ÇEVRE - 11 Haziran 2022 Cumartesi 12:56

’Toprak Dede’nin mirası ağaç müzesi ziyaretçilerini büyülüyor

A
A
A
’Toprak Dede’nin mirası ağaç müzesi ziyaretçilerini büyülüyor

"Toprak Dede" olarak anılan TEMA Vakfı Kurucusu merhum Hayrettin Karaca’nın 7 kıta gezerek topladığı 8 bine yakın bitki türünden oluşan Türkiye’nin ilk özel arboretumu misafirlerine eşsiz manzaralar sunuyor.

"Toprak Dede" olarak anılan TEMA Vakfı Kurucusu merhum Hayrettin Karaca’nın 7 kıta gezerek topladığı 8 bine yakın bitki türünden oluşan Türkiye’nin ilk özel arboretumu misafirlerine eşsiz manzaralar sunuyor.


Birleşmiş Milletler tarafından “Orman Kahramanı”, “Alternatif Nobel” gibi dünya çapında birçok ödüle layık görülen Hayrettin Karaca, 2020 yılında hayatını kaybetmişti. "Toprak Dede" olarak da anılan Karaca’nın 1980 yılında kurduğu Karaca Arboretum (ağaç müzesi) geride bıraktığı en büyük miraslardan biri oldu. Gen merkezi özelliğini de taşıyan arboretum, dünyada “International Dendrology Society” ödülünü alan sayılı ağaç müzelerinden biri olarak da ön plana çıkıyor. Arboretumda 110 dönümde yaklaşık 4 bin odunsunun yanı sıra 3-4 bin civarında da çalı türü yer alıyor.



Bataklıktan ağaç cennetine


Karaca Arboretum Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı aynı zamanda Hayrettin Karaca’nın torunu olan Yeşne Karaca İren, ziyaretçilerine enfes bir deneyim sunan ağaç müzesi hakkında bilgi verdi. Arboretumun yaklaşık 60 dönümünün ziyarete açtık olduğunu belirten İren, senede yaklaşık 15 bin ziyaretçiyi ağırladıklarını belirterek, “Burası bir gen merkezi aslında, büyükbabamın bir aşkıydı. Ev bahçesi olarak elmalıktı burası. Kendisine miras yoluyla intikal etmiş. Süreç içinde evin bahçesi olarak tasarlıyor. Sonra hoşuna gidiyor. Elmalıktan burası bir arboretuma dönüşüyor. Aslında zemin de bataklık. Bu bataklık zemine arboretum kuruluyor. Arboretum, arbo ağaç demek latince, retum ev, dam gibi. Dolayısıyla arboretum dediğimiz zaman ağaç evi gibi çevirebiliriz ama ağaç müzesi tam karşılığı” dedi..



Kıta kıta gezi türleri elleriyle topladı


Hayrettin Karaca’nın arboretumu kurma çabasını anlatan İren, şöyle konuştu:


“Büyükbabam dünyayı kıta kıta gezip yaşayabilecek türleri ya tohumdan ya aşı filiz alma suretiyle biriktirip burada getirdi ve üretti. Amerika, bütün Avrupa Kıtası, Afrika yani bütün 7 kıtayı, Asya, Çin, Yeni Zelanda yani dünyada gitmediği yer aşağı yukarı kalmadı. Burada barınabilecek her türü bulup getirdi. Karaca Arboretum doğumlu bireylerimiz de var burada ama Türkiye doğasından da burada yaşayabilecek türleri barındırıyoruz. Yaklaşık 4 bin odunsu 3-4 bin civarında çalı türümüz var burada barındırdığımız. Onun dışında en kıymetli en geniş koleksiyonlardan meşe koleksiyonumuz var, manolyalar var, akçaağaçlar var onun dışında tek başına bireyler de var."



