EKONOMİ - 03 Haziran 2020 Çarşamba 12:43

Korona virüs 4 milyar dolarlık ihracat hedefinde hız kaybettirmedi

A
A
A
Korona virüs 4 milyar dolarlık ihracat hedefinde hız kaybettirmedi

Yalova İMES Makine İhtisas OSB Yönetim Kurulu Başkanı Direnç Özdemir, pandemi nedeniyle temel atma hedeflerinde bir sapma olmadığını belirterek, “Bizim hedefimiz yüzde 100 doluluğa ulaştığımızda yaklaşık 4 milyar dolarlık bir ihracat hacmidir” dedi.

Yalova İMES Makine İhtisas OSB Yönetim Kurulu Başkanı Direnç Özdemir, pandemi nedeniyle temel atma hedeflerinde bir sapma olmadığını belirterek, “Bizim hedefimiz yüzde 100 doluluğa ulaştığımızda yaklaşık 4 milyar dolarlık bir ihracat hacmidir” dedi.


Başkan Direnç Özdemir, altyapı çalışmaları devam eden Yalova İMES Makine İhtisas OSB’nin arazisinde basın mensuplarıyla bir araya geldi. Burada açıklamalarda bulunan Özdemir, İstanbul İzmir Otoyolu’nun hemen kıyısında 5 bin dönümlük bir arazide OSB’nin hayata geçeceğini ifade etti. Bölgede 300 parselde 300 fabrikanın kurulacağını anlatan Özdemir, hali hazırda 230 üyelerinin bulunduğunu, kuruluş aşamasında bile yüzde 75 dolulukla yola çıkan Türkiye’nin nadir OSB’lerinden biri olduklarını kaydetti.


Pandemi sürecinde çalışmalara bir süre mola verdiklerini anlatan Özdemir, yeni normale dönüklerini ve tedbirli bir şekilde çalışmalara başladıklarını söyledi. Türkiye genelindeki sanayinin nabzını tutan bir yapı olarak 3. ve 4. çeyrekte bu normalleşmenin geriye dönüş etkilerini net olarak göreceklerini kaydeden Özdemir, sözlerini şöyle sürdürdü:


“Birincisi tarımda ve sanayide yerli ve milli üretimi. Kendi kendine yetebilmenin hayati derecede yetebilmenin bütün insanlığa gösterdi. Özellikle ülkemizin bu konuda süratli bir şekilde atmış olduğu adımlar da bunun doğru kavrandığını gösteriyor. Yerli yenilikçi ve yeşil üretim noktasıyla yola çıkmış OSB olarak bu milli ve yerli kalkınma seferberliğinde biz de en ön saflarda yerimizi almış bulunuyoruz. Tabi sayın Cumhurbaşkanımız sürecin başında malumunuz pandeminin ilk günleriydi şu tespiti yapmıştır. Çok kıymetliydi bu tespit. Artık para ve türevleri üzerinden oluşan sanal ekonomi yerini real ekonomiye bırakıyor demişti. Çok doğru tespittir bu.”



“Türkiye dünyanın en önemlisanayi üretim üstlerinden biri olmaya adaydır”


Başkan Direnç Özdemir, Çin’e bağımlı bir tedarik zincirinin pandemi dönemlerinde ne kadar kırılgan olduğunu bütün dünya ve özellikle Batı’nın gördüğüne dikkati çekerek, tedarikin çeşitlendirildiği bir sürece doğru gidildiğini belirtti. Özdemir, “Bu süreçte de Türkiye dünyanın en önemli sanayi üretim üstlerinden biri olmaya adaydır. Burada Türkiye’miz için büyük bir fırsat var. Avrupa’nın hemen yanındaki konumu, genç nüfusu, nitelikli iş gücü ve özellikle de bu pandemi sürecini çok iyi yönetişiyle oluşturduğu güven ortamıyla Türkiyemiz dünyada yeni dönemin yeni normalin en önemli sanayi üstlerinden biri olmaya adaydır. Bizler bunun bilinciyle bu fırsatları da gören bir yapı ve grup olarak bünyesinde makine imalatçılarını, elektrik, elektronik, plastik, ana metal, otomotiv yan sanayi ve savunma sanayi üreticilerini barındıran bir yapı olarak ta bu yeni normale yani Türkiyemizin yeni dönemde dünyanın en önemli sanayi üssü olma vizyonu ve hedeflerinin büyük bir parçası olmaktan gurur duyuyoruz” diye konuştu.



