EĞİTİM - 18 Aralık 2024 Çarşamba 10:34

Aksa, Akkim ve DowAksa’dan eşit bir gelecek için yeni proje: ‘Eşitliğin Kimyası’

A
A
A
Aksa, Akkim ve DowAksa’dan eşit bir gelecek için yeni proje: ‘Eşitliğin Kimyası’

Yalova’dan dünyaya açılan 3 büyük kimya şirketi Aksa Akrilik, Akkim ve DowAksa, toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda önemli bir adım atarak ‘Eşitliğin Kimyası’ projesi çatısı altında güçlerini birleştirdi. Projenin ilk ayağına AÇEV iş birliğinde Yalova’da ‘Hayat Dolu Buluşmalar’ programı ile başlayan üç şirket, kadınların güçlenmesi ve kız çocuklarının eğitime erişiminin artırılmasını hedefliyor.



Akkök Holding’in kimya sektöründe faaliyet gösteren şirketleri Aksa Akrilik ve Akkim Kimya ile Dow Inc. ve Aksa Akrilik 50/50 ortak girişimi olan DowAksa, sürdürülebilirlik projelerine yeni bir kadın destek programını ekledi. Şirketler toplumda cinsiyet eşitliği konusunda güçlü bir adım atarak ‘Eşitliğin Kimyası’ projesini başlattı. Kadınların güçlenmesini ve kız çocukların eğitime erişiminin artırılmasını hedefleyen şirketler, projenin ilk ayağını Anne Çocuk Eğitim Vakfı (AÇEV) iş birliği kapsamında Yalova’da ‘Hayat Dolu Buluşmalar’ isimli program ile başlattı.



Program kapsamında, 18 yaşından büyük kadınlara ileri okuryazarlık, matematik ve yaşam becerileri gibi konularda eğitimler sunuluyor. 14-18 yaş arası kız çocuklara yönelik olarak düzenlenen ‘Genç Hayat Dolu Buluşmalar’ programında ise, kız çocukların eğitimlerine devam etmeleri ve yaşam becerilerini geliştirmeleri destekleniyor. Aktif, katılımcı ve paylaşıma dayalı bir ortamda eşitlikçi yaklaşım ile yüz yüze uygulanan program 8 hafta sürüyor.



“Türkiye genelinde geniş etki oluşturmayı hedefliyoruz”


Aksa Akrilik Genel Müdürü Cengiz Taş, Akkim Kimya Genel Müdürü Onur Kipri ve DowAksa İcra Kurulu Başkanı Massimo Rebolini ile AÇEV Genel Müdürü Senem Başyurt, proje lansmanında yaptıkları açıklamalarda ‘ne işte ne okulda olan kadınlar ve kız çocuklarının’ hayata kazandırılmasının toplum için önemini vurguladı.


Aksa Akrilik Genel Müdürü Cengiz Taş, “Eşitliğin Kimyası projesi kapsamında başlattığımız ‘Hayat Dolu Buluşmalar’ programı ile kadınların ve kız çocukların hayatlarına katkı sağlayarak, onlara daha iyi bir gelecek sunmayı hedefliyoruz. Projemizin ana amacı, öncelikle Yalova’da, ardından Türkiye genelinde her kesimden bireyin eşit fırsatlara erişimini sağlamak ve geniş bir etki oluşturmaktır” dedi.



Akkim Kimya Genel Müdürü Onur Kipri de Akkim olarak yıllardır Akkim Cinsiyet Eşitliği programı kapsamında kadınların iş yaşamında ve toplumda güçlendirilmesini amaçlayan çalışmalar yaptıklarını belirterek, “Bu amaçla grup kimya şirketlerinin güçlerini birleştirmesi çok kıymetli. Bu önemli güç birliğinin başta bölgemiz olmak üzere tüm Türkiye’de örnek teşkil etmesini temenni ediyoruz. Daha eşit bir toplum ve gelecek için kız çocukların ve kadınların güçlenmesine destek olmaya devam edeceğiz” diye konuştu.



