SPOR - 24 Ekim 2022 Pazartesi 12:31

Milli sporcu yüzmeden sonra halterde de engel tanımıyor

A
A
A
Milli sporcu yüzmeden sonra halterde de engel tanımıyor

Yüzmede uluslararası turnuvalarda önemli başarılar elde eden doğuştan engelli milli sporcu Uğur Yumuk, bu kez para halterde başarıdan başarıya koşmaya başladı.

Yüzmede uluslararası turnuvalarda önemli başarılar elde eden doğuştan engelli milli sporcu Uğur Yumuk, bu kez para halterde başarıdan başarıya koşmaya başladı. Yumuk, para halterde elde ettiği Avrupa ikinciliği sonrası bu kez gözünü dünya şampiyonasına dikti.


Yalova Devlet Hastanesi Bilgi İşlem Bölümü’nde çalışan, evli ve bir kız çocuk babası Uğur Yumuk, yüzmede elde ettiği başarıları bu kez para halter branşında sürdürüyor. 15 yaşında sporla ile tanışan 34 yaşındaki milli sporcu, Siirt’te yüzmeye başladıktan sonra İstanbul’da spor hayatını sürdürdü. Yüzmede, Akdeniz Oyunları’nda üçüncülüğü bulunan Yumuk, bu branşta toplamda 4 uluslararası turnuvada 2 ikincilik, 2 de üçüncülük elde etti. Türkiye şampiyonalarında 14 birinciliği, 8 de ikinciliği olan başarılı sporcu, şimdi bu başarısına para halterde devam ediyor.



Yalova’da yüzme için havuz bulamayınca haltere başladı


Yüzmede 2011 yılında ABD’deki bir turnuvaya davet üzerine giden Yumuk, burada 3 altın madalya aldı. Amerika’daki fizyoterapistlerin muayenesinde milli sporcuya halter branşına daha yatkın olduğu söylendi. Sonrasında Türkiye’ye dönen ve 2012 yılında ailesiyle Yalova’ya taşınan Yumuk, kentte havuzun olmaması nedeniyle yüzmeden 2 yıl uzak kaldığını belirterek, “2 yıl boyunca yüzemedim. Bırakma noktasına geldim zaten. 2 yıl sonra kapalı yüzme havuzu yapıldığında Gençlik Spor İl Müdürlüğü ile görüştüğümde benim için uygun bir saat ve kulvar verilemeyeceği söylendi, ayarlanamadı yani. Ben de 2014 yılında halter branşına başladım” dedi.



Hevesi kırıldı spora 3 yıl ara verdi


2015 yılında para halterde katıldığı Türkiye şampiyonasında sıfır çekmesi sonrasında spora ara veren Yumuk, “Hevesim kırılmıştı. Yüzmeyi de imkansızlıklar yüzünden yapmadım. 2018 yılında halter sporunu yapmaya tekrar karar verdim. Çünkü bir engellinin sporsuz hayata bağlanması biraz zor. Sporla bağdaşmasını düşünüyorum biraz ben. 2018’den sonra 2 yıl hazırlandım. Koronavirüs patlak verince ara vermek zorunda kaldım. 2 tane Türkiye şampiyonası geçirdim. 2019-2020 yılında Türkiye şampiyonu oldum para halterde. 2022 yılında bu kez ben koronavirüse yakalandım ve Türkiye şampiyonasına katılamayarak dünya şampiyonası kampına seçilemedim” diye konuştu.



Para halterde Avrupa ikinciliğine


Avrupa Şampiyonası’na katılmak için fitness eğitmeni kardeşi Mustafa Şahin Yumuk ile çalışmalara başlayan Uğur Yumuk, saatlerce hastanedeki işinde çalıştıktan sonra spor salonuna giderek yoğun bir tempoda antrenman yaptı. Milli para halterci çalışması sonucunda elde ettiği başarıyı şöyle anlattı:


“8’den 5’e kadar çalıştıktan sonra akşam 3 saat de spor yapıyorum. Gece eve gittiğimde saat 11.00 oluyordu. Geçen yıl mart ayında Türkiye şampiyonasında 175 kilo kaldırarak Türkiye şampiyonu oldum ve milli takıma seçildim. Haziran ayında milli takım kampına alındım. 4 ay boyunca milli takım kampında çalıştık. 28 eylülde 174 kilo kaldırarak 72 kiloda Avrupa ikincisi oldum.”