Temel atma hedefinde sapma yok


Yalova İMESE OSB olarak, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank’a 1 Nisan 2012’de birinci etaptaki fabrikalar için toplu temel atma töreni sözü verdiklerini hatırlatan Özdemir, “Az önce ifade ettiğim gibi her ne kadar 1-2 aylık pandemi sebebiyle biraz bir duraksamamız biraz uzaktan çalışmamız olsa da biz bu yaz döneminde 2. ve 3. çeyrek dönemlerinde yapacağımız çalışmalarla daha tempoyu arttırarak biz aynı hedeflere sadık kalmak istedik. Burada olsa olsa 1 aylık bir gecikmeye yol açacaktır ama bizim hedefimiz 2021 yılında 100’e yakın fabrika tesisinin temelini atmak. İstanbul, Bursa ve Kocaeli’nin göbeğinde bu güzide şehrimizde Yalova’mızda on binlerce kişinin istihdamının temellerini atmaktır, önümüzdeki yıl itibariyle” ifadesini kullandı.



Tam kapasite 4 milyar dolarlık bir ihracat hacmi


Yalova İMES OSB’nin ihracatta önemli bir hedefi olduğunu sözlerine ekleyen Özdemir, şöyle konuştu:


“230 üyemizle yapmış olduğumuz bire bir anket ve değerlendirme çalışmalarıyla hem mevcut ihracat rakamlarını hem de istikbal de Yalova İMES OSB de kuracakları tesiste ön gördükleri ihracat rakamlarını bir envanter haline getirmiş durumdayız. O anlamda çok somut verilerle konuşuyorum. Bizim hedefimiz yüzde 100 doluluğa ulaştığımızda yaklaşık 4 milyar dolarlık bir ihracat hacmidir. Türkiye’nin gerek milli teknoloji hamlesi gerek üretim ekonomisi ve gerek ihracat seferberliğinde çok önemli bir yer alacağımız inancındayım.”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Denizli Sokaklardan sahalara uzanan başarı hikayesi: Memurluğu bırakıp hayalindeki kulübü kurdu Denizli’de 20 yıldır futbol antrenörlüğü yapan Yunus Emre Fidan, 8 yaşında sokaklarda başladığı futbol serüvenini kendi kulübünü kurarak hayata geçirdi. Uzun yıllar devlet memurluğu yapan Fidan, genç sporculara daha fazla katkı sağlamak adına görevinden istifa ederek tüm zamanını futbola adadığını belirterek, "Çocukluktaki hayalimi başardığım için kendimle çok gurur duyuyorum" dedi. Futbola 8 yaşında başlayan Yunus Emre Fidan, Denizli’de çeşitli kulüplerde hem amatör hem de profesyonel olarak forma giydi. 18 yaşında Eskişehir’de bir kulüpte oynama fırsatı yakalayan Fidan, kısa süre sonra yeniden memleketine dönerek kariyerine devam etti. Futbolculuk sürecini eğitimle desteklemek isteyen Fidan, üniversite eğitimini tamamladıktan sonra Kamu Personeli Seçme Sınavı’nda (KPSS) elde ettiği başarıyla Denizli Adliyesi’nde zabıt katibi olarak göreve başladı. Memuriyet hayatı boyunca futboldan kopmayan Fidan, hafta sonlarını amatör kulüplerde gönüllü antrenörlük yaparak geçirdi. 2016 yılında Denizli’nin Zeytinköy Mahallesi’nde Bağbaşı Spor Kulübü olan kendi spor kulübünü kuran Fidan, başlangıçta sınırlı sayıda öğrenciyle çıktığı yolda kısa sürede büyüme kaydetti. Antrenörlük alanında da destek sağlıyor Antrenmanlarını hafta içi ve hafta sonu yoğun bir tempoyla sürdüren Fidan, yetiştirdiği sporcularla birlikte liglerde önemli dereceler elde etti. Aynı zamanda birçok genç futbolcunun farklı kulüplere transfer olmasına da katkı sağladı. 