GENEL - 17 Ekim 2018 Çarşamba 11:42

Yalova Üniversitesi ile TUSAŞ arasında işbirliği protokolü imzalandı

A
A
A
Yalova Üniversitesi ile TUSAŞ arasında işbirliği protokolü imzalandı

Yalova Üniversitesi ile Türk Havacılık ve Uzay Sanayii A.

Yalova Üniversitesi ile Türk Havacılık ve Uzay Sanayii A.Ş. (TUSAŞ) arasında Mühendislik Fakültesi öğrencilerinin eğitimi ve istihdamına yönelik işbirliği protokolü imzalandı.


“Stajyer Mühendis Programı” kapsamında gerçekleştirilen protokolün imza törenine Yalova Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Suat Cebeci, Türk Havacılık ve Uzay Sanayi Genel Müdürü Prof. Dr. Temel Kotil ve Yönetim Kurulu Başkanı Oğuz Borat katıldı. 2018-2019 eğitim-öğretim yılından itibaren geçerli olacak işbirliği protokol kapsamında Mühendislik Fakültesi öğrencileri, masrafları TUSAŞ tarafından karşılanarak ve bir miktar da harçlık verilerek haftada bir gün Ankara’daki TAİ tesislerinde staj yapacak. Böylelikle İHA, SİHA, HÜRKUŞ, HÜRJET, ATAK ve diğer helikopter modellerinin üretildiği tesislerde uygulama yaparak kendilerini geliştirme imkanına kavuşan öğrenciler, mezun olduktan sonra da bu tesislerde mühendis olarak işe başlama fırsatına sahip olacak.



"İşbirliği çalışmaları devam edecek"


Yalova Üniversitesinin bütün birimlerinin ilgili sektör kuruluşları ile işbirliği yapmaya devam edeceğini belirten Rektör Prof. Dr. Suat Cebeci, üniversitenin iş hayatı ile bütünleşmesine yönelik çalışmalara önem verdiklerini vurguladı. Bölgesel kalkınmada öncü rol üslenen bir üniversite olmak istediklerini ifade eden Prof. Dr. Cebeci, bunun için üniversitenin imkan ve kabiliyetlerini geliştirmeye, öğrenci ve öğretim elemanlarının çalışma motivasyonlarını üst düzeye çıkarmaya çalıştıklarını söyledi.



"Yalova Üniversitesini cazibe merkezi haline getireceğiz"