DowAksa İcra Kurulu Başkanı Massimo Rebolini ise “Şirket olarak, kadınların güçlenmesi ve iş hayatında eşitlik konularında aktif bir rol üstlenmeye devam ediyoruz. Bu yaklaşımı, şirket sınırlarının ötesine taşıyarak tüm paydaşlarımızla paylaşmayı da son derece önemsiyoruz. Eşitliğin Kimyası projesi, bizim için yalnızca bir sosyal sorumluluk inisiyatifi değil, aynı zamanda geleceğe yapılan değerli bir yatırımdır. Kadınların ve kız çocukların güçlenmesi, toplumların ilerlemesi için vazgeçilmez bir temeldir” şeklinde konuştu.



AÇEV Genel Müdürü Senem Başyurt ise “Eşit bir toplum için kadın güçlenmesine odaklanarak 2016 yılından bu yana ne işte ne okulda olan kadınları Hayat Dolu Buluşmalar programımızla buluşturuyoruz. Şimdi de ‘Eşitliğin Kimyası’ projesinin ilk paydaşı olarak Akkök Holding iştirakleri Akkim Kimya, Aksa Akrilik ve DowAksa iş birliğinde Hayat Dolu Buluşmalar programımızı Yalovalı kadınlarla buluşturabilmek, bizler için mutluluk verici. Eğitimle güçlenen her kadının, eşit bir toplum inşa etme yolunda daha parlak bir geleceğe adım attığına inanıyoruz” dedi.



Bölgeye değer katıyorlar


Şirketler, Yalova’da Eşitliğin Kimyası projelerinin yanı sıra, yıllardır özellikle bölge gençlerine ve kadınlara yönelik sosyal sorumluluk projeleri üretiyor.



