POLİTİKA - 17 Mart 2024 Pazar 22:32

Bakan Özhaseki: “Hangi partili belediye başkanı olursa olsun eğer kentsel dönüşüm yapmak istiyorsa lütfen gelsin, sonuna kadar kapımız açık”

A
A
A
Bakan Özhaseki: “Hangi partili belediye başkanı olursa olsun eğer kentsel dönüşüm yapmak istiyorsa lütfen gelsin, sonuna kadar kapımız açık”

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, “Hangi partili belediye başkanı olursa olsun eğer kentsel dönüşüm yapmak istiyorsa lütfen gelsin, sonuna kadar kapımız açık. Elinden tutacağım, yanında duracağım, para verilmesi icap ediyorsa para vereceğim. Arsa verilmesi icap ediyorsa arsa vereceğim. Yeter ki gelsin. Bu konuda asla parti ayrımı olmaz. Çünkü deprem geldiğinde hiç kimse dinini, imanını, mezhebini falan sormuyor” dedi.


Bir dizi programa katılmak için Yalova’ya gelen Bakan Özhaseki, AK Parti İl Başkanlığı’nı ziyaret etti. Akşam da sivil toplum kuruluşları ile iftarda bir araya gelen Bakan Özhaseki, Türkiye’nin iki önemli problemine değindi. Özhaseki, “Her güzel kusuru olduğu gibi bu vatanın da ne yazık ki iki tane kusuru var. İkisi de yerin altında. Cenab-ı Allah güzellikleri sınırsız vermiş zaten ama yerin altında iki tane kusurumuz var. Birisi; ne hikmettir fitne odakları bitmek bilmiyor arkadaşlar. FETÖ’sünden İŞİD’ine, PKK’sından DHKP-C’sine yerin altında yuvalanan ve bizim huzurumuzu bozmak isteyen, bu ülkeyi bölmek, parçalamak isteyen envai çeşit örgütle dolu. Bunlar dünyanın belirli bir merkezinden destekleniyorlar. Onlara durmadan lojistik destek, güç, imkan verilerek başımıza bela etmeye çalışıyorlar. Bakın bu gerçekleri yüzlerine haykırarak söylüyoruz. Biraz önce söylediğim örgütlerin neredeyse tamamını destekleyen ne yazık ki okyanus ötesindeki ülke var. Avrupa Birliği’nde bizi dost olarak tarif eden, bazıları da stratejik ortak gibi tanımladıkları ülkeler var. Bunların hepsine emin olun silahları da onlar veriyorlar. Biz bu gerçekliği biliyoruz. Ne yapmak istediklerini de biliyoruz. Allah’a hamdolsun şehirlerimizi temizledik. Dağlarımızı, köylerimizi temizledik. Bir koridor oluşturduk. Artık hareket kabiliyetleri kalmadı. Ülke içinden onlara katılan kimse de kalmadı. Huzuru tesis ettik. Arada bir canımızı yakmak için bireysel de olsa hareket yapıyorlar. Onların da altından kalkacak gücümüz var Allah’ın izniyle. Böyle bir belamız var yerin altında” diye konuştu.


Türkiye’de ikinci bir belanın da depremler olduğuna vurgu yapan Özhaseki, Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğunu hatırlatarak, “Bilim adamları diyorlar ki Himalayalar’dan başlayarak Alplere doğru giden çizgi üzerinde 5 tane eski ülke var. 5 ülkeden birisi de Türkiye. Son yüzyıl içerisinde bizim karalarımızda ve denizlerimizde meydana gelen 6 ve üzerinde şiddetle yıkıcı diye tarif ettiğiniz depremin sayısı 231. Sadece ana karamızda meydana gelen yıkıcı deprem sayısı ise 60 arkadaşlar. Ölen insan sayımız 130 bin ve şu anda hareketli 500’e yakın fay hattı var. Şu andaki bilim bunların nerelerde olduğunu tahmin edebiliyor, çizgileri kestirebiliyor ama hangi tarihte, nasıl bir şiddetle dışa vuracağını, nasıl bir tesir meydana getireceğini bilemiyorum. Bizim bu gerçeklikten hareketle iş yerlerimizin çok güvenli yapılmması icap ediyor” diye konuştu.



