GENEL - 22 Mayıs 2019 Çarşamba 13:18

Aileyi tehdit eden temel konu, “Samimiyetsizlik”

A
A
A
Aileyi tehdit eden temel konu, “Samimiyetsizlik”

Eğitimci Yazar Sıtkı Aslanhan Yalova’da düzenlenen, “Aile İçi İletişim ve Sağlıklı Evlilik” seminerine katıldı.

Eğitimci Yazar Sıtkı Aslanhan Yalova’da düzenlenen, “Aile İçi İletişim ve Sağlıklı Evlilik” seminerine katıldı. Burada konuşan Aslanhan günümüzde yaşanan boşanmaların ve ailelerin dağılma sebeplerinin başında eşlerin bir birlerine karşı samimiyetini kaybetmelerinin yattığını söyledi.


Yalova Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü tarafından düzenlenen “Aile İçi İletişim ve Sağlıklı Evlilik” konulu seminer Yalova Halk Eğitim Merkezi Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Konferansa Eğitimci Yazar Sıtkı Aslanhan konuşmacı olarak katıldı. Yalova Valisi Muammer Erol, Yalova Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Suat Cebeci ve kurum müdürleri ile çok sayıda davetlinin katılımı ile gerçekleştirilen seminerin açılış konuşmasını Yalova Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Faruk Uysal gerçekleştirdi. Uysal Aile ve toplum hizmetleri alanında Yalova’da yapılan çalışmalar hakkında bilgiler verdi. 2018-2019 yılı içerisinde 10 bin ailenin kapısının çalındığına dikkat çeken Uysal, “Bakanlığımız merkez teşkilatında Aile ve Toplum Hizmetleri Genel Müdürlüğü çatısı altında ailenin korunması ve güçlendirilmesi çalışmaları yürütülüyor. Taşra teşkilatlarımız ve ilimizde bu hizmetler titizlikle yürütülüyor. Bu hizmetlerin başında aile eğitim programımız geliyor. Aile eğitim programlarımız ile ailelerimizin sorunlarını kendilerinin çözebileceği hale gelmeleri, aile için iletişimin güçlendirilmesi, hukuk, sağlık alanında sorunların çözümüne katkı sunmayı amaçlıyor. Yalova’da 2018 yılı içerisinde 2 bin 750 kişiye bu eğitimleri vermiş bulunmaktayız. Evlilik öncesi programlarımız da büyük bir hızla devam ediyor. Belediyelerimizle yaptığımız programlarla evlilik hazırlığında bulunan gençlerimizle yeni evli çiftlerimize evliliğe hazırlık eğitimlerimiz devam ediyor. Aile danışmanlığı hizmetlerimizi de ücretsiz olarak veriyoruz. Bakanlığımızın 2015 yılında devreye soktuğu Aile ve Sosyal Destek Programı kapsamında ilimizde 9 tane profesyonel 9 meslek elemanı ile birlikte ildeki tüm hanelerin kapılarını tek tek çaldık. 2019 yılına kadar 10 bin hanenin kapısını çaldık. 2019 yılı sonuna kadar 4 bin hanenin daha kapısını çalmak istiyoruz.” dedi.


Uysal’ın ardından sahneye gelen Eğitimci Yazar Sıtkı Aslanhan ise günümüzdeki aile yapısı ve boşanmaların altında yatan sebeplere yönelik önemli saptamalarda bulundu. Aslanhan, “Bugün maalesef Türkiye’de eşi ile problemi olmayan kimse yok. Olurda hasbel kader eşi ile arası iyi olan varsa, çocuğu ile problemi olmayan zaten yok. Herkes sıkıntılı. Bazen soruyorlar, ‘Hocam mutlu ve huzurlu bir yuvanın yolu nedir?’ diye. Bende, ‘bilsem ne işim var Yalova’da’ diyorum. Bilen varsa bende öğreneyim de gittiğim her yerde anlatayım. Belki yüzlerce madde sayılabilir ama 18 yıldır bu işi yapan senede 250 seminer veren birisi olarak mutlu ve huzurlu bir yuvanın yolu samimiyetten geçer. Bugün biz maalesef anne, babalar ve eşler olarak samimiyetimizi kaybetmiş durumdayız” dedi.