Hedef dünya ve olimpiyat şampiyonluğu


Halterdeki ilk uluslararası yarışmada başarı ile dönmesinin hedefinin büyüttüğünü anlatan Yumuk, kendisine yönelik de beklentileri arttırdığını ifade etti. Haziran 2023’te dünya şampiyonasına hazırlandığını ifade eden başarılı sporcu, “Dünya olimpiyat sıralamasında yaklaşık 400 sporcu içinde ilk 10 içindeyim. Olimpiyata gitme hakkı alan sporcular arasındayım. Dünya şampiyonasında ilk 3’e girmeyi hedefliyoruz. 6 ay hazırlanma sürecimiz var. Bu 6 ay hem iş hem sporu aynı anda yapacağız maalesef ama yapacağız bir şekilde. Dünya şampiyonasında ilk üçe girme hedefim var. Ondan sonra da zaten en büyük hayalim olimpiyat. Olimpiyatlara katılarak oradan madalya getirmek istiyorum” diye konuştu.


Ağabeyine antrenörlük yapan Mustafa Şahin Yumuk ise daha iyi şartlarda daha iyi başarılar elde edilebileceğini söyledi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Yaşar Üniversitesi’ne EBSO’dan anlamlı ödül Yaşar Üniversitesi’nin üniversite-sanayi iş birliğine katkı sağlayan çalışmaları sanayiciler tarafından ödüllendirildi. Üniversite-sanayi iş birliğinin güçlendirilmesi, bölgesel AR-GE kapasitesinin geliştirilmesi ve iyi uygulama örneklerinin görünür kılınarak ekosistemin teşvik edilmesi amacıyla, Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) tarafından bu yıl ilk kez düzenlenen "Üniversite-Sanayi İş Birliği Projeleri Ödülleri" sahiplerini buldu. Yaşar Üniversitesi, yenilikçi fikirlerle üniversite-sanayi iş birliğinin katma değere dönüşümüne olan desteklerinden dolayı "Üstün Hizmet Onur Ödülü"ne layık görüldü. Yaşar Üniversitesi ve May Agro Tohumculuk tarafından ortak olarak yürütülen "Tarla Bitkisi Verim Tespit Yöntemi Projesi" Üniversite- Sanayi İş Birliği kategorisinde ödül aldı. Ayrıca üniversite-sanayi iş birliğinin gelişerek güçlenmesine katkı sağladığı ve değer yarattığı için Yaşar Holding’e "Üstün Hizmet Ödülü" verildi. Teknoloji üssü EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar İzmir’in sanayisi ve üniversiteleri ile bir teknoloji üssü olabileceğini belirterek, "Üniversite-sanayi iş birliğinin tohumlarını 1986 yılında Ege Üniversitesi ile attık. Rotamız belli. Hedefimiz destekleyecek eğitim ve sonuç odaklı çalışma ile bu iş birliğini Türk sanayisini geliştirecek bir noktaya taşıdık. Birçok üniversite ile çalışmalar yürütüyoruz. Üniversitelerde bilgi var, sanayicide girişim var. Sanayiciler olarak üniversitelerdeki bu bilgiyi almaya hazırız. İzmir’de üniversiteler ve teknoloji merkezleri ile bu kentin bir teknoloji üssü haline gelmesi için hiçbir engel yok" dedi. "İş birliği genlerimizde var" Yaşar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Levent Kandiller, üniversitenin genlerinde sanayi ile iş birliği olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: "Kurucu vakfımızın arkasında birçok değerli sanayi kuruluşunu barındıran Yaşar Holding var. Üniversitemiz kurulurken bu iş birliği genlerinde vardı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın İzmir’de üniversite-sanayi iş birliği için görevlendirdiği akademisyenlerden biriyim. Bu amaçla hem organize sanayi bölgelerinde hem de kendi topluluğumuz içinde Ege Bölgesi’nin sanayi kuruluşları ile ortak çalışmalar yürütüyoruz. Çok güzel projelere imza atıldı. Ege Bölgesi Sanayi Odası’na çalışmalarımıza değer vererek ödüllendirdiği için teşekkür ederiz." "Tarla Bitkisi Verim Tespit Yöntemi Projesi" ile ‘Üniversite-Sanayi İş Birliği’ kategorisinde ödül alan May Agro Tohumculuk’un Ar-ge Müdürü Dr. İlker Özmen de, "Yaşar Üniversitesi ile drone ile verim tahminine dayalı bir proje geliştirdik. Pamuğun daha hasat edilmeden verimini tespit etmeyi amaçladık. Başarılı da olduk. Bu daha başlangıç pamuk hastalıkları gibi stres faktörleri ile ilgili çalışmalarımız devam edecek. Projemizin ödüle layık görülmesi bize motivasyon oldu" dedi. Yaşar Üniversitesi Yönetim Bilişim Sistemleri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Komesli ve May-Agro Tohumculuk San. ve Tic. A.