“Deprem turisti çok şöhretli belediye başkanlarımız var”


6 Şubat depremlerini hatırlatan Özhaseki, iki depremden 18 ilin etkilendiğini ve 14 milyon insanın zarar gördüğünü ifade etti. Özhaseki, şöyle konuştu:


“Yıkılan konut sayısı 680 bin. Dile kolay. Ve iş yerlerimizde sayı 170 bin. Yani 150 bin bağımsız birim yıkıldı. Birçok şehrimiz harap oldu. 53 bin 500 kardeşimizi de toprağa verdik. Maddi boyutunu mu soruyorsunuz bu işin? 104 milyar dolar olarak hesaplanıyor. Manevi boyutu, onu ölçecek bir alet hala icat olmadı. Her evde acı, gözyaşı gözüküyor. O dönemde üzerimize düşen her şeyi yaptık. Oralara sadece özel jetlerle gelip, yanında sosyal medya ekibini getirip, selfi çekilip giden deprem turisti çok şöhretli belediye başkanlarımız var. Allah onlara da iyilik versin ne diyelim. Şükür şimdi binden fazla şantiyemiz var. Binlerce, yüz binlerce ev yapılıyor. 3 bin 133 köyde şu anda çalışmalarımız devam ediyor. Çelik karkastan evler yapıyoruz. Teslimatları da başladı. Bu salı günü inşallah yine devam edeceğiz biten evlerimizi teslim etmeye. 75 bin konutu teslim etmiş olacağız. Ondan sonra da her ay 10-15 bin evi vermeye devam edeceğiz. Devlet olarak bu kardeşlerimize şahitlik ediyorum. Sayın Cumhurbaşkanımız söz verdi, bizler o sözleri yerine getireceğiz Allah’ın izniyle.”


Beklenen Marmara depremine de değinen Özhaseki, “Şimdi de Kuzey Anadolu Fay Hattı’nın Adalar sekmenti kırılmak üzere. Bunu hepimiz biliyoruz. Bütün bilim adamları da söylüyorlar. Adalar’daki böyle bir kırılma, başta tabii ki İstanbul’u çok yoracak. Kocaeli’yi, Bursa’yı etkileyecek ama Yalova’mızı etkileyecek. O zaman bize düşen tek şey kentsel dönüşümü doğru bir şekilde gerçekleştirmek. İstanbul’da projeler açıklıyorum. Ben deprem bölgelerine gidiyorum. Her bir yerde ayrı ayrı projeleri takip ediyorum. Bizim belki de önümüzdeki dönem özellikle Yalova’mızda yapmamız gereken tek şey belediyemizin belirli bölgeleri tespit edip, sonra bakanlığın imkanlarıyla birlikte oradaki kentsel dönüşüme sokarak evlerimizi depreme dirençli hale getirebilmek. Bugün zaten 740 konut civarında inşaatların temelini attık. İnşallah devamı gelecek. Geçen hafta 300 konutun teslimatını yapmıştık. Bundan sonra da her yerde bizim bu hesapları yaparak bir an önce çalışmamız icap ediyor” dedi.



“Olmamışı olmuş gibi gösteriyorlar”


İstanbul’da 14 tane ilçede 5 bin konutu ilgilendiren bir çalışma yaptıklarını ifade eden Özhaseki, bu çalışmayı yapan belediyelerin tamamının AK Partili belediyeler olduğunu söyledi. Bir tane bile CHP’li belediyenin kentsel dönüşüm çalışmasında yer alamadığına vurgu yapan Özhaseki, şunları kaydetti:


“Geçenlerde İzmir’e gittim. Oradakilere de sordum. 25 senedir burada CHP belediyesi var. 25 tane bina değiştirdiler mi, dönüştürdüler mi, hayır. İstanbul’da bir tek Cumhuriyet Halk Partili belediye bir tane binayı değiştirmek, dönüştürmek için uğraşıyor mu, hayır. Ne yapıyorlar peki? Çiçek, böcek, sanatçı, yandaş. Akşamları çağırıyorlar türküler söyletiyorlar, paraları veriyorlar. Bir de iyi öğrenmişler. Algı belediyeciliği yapıp, reklama acayip para veriyorlar. Olmamışı olmuş gibi gösteriyorlar. Yapılmamışı yapmış gibi sunuyorlar. Beni parlatın diye sosyal medyada trilyonlarca para akıtıyorlar. Yazıktır günahtır arkadaşlar, bunlar kamu kaynağıdır. İstanbul’da kentsel dönüşüme ayrılan para 500 milyonun altında ama ajansların sadece parlatma hareketi için sosyal medyaya verilen para tam iki misli. Günah değil mi arkadaşlar, yazık değil mi? Bizim bir an önce kentsel dönüşüme ağırlık vermemiz lazım. Biz bunu yapmaya hazırız. Siz de buralarda vize, izin verirseniz, Mustafa Başkanımızın önünü açarsanız, onun hazırladığı her projeye ben destek vereceğim. Kentsel dönüşüm için TOKİ Başkanımız burada. Emlak Konut burada. Sonuna kadar seferber edip Yalova’mızı da olabilecek, inşallah olmaz ama olursa başımıza bela olarak depreme hazır hale getireceğiz, dirençli hale getireceğiz.”


Kentsel dönüşümde 3 ayak olduğunu söyleyen Özhaseki, sözlerini şöyle tamamladı:


“Birisi bakanlık, birisi belediye, birisi de vatandaş. Biz hazırız. Bakın ben Çevre, Şehircilik, İklim Değişikliği Bakanı olarak açık ilanda bulunuyorum. Ulusal televizyonlarımız da burada. Hangi partili belediye başkanı olursa olsun eğer kentsel dönüşüm yapmak istiyorsa lütfen gelsin, sonuna kadar kapımız açık. Elinden tutacağım, yanında duracağım, para verilmesi icap ediyorsa para vereceğim. Arsa verilmesi icap ediyorsa arsa vereceğim. Yeter ki gelsin. Bu konuda asla parti ayrımı olmaz. Çünkü deprem geldiğinde hiç kimse dinini, imanını, mezhebini falan sormuyor. En sevdiklerimizi alıp götürüyor Allah korusun. O yüzden bu veballi bir iş diye düşünüyorum ben. Ama belediye ayağında aksamalar oluyor. Bizim arkadaşlarımız çalışıyorlar, hazır ediyorlar. Bakanlığımızla işbirliğine katılıyorlar. Ve nihayetinde biz o kentsel dönüşümü daha rahat yapıyoruz. Ama başkanlık tarafı çalışmazsa, mahallelerini hazırlamazsa, bize getirmezse veyahut da yapmak istediğimiz iş için dava üzerine dava açarsa işte orada biraz işimiz aksıyor. Ben zamanında Hatay’a gittim kentsel dönüşüm için, bana yaptırmadılar. Uzun uzun lafını zaten televizyonlarda anlattım. Aksaray Mahallesi’nde deprem olduğunda o mahalle tamamıyla yerle bir oldu. Binlerce kardeşimiz şu anda toprağın altında. Buna mani olanlar, protesto edenler. Daha sonra dava açıp işi durduranlar, azıcık vicdanları var mı acaba? Bilmiyorum ki. Kentsel dönüşümü burada bizim olmazsa olmazımız olarak yapmamız gerekiyor. Sizlerden de anlayış bekliyorum.”


Programa Vali Hülya Kaya, AK Parti Yalova milletvekilleri Ahmet Büyükgümüş, Meliha Akyol, Belediye Başkanı Mustafa Tutuk, sanatçı Cengiz Kurtoğlu ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri katıldı.