39 yaşında devlet memurluğundan istifa eden Fidan, artık tüm mesaisini gençlere ayırdığını belirterek, "Hayalim kendi kulübümü kurmak ve özgürce antrenman programlarımı uygulamaktı. Bugün geldiğimiz noktada hem başarılar elde ediyoruz hem de gençlerin önünü açıyoruz" dedi. Gençlere hedeflerinden vazgeçmemeleri çağrısında bulunan Fidan, azim ve istikrarla çalışmanın başarıyı getirdiğini vurguladı. Gençleri yetiştirmekle kalmayan aynı zamanda UEFA A lisansa sahip antrenör Yunus Emre Fidan, minik sporcuların futbol gelişimine katkı sağlarken, üniversitelerin antrenörlük bölümlerinde eğitim gören gençlere de tecrübelerini aktararak antrenörlük alanında destek veriyor. "Her çocuğun hayali olduğu gibi biz de sokaklarda başladık" Futbola sokaklarda başladığını ve profesyonel olarak farklı kulüplerde oynadığını belirten Yunus Emre Fidan, "20 yıldan beri futbol antrenörlüğü yapmaktayım. 8 yaşında her çocuğun hayali olduğu gibi bizde sokaklarda başladık. Sonrasında ise Denizli’de bir futbol kulübünde sporcu olarak başladım. Sonrasında Denizli içinde hem profesyonel hem de amatör olarak futbolculuk yaptım. 18 yaşında ise Denizli dışına çıkarak Eskişehir’de bir futbol kulübünde futbol oynamaya gittim. Sonrasında ise kısa süre içerisinde Denizli’ye gelerek futbol oynamaya devam ettim. Aynı süre zarfında üniversite sınavlarına hazırlandım. Bu futbolu çocuklarımızı ve gençlerimizi daha iyi anlatabilmek ve daha iyi uygulayabilmek adına üniversitesini bitirdim. Üniversite sürecinin ardından ise tabi futboldan hiç bir zaman kopmadık. Üniversitenin ardından KPSS sınavına girdim ve iyi bir sonuç aldım. Ama bunun sonucunda kendi bölümümden ayrı bir mesleğe geçtim. Ama bu süre zarfında futboldan veya herhangibi bir spordan kopamadık. KPSS’den aldığım puan neticesinde Denizli Adliyesinde zabıt katibi olarak göreve başladım. Göreve başladıktan sonra da hala daha amatör kulüplerde antrenörlük yapmaya devam ediyordum" diye konuştu. "39 yaşına geldiğimde devlet memurluğundan istifa ederek, gençlerimiz ile antrenmanlar yapıyoruz" 39 yaşına geldiğinde devlet memurluğundan istifa ederek hayali olan futbol kulübünü devam eden antrenör Fidan, "Devlet memuru iken hala daha cumartesi ve pazar günleri gönüllü olarak birçok kulüpte antrenörlük yaptım. 2016 yılında ise kendi adıma kulüp açtım. Çok az öğrencim vardı ama belli bir süre sonra öğrenci sayım baya bir yükselmişti. Devlet memurluğunu devam ederken gençlerimizi önünü açmak adına hafta sonları ve hafta içi olmak üzere yoğun bir tempoda antrenmanlarımızı sürdürmekteydik. 39 yaşına geldiğimde devlet memurluğundan istifa ederek gençlerimiz ile birlikte haftanın 7 günü boyunca çok yoğun bir tempoda hazırlıklarımızı ve antrenman sürecimizi sürdürüyoruz. Burada çok yetenekli çocuklarımız yetişiyor. Hem ligde maçlarda şampiyonluklar yaşayarak hem de birçok öğrencimizi farklı kulüplere veriyoruz" ifadelerini kullandı. "Çocukluk hayalimi başardığım için kendimle çok gurur duyuyorum" Çocukluktaki hayalini gerçekleştirdiği için çok mutlu olduğunu ve şimdiki gençler için hayallerinin peşinden koşması gerektiğini belirten Fidan, "Çocukluktaki en büyük hayalim belki de çok uzak bir hayaldi, bir futbol kulübü kurmaktı ve bu futbol kulübünün antrenörü olmaktı. Hiç kimseye bağlı kalmaksızın sadece kendi antrenman periyotlarımı yansıtmak en büyük hayalimdi. Ve bunu başardığım için de kendimle çok gurur duyuyorum. Hiçbir zaman hiçbir evladımız hedeflerinden şaşmasınlar. Bu hayata bir defa geliyoruz her zaman ideallerimizi mutlaka yaşamamız gerekiyor" diye konuştu.