Yeni Zelanda’dan 2 bavul tohum getirdi


Büyükbabasıyla birçok anısı olduğunu anlatan İren, Yeni Zelanda Gümrüğü’nde Toprak Dede’nin yakalandığını dile getirerek, “Cebine tohumları doldurup, 2 bavul tohum doldurup çok neşeli şekilde onları alıp gelebileceğini düşünürken durduruyorlar. Bir şekilde atlatıyorlar, asla tohumlarını vermek istemiyor. Dağlardan derelerden toplamış tohumları ‘Yalan söyledim bavulları açtırmadım’ dedi. Otele gidince onları buzdolabına koymam gerekiyordu buzlar aldım muhafaza edilmesi gereken daha canlı türler var tohum olmayan’ diye anlatıyordu” diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli TEM’de otomobil devrilen tır dorsesinin altında kaldı: Karı-koca hayatını kaybetti TEM Otoyolu’nun Kocaeli geçişinde 2 tır, LPG yüklü tanker ve otomobilin karıştığı zincirleme kazada 2 kişi hayatını kaybetti. Kaza nedeniyle uzun araç kuyruklarının oluştuğu Ankara istikametinde trafik akışı kontrollü olarak sağlanıyor. Kaza, saat 15.30 sıralarında TEM Otoyolu İzmit geçişi Malta Mahallesi mevkisinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Ankara istikametine seyir halinde olan İzzet Kaysi idaresindeki 34 VE 5842 plakalı otomobil ile sürücülerinin isimleri henüz öğrenilemeyen 34 HG 9019 plakalı mıcır yüklü tır, 06 FH 8538 plakalı tır ve 02 EB 786 plakalı LPG yüklü tanker zincirleme kazaya karıştı. Çarpışmanın şiddetiyle 34 HG 9019 plakalı tırın dorsesi devrildi, yüklü mıcırlar yola savruldu. Devrilen dorsenin altında kalan otomobilde bulunan sürücü İzzet Kaysi (78) ile eşi Mesude Kaysi (73) araç içinde sıkıştı. İhbar üzerine olay yerine itfaiye, sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekiplerinin yoğun çalışmasıyla araçtan çıkarılan İzzet ve Mesudiye Kaysi çiftinin, sağlık ekiplerince yapılan kontrolde hayatını kaybettiği belirlendi. Çiftin cenazeleri, otopsi işlemleri için morga kaldırıldı. Kaza nedeniyle TEM Otoyolu’nun Ankara istikameti bir süre ulaşıma kapanırken, bölgede kilometrelerce araç kuyruğu oluştu. Jandarma ekipleri, sürücüleri Kurçeşme (Batı) TEM gişelerinden D-100 kara yoluna yönlendirdi. Araçların kaldırılması ve yolun temizlenmesinin ardından trafik akışı kontrollü olarak sağlanmaya başladı. Öte yandan, otoyol dron ile havadan da görüntülendi.
Ankara Gazeteci Uludağ dosyası yetkisizlikle Ankara’ya gönderildi Gazeteci Alican Uludağ hakkında ‘Cumhurbaşkanına hakaret’ ve ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’ suçlarından iddianame hazırlanırken dosya yetkisizlik kararıyla Ankara’ya gönderildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianameyi değerlendiren İstanbul 26. Asliye Ceza Mahkemesi, dosyanın yetkisizlikle Ankara Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verdi. Hazırlanan iddianamede Uludağ’ın "zincirleme şekilde Cumhurbaşkanına alenen hakaret", "zincirleme şekilde Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ve devletin yargı organlarını alenen aşağılama" ve "zincirleme şekilde halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçlarından 3 yıl 8 aydan, 23 yıl 5 aya kadar hapisle cezalandırılması istendi. İddianamede Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın "müşteki", gazeteci Alican Uludağ’ın "şüpheli" olarak yer alırken, Uludağ’ın ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı bazı paylaşımlara yer verildi. Söz konusu paylaşımlar nedeniyle Uludağ’ın, zincirleme şekilde Cumhurbaşkanı’nın onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek şekilde somut fiil isnadında bulunduğu, farklı tarihlerde yapmış olduğu paylaşımlarla üzerine atılı suçu zincirleme şekilde işlediği anlatıldı. İddianamede, Uludağ’ın ilgili paylaşımları herkese açık şekilde sosyal medya platformunda yapmış olması ve paylaşımların belirlenemeyen sayıda kişiye ulaştığının anlaşılması karşısında suçun alenen işlendiği, bu kapsamda şüpheli hakkında kamu davası açılabilecek nitelikle yeterli delilin bulunduğu kaydedildi. İddianamede, Uludağ’ın paylaşımlarında beyan edilen sözlerin ülkenin iç ve dış güvenliği, kamu düzeniyle ilgili olduğu ifade edildi. Bu kapsamda eylemlerinin kamu barışını bozmaya elverişli olduğu, toplumu manipüle etmek amacıyla gerçeğe aykırı veya yanıltıcı bilgiler verdiği ileri sürüldü.