EĞİTİM - 21 Aralık 2021 Salı 10:47

Altınova’da lise öğrencileriyle buluşan Yalova Valisi Muammer Erol:

A
A
A
Altınova’da lise öğrencileriyle buluşan Yalova Valisi Muammer Erol:

Yalova Valisi Muammer Erol, 7’den 77’ye Çevrimiçi Altınova projesi kapsamında “Geleceğimdeki Ben” teması kapsamında düzenlenen etkinlikte öğrencilerle buluştu.

Yalova Valisi Muammer Erol, 7’den 77’ye Çevrimiçi Altınova projesi kapsamında “Geleceğimdeki Ben” teması kapsamında düzenlenen etkinlikte öğrencilerle buluştu.


Yalova Valisi Muammer Erol, Altınova Kaymakamlığı ve Altınova Belediyesi iş birliği ile öğrencilerin spor, kültür, sanat ve sosyal gelişimlerine destek vermek amacıyla hazırlanan “7’den 77’ye Çevrimiçi Altınova” projesi kapsamında lise öğrencileri ile bir araya geldi.


Altınova Belediyesi Konferans Salonunda düzenlenen etkinlik, açılış konuşmasının ardından Altınova Kaymakamı Regaip Ahmet Özyiğit’in konuşmasıyla devam etti. 3 yıldır Yalova’da valilik görevinde bulunduğunu söyleyen Yalova Valisi Muammer Erol, “Altınova Kaymakamımız ve Altınova Belediye Başkanımız el ele vererek çok güzel işler yaptıklarına şahit oluyorum. İşbirlikleri, gayretleri, çalışmalarından dolayı kendilerine teşekkür ediyorum” dedi.


“Hedeflerde sapmalar olabilir”


9’uncu sınıfta yapılan hedeflerde sapmalar olabileceğini söyleyen Vali Erol, “Ancak bir şeye kafa yormak bile yormayanlara karşı avantaj oluşturur. Kafa yoruyor olmanız, sizlerin kıymetli olduğunu gösteriyor” diye konuştu.


“Valiler arasında kıdemde ön sıradayız”


Özgeçmişi hakkında kısa bilgiler veren Vali Erol, “1978 yılında Kayseri Bünyan Lisesi’nden mezun oldum. O yıl üniversiteyi kazanamadım. Evde kaldım ve derslere çalıştım. 1979 İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliğini kazandım. 1980 yılında yeniden sınava girdim ve İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesini kazandım. 1984’te hukuk fakültesinden mezun oldum. 1985 yılında kaymakam adayı olarak Tekirdağ’da göreve başladım. Okul yıllarından sonra geçen 36 yılım var. Mevcut valiler arasından benden önce kaymakam adayı yoktur. Aydın Valimiz Hüseyin Aksoy devre arkadaşımdır. Birlikte, kıdemde ön sırada görünüyoruz. Özel hayatıma gelirsek, 3 evladım var. 2’si akademisyen diğeri İşletme mezunu kamuda çalışıyor. Yoğun çalışma temposunda yediğime içtiğime dikkat etmeye çalışıyorum. Hobilere ise fırsat kalmıyor” dedi.


“Önce Kaymakam olmalısınız”