Antalya 27. Geleneksel Kumluca Tarım ve Seracılık Festivali Yörük Göçü ile başladı Antalya’nın Kumluca ilçesinde bu yıl 27’ncisi düzenlenen Geleneksel Kumluca Tarım ve Seracılık Festivali, "Geleneksel Yörük Göçü" ile başladı. 27. Geleneksel Kumluca Tarım ve Seracılık Festivali, Atatürk Anıtı’na festival çelenk sunumu ve ardından düzenlenen "Geleneksel Yörük Göçü" ile start aldı. Geleneksel kıyafetler, yöresel müzikler, süslenmiş atlar, develer ve yüzlerce katılımcı eşliğinde gerçekleştirilen temsili Yörük Göçü, Belediye Hizmet Binası önünden başlayarak Orhan Okulu Caddesi’nde tamamlandı. Kumluca’nın dört bir yanından katılım sağlayan gruplar; Yörük kültürünü sergileyerek korteje zenginlik kattı. Göçe katılan mahalleler için ayrı bir anlam taşıyan kortejde, kura ile belirlenen sıralama bu yıl da göç ruhuna heyecan kattı. Kortejdeki yer alan oğlaklar ve at yavruları özellikle çocuklar ve izleyiciler tarafından büyük ilgi gördü. Yörük çocukları ise yürüyüşün en neşeli ve coşkulu anlarına renk kattı. Yörük Göçü’ne katılan gruplar, programın devamında protokolü geçit töreniyle selamladı. Kültürel değerlerin yaşatılması ve gelecek nesillere aktarılması amacıyla düzenlenen etkinlik, vatandaşların yoğun ilgisiyle karşılandı. Göçü izlemek üzere şehir dışından gelen misafirler de etkinliğe büyük ilgi gösterdi. Kortejin ardından obalarına yerleşen katılımcılar, festival süresince çadırlarında misafirlerini ağırlayarak geleneksel Yörük hayatını gün boyu etkinlikleriyle yaşatacak. 28 Nisan Salı günü sona erecek festivalin açılışına Antalya Valisi Hulusi Şahin, Antalya Milletvekili Atay Uslu, Kumluca Kaymakamı Bahadır Güneş, Kumluca Belediye Başkanı Uzm. Dr. Mesut Avcıoğlu, İlçe Cumhuriyet Başsavcı Vekili Burak Yazıcı, Antalya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Cemil Böcek, kamu kurum ve kuruluşlarının daire amirleri, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri, belediye meclis üyeleri, mahalle muhtarları ve çok sayıda Yörük vatandaş katıldı. Festivalin açılışında konuşan ve Yörük kültürünün gelecek nesillere aktarılması gerektiğini belirten Antalya Valisi Hulusi Şahin, "Yörüklerimiz maziden atiye, Uzak Asya’dan Anadolu’ya ’yörüyerek’ geldiler. Yörüklerin serüveni Türk milletinin serüveni. Yörük dediğiniz zaman Türklüğü, milletimizin aslını, esasını ve özünü söylemiş oluyorsunuz. Yörükler bin yılları aşan bir sürede yapmış oldukları bu göçte sadece kendilerini ve sürülerini getirmediler. Heybelerinde milli kültürümüzün bütün unsurlarını getirdiler ve bu değerlerini Anadolu’yu Türkleştirmek ve Müslümanlaştırmak için kullandılar. Bugün eğer Anadolu bir Türk yurduysa bunu Yörüklerin göçüne borçluyuz. Böyle güzel bir kültürün de bugünden atiye taşınması gelecek nesillere aktarılması lazım. Artık yeni göçümüzün buradan yaylalara değil, yeni nesillerin kalplerine olması gerektiğini düşünüyorum" dedi. Geleneksel Yörük Göçü ile başlayan 27. Geleneksel Kumluca Tarım ve Seracılık Festivali Yörük Obaları Açılışı ve Yörük Ateşi, Halk Oyunları Şenliği, Şehitlerimize ve Gazilerimize Vefa Gecesi / Kur’an Ziyafeti, Acı Biber Yeme Yarışması, İrem Derici konseri, Kadınlar Matinesi, Özlem Şahin konseri, Poizi konseri ve Geleneksel Kumluca Yağlı Pehlivan Güreşleri gibi etkinliklere ev sahipliği yapacak.