“Çocuklar babayı değil anneyi örnek alır oldu”


Aile de çocukların eskiden babayı örnek alırken günümüzde anneyi örnek alır bir hale geldiklerini de dile getiren Aslanhan, “Günümüzde ne anne aneymiş gibi, ne baba babaymış gibi davranıyor. Çocuklar da her ikisini parmağında oynatıyorlar. Önce samimi olmak lazım. O samimiyeti sağladığımızda eşlerimiz ve çocuklarımızla çok daha sağlıklı bir iletişim kurmak mümkün. Maalesef bugünün en büyük sıkıntılarından bir tanesi çocuklarımızı cinsiyetlerine göre yetiştirememek. Son zamanlarda konuşan bazı isimler cinsiyetsiz toplum falan deseler de gerçekte çocuklarımızın gelişmelerinde problemler var. Ben 20 yıl önce bir cümle kullandım, beni topa tutmuşlardı. Ama süreç beni haklı çıkardı. ‘Küçük erkek çocuğu olan babalar eğer acil tedbirler almazsanız önümüzdeki 20-30 yıl içerisinde erkek çocuklarınızı evlendiremeyeceksiniz’ demiştim. Cinsiyet problemi yaşayacaklarını dile getirmiştim. Bunu neye dayanarak söyledim. Bizim çocukluğumuzu hatırlayın mahallede kavga edip dayak yediğimizde ağlarken, ‘Seni babama söyleyeceğim’ derdik. Şimdi ise erkek çocuklar ağladığında, ‘Seni anneme söyleyeceğim’ diyorlar. Hatta baba çocuğa bir şey söyleyince de, ‘Seni de anneme söyleyeceğim’ diyor. Biz küçükken babamız gibi yürür, babamız gibi konuşur, babamız gibi olmaya çalışırdık. Günümüzdeki erkek çocuklar babaları görmedikleri için anneleri gibi olmaya çalışır hale geldiler” şeklinde konuştu.