Mesleğiyle ilgili bilgiler veren Vali Erol, “Vali olmak için öncelikle üniversitelerin ilgili bölümlerinden mezun olmanız gerekiyor. Sonra KPSS sınavına girerek iyi bir puan almalısınız. En az 90 puan. Her yıl 60-100 kişi için sınav açılıyor. En az 4 katı müracaat oluyor. Sonra sınav oluyor. Kazananlar Bakanlığın ayrıca yazılı ve sözlü sınavına giriyor. Başarıyla tamamlarsanız 3 yıllık kaymakam adaylığı dönemi başlıyor. Başarıyla tamamladığınızda 6 aylık kursun ardından kazanacağınız sınavın sonunda kuraya giriyorsunuz ve kurada çıkan yerde kaymakam olarak göreve başlıyorsunuz. Kaymakamlık görevine başladığınızda ülkenin her şehrinde her ilçesinde görev yapma şansınız olur. 1984 yılında mezun olduktan sonra girdiğim ilk sınav buydu ve kazandım. Ardından hâkimlik sınavını da kazanmıştım. Ancak tercihimi kaymakamlıktan yana kullandım. O tarihlerin İstanbul şartlarında serbest avukatlık yapma imkânım yoktu. Koyduğu hedefte yürüdüm. Akademisyen olmak isterdim. Kamu hukukunda yüksek lisans yapmak istedim. Sınava girdim. 30 kontenjan açıldı. Bir kişi bile almadılar. Alsaydılar o insan ben olurdum. Merkez Valisi olunca fırsat buldum, 23 yaşında yapamadığımı 57 yaşında yaptım. Ondan sonrasını çocuklarıma bıraktım. Her biriniz; samimi, dürüst, gayretli, çalışkan, başarıya inançlı insanlar olmalısınız. Bir şeyi hak etmek için emekli ve gayretli olmak, imkânların hakkını vermelisiniz. Emeğinizi esirgemeyin, imkânları iyi değerlendirin, size emek sarf eden insanlara da hakkını verin. Böyle olursa kıymetli olursunuz. Tahsiliniz süresince elinizden gelen gayreti göstermelisiniz. Üniversite hayatından sonra da tahsile devam etmelisiniz. İlk tercihiniz akademisyenlik, ilim-irfan sahibi olabilmeyi hedefleyin" diye konuştu.