Bursa Hem başkan, hem teknik direktör, hem de malzemeci Bursa’nın İznik ilçesine bağlı Elbeyli Mahallesi’nde 1960 yılında kurulan Elbeyli Üzümspor’un başkanı Engin Akbaşlı, atalarından miras kalan kulübü yaşatmak için teknik direktörlükten malzemeciliğe kadar her görevi üstleniyor. Elbeyli Üzümspor takımının başında bulunan Engin Akbaşlı, adeta kulübün her şeyini tek başına üstleniyor. Başkanlık görevini yürüten Akbaşlı, aynı zamanda teknik direktörlüğünden malzemeciliğine, temizliğinden yazı işlerine, transferinden saha düzenine kadar her detayla bizzat kendi ilgileniyor. Köy takımı olarak mütevazı imkanlarla yoluna devam eden Elbeyli Üzümspor, Süper Amatör Lig’de gösterdiği başarılı performansla dikkat çekti. Takım, Bölgesel Amatör Lig (BAL) hedefi doğrultusunda play-off mücadelesi veriyor. Yıllar öncesinden, atalarından ve dedelerinden miras kalan kulübü yaşatmak için çalıştığını söyleyen Engin Akbaşlı, "2014 yılında kulübün başına geldim. Maddi durumlardan dolayı malzemecilikte yaptık, başkanlıkta yaptık. Yeri geldi, cebimizden parada harcadık. Teknik direktörlükten tutun da takımın her şeyine ben koştum. Yeri geldi formaları yıkadım, yeri geldi topları taşıdım yeri geldi saha kenarlarından talimatlar verdik" dedi. Futbolcu Mustafa Demirhan ise, "Yıllardan beri Elbeyli Üzümspor takımında oynuyorum. Engin başkanımızdan çok memnunuz. Bize desteklerinden ve katkılarından dolayı ona minnettarız. Bir köy takımını bu seviyelere getirmesi büyük bir başarıdır. Engin başkan her işe koşuyor canını dişine katıyor. Yeri geliyor malzeme topluyor, yeri geliyor başkanlık yapıyor, yeri geliyor hocalık yapıyor" dedi.
İzmir Üç kuşaktır ateşe ve örse hayat veren kalaycı ailesi mesleğin geleceğinden endişeli Gelişen teknoloji ve değişen mutfak alışkanlıklarıyla birlikte unutulmaya yüz tutan kalaycılık mesleği, üç kuşaktır aynı dükkanda ter döken ustalar tarafından yaşatılmaya çalışılıyor. Mutfaklarda teflon, çelik ve plastik kullanımının artmasıyla çırak yetişmeyen mesleğin son temsilcilerinden olan dede, baba ve torun, aynı körüğün başında birlikte çekiç sallamaya devam ediyor. Mesleğe 11 yaşında babasının yanında adım atan Yaşar Bartık, yıllardır dükkanındaki ateşi söndürmedi. Geçmişte mahalle kültürünün önemli bir parçası olan ve mutfakların vazgeçilmezi sayılan bakır kaplar, günümüzde yerini seri üretim mutfak eşyalarına bıraktı. Gelişen teknolojiye rağmen mesleklerini ayakta tutmaya çalışan Bartık ailesi, şimdilerde ağırlıklı olarak bazı restoranlardan gelen talepleri karşılıyor ve vatandaşların sandıklarında sakladığı aile yadigarı eşyaları parlatarak onlara yeniden kullanım imkanı sunuyor. "Sağlıklı mutfaklardan çıktı" Bakır kullanımının azalmasıyla bir lezzet kültürünün de kaybolduğuna dikkat çeken Yaşar Bartık, "Bakırın o sağlıklı kokusunu özlemeyen var mı? Teflon, çelik ve plastiğin mutfağa girmesiyle aslında sağlık da mutfaklardan çıktı. Bizim için kalaycılık, kararmış