Türkiye’nin en gelişmiş bölgesinde yer alan Yalova’nın ulaşım imkanlarının geniş olduğunu ve coğrafi anlamda büyük bir potansiyeli barındırdığını belirten Prof. Dr. Cebeci, bu durumun Yalova Üniversitesi için heyecan verici olduğunu söyledi. Yalova’daki saygın yönetici kadrosunun da katkılarıyla bu heyecanı geliştirerek kuvvetli bir enerjiye dönüştürmek istediklerini ifade eden Rektör Cebeci, yerel basının ildeki sosyal ve kurumsal gelişmeler konusundaki duyarlılığının da kendilerini teşvik ettiğinin altını çizdi. Son olarak bölgedeki bütün aktörlerle sıkı bir işbirliği ve dayanışma içinde olduklarını belirten Prof. Dr. Suat Cebeci, Yalova Üniversitesini öğrenci ve öğretim elemanları için cazibe merkezi ve bölgesel kalkınmanın dinamik gücü haline getireceklerini söyledi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sumud Filosu aktivisti Hüseyin Oral, İstanbul’a geldi İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, İstanbul Havalimanı’na geldi. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu kapsamında 12 Nisan’da İspanya’nın Barselona kentinden hareket eden filo, farklı ülkelerden katılımlarla büyüyerek 39 ülkeden 345 katılımcıya ulaşmıştı. 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında uluslararası sularda İsrail ordusunun müdahalesine maruz kalmış müdahale sonrası çok sayıda aktivistin alıkonulmuştu. İsrail güçlerince alıkonulduktan sonra Yunanistan’ın Girit Adası’na çıkarılan aktivistler, geçtiğimiz Cuma günü Türk Hava Yolları tarafından düzenlenen özel uçuşla İstanbul’a getirilmişti. İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, Romanya’dan İstanbul Havalimanı VIP Terminali’ne geldi. Bükreş’ten THY’nin tarifeli uçağıyla Türkiye’ye gelen Oral, İstanbul Havalimanı VİP Terminali Girişi’nde aktivist arkadaşları ve çok sayıda vatandaş tarafından karşılandı. Hüseyin Oral, karşılama sonrası işlemleri için Adli Tıp Kurumu’na gitti. "Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar" İstanbul Havalimanı’nda konuşan Hüseyin Oral, "Thiago Avila ile aynı gemide bulunduk. Gerçekten büyük bir kahraman. Gemide tuvalet temizliğini kendisi üstlendi. Daha sonra onu götürdüler. İnternetler gelip gitti. Arkadaşlarım ‘Bir anormallik var. Hazırlıklı olalım’ dediler. Uzaklardan çeşitli gemiler görmeye başladık. ‘Bu gemiler hayra alamet değil’ dediler. Gemiler yaklaştı ve arkadaşım ‘Herkes diz çöksün bunlar bize saldıracak’ dedi. Sonuç olarak öyle oldu. Silahları çıkardılar. Etrafımızı sardılar. Aldığımız eğitimde de zaten öyle bir durumda diz çökeceğiz. Elleri havaya kaldıracağız. Müdahale etmeyeceğiz şeklinde söylendi ve o şekilde uyguladık. Yoksa suçlu duruma düşeriz, dediler. Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar. Kollarımda izleri duruyor. Bizleri önce ön tarafa gönderdiler. Daha sonra arkadan botlara bindirip daha önce hazırladıkları büyük bir hapishane gemisi yapmışlar. Onun içine doldurdular. Hayvan sürüsü gibi tekme tokatlarla bizi oralara götürdüler. İsrail’in ne kadar alçak olduğunu zaten biliyorduk ve orada yaşamış olduk. Orada da bizi 3 konteynere 180 kişiyi paylaştırdılar. En fazla 20 adam sığacakken 60 adam paylaştılar. Yerlerde ince bir sünger vardı. Ortası boş bir alan konteynerlere sığmayanlar gece sabaha kadar ileri geri donmamak için hareket ettiler. Çünkü hava soğuktu. Orada bize ekmek arası peynir yapmışlar. Peynirlerin kâğıtları da içinde duruyordu. O şekilde çuvallarla önümüze attılar. Ahıra hayvanlara yiyecek atar gibi. Sonunda Saif Abu Keshk kardeşimizi içimizden aldılar. Götürdüler. Başka bir odaya götürdüler. Ondan haber alamadık" dedi. "Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler, yumruk attılar" Gemide yaşadıklarını anlatan Hüseyin Oral, "2 gece 3 gün yolculuk yaptık. Üçüncü gün de bir adaya geldiğimizi anladık. ‘Çıkarılacaksınız’ dediler. Biz de ‘Saif ve Thiago kardeşimiz gelmezse biz çıkmayacağız’ diyerek protesto yaptık. Bu defa bizi zorla çıkarmaya çalıştılar. Bazıları tekme tokat çıkarıldı. Hanımefendi doktorlar vardı. Onları sürükleyerek dışarı çıkardılar. Gözümden görüyorsunuz. Adamlar iriydi ama suratlarında bir korku vardı. Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler. Yumruk attılar. İçerideler görmesin diye dışarıda yaptılar. Gözüm patladı ve kanlar yerlere akmaya başladı. Ama Allah sizi inandırsın ki şu kadar açım yok. Ne o yumruğu yediğim an acı hissettim ne de sonra. Sonra bizi Yunanlara teslim ettiler. Onlar da bizi karaya çıkardı. Benim ufak bir çantam vardı. İçinde bin Euro’nun üzerinde param ve ehliyetim vardı. ‘Onu Yunanlara teslim ettik’ dediler. Yunan’lar da aldıklarını söylediler. Karaya varınca Yunan’lara çantamı sorduğumda almadıklarını söylediler. Yunanların da bir iş birliği olduğunu gördük. Otobüslere bindirdiler. Bizi ayırmaya çalıştılar. Otobüsleri durdurttuk. Zorla kapıları açtık ve yollara döküldük. Bizim gibi yaralıları hastaneye götürdüler. Diğerleri havalimanına gitti. Ben de iki gün orada kaldım. Bugün gelebildik. Devletimizin mükemmel bir çalışması oldu. Orada konsolosluktan arandım. Uçak biletleri, ihtiyacım soruldu. Bu, bizim gücümüze on kat güç kattı" ifadelerini kullandı.