EKONOMİ - 22 Ekim 2018 Pazartesi 12:08

YTSO’dan enflasyonla mücadeleye tam destek

A
A
A
YTSO’dan enflasyonla mücadeleye tam destek

Yalova Ticaret ve Sanayi Başkanı Tahsin Becan, enflasyonla mücadeleye tam destek verdiklerini açıkladı.

Yalova Ticaret ve Sanayi Başkanı Tahsin Becan, enflasyonla mücadeleye tam destek verdiklerini açıkladı.


YTSO enflasyonla mücadele çalışmalarına tam destek kararı aldı. Enflasyonla topyekûn mücadele kampanyasına oda üyeleri yapacakları indirimle destek verecek. Konuyla ilgili basın toplantısı düzenleyen YTSO Başkanı Tahsin Becan ve Meclis Başkanı Muğlim Bağatar, destek mesajı verdi. Tahsin Becan, “Dövizle çalışan odamıza üye işadamlarımızın işleri çok sıkıntılı. Elbette TL ile çalışan üyelerimiz de bu durumdan etkilendi. Hep birlikte bu durumu atlatmanın derdindeyiz. Bunun adı ister ekonomik savaş olsun, isterse başka bir mücadele olsun, tek başımıza hiçbir şeyi halletmek mümkün değildir. Hep birlikte olmak zorundayız. Birlikte hareket etmemiz lazım. Artık el ele verme zamanıdır. Gerçi böyle bir balyoz bize lazımdı. Bizi kendimize getirdi. Hepimiz lüks yaşıyorduk. Bir şeylerin farkına vardık. Lüzumsuz masrafları kıstık. Artık daha az uyuyacak ve daha çok çalışacağız. Enflasyonu düşürmenin de krizi atlatmanın da tek yolu budur. Türkiye’de 81 il ve 160 ilçedeki oda ve borsalarla birlikte bu mücadelenin arkasında olmak için çalışıyoruz. Herkes kendi işine göre destek veriyor. Yüzde 30 indirime giden sektörler bile oldu. Biz de bu kampanyaya destek veren üyelerin yanında olacağız. Zira bu artık Türkiye’nin meselesidir” dedi.