Seminer sonrasında konuşmalarından ve verdiği bilgilerden dolayı Eğitimci Yazar Sıtkı Aslanhan’a çiçek takdim edildi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muş Muş’ta akademisyenler lalelerle buluştu "Matematik Öğretiminde Örnek Uygulamalar Kongresi" için Muş’a gelen 60 akademisyen, program sonrası Muş Ovası’nda açan laleleri ziyaret etti. Muş’ta 1071 Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen "Matematik Öğretiminde Örnek Uygulamalar Kongresi’ne katılan 60 akademisyen, yoğun geçen programın ardından Muş Ovası’nda açan laleleri ziyaret etti. Başta Trabzon olmak üzere Türkiye’nin farklı üniversitelerinden kongreye katılım sağlayan akademisyenler, baharın gelişiyle birlikte Muş Ovası’nı renklendiren laleleri yerinde görme fırsatı buldu. Doğanın sunduğu görsel şölen karşısında hayranlıklarını gizleyemeyen akademisyenler, bol bol fotoğraf çekerek anı ölümsüzleştirdi. Kongrenin yoğun temposunun ardından lale tarlasında vakit geçiren katılımcılar hem dinlenme hem de doğayla iç içe olma imkânı buldu. Lale tarlasını ziyaret eden Trabzon Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Adnan Baki, "Biz aslında Matematik Derneği olarak iki yılda bir düzenlediğimiz kongreler kapsamında öğretmenler ve öğrencilerle bir araya geliyoruz. Bunun hem bilimsel hem de kültürel bir yönü bulunuyor. Bu kapsamda Muş’u da uzun zamandır merak ediyorduk ve ziyaret etme fırsatı bulduk. Burada bizleri çok güzel ağırladılar. Muş’u tanıdıkça sürprizlerle karşılaştık ve şehrin doğal güzelliklerini daha yakından görme imkânı bulduk. Şu anda bulunduğumuz endemik lale bahçesi gerçekten çok etkileyici. Bu lalelerin tamamen doğal ortamda yetişmesi oldukça değerli bir durum. Bizim için çok güzel bir deneyim oldu. Muş’un güzelliklerini keşfettikçe ülkemiz adına da mutluluk duyuyoruz" dedi. Lale tarlasına düzenlenen gezide gördüğü manzara karşısında hayran kaldığını söyleyen Dr. Öğretim Üyesi Tuğba Öztürk, "Yoğun bir programın ardından buraya geldik. İki günlük kongre için Muş’a geldik. Muş’un ev sahipliğinde gerçekleşen bu akademik buluşmanın ardından, böyle ferah ve güzel bir atmosfere gelmek bizim için oldukça iyi geldi. Burada endemik ve kendiliğinden yetişen laleleri görmek ayrıca bizi cezbetti. Doğal ortamda böylesine özel bitkilerin varlığını görmek gerçekten etkileyici. Muş’a geldiğimizde daha temiz ve daha ferah bir hava aldığımızı da hissettik. Gayet güzel bir deneyim oldu" şeklinde konuştu.
Van Van Gölü Havzası’nda yağış bereketi: Etkisi 2027 yılına kadar sürecek Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (Van YYÜ) Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Faruk Alaeddinoğlu, 2026 yılı başında gerçekleşen yoğun kar yağışının yer altı su sistemlerini besleyerek sadece bu yılı değil, 2027 yılını da olumlu etkileyeceğini söyledi. Van Gölü Havzası’nda uzun süredir etkili olan kuraklık ve buna bağlı su çekilmesi, 2026 yılının ilk aylarında kaydedilen rekor yağışlarla birlikte yerini toparlanma sürecine bıraktı. Bölgede son yıllarda kış aylarının yağışsız geçmesi hem içme suyu hem de tarımsal sulama açısından ciddi riskler oluştururken, bu yılın başından itibaren etkili olan kar yağışı havzanın su bilançosuna nefes aldırdı. Özellikle yer altı su kaynaklarının beslenmesi noktasında hayati önem taşıyan bu yağışlar, göl seviyesindeki düşüşün durması ve ekosistemin yeniden canlanması adına stratejik bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Uzmanlar, bu yılki karın