Vali Muammer Erol, öğrencilerden gelen soruları da cevapladı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gümüşhane Anadolu’nun sembolleri eşarplarda dile geliyor Gümüşhane’de 18 yıldır esnaflık yapan Çiğdem Yakut, Anadolu’nun derin kültürel mirasını modern eşarp tasarımlarıyla buluşturuyor. Büyük şehirlerin hızına karşı Anadolu’nun sakin ve nitelikli üretim anlayışını benimseyen Yakut, markasıyla Gümüşhane’den dünyaya uzanan kalıcı bir tasarım dili oluşturmayı hedefliyor. Gümüşhane’de yaklaşık yirmi yıldır ticaret hayatının içinde yer alan kadın girişimci Çiğdem Yakut, Anadolu’nun köklü mirasını modern moda anlayışıyla birleştiriyor. Geleneksel dokuma kültürünü ve kadim Anadolu motiflerini eşarplara yansıtan Yakut, yerel değerlerin uluslararası pazarda nasıl bir kimlik kazanabileceğini ispatlıyor. "Az ama öz" üretim felsefesi Üretim sürecini sadece bir ticari faaliyet olarak değil, bir seçicilik anlayışı olarak tanımlayan Çiğdem Yakut, hızlı tüketim döngüsünün dışına çıkmayı tercih ediyor. Dokuma ve işçilik süreçlerinde titiz bir ustalıkla hareket ettiklerini belirten Yakut, "Anadolu yüzeyde küçük ama içerisinde çok katmanlı bir miras barındırıyor. Biz bu derinliği tasarımlarımıza yansıtarak zamansız ve uzun ömürlü eserler sunmayı hedefliyoruz. Bizim için lüks; gösterişten ziyade köken ve ustalıktır" dedi. Her motif bir hikaye anlatıyor Tasarımlarında kullanılan Anadolu motiflerinin tesadüf olmadığını, bu toprakların binlerce yıllık hafızasını temsil ettiğini vurgulayan Yakut, her deseni özel olarak isimlendirdiklerini ifade etti. Motifleri sadece görsel bir öge değil, yaşayan bir miras olarak ele aldıklarını belirten girişimci, modern çizimlerle bu sembolleri rafine bir tasarım diline dönüştürdüklerini kaydetti. Önümüzdeki beş yıl içerisinde köklerinden beslenen ancak global ölçekte konumlanan seçkin bir yapı kurmayı planladıklarını ifade eden Yakut, büyüme stratejisini "doğru ve kalıcı olmak" üzerine inşa ettiklerini söyledi. Gümüşhane’den çıkan bir marka algısını avantaja çevirdiklerini dile getiren Yakut, sınırlı üretim koleksiyon anlayışını koruyarak uluslararası prestijli platformlarda daha görünür olmayı hedeflediklerini sözlerine ekledi.
Hatay Döneri ile meşhur Hatay’da nohut dürümcü kadın vatandaşların damak lezzetini değiştirdi Hatay’da memleketinin lezzeti olan nohut dürümü vatandaşlara 90 TL’lik fiyatla sunan ve İskenderun ilçesinde ‘Nohut dürümcü Kadriye abla’ Kadriye Uzun, 10 yıldır sürdürdüğü mesleğinde el lezzetiyle vatandaşların vazgeçilmezleri arasında. İskenderun ilçesinde yaşayan Kadriye uzun, 10 yıl önce sanayi sitesi içerisinde memleketi Gaziantep’in eşsiz lezzeti olan nohut dürümcü açtı. Döneriyle meşhur Hatay’da vatandaşların damak lezzetine farklı bir tatla hitap eden Uzun, vatandaşlardan güzel bir dönüş aldı ve işini severek yapmayı sürdürdü. İskenderun’da ‘Nohut dürümcü Kadriye abla’ olarak tanınan kadın, 90 TL’ye satışa sunduğu nohut dürümle öğrenciler başta olmak üzere her bütçeye hitap ediyor. "Kendi işimi sevdiğim için yemeğimi de güzel yapıyorum, İskenderun’da ben bir taneyim" Mücverli nohut dürümün ve nohut dürümün müşterilerden tam not aldığını ifade eden Kadriye Uzun, İskenderun’da tek nohut dürümcü olduğunu belirterek ’’On yıldır nohut dürün yapıyorum, bizim memleketimizin yemeği olduğu için aklıma oradan geldi. Şanlıurfa, Birecik ve Gaziantep yani üç yörenin yemeği nohut dürüm. Memleketimizi de biliyorlar, nohut dürümünü de biliyorlar ve lezzetimizi tanıtmışız zaten. Nohut başlı başına protein, mücverimiz de öyle. Farklı tat istiyorlar insanlar, talebimiz çok var. Her şeyin bir ayrı lezzeti var. Dönerin ayrı bir lezzeti var ama benim yemeğime söz yok. ‘Mücveri çok güzel yapıyorsun abla’ diyorlar. ‘Mücverli nohut dürümü çok güzel oluyor’ diyorlar. Kendi işimi sevdiğim için yemeğimi de güzel yapıyorum, İskenderun’da ben bir taneyim’’ dedi. "Nohut dürüm mü, döner mi derseniz benim için nohut dürüm" Nohut dürümün 90 TL’lik fiyatıyla dönerden yarı yarıya daha ucuz olduğunu belirten Emir Çömez, eşsiz lezzetin müdavimi olduğunu ve dönere tercih ettiğini söyledi. Çömez, "İki yıldan beri buradayız, her sabah müdavimiyiz. Artık alışkanlık ve vazgeçilmez bir tat haline geldi. Farklı şeyler daha iyi oluyor. Bir de işletmenin, sahibinin samimiyeti, içtenliği önemli. Özellikle bir anne elinin değmesi daha lezzetli yapıyor yemeği. Nohut dürüm yemek güzel, herkesi buraya bekleriz. Nohut dürüm mü, döner mi derseniz benim için nohut dürüm. Ben uzun zamandan beri döner yemiyorum, iki seneden beri çünkü artık vücut alıştı" dedi.