Üç şirket, Raif Dinçkök Kültür Merkezi, Yalova Üniversitesi Rektörlük Binası, Aksa Meslek Lisesi gibi bölge yararına bağışlanan kalıcı hizmet altyapılarının yanı sıra eğitim destek programları, çevresel yardımlar, gençlere ve ailelere yönelik halka açık eğitimler gibi projeleri hayata geçiriyor.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Türk çam balının dünya pazarındaki ekonomik payı arttırılacak Türkiye, 100 bin tona yaklaşan üretimiyle dünyanın en büyük ikinci bal üreticisi konumunda bulunurken, çam balında ise yüzde 90’lık payla dünya üretiminin büyük bölümünü karşılıyor. Çam balı üretimindeki bu güç, ihracata aynı ölçüde yansımıyor. Türkiye 33,5 milyon dolarlık tutarla bal ihracatında dünya sıralamasında 18’inci sırada yer alıyor. Türk bal sektörü, ihracatta da dünya genelinde ilk üç ülke arasında yer almak için ‘Türkiye Çam Balının Uluslararası Pazarda Rekabet Gücünü Artmak’ isimli Ar-Ge projesi için kolları sıvadı. Bal ihracatında Türkiye lideri olan Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği, 24 ay süreli projeyi Tarım ve Orman Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü’yle gerçekleştirmek için harekete geçti. İhracatta 250 milyon dolarlık potansiyele sahibiz Tarım ve Orman Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü’yle konuyu görüştüklerini ve destek sözü aldıklarını dile getiren Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Bedri Girit, Türkiye’nin 100 bin tona yaklaşan bal üretimiyle 33,5 milyon dolarlık ihracat rakamından çok daha fazlasını hak ettiğini vurguladı. Türkiye’nin bal ihracatında ortalama fiyatın 3,9 dolar olduğu bilgisini veren Girit, "Dünyada üretimde ikinci sıradayız, ancak ihracatta 18’inci sırada yer alıyoruz. Üretim gücü ile ihracat geliri arasındaki bu makas artık kapanmak zorunda. Çin 265 milyon dolar, Yeni Zelanda 250 milyon dolarlık bal ihraç ediyor. Biz de bal ihracatımızı 250 milyon dolarla bu ülkelerin seviyesine çıkmak istiyoruz. İhracatımız arttığında arıcılık sektörümüzde zincirin tüm halkaları bu refahtan payını alacak" şeklinde konuştu. Kalpaklıoğlu: "Çam balı bilimsel olarak yeterince tanımlanmamış" Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Nedim Kalpaklıoğlu, Türkiye’de Muğla başta olmak üzere, Aydın, Antalya, Balıkesir, İzmir, Manisa ve Çanakkale illerinde yıllık 25 bin ton çam balı üretildiğini çam balının uluslararası pazarda düşük fiyatla konumlanmasının temel nedeninin bilimsel altyapı eksikliği olduğunu söyledi. Kalpaklıoğlu, çam balına özgü biyoaktif ve marker bileşenlerin yeterince tanımlanmadığını, uluslararası kabul görmüş standardizasyon ve sınıflandırma sisteminin bulunmadığını belirterek "Çam balında bulunan protokateşik asit, alfa-pinen ve beta-pinen gibi bileşenler yüksek biyolojik potansiyele sahip. Ancak bu potansiyel bilimsel yayınlarla ve uluslararası referanslarla desteklenmediği sürece ürün premium segmente taşınamıyor" dedi. Hedef: 3,9 dolardan premium segmente geçmek ‘Türkiye Çam Balının Uluslararası Pazarda Rekabet Gücünü Artmak’ adlı Ar-Ge projesinin nihai hedefinin, Türkiye çam balını yüksek katma değerli ve rekabetçi bir ihracat ürünü haline getirmek olduğunun altını çizen Kalpaklıoğlu, "Çam balı, doğru bilimsel altyapı ve stratejik konumlandırma ile küresel pazarda hak ettiği yere ulaşabilecek potansiyele sahiptir. Hedef: 3,9 dolardan premium segmente geçmek. Manuka balıyla rekabet edecek seviyeye çıkarmak" diye konuştu. Balın kalitesini ve özgünlüğünü belirleyen temel unsurlardan birisi olan Protokateşik Asit (PCA) varlığının Türk çam balının en önemli biyoaktif marker bileşenlerinden biri olduğu bilgisini de veren Kalpaklıoğlu, projede çam balının PCA varlığının ortaya konulacağını vurguladı. Kalpaklıoğlu, "Türk çam balının kimyasal olarak standardizasyonu, otantik ürün doğrulaması, fonksiyonel gıda olarak konumlandırılması, uluslararası bilimsel ve ticari değerinin