sadece yüzey sularını değil, toprağın derinliklerindeki su depolarını da uzun vadeli olarak desteklediğini belirtiyor. "Yağışlarda ciddi bir sapma var" İHA muhabirine konuşan Van YYÜ Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Faruk Alaeddinoğlu, geçmiş yıllara oranla yağış takviminde ciddi sapmalar yaşandığını belirtti. Prof. Dr. Alaeddinoğlu, "Havzayı ilgilendiren iki ekstrem değer var; bunlardan biri kasım, diğeri nisan ayıydı. Havza, geçmişte özellikle kasım ve nisan aylarında yoğun yağış alırdı. Kış aylarında da yağış görülürdü ancak en çok yağış bahar aylarında, özellikle de kasım ve nisan aylarında düşerdi. Ancak günümüzde bu yağışlarda ciddi bir sapma var. Sonbaharda düşen o yağışlar artık maalesef gerçekleşmiyor; burada radikal bir değişiklik söz konusu" dedi. "Yoğun kar yağışının etkisi 2027 yılına da sarkacak" Kar yağışının yağmurdan farklı olarak ekosisteme daha kalıcı fayda sağladığını dile getiren Alaeddinoğlu, "Özellikle havza, bölge ve ülke açısından kar yağışı büyük önem taşıyor. Çünkü kar yağışı, yağmurda olduğu gibi hemen eğim doğrultusunda akışa geçerek akarsular vasıtasıyla denizlere veya göllere dökülmüyor; aksine büyük ölçüde yer altı su sistemlerini besliyor. Böylece yaz aylarındaki ekstrem sıcaklıklarda dahi yer altı su sistemleri korunmuş, yani buharlaşmamış oluyor. Yer altı su sistemleri zayıf noktalardan yüzeye çıkarak kaynak sularını oluşturuyor, bu kaynak suları da akarsuları besliyor. Bu sayede akarsular yıl boyunca akışını sürdürme şansına sahip oluyor. Bu yıl gerçekleşen kar yağışı, havzanın 2026 yılını büyük ölçüde kurtardı. Bu veriler ışığında sorunsuz bir yaz geçireceğimizi söylemek mümkün. Dahası, yer altı su sistemlerini besleyen bu yağışların topraktaki yolculuğu akarsulardaki gibi hızlı değildir. Suyun yer altındaki hareketi toprağın yapısına bağlı olarak günde bir metre ilerleyebilir; bu yolculuk toprak yapısına bağlı olarak bazen 1, bazen 2, bazen de 10 yıl sürebilir. Suyun hemen akışa geçmeyip alt katmanlardaki yolculuğuna devam etmesi nedeniyle, bu yoğun kar yağışının etkisinin aslında 2027 yılına da sarkacağını söyleyebiliriz. Kaynak suları 2027’de de yer altı su sistemlerini ve akarsuları beslemeye devam edecek, dolayısıyla havzanın ihtiyaç duyduğu suyun en azından bir kısmını karşılayacaktır. Yani önümüzdeki yıl alacağımız yağışlar bir yana, bu yıl kar şeklinde düşen yağışları aslında 2027 için de bir fırsat ve avantaj olarak değerlendirmek gerekir" diye konuştu. Dağlık alanlardaki kar örtüsünün henüz tamamen erimediğini ve bunun da bir avantaj olduğunu değerlendiren Alaeddinoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Sıcaklığın çok yüksek değerlere çıkmayışı, dağlık sahalardaki karların henüz tam erime safhasına geçmediğini gösteriyor. Bu karların erimesiyle beraber hem akarsu sistemlerinde hem baraj doluluk oranlarında hem de Van Gölü başta olmak üzere tüm göllerde bir iyileşme yaşanacak. Bu yılın, halkımızın arzu ettiği o manzaranın tekrar görünür olmasını sağlayacak bir dönem olacağını değerlendirebiliriz."
