ÇEVRE - 23 Mayıs 2023 Salı 10:53

Doğa Eğitim Merkezi’nde çocuklar hem hayvanları hem doğayı tanıyor

A
A
A
Doğa Eğitim Merkezi’nde çocuklar hem hayvanları hem doğayı tanıyor

Çınarcık Doğa Koruma ve Milli Parklar Şefliğinde faaliyet gösteren Doğa Eğitim Merkezi öğrencilere bitkileri ve hayvanları tanıma imkanı sunuyor.

Çınarcık Doğa Koruma ve Milli Parklar Şefliğinde faaliyet gösteren Doğa Eğitim Merkezi öğrencilere bitkileri ve hayvanları tanıma imkanı sunuyor.


Yalova’nın Çınarcık ilçesinde bulunan Doğa Eğitim Merkezi, 16 türden 72 hayvana ev sahipliği yapıyor. Yaban Hayatı Rehabilitasyon Merkezi’nin yanı sıra eşitli ağaçların ve sera alanının da yer aldığı Doğa Eğitim Merkezi’ni ziyaret eden öğrenciler, program dahilinde hem bitkileri hem hayvanları yakından tanıyor. Yalova’daki okullardan turlarla Doğa Eğitim Merkezi’ne gelen okul öncesi, ilkokul ve ortaokul öğrencileri, unutamayacakları bir gün geçiriyor.


Doğa merkezine gelen öğrenciler ilk olarak ağaçları tanırken sonrasında da seralarda tohum dikmeyi öğreniyor. Öğrenciler daha sonra toprakla buluşturdukları tohum saksılarını yanlarında götürüyor. Bitkilerin yanın sıra hayvanları da yakından tanıma imkanı bulun öğrenciler, eğitici oyunlarla bilgilendiriliyor.


Alanda bulunan tavus kuşundan keçiye, horozdan tavşan gibi birçok hayvanı gören ve kimilerine de dokunma fırsatı bulan öğrenciler, doğayı tanırken bir taraftan da eğleniyor.


Yalova’da faaliyet gösteren bir özel eğitim kurumunun Müdür Yardımcısı Cansu Uysal Topal, Doğa Eğitim Merkezi’nin öğrenciler için çok faydalı bir yer olduğunu belirterek, “Dün birinci sınıf öğrencelerimizle geldik. Bugün de okul öncesi öğrencilerimizle geldik. Öğrencilerimiz burada endemik bitkilerle, hayvanlarla tanıştılar. Onları yakından görme fırsatı tanıdılar. Daha sonra bununla ilgili bir sunum yapıldı öğrencilerimize. Hayvanlara kaşı nasıl yaklaşılması gerektiği, hayvanların tepkilerini öğrettiler çocuklarımıza. Bunlarla ilgili çok güzel animasyon oyunları oynattılar çocuklarımıza. Etrafı gezdik ve çok eğlendik açıkçası” dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Diyarbakır Binlerce kilometre mesafe kateden leylekler yuvalarını Diyarbakır’da kuruyor Diyarbakır’ın Bismil ilçesinden geçen Dicle Nehri, yaklaşık 5 bin kilometre yol katederek Nil Vadisi, Etiyopya, Somali ve Afrika’dan gelen leyleklere ev sahipliği yapıyor. Bismil ilçesinden geçen Dicle Nehri, yıllardır leyleklere ev sahipliği yapıyor. Nil Vadisi, Etiyopya, Somali ve Afrika gibi yerlerden yaklaşık 5 bin kilometre katederek gelen leylekler, ata yurtlarında varlıklarını sürdürüyor. Hatay üzerinden gelen leyleklerin bir kısmı Avrupa popülasyonuna katkı sağlarken, bir kısmı ise ata yurdu olan Diyarbakır’a gelip, yıllardır kullandıkları yuvalarına yerleşiyor. Öncü olarak gelen erkek leylek, daha sonra gelen dişi leylek ile kuluçka ve yavrulama dönemini burada geçiriyor. Prof. Dr. Ahmet Kılıç, ülkede yüzlerce kuş türü olduğunu, bunlardan birinin de leylek ya da beyaz leylek olduğunu söyledi. Göçmen olarak bilinmekte olan leyleklerin yurda şubat ayı ortasından itibaren girmeye başladıklarını belirten Prof. Dr. Kılıç, genel olarak ilk gelenlerin yuva sahibi erkekler olduğunu, önceki yıllarda kullandıkları yuvalara yerleşerek yuvayı korumaya aldıklarını ifade etti. Kılıç, yuva kurmanın bazen bir ayı bulduğunu söyleyerek, "Yuva sahipleri önceki yıldan yuvalarını kurmaya başlıyorlar. Dişiler bunlardan sonra geliyor. Mart başına doğru göç olayı tamamlandığında yuvalarda genel olarak çiftler bulunuyor ve eşler birlikte yuva materyali taşımaya başlıyor. Yaklaşık bir ay içinde yuva tamamlanıyor. Nisan ayı başından itibaren kuluçkaya yatarlar. Kuluçka yaklaşık 1 ay sürmekte ve yavrular mayıs ayı başından itibaren görülmeye başlanır. Yavrular yaklaşık 2 ay boyunca yuvada beslenir" dedi. "Leylekler besin zincirinde önemli bir işlevi yerine getirirler" Diyarbakır’da pek çok leylek yuvası olduğunu aktaran Prof. Dr. Kılıç, şöyle devam etti: "Özelikle Bismil leylekleri yoğun popülasyon olarak karşımıza çıkıyor. Burada yuva başarısı oldukça yüksek. Yuvadaki bütün yumurtalardan yavrular çıkar. 5 yavru. Bu 5 yavrunun tamamı da uçmaya katılır ve sağlıklı büyür. Leylekler, besin zincirinde önemli bir işlevi yerine getirirler. Besin zinciri için ya da besin ağacı için önemli bir türdür. İnsanlar tarafından da kimi bölgelerde koruma altında tutulur, kutsal kabul edilir. Bu yüzden insanlarla ilişkileri çok iyi. İnsanlara çok yakın olan yerlerde rahatlıkla yuva kuruyorlar. Çünkü insanlar bunlara herhangi bir zarar vermiyor." "Bu bölgede önceki yıllarda yüzden fazla leyleğin artık göç etmediğini biliyoruz" Son yıllarda iklim krizine bağlı olarak leyleklerin davranışlarında da farklılıklar olduğunu gördüklerini dile getiren Prof. Dr. Kılıç, "Bu bölgede önceki yıllarda yüzden fazla leyleğin artık göç etmediğini biliyoruz. Bu şunu gösterir; kışlar aşırı sert değil ve leylekler yiyecek bulabiliyor. Bundan dolayı bazı bireyler göç etmeyerek burada kalabiliyorlar. Bu yüzden leylekleri önümüzdeki yıllarda daha fazla bireyle göçe gitmeyen tür olarak görme imkanımız var. Her bir kuş türü bulunduğu bölgede çok değerlidir, önemli bir işlevi yerine getirmektedir. Aynı işi leyleklerde yerine getirmekte. Bizim de biyoçeşitliliği korumamızla hem tarımda hem de doğada bir dengeye katkımız olmalıdır. Bu konuda vatandaşlarımızın duyarlılığı önem arz eder" ifadelerini kullandı.