Piyasalarda yaşanan krizin etkilerinin azaltılması için herkesin moralini sağlam tutması gerektiğini ifade eden Tahsin Becan, “Bu işler biraz da moral işidir. Bu krizden etkilenmeyenler de var. Ama morali bozuk olanlar yatırım yapmıyorlar. Bu kampanya psikolojinin düzeltilmesi için yararlı olacaktır. Bizim 4 bin-5 bin üyemiz var. Bütün üyelerimize de bu konuda destek çağrısı yaptık. Ben kampanyaya üyelerimizden büyük destek bekliyoruz” dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sumud Filosu aktivisti Hüseyin Oral, İstanbul’a geldi İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, İstanbul Havalimanı’na geldi. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu kapsamında 12 Nisan’da İspanya’nın Barselona kentinden hareket eden filo, farklı ülkelerden katılımlarla büyüyerek 39 ülkeden 345 katılımcıya ulaşmıştı. 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında uluslararası sularda İsrail ordusunun müdahalesine maruz kalmış müdahale sonrası çok sayıda aktivistin alıkonulmuştu. İsrail güçlerince alıkonulduktan sonra Yunanistan’ın Girit Adası’na çıkarılan aktivistler, geçtiğimiz Cuma günü Türk Hava Yolları tarafından düzenlenen özel uçuşla İstanbul’a getirilmişti. İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, Romanya’dan İstanbul Havalimanı VIP Terminali’ne geldi. Bükreş’ten THY’nin tarifeli uçağıyla Türkiye’ye gelen Oral, İstanbul Havalimanı VİP Terminali Girişi’nde aktivist arkadaşları ve çok sayıda vatandaş tarafından karşılandı. Hüseyin Oral, karşılama sonrası işlemleri için Adli Tıp Kurumu’na gitti. "Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar" İstanbul Havalimanı’nda konuşan Hüseyin Oral, "Thiago Avila ile aynı gemide bulunduk. Gerçekten büyük bir kahraman. Gemide tuvalet temizliğini kendisi üstlendi. Daha sonra onu götürdüler. İnternetler gelip gitti. Arkadaşlarım ‘Bir anormallik var. Hazırlıklı olalım’ dediler. Uzaklardan çeşitli gemiler görmeye başladık. ‘Bu gemiler hayra alamet değil’ dediler. Gemiler yaklaştı ve arkadaşım ‘Herkes diz çöksün bunlar bize saldıracak’ dedi. Sonuç olarak öyle oldu. Silahları çıkardılar. Etrafımızı sardılar. Aldığımız eğitimde de zaten öyle bir durumda diz çökeceğiz. Elleri havaya kaldıracağız. Müdahale etmeyeceğiz şeklinde söylendi ve o şekilde uyguladık. Yoksa suçlu duruma düşeriz, dediler. Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar. Kollarımda izleri duruyor. Bizleri önce ön tarafa gönderdiler. Daha sonra arkadan botlara bindirip daha önce hazırladıkları büyük bir hapishane gemisi yapmışlar. Onun içine doldurdular. Hayvan sürüsü gibi tekme tokatlarla bizi oralara götürdüler. İsrail’in ne kadar alçak olduğunu zaten biliyorduk ve orada yaşamış olduk. Orada da bizi 3 konteynere 180 kişiyi paylaştırdılar. En fazla 20 adam sığacakken 60 adam paylaştılar. Yerlerde ince bir sünger vardı. Ortası boş bir alan konteynerlere sığmayanlar gece sabaha kadar ileri geri donmamak için hareket ettiler. Çünkü hava soğuktu. Orada bize ekmek arası peynir yapmışlar. Peynirlerin kâğıtları da içinde duruyordu. O şekilde çuvallarla önümüze attılar. Ahıra hayvanlara yiyecek atar gibi. Sonunda Saif Abu Keshk kardeşimizi içimizden aldılar. Götürdüler. Başka bir odaya götürdüler. Ondan haber alamadık" dedi. "Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler, yumruk attılar" Gemide yaşadıklarını anlatan Hüseyin Oral, "2 gece 3 gün yolculuk yaptık. Üçüncü gün de bir adaya geldiğimizi anladık. ‘Çıkarılacaksınız’ dediler. Biz de ‘Saif ve Thiago kardeşimiz gelmezse biz çıkmayacağız’ diyerek protesto yaptık. Bu defa bizi zorla çıkarmaya çalıştılar. Bazıları tekme tokat çıkarıldı. Hanımefendi doktorlar vardı. Onları sürükleyerek dışarı çıkardılar. Gözümden görüyorsunuz. Adamlar iriydi ama suratlarında bir korku vardı. Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler. Yumruk attılar. İçerideler görmesin diye dışarıda yaptılar. Gözüm patladı ve kanlar yerlere akmaya başladı. Ama Allah sizi inandırsın ki şu kadar açım yok. Ne o yumruğu yediğim an acı hissettim ne de sonra. Sonra bizi Yunanlara teslim ettiler. Onlar da bizi karaya çıkardı. Benim ufak bir çantam vardı. İçinde bin Euro’nun üzerinde param ve ehliyetim vardı. ‘Onu Yunanlara teslim ettik’ dediler. Yunan’lar da aldıklarını söylediler. Karaya varınca Yunan’lara çantamı sorduğumda almadıklarını söylediler. Yunanların da bir iş birliği olduğunu gördük. Otobüslere bindirdiler. Bizi ayırmaya çalıştılar. Otobüsleri durdurttuk. Zorla kapıları açtık ve yollara döküldük. Bizim gibi yaralıları hastaneye götürdüler. Diğerleri havalimanına gitti. Ben de iki gün orada kaldım. Bugün gelebildik. Devletimizin mükemmel bir çalışması oldu. Orada konsolosluktan arandım. Uçak biletleri, ihtiyacım soruldu. Bu, bizim gücümüze on kat güç kattı" ifadelerini kullandı.