Bakan Özhaseki: “Hangi partili belediye başkanı olursa olsun eğer kentsel dönüşüm yapmak istiyorsa lütfen gelsin, sonuna kadar kapımız açık”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum Polis, Erzurum’da kural ihlali yapan meslektaşını affetmedi Karayolları Trafik Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile ilgili düzenlemeler uygulamaya girerken, Erzurum’da yeni uygulama ile birlikte ilk kesilen cezalardan polis memuru da nasibini aldı. Erzurum Emniyet Müdürlüğü, 2918 Sayılı Karayolu Trafik Kanunu’nda yapılan değişiklikler hakkında bilgilendirme amacıyla, şoför esnafına yönelik bir eğitim programı düzenlendi. Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanlığı’nda yapılan programa Erzurum İl Emniyet Müdürü Onur Karaburun bizzat katıldı ve şoförlere kurallara uymaları noktasında mesajlar verdi. "Cezalardan polis memuru da nasibini aldı" Erzurum İl Emniyet Müdürü Onur Karaburun, yeni yönetmeliğin yürürlüğe girdiğini ve yasa değişikliği olduğuna dikkat çekerek, "Ne oldu biliyor musunuz? İlk ceza bir polis memuruna yazıldı. Ekipler resmi polis memuru arkadaşımıza ceza yazdılar. Toplamda 28 bin lira gibi bir ceza yazıldı. Yani bunun gerçekten ciddi olduğunu, yaptırımın ciddi olduğunu göstermek adına; polis dahil herkesin bu kurala uyması gerektiğini, bunun bir istisnasının olmadığını bir kez daha ifade etmek istiyorum. O yüzden bu kuralları el birliğiyle, hepimiz birlikte hareket ederek hayata geçireceğiz. Kırmadan dökmeden, insanımızı üzmeden ama birlikte trafik kültürünü de oluşturarak güvenli bir trafiği, hızlı akan bir trafiği hep birlikte sağlayacağız" dedi. "O zaman biz de ceza yazmayız" Karaburun, polisin amacının ceza yazmak olmadığını vurgulayarak, "Bizler düzen ve güvenliği sağlamaya çalışıyoruz. Trafiğimiz düzenli aksın ve güvenli olsun, sıfır yaralanmalı ve ölümlü kaza olsun sıfır ceza yazdırmaya talimat veriyorum. Erzurum’da herkes trafiğe çıktığında kendi ve çocuğunun canından emin olsun, bunu sağlayalım trafik kültürünü geliştirelim ben de ceza yazmayayım. Zaten ihtiyaç kalmaz. Bu benim bir temennim, bir dileğimdir. İnşallah sizler destek verirseniz çok şey değişecek. Ben buna eminim. El birliğiyle biz Erzurum’da trafiği çok daha güvenli, çok daha hızlı ve akışkan hale getirebiliriz" şeklinde konuştu.
Bursa Bursa’da ‘Kadın ve Işık’ sergisi açıldı Bursa Kent Konseyi Ressamlar Çalışma Grubu tarafından hazırlanan ‘Kadın ve Işık’ resim sergisi, Ressam Şefik Bursalı Sanat Galerisi’nde açıldı. Bursa’da kadınların emeğini ve üretim gücünü sanatın diliyle anlatan ‘Kadın ve Işık’ resim sergisi, düzenlenen törenle sanatseverlerin beğenisine sunuldu. Bursa Kent Konseyi Ressamlar Çalışma Grubu’nun hazırladığı sergi, Ressam Şefik Bursalı Sanat Galerisi’nde 17 Mart tarihine kadar ziyaretçilerini ağırlamaya devam edecek. Serginin açılışına Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Mustafa Orkun Gazioğlu, Bursa Kent Konseyi Başkanı Ertuğrul Aksoy, STK’lar ve çok sayıda vatandaş katıldı. Sergide yer alan her eserin, bir duygunun, güçlü bir direnişin ifadesi olduğunu belirten Bursa Kent Konseyi Ressamlar Çalışma Grubu Üyesi Nigar