan sonra paylaşımlar sayesinde sahibine ulaştıklarını ifade eden Memet Zeytin, “Sabah eşimi kursa bıraktıktan sonra eve dönerken yol üzerinde saçılmış paraları gördüm. Oradaki arkadaşların da yardımıyla paraları topladım. Sahibini bulmak ümidiyle bütün paralara sahip çıktım. Daha sonrasında sosyal medya mecralarından ve devletimizin yetkili kurullarına haber vererek paranın sahibine ulaşmasını bekledim. Haram lokma balık kılçığı gibidir. Muhakkak o kılçık boğazımıza takılır. O niyetle kulluk görevimi hem de kardeşime karşı insanlık görevimi yerine getirdim” ifadelerini kullandı. Hocanın paylaşımı görüp parayı teslim aldıklarını söyleyen Tuncay Önçeken, “Sabah erken saatlerde motorla giderken cebimden paraları düşürdüm. Geri döndüm ama bulamadım. Hemen zabıta ekiplerini aradım. İş yerine tekrar gittiğimde hocamızın paylaşımına denk geldim. Hemen hocamıza ulaştım. Zabıta ekiplerinin yanında parayı teslim aldık” şeklinde konuştu.