bir metali parlatmaktan ibaret değil; bir kaba yeniden can vermektir. Ancak modern dünya, kolayca yıkanan teflon, çelik ve plastiği seçti" ifadelerini kullandı. Mesleğin en büyük zorluğunun ekonomik sıkıntılardan ziyade yalnızlık ve yeni ustaların yetişmemesi olduğunu belirten Bartık, "Arkanızdan gelen bir çırağın olmadığını, bu ateşi söndürecek son kişi olduğunuzu bilmek insanı daha fazla üzüyor. Bu dükkan kapandığında sadece bir meslek ölmeyecek, bir devrin son ışığı sönecek. Bizden sonra bu meslek tarih olsa bile, insanların bilmesini istediğimiz şey; bu kapların sadece parlamadığı, içinde emek, alın teri ve bir ömrün sadakati olduğudur" dedi.
Manisa Mesir Fener Alayı şölene dönüştü 486. Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali kapsamında düzenlenen fener alayı, binlerce kişinin katılımıyla dev bir şölene dönüştü. Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleşen Halk Dansları Gala Gecesi ise 12 ülkeden gelen misafirlerin performanslarıyla festivale uluslararası bir renk kattı. UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Listesi’nde yer alan köklü gelenek, bir hafta süren etkinliklerle kentte büyük bir heyecana neden oldu. Festivalin en görkemli anlarından biri olan fener alayı, Kafe Sera önünden başlayarak Manisa sokaklarını adeta bir karnaval alanına çevirdi. Yürüyüşe; Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, Manisa Milletvekili Şenol Sunat, Manisa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Burak Deste, MASKİ Genel Müdürü Ali Kılıç, Şehzadeler Belediye Başkanı Hakan Şimşek, Yunusemre Belediye Başkan Yardımcısı Özge Arslan, belediye meclis üyeleri, Manisa’yı Mesiri Tanıtma ve Turizm Derneği Başkanı Ufuk Tanık, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri ile çok sayıda vatandaş katıldı. Şehir merkezinde halkın yoğun sevgi gösterileri eşliğinde ilerleyen kortej, Cumhuriyet Meydanı’nda sona erdi. Cumhuriyet Meydanı’ndaki programın devamında düzenlenen Halk Dansları Gala Gecesi, tam bir görsel şölene ev sahipliği yaptı. 12 farklı ülkeden Manisa’ya gelen dans grupları, kendi kültürlerine özgü performanslarını sergiledi. Renkli kostümleri ve etkileyici koreografileriyle izleyenleri büyüleyen ekipler, festivalin evrensel kardeşlik mesajını sahnede bir kez daha perçinledi. Gala gecesinde konuk ülke temsilcilerine plaket takdim eden Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, yaptığı konuşmada şunları söyledi: "Tam Mesir’in ruhuna uygun; tiyatrosu, doğa sporları, gastronomisi ve misafir ülkelerden gelen halk oyunlarıyla dopdolu bir festival yaşıyoruz. Manisa’yı bir kültür şölenine çeviren tüm misafirlerimize ‘hoş geldiniz’ diyor, onları en iyi şekilde ağırlayan hemşehrilerime teşekkür ediyorum." Başkan Dutlulu, Pazar günü öğle saatlerinde Sultan Camii külliyesinde gerçekleştirilecek tarihi saçım törenine de tüm halkı davet ederek, "486 yıldır ecdadımızdan miras kalan bu güzel geleneği, hiçbir ayrım gözetmeksizin herkesle paylaşmaya devam edeceğiz. Tüm vatandaşlarımızı bu büyük coşkuya ortak olmaya bekliyoruz" dedi. Kortejden galaya uzanan bu renkli geceyle festival coşkusu zirveye taşınırken, Manisalılar tarihi miraslarına sahip çıkmanın gururunu bir kez daha yaşadı.