artırılması açısından kritik bir bilimsel gelişmedir. Bu bulgu, Türk Çam balının yalnızca geleneksel bir doğal ürün değil, aynı zamanda güçlü biyoaktif bileşenler içeren bilimsel temelli bir fonksiyonel gıda olduğunu göstermektedir" dedi. 24 aylık Ar-Ge yol haritası planlanan proje kapsamında; çam balına özgü biyoaktif ve marker birleşiklerin ileri analiz yöntemleriyle tanımlanması, canlı organizmada (in vivo) veya laboratuvar ortamında (in vitro) biyolojik etkinlik testlerinin yapılması, kimyasal yapı-biyolojik aktivite ilişkisinin ortaya konması, marker birleşiklere dayalı bilimsel sınıflandırma sistemi geliştirilmesi ve en az 10 SCI makale ve 15 uluslararası bilimsel sunum hedefleniyor.
Muğla MUSKİ binalarına yeni GES tesisleri kuruluyor MUSKİ Genel Müdürlüğü, Muğla genelinde bugüne kadar kendi tesislerinde kurduğu güneş enerjisi sistemi ile 53 Milyon TL tasarruf sağlarken, güneş enerjisi santrallerine (GES) yenilerini eklemeye devam ediyor. Bu kapsamda Turgutreis Atıksu Arıtma Tesisi çatısına kurulan 200 kilovat gücündeki GES ile yılsonuna kadar yaklaşık 1 Milyon TL tasarruf sağlanması hedefleniyor. Muğla Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (MUSKİ) Genel Müdürlüğü, Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın çevre dostu ve sürdürülebilir enerji vizyonu doğrultusunda, enerjinin verimli kullanılması ve tasarruf sağlanması amacıyla il genelinde güneş enerjisi yatırımlarını sürdürüyor. Bu kapsamda, 7’nci çatı tipi uygulama olarak Bodrum Turgutreis Atıksu Arıtma Tesisi’nin çatısına kurulan güneş enerjisi sistemi devreye alındı. Kurulan sistemle yıllık yaklaşık 1 milyon TL tasarruf sağlanması hedefleniyor. Yenilenebilir enerjiyle sürdürülebilir tasarruf MUSKİ Genel Müdürlüğü, çevreye zarar vermeyen yenilenebilir enerji kaynaklarını kullanarak bugüne kadar yaklaşık 53 milyon TL tasarruf elde etti. Bu tasarrufla tesislerin tükettiği elektriğin büyük bir bölümü karşılanırken, temiz enerji kullanımı sayesinde hava kirliliği ve karbon salınımı da azaltılmış oldu. Planlı yatırımlar kapsamında il genelindeki atıksu arıtma tesislerine güneş enerjisi sistemleri kurulmaya devam ediyor. Bugüne kadar, Fethiye, Menteşe ve Milas’ta beş çatı tipi güneş enerjisi sistemi devreye alınırken; en büyük yatırımlardan biri olan Denizova’daki arazi tipi güneş enerjisi tesisi hizmete girdi. Son olarak Bodrum Turgutreis Atıksu Arıtma Tesisi’nin çatısına kurulan GES projesi tamamlanarak faaliyet göstermeye başladı ve tesisin enerji ihtiyacının büyük bir kısmını karşılayarak yaklaşık 1 milyon TL tasarruf sağlaması hedefleniyor. Tüm bu güneş enerjisi sistemleriyle yaklaşık 17 Milyon kilowat elektrik üretildi ve yaklaşık 53 Milyon TL tasarruf sağlandı. Bu üretim, 2025 yılı içerisinde Dalaman, Datça, Seydikemer ve Ula ilçelerimizde idaremizin faaliyet alanlarında kullandığı elektrik ihtiyacını karşılayabilecek düzeyde bulunuyor. Sistemler ayrıca tesislerin enerji ihtiyacının büyük bölümünü güneşten karşılayarak hem maliyetleri düşürüyor hem de temiz enerji kullanımını destekliyor. 2026 yılında da ges yatırımları sürecek MUSKİ Genel Müdürlüğü 2026 yılında da dört adet arıtma tesisinin çatılarına daha güneş enerjisi santrali kurulumunu gerçekleştirmeyi planlıyor. Bu projelerle hem tesislerin enerji maliyetlerinin düşürülmesi hem de çevre dostu üretim modelinin güçlendirilmesi hedefleniyor. Güneş enerjisi yatırımları, sadece elektrik üretmekle kalmıyor; aynı zamanda sürdürülebilir enerji kullanımının ve çevre koruma bilincinin vatandaşlar için uygulamalı olarak önemli bir örneği oluyor. Kurulacak olan bu dört yeni santral, yenilenebilir enerji kullanımını artırarak karbon salınımını azaltacak ve hava kirliliğinin önüne geçecek. Ayrıca üretilecek enerji, tesislerin elektrik ihtiyacını büyük ölçüde karşılayacak ve maliyetlerde önemli tasarruf sağlayarak ileride hayata geçirilecek projeler için kaynak oluşturulmuş olacak.