İstanbul Galatasaray, Samsun’da şampiyonluk maçına çıkacak Galatasaray, Trendyol Süper Lig’in 32. haftasında yarın deplasmanda oynayacağı Samsunspor maçından galip ayrılması durumunda şampiyonluğunu ilan edecek. Trendyol Süper Lig’in 32. haftasında Galatasaray, yarın saat 20.00’de Samsun Yeni 19 Mayıs Stadyumu’nda Samsunspor ile karşılaşacak. Ligde sarı-kırmızılılar 23 galibiyet, 5 beraberlik ve 3 mağlubiyetle aldığı 74 puanla liderlik koltuğunda bulunuyor. Kırmızı-beyazlılar ise 11 galibiyet, 12 beraberlik ve 8 mağlubiyet sonucunda topladığı 45 puanla 7. sırada yer alıyor. Geçtiğimiz hafta Fenerbahçe’yi 3-0 mağlup ederek şampiyonluk yarışında avantaj elde den Galatasaray, RAMS Park’ta geçtiğimiz çarşamba günü taraftarlara açık olarak yaptığı antrenmanla da motivasyonunu daha yukarıya çekti. Şampiyonluğunu ilan edebilir Ligde son 3 haftaya girilirken, Galatasaray, Samsunspor maçında şampiyonluğunu ilan edebilir. Sarı-kırmızılılar, rakibini mağlup etmesi durumunda diğer maçların sonucuna bakılmaksızın şampiyonluğunu ilan edecek. Aslan, kırmızı-beyazlılarla berabere kalır ya da yenilirse, en yakın rakipleri Fenerbahçe ve Trabzonspor’un alacağı sonuçlara göre yine şampiyonluğunu garantileyebilir. 66. randevu Samsunspor ile Galatasaray, bugüne kadar Süper Lig’de 65 kez mücadele etti. Söz konusu müsabakalarda sarı-kırmızılılar 44 kez sahadan galip ayrılırken, kırmızı-beyazlılar ise 7 kez rakibini mağlup etti. 14 maç ise berabere sona erdi. Aslan’ın 141 golüne, Samsun ekibi 50 golle karşılık verdi. İki takım arasında ligin ilk yarısında İstanbul’da oynana maçı Galatasaray, 3-2’lik skorla kazandı. Deplasman karnesi Galatasaray, Süper Lig’de bu sezon deplasmanda 15 karşılaşmaya çıktı. Sarı-kırmızılılar, bu maçlarda 11 galibiyet, 1 beraberlik ve 3 mağlubiyetle 34 puan topladı. Aslan dış sahada son olarak Gençlerbirliği ile karşılaştı ve 2-1’lik skorla yendi. Samsunspor’a karşı son mağlubiyet 2005’te Galatasaray, Samsunspor’a uzun süredir kaybetmiyor. Son olarak 26 Şubat 2005 tarihinde Samsun’da oynanan maçı ev sahibi 2-1’lik skorla kazanırken, daha sonraki 9 mücadeleden de sarı-kırmızılılar galip ayrıldı. Hücum ve savunma istatistiklerinde zirvede Galatasaray, ligde bu sezon hücumda ve savunmada da gösterdiği iyi performansla istatistiklerde zirvede yer alıyor. Sarı-kırmızılılar, ligde 72 kez gol sevinci yaşarken, ligin en golcü takımı konumunda bulunuyor. Aslan ayrıca kalesinde gördüğü 23 golle de ligin en az gol yiyen takımı. 15 farklı futbolcu gol attı Galatasaray’da ligde 15 farklı futbolcu rakip fileleri havalandırmayı başardı. Sarı-kırmızılılarda Mauro Icardi 14, Victor Osimhen 13, Barış Alper Yılmaz 8, Leroy Sane 7, Yunus Akgün 6, Gabriel Sara 5, Lucas Torreira ve Eren Elmalı 3’er, İlkay Gündoğan ve Wifried Singo 2’şer, Mario Lemina, Sacha Boey, Davinson Sanchez, Roland Sallai ve Renato Nhaga da 1’er gol attı. Ayrıca Fatih Karagümrük’ten Fatih Kurucuk, Kayserispor’dan Aaron Opoku, Eyüpspor’dan Jerome Onguene ve Göztepe’den de Allan, Galatasaray maçlarında kendi kalesine gol attı. Uğurcan Çakır cezalı Galatasaray, Samsunspor karşılaşmasında kaleci Uğurcan Çakır cezası nedeniyle forma giyemeyecek. Uğurcan geçtiğimiz hafta RAMS Park’ta oynanan Fenerbahçe derbisinde gördüğü sarı kartla cezalı duruma düşmüştü. Aslan’da Uğurcan Çakır’ın yerine kalede Günay Güvenç yer alacak. Osimhen, Barış Alper ve Eren sarı kart sınırında Sarı-kırmızılılarda, Samsunspor maçı öncesinde 3 futbolcu sarı kart sınırında yer alıyor. Victor Osimhen, Barış Alper Yılmaz ve Eren Elmalı, müsabakada sarı kart görmesi durumunda gelecek hafta Antalyaspor karşısında forma giyemeyecek. Reşat Onur Coşkunses düdük çalacak Samsunspor ile Galatasaray arasında oynanacak karşılaşmayı hakem Reşat Onur Coşkunses yönetecek. Coşkunses’in yardımcılıklarını Bersan Duran ile Hüseyin Aylak yapacak. Maçin dördüncü hakemi Alper Akarsu olacak.