Körpe, "Bu çalışma kadınların sesini, sözle sanatla büyütmenin bir göstergesi. Herkese teşekkür ediyorum" dedi. Aydınlanmanın kadınlarla başladığını belirten Bursa Kent Konseyi Başkanı Ertuğrul Aksoy, "Kadınlar ışığı saçarsa çocuklar ışıldar. Çocuklar ışıldarsa ülke ışıldar. Bu isim için çok teşekkür ediyorum. İyi ki varsınız, iyi ki bizlerle birliktesiniz" dedi. "Yaşamdan ve ışıktan beslenen güçlü bir hikaye" Kadınların toplumsal yaşamın her alanında emeğiyle, birikimiyle ve üretkenliğiyle hayata değer katan en önemli güçlerden biri olduğunu ifade eden Başkanvekili Gazioğlu, "Bu sergide yer alan ve sanatçılarımızın tuvalinde hayat bulan eserler, kadının yaşama kattığı ışığı, emeği ve üretim gücünü sanatın diliyle bizlere aktararak, yaşamdan ve ışıktan beslenen güçlü hikayesini de anlatmaktadır. Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak, sanatı ve kültürü kent yaşamının ayrılmaz bir parçası olarak görüyor, bu alandaki çalışmaları desteklemeye devam ediyoruz" dedi. Açılış konuşmalarının ardından katılımcılar sergide yer alan eserleri tek tek inceleyerek sanatçılarla sohbet etti.
Malatya Kutsal emanetler Malatya’da sergilendi Malatya’da Ramazan ayı nedeniyle açılan Kutsal Emanetler ve Vakıf Eserleri Sergisi yoğun ilgi gördü. 12 Mart’a kadar ziyaretçilerine açık olacak sergide 99 eser yer alıyor. Malatya’da Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü ile Milli Saraylar Başkanlığı iş birliğinde, Ramazan ayı etkinlikleri kapsamında düzenlenen Kutsal Emanetler ve Vakıf Eserleri Sergisi bugün açıldı. 99 eserin yer aldığı sergide Kabe örtüleri, Ravza-i Mutahara örtüleri, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammet’in Saç-ı Şerifi ve Sakal-ı Şerifi’nin yanı sıra ayrıca Vakıflar Genel Müdürlüğüne bağlı müzeler, teberrükat depoları ve vakıf kayıtları arşivinden seçilen kutsal emanetler ve taşınır vakıf kültür varlıkları yer alıyor. Serginin açılışında konuşan Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, vakıf kültürününün önemine dikkat çekerek, "Böyle bir programda özellikle vakıf eserlerinin müzelerimizde sergileniyor olması bizler için son derece gurur verici bir durumdur. Vakıf kültürü, medeniyetimizin gerçekten vazgeçilmez unsurlarından biridir" dedi. Malatya’nın bu sergiye ev sahipliği yapmasından duyduğu memnuniyeti dile getiren Malatya Valisi Seddar Yavuz ise, "Aziz milletimizin Hazreti Peygamber’e ve Ehli Beyt’e olan sevgisi, diğer İslam toplumlarına kıyasla çok daha güçlü ve derindir. Neredeyse Hazreti Peygamberimizin ismi anıldığında herkesin elini göğsüne götürerek salavat-ı şerife getirdiğini görürüz. Cumhurbaşkanımızın, milletvekillerimizin, Kültür ve Turizm Bakanımızın ve Milli Saraylar Başkanlığı’nın şehrimize ve diğer illerimize verdiği değerin bir göstergesi olarak bunu değerlendiriyorum. Bu vesileyle Sayın Cumhurbaşkanımıza, Kültür ve Turizm Bakanımıza ve emeği geçen bakanlık ile Milli Saraylar Başkanlığı’nın kıymetli yöneticilerine huzurlarınızda teşekkür ediyorum" diye konuştu. Malatya Büyükşehir Belediyesi Sanat ve Eğitim Merkezi’nde (MABESEM) açılan sergi 10 - 12 Mart tarihleri arasında ziyaretçileriyle buluşacak.