Ş. Ar-Ge Mühendisi Dr. Aslı Keçeli ile yapay zeka destekli yazılımı geliştiren Yaşar Üniversitesi Yazılım Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Süleyman Ünlütürk, yazılım sayesinde pamukta verimlilik artarken, üretim maliyeti ve risklerin azaldığını söyledi. Prof. Dr. Ünlütürk, "Çalışma, İHA ve yapay zeka teknolojilerinin tarımsal üretimde nasıl kullanılabileceğini ve bu teknolojilerin pamuk verimi tahmininde geleneksel yöntemlere göre sağladığı avantajları ortaya koyuyor. Bu yenilikçi yaklaşım, ile daha hasat etmeden verim tahmini yapılabiliyor" dedi. Yaşar Holding’e büyük onur Üstün Hizmet Ödülü’nü, Yaşar Holding adına alan Pınar Et ve Çamlı Yem Başkan Yardımcısı Tunç Tuncer, Yaşar Topluluğu olarak çalışmalarında her zaman bilimi öncelik olarak gördüklerini belirterek, "Yaşar Holding sanayinin öncü kuruluşlarının bir araya gelmesinden oluşuyor. Kuruluş felsefesinde bilim var. Mottosu "Bilim, Birlik, Başarı". Bilim ile sanayi birleşince başarı doğal bir sonuç. Şirketlerimiz ve Yaşar Üniversitesi de bu temel felsefe ile Kurucumuz ve Onursal Başkanımız Selçuk Yaşar’ın vizyonuyla hayata geçti. Bugün aldığımız ödüller bu yaklaşımın değerli bir göstergesi." diye konuştu.
Sakarya 46 yıl sonra ortaya çıktı: Gölet çöktü, su yer altından başka noktadan çıktı Sakarya’nın Kaynarca ilçesinde yaklaşık 46 yıl önce kapatıldığı öğrenilen bir mağara, meydana gelen çökme sonrası yeniden ortaya çıktı. Gölet suyunun aniden boşalması ve farklı bir noktadan yeniden yüzeye çıkması mahallede tedirginliğe sebep oldu. Güven Mahallesi Dınbazlar Sokak’ta bulunan doğal oluşum gölette meydana gelen olayda, mağaradan gelen suyun içme suyunu karıştığı gerekçesiyle yaklaşık 46 yıl önce Köylere Hizmet Götürme Birliği tarafından kapatılan mağaranın ağzında çökme meydana geldi. Çökmenin ardından göletteki su kısa sürede boşalırken, suyun yer altından ilerleyerek yaklaşık 1 kilometre uzaklıktaki Güven Mahallesi’nde bulunan bir su dere yatağından çıktığı gözlendi. Mahalle sakinleri, mağaranın köyün altından uzanan geniş bir yer altı hattına sahip olduğunu ve yıllar önce suyun içme kaynaklarına karışması sebebiyle Köylere Hizmet Götürme Birliği tarafından kapatıldığını ifade etti. Yaşanan çökme ile birlikte yer altındaki su hareketliliğinin yeniden ortaya çıkması, bölgede benzer çökmelerin yaşanabileceği endişesini de beraberinde getirdi. Olay sonrası Sakarya Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ) ekipleri bölgede geniş çaplı inceleme başlattı. Ekipler, hem gölet çevresinde hem de mahallede farklı noktalarda kontroller gerçekleştirerek suyun akış yönü, zemin yapısı ve muhtemel risklere ilişkin teknik değerlendirmelerde çalışmalarını sürdürüyor. Ayrıca göletin büyük bir bölümünden suyun çekilmesiyle birlikte acı bir tablo da ortaya çıktı. Suyun çekilmesiyle birlikte gölette yaşayan çok sayıda balık akıntıyla yer altına sürüklenirken, bazı balıklar ise çekilen suyun ardından çamurda mahsur kaldı. Çökmeyle yok olan gölet ve çökme alanı dron ile görüntülendi.